Mihrimah Sultan'ın Tarihteki Yeri
 
Mihrimah Sultan

Mihrimah Sultan'ın Tarihteki Yeri

Devrinin en zengin kadını olan ve çeşitli hayrâtı yanı sıra pek zararlı siyasi faaliyetleriyle şöhret bulan Mihrimah Sultan'ın annesi, Hürrem Sultan'dır. Kânûnî'nin 5 oğlundan en büyüğü olan Şehzâde Mustafa, Gülbahar Hâtun'dan; diğer oğulları Mehmed, Cihangir, Selim, Bayezid ile yegâne kızı Mihrimah, Hürrem Sultan'dan doğmuşlardır. Kânûnî, bu evlatları arasında Mihrimah Sultan'a aşırı bir sevgi göstermiş ve bu husus, Müneccimbaşı tercümesinde şöyle anlatılmıştır:

"Şehriyâr Hazretleri'nin Mihrimah Sultan'dan gayri kız evlâdı olmayıp âkile ve sâhibetü'l-Hayrât olmakla kendine evlâd-ı zükûrlarından ziyâde alâka ve muhabbetleri var idi."

Mihrimah Sultan, Kânûnî'nin bu "ziyâde alâka ve muhabbeti" ile çok kuvvetli bir tahsil ve terbiye görmüş, hatta bazı meşhur ulemâdan dahi ders almış, ancak bu geniş kültürüne rağmen nice karanlık işlerde boy göstermiştir.

Çeşitli vesilelerle kaydettiğimiz gibi, saraydaki kadınlar saltanatının kurucusu, Mihrimah Sultan'ın annesi olan Hürrem Sultan'dır. Batıda "Roxelane" diye anılan bu hüviyeti ve milliyeti karanlık kadın, Yavuz Sultan Selim Hân'ın eşi ve Kânûnî'nin annesi Hafsa Hâtun'un ölümünü müteakip melanetlerine başlamış ve saraydaki kadınlar saltanı Hafsa Hatun'un vefâtından sonra kurulmuştur. Kurulan bu kadınlar saltanatının gerek Kânûnî devrinde gerekse daha sonraki devirlerde nerelere kadar vardığı düşünülürse, Hafsa Hâtun'un vefât tarihi olan 19 Mart 1534 tarihi, kınalı parmakların devlet işlerine müdahalesinin başlangıcı olarak gösterilebilir.

Kânûnî Sultan Süleyman devrinin pek çok işlerinde mühim rol oynayan Hürrem Sultan, melânetlerine kızı Mihrimah Sultan'ı da ortak etmiş ve Kânûnî'nin kızına gösterdiği "ziyâde alâka ve muhabbet" ile Hürrem Sultan'ın Kânûnî üzerindeki büyük nüfuzu, kadınlar saltanatının başlıca dayanağı olmuştur.

Kânûnî'nin yiğit evlâdı Şehzâde Mustafa'nun katli olayını incelerken temas ettiğimiz gibi, Hürrem Sultan, pek sevdiği oğlu Şehzâde Bayezid'e taht yolunu açabilmek için akla hayâle gelmeyen tertiplere başvurmuş ve kızı Mihrimah Sultan'ı Hırvat Rüstem Paşa'ya vererek melanetlerini damat edindiği bu Hırvat marifetiyle yürütmüştür.

Veliahd Şehzâde Mustafa'nın idamı, bu, Hürrem Sultan, Mihrimah Sultan ve Hırat Rüstem Paşa üçlüsünün tertibidir. Mihrimah Sultan, "Kehle-i İkbal" diye şöhret bulan kocası Hırvat Rüstem Paşa'nın Vezâret-i Uzmâ makamına getirilmesini temin ettikten sonra annesinin entrikalarına daha geniş çapta ortak olmuş ve bu arada babasının kendisine olan "ziyâde alâka ve muhabbeti"nden fazlasıyla istifade etmesini bilmiştir.

Kirli şahsiyetine ve kapkara icraatına daha evvel temas ettiğimiz Hırvat Rüstem Paşa'nın Şehzâde Mustafa vakasından sonra sadaretten azledilmesini bir türlü hazmedemeyen kaynanası Hürrem Sultan'la karısı Mihrimah Sultan, bu kâtil devşirmenin ikinci kez Vezâret-i Uzmâ makamına getirilmesini temin etmişler ve kadınlar saltanatını yine Rüstem Paşa vasıtasıyla yürütmesini becermişlerdir.

Hürrem Sultan, damadının bu ikinci sadâretinde ellerini yine kana bulamış ve Tımışvar Fatihi Kara Ahmed Paşa'yı nice tertiplerle idam ettirip Hırvat damadına sadaret yolunu açmıştır.

Tarih, Hürrem Sultan'ın melânetleriyle doludur ve maalesef bu melanetlerde kızı Mihrimah Sultan'ın da payı vardır. Dünya saltanatı uğrunda yalanla, dolanla, akla hayâle gelmeyen tertiplerle Şehzâde Mustafa'ya kıyanlar arasında bulunan Mihrimah Sultan, bu feci cinayeti yanında mühim hayrâtlarıyla da tanınmıştır. Dünyanın en zengin kadını olan ve bir rivayete göre günlük geliri 2000 düka altını bulan Mihrimah Sultan, Mekke'ye su getirtmiş, Üsküdar ve Edirnekapı'da adını taşıyan camiler yaptırmıştır.

Kânûnî, pek sevdiği kızına büyük gelirler vermiş, bunların yanı sıra Hırvat Rüstem Paşa ile Hürrem Sultan'ın ve Şehzâde Bayezid'in servetlerinden de pay alan Mihrimah Sultan, bu muazzam servetiyle o devrin en zengin kadını sayılmıştır. Öyle ki, kardeşi 2. Selim (Sarı Selim) tahta çıktığında hazineyi açtırmaya lüzum görmeksizin Mihrimah Sultan'dan aldığı para ile askerin cülûs bahşişini verivermiştir.

Mihrimah Sultan'ın kızı Ayşe Hanım Sultan, evvelâ Vezir-i a'zam Semiz Ahmed Paşa ile evlenmiş, onun vefatıyla "Münşeât" sahibi Feridun Bey'e varmıştır. Adı, bıraktığı hayrâtlar ile anıla gelen Mihrimah Sultan'ın tarihteki yeri maalesef aydınlık değildir.[1]

Kaynaklar

[1] Mustafa Müftüoğlu, "Yalan Söyleyen Tarih Utansın", Çile Yayınları, İstanbul 1978, c.3, s.59-61






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36776388 ziyaretçi (102886040 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.