>


   
 
  Nedîm'in "Senin" Redifli Gazeli
 

İstanbul Hanımefendisi

Nedîm'in "Senin" Redifli Gazeli

Fâilâtün Fâilâtün Fâilâtün Fâilâtün

Nâz olur dem-beste çeşm-i nimhâbından senin;
Şermeder reng-i tebessüm, lâl-i nâbından senin.

«Senin yarı uykulu (mahmur) gözlerin karşısında "naz"ın dili tutulur ve gülümsemenin rengi, senin kırmızı dudağından utanıp kızarır.»

Açılır elbet, nesîm-i nevbahâr essün hele;
Bend-i dîl muhkem değil; bend-i nikâbından senin.

«Gönül bağı, senin yaşmağının bağından daha kuvvetli değildir. Hele bir bahar rüzgârı essin, elbet o da açılır...»

Bezme bir dâhi dönüp gelmek değildi niyyetin
Gittiğim vakt anladım azm-i şitâbından senin.

«Niyetinin meclîse bir daha dönüp gelmek olmadığını gittiğin zamanki acele edişindeki kasıttan anladım.»

Zülf-ü perçîninle hemdûş oldu cânâ kad çeküp
Sünbül-i hâb-i tegâfül, câmehâbından senin.

«Ey sevgili! Sen yatağında yatarken beni tanımamazlıktan geldiğin için, (hayretle açılan gözlerindeki) tegâfül uykusunun sümbülleri (yani kirpiklerin) yukarı kalkıp büklüm büklüm kâküllerinle omuz omuza geldi.»

Çeh değil sîb-i zenahdânında yer kalmış Nedîm;
Zahm-i engüşt-i nigâh-i intihâbından senin.

«Nedîm! O güzelin yuvarlak çenesindeki çene çukuru değil; "En güzel çene budur." diye; baş parmağınla yaptığın seçimin hâsıl ettiği izdir (bakışlarının yarasıdır).»






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 45529396 ziyaretçi (117657199 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli, gizli ilim, ilim, gizli ilimler

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.