Mikolaj Kopernik (Nicolaus Copernicus)
 

Mikolaj Koperniik, Nicolaus Copernicus

Mikolaj Kopernik (Nicolaus Copernicus)

(Torun, 1473 - Frauenburg, 1543)

Gönderen: Ayşegül (Hiçdüşünce)

Krakow asıllı zengin bir tüccarın oğlu olan Mikolaj Kopernik (Nicolaus Copernicus), 10 yaşına doğru yetim kalınca, ilerde Warmia piskoposu olan dayısı tarafından evlat edinildi. Kesin olmamakla birlikte Kopernik'in ilköğrenimini Torun'da yaptığı sanılır. Ama 1491'de Kraków'da bulunduğu bir gerçektir.

O dönemlerde Polonya'nın başkenti olan Kraków'da, bütün Avrupa'da tanınan bir üniversite vardı. Kopernik, bu üniversitede 1491-1495 yılları arasında öğrenim gördü. Gökbilime ilk kez bu yıllarda ilgi duydu. 1495'te piskoposluk üyesi olmak istedi; ama 1489'dan beri Warmia piskoposu olan dayısının desteğine karşın, ona bu onur verilmedi. Kopernik, bunun üzerine İtalya'ya gidip 6 şubat 1497'de Bologna Üniversitesi'ne yazıldı. Burada üç yıldan fazla bir süre kalarak kilise hukuku ve Yunanca öğrendi. 1500'de Roma'ya giderek matematik dersi verdi. Dayısının 1497'de kendisine Frauenburg'ta piskoposluk kurulu üyeliği sağlaması üzerine, 1501'de geri Polonya'ya döndü. Ama aynı yıl içinde İtalya'ya gidip Padova'da tıp ve hukuk okumaya başladı.

Kopernik, 31 Mayıs 1503'te Ferrara'da kilise hukuku doktoru unvanı aldı. Ama, Frauenburg'taki piskoposlar, sabırsızlanıyordu. Bunun üstüne Kopernik, 1506'da Polonya'ya dönerek görevine başladı ve 24 Mayıs 1543'te ölünceye kadar da buradan hiç ayrılmadı.

Çalışmaları

Döneminin bütün büyük düşünürleri gibi, Kopernik'in de çeşitli alanlara yönelik ilgileri olduysa da, asıl gökbilim alanındaki çalışmalarından, hatta 1543'te Nürnberg'de J. Rheticus ve A. Osiander'in çabaları ile basılan altı kitaplık "De Revolutionibus" adlı yapıtından kaynaklanır. Söz konusu araştırmanın ilk yaklaşımda, üç farklı öğeden oluşmuş olduğu söylenebilir. Birinci kitabın ilk on birlik bölümünde Kopernik, Güneş merkezli sisteminin temellerini koyar. Bu amaçla yermerkezli'ği tutan Aristoteles ve Ptolemaios'u eleştirir.

Kopernik için, Evren'in merkezinde hareketsiz duran, yer değil; Güneş'tir. Basit bir gezegen durumunda bulunan yer, gökyüzünde, Güneş'in çevresinde bir yılda ve kendi çevresinde 24 saatte döner. Ayrıca dönüş, eksenli bir hareketten etkilenmektedir. (Kopernik yanılgıya düşerek, bu eksenin sabit yıldızlara göre sabit bir doğrultuda olması gerektiğine inanıyordu.) Birinci kitabının son üç bölümünde, sisteminin ayrıntılı bir biçimde düzenlenmesi için gerekli matematiksel bilgiler (döneminde çok kullanılan trigonometri kavramları) verir.

Son beş kitap, Evren'in Güneş merkezli varsayımına bağlı olarak, olabildiğince ayrıntılı ve eksiksiz bir betimlemesine ayrılmıştır. Ptolemaos'un "Almageste" adlı yapıtından 14 yüzyıl sonra "De Revolutionibus", gökyüzünü eksiksiz betimleyen ilk yapıttır.

Kopernik zamanında üç engel, gökbiliminin gelişmesini durduruyordu:  Yermerkezlik; Evren'in karşıt iki evrene bölünmesi (ay altı dünyası ve kozmos); gökyüzü hareketlerinin tümünü dairesel bir düzgün hareketler bileşimi haline getirme gereği. XVI. ve XVII. yüzyıllarda özellikle gökbilim ve fiziksel bilimleri alanlarında her şeyin değişmesinde ve Kepler ile Galilei'nin çabalarıyla Newton mekaniğine ulaşmasında ilk yolu Kopernik'in açtığı bir gerçektir. Gerçekten de, ilk engel olan yermerkezliğini yıkan, Kopernik oldu. Onun ardından Galilei, yukarıda sıraladığımız ikinci engeli yok etti. Kepler ise, gökbilimi düzgün dairesel hareketler görünüşünden kurtardı.

Kopernik Sistemi

Eski bilginlerden bazıları, yerin yıllık hareketini sezinliyorlardı. Ptolemaios sistemi üzerine kurulmuş eski astronomi, yerin Evren'in merkezine sabit olduğunu kabul ediyordu. Oysa Pythagoras'çılar, yerin kendi ekseni etrafında döndüğüne, Güneş'in evrenin merkezine sabit olduğuna ve gezegenlerin Güneş çevresinde dolandığına inanıyorlardı.

Ptolemaios sisteminin karmaşıklığı, Kopernik'i bu konu üstüne çekti ve daha basit bir açıklama aradı. Her şeyden önce yerin kendi ekseni üzerinde dönmesiyle bütün yıldızların bir günlük hareketi varmış gibi yanıltıcı bir sonuç doğar ve yerin ekseninin de hareket ettiği düşünülürse, ılım noktasının hareketi açıklanabilir: Böylece, gökcisimlerinin hareketlerini açıklamak için Ptolemasios'un tasarladığı gök dairelerinin yarısı ortadan kalkar. Yeni sistemini deney süzgecinden geçiren Kopernik, bu sistemde olayların çok basit açıklanabileceğine inandı. Fakat, bütün tenkitleri üstüne çekti.

1610'da Galilei'nin dürbünü icat etmesi ve daha önce Kopernik'in açıkladığı Venüs evrelerini gözlemesiyle bu tenkitler, tartışılamayacak şekilde çürütüldü. Galilei ve onun izinden gidenler, Kopernik sistemini onayladılar ve Newton'dan bu yana en büyük geometri bilginleri, bu en eski ve en olumlu hipotezin sonuçlarını geliştirmeye devam ettiler. Felsefi görüş bakımından yeni Kopernik doktrini, yermerkezlilik tezini yıkarak, evrenbilimin, teolojiden ayrı ve bağımsız bir bilim olmasının sağladı. Filozof Giordano Bruno'yu ve o zamanın bir çok düşünürünü derinden etkilerdi.

Kaynaklar

[1] Gelişim Hachette, c.7, s.2311-2312.
[2] Meydan Larousse, c.11, s.473-474.






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36766504 ziyaretçi (102868678 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.