Ordo Novi Templi ve Naziler
 

Ordo Novi Templi ve Naziler

Naziler ve okültle ilgili çok sayıda mit ve fantezi vardır. Örneğin Hitler'in kara büyü amacıyla -çarmıha gerilirken Hz. İsa'nın böğrünü parçalamak için kullanıldığı iddia edilen- Kutsal Mızrak'ı ele geçirmek istediği ve Nazilerin, gizli kutup üslerinde dünyanın içi boş merkezinden ortaya çıkacak uçan daireleri harekete geçirmek için vril olarak bilinen okült bir enerji biçimi kullandıkları inancı... Mitler bir yana, okült Nazilerin hem örgütlenmesinde hem ideoloji ve mitolojisinde oldukça önemliydi.

Kök Irklar

Geç 19. yüzyılda Madam Blavatsky'nin Teosofi Cemiyeti, insan evriminin milyonlarca yıl geri giden, insanlığın "kök ırkları"nın Darwinci bir hayatta kalma ve üstünlük mücadelesine girdikleri Atlantis ve Lemuria gibi kayıp kıtalarda son bulan bir öykü olduğu fikrini yaygınlaştırdı. Blavatsky'nin "kök ırk" teorisine göre açık renkli, fizikse, ahlaki ve manevi bakımdan saf ırkların yanında koyu renkli, fesat ve bozuk ırklar vardı.

İddiasına göre, eninde sonunda açık renkli ırklar, insanlığa yeni bir şafak, manevi ve psişik evrimde yeni bir evre başlatmak için koyu tenlileri yok etmek zorunda kalacaktı. Bu kök ırk teorisinin bazı versiyonlarında açık tenli ırklar, uzak kuzeyde Hyperborca ve Thule denilen kayıp diyarlardan geldiler.

Blavatsky, aynı zamanda halkın daha yakın tarih öncesine ilgisinden de yararlandı. Görünüşe göre dilsel ve arkeolojik kanıtlar, Hint-Avrupa ırklarının Orta-Asya'da ortaya çıkan ve Ariler olarak bilinen bir grup halka dayandırılabileceğini gösteriyordu ve Blavatsky, bunu Tibet'teki yüce üstatların ileri psişik yetenekleriyle insanlık tarihini ve gelişimini denetlediklerine dair iddialarıyla ilişkilendirdi.

Bu arada Avrupa'da özellikle Germen bölgelerde başka kültürler güç kazanıyordu. Mason topluluğunda Tapınakçılar'a olan ilgi, başka bir ortaçağ keşiş tarikatını, katı ırkçı, anti-Semitist bir çizgi izleyen Töton Şövalyeleri'ni de kapsayacak şekilde genişledi. Kuzey Afrika kültürünün Hıristiyan öncesi köklerine artan bir ilgi vardı ve bu, Volkisce Hareketi, Germen "volk"un (halk) birliğine ve kaderine inanç şeklinde kristalleşti.

Ariosofi

Almanya'daki batıniciler, bütün bu öğeleri Ariosofi denilen yeni bir mitolojide birleştirdi. Buna göre Alman "volk", milyonlarca yıl geriye, atalarının okült ve psişik güç kullanarak koyu tenli bozuk ırklarla savaştıkları zamana kadar giden bir geleneğin varisiydi. Ariosofistler, Germen halkların, gezegeni fethetmek için büyük bir komplo kuran Yahudi düşmanlarına karşı hala bu savaşı sürdürdüklerine inanıyorlardı.

Jörg Lanz, önde gelen bir Ariosofist, Heiligenkreuz Manastırı'ndaki bir kayda göre "dünyanın yalanlarına ve dünyevi aşka teslim olduğu" gerekçesiyle tarikattan kovulan, daha aristokrat görünmek adına "von Liebenfels" ekini ekleyen eski bir Sisteryen keşişti. Bu Teosofik insanlık tarihinini tuhaf bir versiyonunu geliştirip, eski gizem kültlerinin bozulmuş cüce ırklarla sapık seks yoluyla insanlığı doğru yoldan çıkardığını, ancak Ari ırkların doğuştan gelen eski okült ve psişik haklarını geri alabileceklerini iddia etti.

1907'de von Liebenfels, kayıp ortaçağ tarikatlarının geleneklerini geri getirmek ve bir tür Ari dinsel düzen yaratmak için bir giz cemiyeti "Ordo Novi Templi" (Yeni Tapınak Tarikatı) kurdu. Bir kaleye üslenen Tarikat üyeleri, ilahili ve ibadetli manastır tarzı bir kurala uydu ve hiyerarşide ırksal saflık testlerine göre ilerledi.

Von Liebenfels, Guido von List Cemiyeti'nin, cemiyete adını veren Germen romancı ve mistiğin hayran kulübünün kurulmasına da yardımcı oldu. List, alternatif bir tarih geliştirdi. Buna göre Armanen olarak bilinen eski bir Germen rahip-kral kastı gizli bilgilerini Tapınakçılar, Gülhaççılar ve Farmasonlar aracılığıyla aktardı.

1908'de von List Cemiyeti, üyelerinin çoğu Ordo Novi Templi ile ortak olan, Ari ve "volkische" ideolojisinin okült yanlarını araştıran süper-gizli "Höhere-Armanen-Order"i (Yüce Armanen Tarikatı) kurdu.

Thule Cemiyeti

Yahudi komplosuna karşı koymanın en iyi yolunun bir komplo başlatmak olduğuna inanan sağcı anti-Semitistler, 1912'de bir Ariosofist gizli cemiyeti daha, "Germanenorden"i (Almanların Tarikatı) kurdu. 1917'de Germanenonder'in Münih locası, "Thule-Gesellschaft"ı kurdu. Adını arianların mitik kuzey yurdundan alan bu cemiyetin bir bilimsel araştırma cemiyeti olduğu iddia edildi. Ancak Germanenonder'in faşist amaçlarını destekleyen bir milis kuvvetin oluşturulmasına yardım etti.

1919'da Thule Cemiyeti'nin yeni üyeleri, "Deusche Arbeiterpaetei" adında yeni bir parti kurdu ve ertesi yıl, yeni lideri Adolf Hitler'in yönetiminde adını değiştirip "National Sozialistische Deutsche Arbeiterpartei" (NAZİ Partisi) olarak değiştirdi.

Okült gizli cemiyetlerinden birinin fiili üyesi olduğu sanılmamasına rağmen Hitler'in Thule Cemiyeti'yle bağı vardı. Ayrıca Ordo Novi Templi (ONT) dergisinin ateşli bir okuruydu ve Ariosofi ve okült cemiyetlerden oldukça etkilendi. İşin tuhaf tarafı, Naziler iktidara gelince bütün gizli cemiyetleri kapandı.






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36704892 ziyaretçi (102759424 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.