Modernleşen Türkiye; Hadi Canım Sen De
 

Modernleşen Türkiye; Hadi Canım Sen De

Yunus Zengin Köfteci

Ünlü oryantalistlerden Bernard Lewis ve Stanford Shaw, yenileşme tarihi ile ilgili kitaplarında "modernleşen Türkiye" diye tâbirler kullanmışlardır. Bu yazımızla bu ünlü simâların yanlışlarını düzeltip modernleşemeyen Türkiye'yi yurdum insanına tanıtmaya çalışacağız. Biz, her ne kadar ilerliyoruz ve çağa ayak uyduruyoruz desek de; yaptığımız tek şey, çağa "ayak bağı" olmak. Hâlâ târihin tozlu sayfalarına (ki bu tozlar bile yüzümüzü kızartmaya yetmiyor) gömülüp ecdâdımızın arkasına yeni doğmuş kedi yavrusu gibi saklanıyoruz. O ecdâd, bugün hâlimizi görse suratımıza tükürürdü.

Öyle bir millet haline geldik ki, bırakın dünü, sabah yediğimiz lokmayı bile hatırlayamıyoruz. Bunu iyi bilen siyasetçilerimiz de sağ olsunlar, aynı teraneyi süslemeye bile gerek duymadan aynı kapta her seferinde önümüze sürüyorlar. Biz de tavuklar gibi her gün aynı yemi yiyip bir de üstüne; "Oh, ne güzel olmuş..." diyoruz.

Her neyse... Asıl konumuza gelelim... Güyâ modernleşmişizmiş... Bak bak bak... Seni gidi tarihinden ders almamış, safsatalarla nutuk çekmeyi kitap okumaya tercih eden ve böylece adam olunur sanan, kültürsüzlük yüzünden Amerikan ve Hindu felsefesi karışımı iki cami arasında kalmış beynamaz. Ben size söyleyeyim: modernleştik; ama taklitçilikte ve sahtecilikte. Allah sizi inandırsın, dünyada kalpazanlıkta üstümüze yok.

Sırf halkımız sağa sola giderek spor yapmış olsun diye bürokrasi üretmekte bir aspirin için düzinelerce resmî evrâk oluşturmakta, sokağa tükürüp; "Ayıp değil mi kardeşim!" diyene kafa atmakta, her gece barlarda harama uçkur çözerken paparazzilere yakalanınca da haber alma özgürlüğü olan mahalle fotoğrafçısından bozma foto-muhabirleri yamultmada, devleti soyup don gömlek bırakmada, komşusundaki yangın kendi evine sıçramadan kılını kıpırdatmamakta bu dünyada bizden daha modernleşen bir millet var mı?

Peki, omzuna altın yaldızlı apoletler takınca kendini başbakandan, cumhurbaşkanından hatta hukuktan bile üstün gören asker yetiştiren kaç millet var? Ordu-siyâset el ele; Avrupa, sana güle güle. Sözüm, darbecilere...

Peki ya "Avrupa treni kaçıyor, yetişelim..." diyenlere ne demeli? Biz, o treni napalım; güzel güzel modernleşiyoruz ya. Bana bir tane daha örnek gösterin; böyle  ne batılı olabilen ne de doğulu kalabilen...

Peki ya jeopolitik ve jeostratejik önemini halkının menfaatleri yerine dün padişahlarımızın; "Oğlum..." diye hitap ettiği Levanten bozması kral kalıntılarından üç kuruş dilenmek için kullanan bir muz cumhuriyeti bile var mı?

Dünyada askerî gelişmeleri hiç kaçırmıyoruz. Devamlı askerî alanda modernleşiyoruz. Tabii silahı alıp kullanıyoruz; ama üretmek yok. Bedavaya aldığımız silahlara ödediğimiz yedek parça vs. parası yetiyor zaten. Modernleştik, ama taklitçilikte... Misal, hamır cip yerine hamur cip ürettik. Bana askerî alanın dışında modernleştiğimiz bir alan gösterin. Ha, pardon; üstünde boş kafa taşıyan vücutlara incir yaprağı yerine smokin; yular yerine de papyon, kravat taktık. Bir de evlâdımıza, ecdâdımıza "tu kaka" demeyi öğrettik.

Bakalım bizim çocuklarımız, çocuklarına neler öğretip modernleşmemize ne gibi katkılarda bulunacaklar!..

YUNUS ZENGİN KÖFTECİ





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: Ebruli.., 14.10.2010, 21:01 (UTC):
Nasil yorumsuz kalmis bu muhtesem yazi anlamadim.. Kaleminize ve yureginize saglik..



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36857412 ziyaretçi (103027389 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.