Nelerden Pişman Oluruz?
 

pişman, pişmanlık, nedamet, pişman olmak

Nelerden Pişman Oluruz?

Ayşegül (Hiçdüşünce)

Pişmanlık; yaşantımız boyunca yaptığımız ya da yapmadığımız pek çok şey için hissettiğimiz "kendini yargılama ve suçlama" duygusu..Kime sorarsanız sorun, hemen oracıkta size sayabileceği en azından bir düzine pişmanlığı vardır. Kimi, aldığı bir mülkten pişman olur, kimi zarar gördüğü bir yatırım yaptığından... Tabii bunlar, kişiye göre değişkenlik gösterir. Ama bir de toplumun geneline yansıyan pişmanlıklar vardır. Örneğin; çoğumuzun yaşadığı ve sonu hüsranla bitince sevdiğimize pişman olma durumu... Veya güvendiği biri tarafından ihanete uğrayıp (ki bu, her türlü güven olabilir) bu güven için pişmanlık hissedenler, yine üst sıralarda.... Tabii boşanma oranının her gün yükseldiğini göz önüne alırsak evlendiğine pişman olanlar da yine listede en başlarda yer alanlar...

Yerli-yersiz öfkeye kapılıp sinirlenenler ve hemen akabinde pişman olanlar; eğer şanslıysa karşısındaki onu seviyorsa, telafi edilebilir (ama unutmayın, affedilmek demek, unutulur anlamına da gelmiyor, şansınız yaver giderse bu hatayı bir daha tekrarlamayın ayağınızı denk alın). Daha şanssız olanlar ise açtıkları ağır dil yaralarının karşılığını daha ağır ödüyor... Kendisi ikaz edildiği halde yaptığı hatada ısrar edip sonuçta uyarılara kulak asmadığı için yaşanılan pişmanlık... Hhani şu "ben sana dememiş miydim" demeyi sevenler için fırsat olan yani... Dinlemez misin büyük sözü... Ahh, ahh... Sevdiğini kaybettikten sonra, hayatta iken değerini bilememenin ve sevgisini gösterememenin verdiği pişmanlık (eğer bu madde, size uyuyorsa ne yazık ki ömür boyu yüreğiniz de taşıyacağınız ağır bir yük satın aldınız demektir)...

Bana göre en kabullenilemez olan pişmanlıkların başında bir insanın hayatına son verip sonra da buna pişman olmak geliyor. Benim gözümde en samimiyetsiz olanlardan. Bir insan, nasıl dünyaya geliyor, ne emeklerle yetiştiriliyor... Sonrada kansızın teki gelir -çoğunlukla da bir hiç uğruna- onu sevdiklerinden acımasızca koparıyor. Sanki aldığı tek bir can... Ölen, bir kere; geride kalanlar ise her gün ölüyor. Sen, pişman olsan ne, pişman olmasan ne?...

Veya dünyada hiçbir şeyden habersiz yeryüzünün masum melekleri çocuklarımıza akıl almaz zararlar verenler... Bununla yetinmeyen ve çok daha korkakça bir hareket yapıp katledenler... Tesadüfe bakınız ki; onlar da pişman... Birincisini affettiğinizde ikincisine davetiye çıkaran aile içi şiddet; asla affedilmemeli... "Kocamdır, döver de, sever de..." mantığını geliştiren veya buna sebebiyet veren, eminim ki yine bir erkektir. İnsan, sevdiğine zarar verir mi? Sorarlar neden yaptın diye. El-cevap: sevdiğim için yaptım (dünyanın en büyük palavrası). Hem ölecek kadar hem de öldürecek kadar seven millet, bir biz miyiz acaba???

En büyük pişmanlığımız, aslında zamanımızı layıkı ile faydalı ve yararlı bir şekilde dolduramadığımız bir hayatın ardından bomboş bir şekilde bu dünyadan ayrılacak olmanın verdiği pişmanlık (Henüz geç kalmadınız. Nefes aldığınız sürece şansınız da devam ediyor. Hadi şimdi başlayın!)

Elbette dini boyutu da var. İyi bir Müslüman olarak yaşamamanın sonucu, gerçek ikamet yerimize; öteki aleme göç ettiğimizde bu dünyadan gerekli birikimi yapmamış olmamızın pişmanlığı... Ve maalesef, bunu anladığımızda ve bir başka alemin de varlığını idrak ettiğimizde, çok geç kalmış olduğumuzu görmenin pişmanlığı... (ALLAH, HEPİMİZİ BÖYLE BİR PİŞMANLIKTAN KORUSUN)

Elbette ki en faydalı pişmanlık, böyle bir sondan korunmak için; iş, işten geçmeden tüm günahlarımızdan duyacağımız pişmanlık ve bu duygularla yapacağımız samimi tövbelerimiz... Yaradan Rabbimizin affediciliğine sığınıp tüm hatalarımızdan pişman olup af dileyeceğiz. Biliyoruz ki Allah, affedicidir ve affı sever... Ne yazık ki ne olursa olsun yaptığı kötülüklerin farkında olup kesinlikle bundan pişman olmadan aynı anlayış ile hayatını sürdüren mahluklar var... Ne diyelim, onları da Allah ıslah eylesin...

Benim tahammül edemediğim ise; tamamen kaderin bir cilvesi olarak bir takım hatalı yollara giren insanların bu hatalardan duydukları samimi pişmanlık ve aldıkları ders sonucu yeni bir hayata başlamak için attıkları adımları kesip onları eski hayatlarına dönmeye zorlayan art niyetli insanlar... Yarın sizin ne olacağınız bellimi ki? Ya siz de gerçekten kaderin kurbanı olursanız ve gerçekten pişmanlık duyup yeniden başlamak isteseniz ve diğer insanlar buna imkan vermese??? Vicdansızlığın alemi yok değil mi???

Not: Şu yazıyı tam 3 kez yeniden yazdım. Ne zaman sonuna yaklaşsam, elektrikler kesildi. Nerdeyse ben de yazıyı yazdığıma pişman olacaktım...

Ayşegül,
18:03:52, 28 Mayıs 2010, Cuma.





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: acıbadem, 19.12.2010, 10:20 (UTC):
Gerçekten çok güzel ve etkileyici bir yazıydı sizi teprik ederim.aman iyiki yazmışsınız elektriklerin kesilmesi yüzünden güzel fikirlerinizden faydalanamayacaktı:)))



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36667035 ziyaretçi (102693128 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.