Osetler
 

Osetler, Ossetler

Osetler

Osetler, (Osetçe:ирæттæ, irættæ) Osetya'nın yerli bir etnik grubu olan İran asıllı halktır. Osetlerin çoğunluğu Rusya'ya bağlı Kuzey Osetya'da ve Gürcistan'la yaşanan savaştan sonra Rusya tarafından bağımsızlığı tanınan Güney Osetya'da yaşamaktadır. Dilleri Hint-Avrupa dil ailesinin İrâni Diller koluna bağlı Osetçe'dir.

Osetler, Sarmatyanlardan sonra onların kalıntıları üzerine kurulan İskitler'in uzantılarıdır. İskitler kuzeyde Moskova steplerinden, güneyde Anadolu ve Diyarbakır’a kadar, batıda bugünkü Macaristan’a, doğuda bugünkü Afganistan ve kuzey Pakistan Hindukuş dağlarına kadar uzanan bir bölgeye hakimdi. En büyük yıkıma Hunlar zamanında uğradılar. Sonradan Hunlar'la kaynaşarak Alanlar/Osetleri meydana çıktı. Onlar da azala azala zamanla bugünkü Osetya’yı oluşturdular. Bu nedenle Macarca ile ortak kelimeleri bulunuyor. Doğu’da Patanlar ve Peştular olarak tanınırlar. Osetçe'de bilhassa Peştunca'da ve Zazaca’dan çok ortak kelime bulunuyor.

Dil

Osetlerin dili Hint-Avrupa dil ailesinin İrani Diller koluna bağlı Osetçe'dir. Osetçe'nin iki ana lehçesi vardır. Bu lehçelerden biri Kuzey Osetya ve Güney Osetya'da konuşulan İron lehçesi, diğeri Kuzey Osetya'da konuşulan Digoron lehçesidir. Osetçe'ye bağlı Kudairag ve Tuallag gibi alt şivelerde vardır. Edebiyat dili en yaygın lehçe olan İron lehçesine dayanılarak ortaya çıkarılmıştır. Bir halk şairi olan Kosta Hetagurov, Oset edebiyatının kurucularındandır.

Osetçe, Kuzeydoğu İran dillerinde sınıflandırılmaktadır. Tacikistan'da konuşulan Yagnob dili, bugün Osetçe ile beraber Kuzeydoğu İran dilleri içinde yaşamını sürdüren son dilidir. Osetçe ve Yagnob dili, İskitçe-Sarmatça dillerinin lehçe grubundan kalmadır. Doğu İran dillerinden olan Peştuca kalıtsal bakımdan Osetçe'ye benzemektedir.

Tarih

Osetler'in atalarının tarihi eski çağlara kadar uzanır. Orta Asya bozkırlarından Ural dağlarına kadar göçebe olarak yaşayan İskitler Karadeniz'in kuzeyine ve daha sonra da Balkanlara kadar yayıldılar. İskitler at üzerinde savaşta usta bir halktı ve bu üstünlükleriyle bu coğrafyada kültürel anlamda derin izler bıraktılar.

M.Ö. 3. yüzyılda İskitlerin yerini Urallar üzerinden gelen akrabaları Sarmatlar aldı. Sarmatlar bir kabile federasyonuydu ve temel olarak üç ana kabileden oluşuyordu: Alanlar, Roksalanlar ve Yazsaglar. Alanlar Don Nehri ve Volga Nehri arasında kalan ve Kuzey Kafkasya'yı da kapsayan bir bölgede hakimiyet kurmuştu; Roksalanlar ise Don nehrinden Orta Avrupa'ya kadar olan bir alanda yaşamaktaydı; Yazsaglar ise bugün Macaristan olan Pannonia bölgesini kaplamıştı. Sarmatların en büyük özelliği ağır zırhlı süvarileriydi; tarihçiler batıdaki şövalye tarzının Sarmatlardan gelebileceğine dair teoriler öne sürdüler.

Zaman içinde İskandinavya'dan gelen Cermen kabileleri Balkanlar ve Karadeniz kıyılarına kadar inince Sarmatlarla komşu oldular. Bu komşuluk ortak düşmanları olan Romalılarla savaşta yapılan ittifaklara kadar uzandı. M.S. 370 yılında doğudan gelen Hunlar sırasıyla önce Alanları, sonra da en güçlü Cermen kabilesi olan Gotları önüne katarak bu ittifakı bozdu. Domino etkisiyle yayılan kavimler göçü birçok barbar halkı etkiledi ve sonunda Roma İmparatorluğu'nun çöküşüne kadar gitti.

Kosta Hetagurov

Sarmat kabilelerinin kaderi Hun istilasıyla ve Avrupa'daki barbar göçleriyle birleşti. Sadece Alanların bir kısmı Kafkasya'ya sığınarak yerlerinde kaldı ve orada bir Alan Krallığı kurdular. Alan Krallığı bölgeye gelen Bizans ve Hazarlarla çeşitli ittifaklar yaptı ve başkenti M.S. 13. yüzyıla kadar hayatta kalmayı sürdürdü. Bu tarihte gelen Moğol istilalarıyla krallık yıkıldı ve sağ kalan Alanların (kurtulabilenlerin sayıları 16.000 olarak tahmin edilmektedir) Kafkas dağlarının yüksek bölgelerine sığınmalarıyla bugünkü Oset halkı oluştu.

Avrupa'da kalan veya göçlerle batıya giden Sarmatlardan en güçlü olan kabile Alanların bir kısmı Hunlarla birlikte hareket etti ve onlara katıldılar. Hunlardan kaçanlar ise bir Cermen kabilesi olan Vandallarla birlikte Avrupa içlerine kadar girerek bugünkü Fransa'yı teşkil eden Galya bölgesini istila etti. Burada Goar ve Respendial adındaki iki Alan kralı anlaşamayınca Respendial komutasındaki Alanlar, Galya'dan ayrılarak Vandallar ve yine bir Cermen kabilesi olan Süevlerle birlikte M.S. 409 yılında İberya'yı, yani İspanya'yı işgal ettiler. İberya'da tekrar bir paylaşım oldu ve Alanlar'a bugünkü Portekiz sınırları içindeki Lusitania verildi.

M.S. 418 yılında İberya'nın Gotların batı kolu olan Vizigotlar tarafından istila edilmesiyle birlikte Alan, Vandal ve Süev toplulukları Cebelitarık'ı geçerek Kuzey Afrika'ya girdiler. Kuzey Afrika ve Kartaca Roma'nın tahıl ambarıydı; bu şekilde zaten zor durumda olan Roma İmparatorluğu ciddi bir darbe yemiş oldu. Kuzey Afrika'da kurulan krallığın başına bir Vandal olan Geiseric geçti ve krallık unvanını "Vandalların ve Alanların Kralı" olarak belirledi. Bu krallık M.S. 6. yüzyıla kadar yaşamını sürdürdü. Galya'da Goar'ın komutası altında kalan Alanlar ise zamanla bölgedeki diğer halkların içinde eriyip izlerini kaybettirdiler.

Avrupa'da kalan diğer Sarmat kabilesi olan Roksalanlar istilacı kabileler içinde eridi. Yazsaglar ise Pannonia'da kalmaya ve Roma için sorun teşkil etmeye devam ettiler. Varlıkları barbar istilalarından sonra durulan ortamda kurulan yeni imparatorluklardan sonra da devam etti ve Macar birliğinin kurulmasından sonra oluşan federasyon içinde Jazsag bölgesinde 15. yüzyıla kadar kendi kimliklerini muhafaza ettiler; bu tarihten sonra dillerini kaybettiler ve Macarlaştılar. Kral Arthur efsanesinin orijininin, M.S. 175 yılında Roma İmparatorluğuna yenildikleri savaştan sonra fidye olarak verdikleri 5.500 kişilik süvari birliğinin Romalılar tarafından Britanya'ya gönderilmesiyle, Yazsaglar olduğuna dair hipotezler mevcuttur.

Modern Osetler

Çağdaş Osetleri tanıyabilmek için binlerce yıl geriye; inanılanlara göre diğer kavimdaşlarından soyutlanıp Orta Asya ve Kuzey İran'dan ayrılan, Hint-Avrupa ırkına mensup olan insanların zamanına dönmek gereklidir.

Massaget ortak ismiyle bilindikleri bir zaman sürecinde bu insanların bir bölümü savaşçılık ve inatçılıklarıyla öne çıktılar. Daha sonraları, geriye Avrupa kıtasına göç etmeye başladılar ve eski İran dili konuşan bu Massaget halkı görünüşe göre bir çok etnik dala ayrıldı, en belirgin olarak Yazuglar, Sarmatlar, Roxolanlar (ya da Ruslanlar), Aorsler, Alanlar, Saklar ya da söylenegelen üzere Sarmat kabilelerine ayrıldı. Genellikle farklılıklar sadece geleneksel ve "Alanorslar" gibi adlarda. Dilleri diğer kavimlerce de konuşulan, akraba İskit kabilelerinin öncüllüğünde Avrupa'ya yayıldılar. Ünlü eski yazar Joseph Flavious, örneğin Alanları, İskitlerin Tanais (don) Nehri ve Azov Denizi etrafında yaşayan bölümü olarak tanımlar. Diğer eski tarihsel kaynaklar, şu ana kadar Pro-Hazar Massagetlerini "İskit Kavmi" olarak kabul eder. Bazı araştırmacılar ise Sarmat kabilelerinin MÖ 6-4. yüzyıllar arasında Kuzey Pro-Hazar ve Pro-Ural bölgelerinde ortaya çıktığına inanırlar.

Avrupa kıtasının geniş güneydoğu bölgesi boyunca yapılan göç sonucunda, birbirleriyle kurdukları kavimsel birliktelikler sayesinde Sarmatlar yüzyıllar boyunca dünyanın bu bölgesindeki dominant etnik unsur olmuşlardır. Örneğin Aorslarların Çar'ı ihtiyaç halinde 200 bin kişilik süvari birliği toplayabilmekteydi.

Modern Osetlerin şu an yaşadığı bölge olan Kuzey Kafkasya ve neredeyse tüm Transkafkasya'ya ilk yerleşimleri İskitler tarafından yaklaşık olarak MÖ 7. Yüzyıllarda gerçekleşti. İskit malzeme kültürü eserleri Güney Osetya'da ve Gürcistan'ın merkezi bölgelerinde bulundu. Kuban kültürünün yerli kabilelerini asimle ederek, bundan 3500 yıl önce orta Kafkasya'da ortaya çıktılar. Bu kültürün, zamanının halkları arasındaki çok gelişmişliğinin ispatı olarak bugüne kadar korunmuş olan tunç ve demir silahlar, aletler, mücevherat ve çömlekler gösterilebilir. Bunlar yalnız Validkavkaz, Nalçik, Grosni'deki Kafkasya müzelerinde değil, Rusya Federasyonu'nun en iyi müzeleri olan - Devlet Zaviyesi, Devlet Tarih Müzesi'nde sergilendiği gibi; Berlin, Viyana, Lyon ve Amerika Birleşik Devletleri’nde de ziyaretçilerin beğenisine sunulmaktadır.

İskitlerin, eski Kuban kültürüyle karışması, bugünkü Oset halkının oluşmasında önemli bir platform görevi görmüştür. 2500 yıl önce İskitleri izleyerek Kafkasya'ya gelen Alan-Sarmat kabileleri bu bölgede kendilerine çok yakın buldukları İrani dil konuşan halklarla karşılaştılar. (Eski Yunan tarihçisi Heredot, kendisinden "Tarihin Babası" olarak bahsedilir, Alanları bazen İskitlerden ayırmanın zor olduğundan bahsediyor ve Starbonla Procopius Cesaerian, Alanların bozuk bir İskitçe kullandıklarına işaret ediyor.)

MS 5-6. yüzyıllarda, Alanlar daha önceleri baskınlar düzenledikler Transkafkasya'ya nüfuz ettiler ve kabul edilen bazı eski kaynaklara göre ("Ermeni Coğrafyası" gibi, MS 7.yy ) tamamına yerleştiler. Transkafkasya'nın Alanik-Sarmat nüfusu, Hun akınları süresince yeniden oluştu. 10-12. yüzyıllarda Osetlerin Alanya Feodal Devleti eski dünyanın en güçlü devletlerinden biri olmaya başladı. Sonuç olarak üstün Tatar-Moğol kuvvetlerinin yıkıcı istilaları nedeniyle yıkıldı. Tesadüftür ki, güçlü Alanlar, pratikte Moğolların açık savaşta tek seferde yenemedikleri ilk halk olmuşlardır. Hatta Moğollar, Alanların ana müttefiklerin olan Kıpçaklara rüşvet vererek onlara ihanet etmelerini sağlamak zorunda kalmışlardır. Alanların bir kalesi, tahminen Magas şehrinde, Moğollar tarafından 12 yıl kuşatma altında tutulmuştur. (Aynı şey Plano Carpini ve eski Arap tarihçisi Ebul Fada tarafından da teyit edilmiştir.)

Peki Modern Osetleri onların efsanevi İskit ve Alan soylarına bağlayan şey nedir? Her toplumun ruhu, onun dilidir. Günümüzde Osetler, Digoron diyalektiğinde en az değişim gösteren İskit dilini konuşuyorlar. Büyük Sovyet Ansiklopedisi'nde ( 3.baskı) bu konu hakkındaki makalede şöyle diyor: "İskit-Sarmat diyalektlerinin neslinden olan bir dil de; Kafkasya'daki Osetlerin dilidir."

Dilin dışında Osetler, özellikle ocak zincirinin dokunulmazlık ve kutsallığı gibi bir çok İskit gelenek ve göreneklerini korumuşlardır. İskit-Sarmat mirası, milli karakter özellikleri ve dış görünüş açısından da Osetlerin varisliğindedir. Osetler, açıkça bir Hint-Avrupa halkıdır, pek azı kumral-sarı veya kestane rengi saçlara, gri ya da mavi gözlere sahiptir. Aynı özellikler bilindiği üzere pek çok Sarmat'ın doğuştan sahip oldukları niteliklerdir. Osetlerin milli karakterlerinden bahsedersek, şüphesiz biri bunun iki tane olduğunu söyleyecektir, en karakteristik tarafları olarak; müthiş misafirperverlikleri ve güçlükler karşısındaki kararlılıklarıdır.

Günümüzde Osetler, modern bir halktır ve bazı açılardan göze çarpan durumları söz konusudur. Yaklaşık 190 Oset, ihtilal öncesi Rusya'sının en üstün askeri payesi olan "St.George Haçı"na sahiptir ki, bazıları birden fazla sayıda...

Rus Çarlığı’nda ve Sovyet Ordusu’nda 70 general ve amirale sahip oldukları bilinmektedir. 600 binden daha az bir nüfusa sahip olmalarına rağmen, bir çok spor dalında 30 Dünya Şampiyonu çıkarmış ve bunlardan bazıları Avrupa Şampiyona ve turnuvalarında altın madalya kazanmıştır. Kuzey Osetya'nın futbol takımı "Alania" 1995'te Rusya Federasyonu Şampiyonu oldu ve toplamda iki kere Rusya'nın en iyisi unvanını elde ettiler. Osetler, eğitimli bir toplum olarak bilinmektedir. Kuzey Alanya Cumhuriyeti Rusya Federasyonu içerisinde halkın eğitim düzeyi açısından en iyi on bölgeden biri olarak değerlendirilmektedir. Kuzey Osetya'daki öğrenci yüzdesi, Almanya, İngiltere gibi çok gelişmiş ülkelerdeki oranlardan kat be kat yüksektir.

Bir çok Oset, bağımsız devletler topluluğu ülkelerinde yaşamakta ve bir çok firmada üst düzey yönetici olarak görev yapmaktadır. Orkestra kondüktörü Valery Gergiev, ismi dünyanın en iyi orkestra şefleri arasında geçer, şair Kosta Khetagurov, balet dansçı Svetlana Adyrkheva, isimleri anayurtlarının sınırlarından taşan ünlü şahsiyetlerden bir kaçıdır.

Kaynaklar

  1. tr.wikipedia.org/wiki/Osetler
  2. yeni-dunya-duzeni.blogspot.com
  3. www.circassiandiaspora.com/forum/showthread.php?t=79




Bu sayfa hakkındaki son yorum:
Yorumu gönderen: DOĞAN ERDOĞAN, 14.02.2016, 00:11 (UTC):
TARİH VE GEÇMİŞTEKİ BAŞARILAR KADAR, OSETÇENİN TARİHİN ÖLÜ DİLLERİ LİSTESİNE GİRMEMESİ İÇİN VE KÜLTÜRÜN MİLLETLER MOZEĞİNDE KALMASI İÇİN YAPILMASI GEREKEN GAYRETLERİN ORTAYA KONULMASI GEREKMEKTEDİR.

Yorumu gönderen: Fedai, 06.02.2016, 21:51 (UTC):
Beyler ASetinleri irani gostermek sacmaliktir.BİZ ler Alanlarin torunlariyiz ki alanlar dokuz turk kaviminden biridir.Dilin irani olmasinin sebebi etraftaki cografya ve etnik etkidir.Bugun Asetinlerin cogu TURKİYE dr yasar.Bu nedenle biz Musluman Alan Turkleriyiz.

Yorumu gönderen: muhammed, 21.11.2014, 13:40 (UTC):
Herkes Türk'tür.Sadece Türkçenin kolları ve lehçeleri vardır.Mesela Fransızca,İngilizce,Japonca,Jawaca,Kongoca gibi tüm şeyler Türkçenin lehçeleridir.
İngilizle mesela Televizyonu Türkçeden almış Televişin demişler.
İtalyanlar makarnayı almış makaroni demişler.

Tüm ırklar Türkiyeden yayıldı.Orta Asya gidenlerimizin gözleri çekik oldu.Afrikaya gidenler fazla güneşlendiler esmerleştiler.

İskandinavyaya gidenler çok yumurta yedi sarardı Amerika gidenler biber,domates kızartmaları yedi kızardı.Aborjinler morardı.

Muhammed Türktür ismi de Türkçedir.Bizim mahallede ismi Muhammed olan en az 10 kişi var.Belki Arabistanın tamamında bu kadar Muhammed yok.
Osetler de Kürtler de Türktür.Yalnız Türkler Kürttür...

Yorumu gönderen: Kemal, 20.07.2014, 05:55 (UTC):
Cok guzel ve dogru ve bilimsel bir yazi. Turkiye de bir cok halk oldugundan eskiden birligi saglamak ve ulke bolunur korkusu ile herkesi Turk gosterme politikasi yurutuldu.

Ne Osetler, ne Cecenler, ne Kurdler, Ne Zazalar, Ne Pomaklar, Ne Lazlar, Ne Gurculer, Ne Karaman Hiristiyanlari, Ne (ilk) Harzemliler, Ne Sogdlar, Ne Tokarlar (Tatarlar), Ne Traklar, Ne Truvalilar, Ne Etruskler ve digerleri etnik Turk degillerdir. Bu haklarin bir cogu Tarih sahnesine ciktikalri zaman Turkler (Gokturk Kaganininn diktirtigi Orhun anitinda yazdigi gibi)Ötuken Yis'te yasiyorlardi.

Türkler en son gelip bu halklarin ulkelerini alip bunlarin bir kismini asimile etti ve bu halklarin kulturlerininden bugunku Turk (Türkiye) kultur ve etnitesini olusturdu. Ama Türkler bu etnik corbada genetik olarak azinlik konumundadirlar. Cunki Türkler genellikle yonetici unsur olarak, bu halklari zaman icinde Türklestirdi. Ve Türkiye Halki boyle olustu.

Türkler (Anadoluya gelen Oguzlar) zaten orta asyada Iskitler-Sogdlar-Harzemleri asimile edip onlarla karismis olarak Anadoluya gelmislerdi. Onun icin Anadolu genetik havuzunda etnik orta asya geni yuzde 5 civarinda kaliyor ki, bu yuzde 5'in buyuk bir kismi da Mogollara ait.

Bilim (Tarih ve genetik) yalan soylemez. Cunki bilim duygulari ile konusmaz.

Yorumu gönderen: oktay metni, 03.07.2014, 19:28 (UTC):
Türkiyenin Osetleriyiz. Türk Osetleriz.

Yorumu gönderen: sinem, 29.10.2010, 09:43 (UTC):
bence de her halkı türk göstermenin gereği yoktur.
gökhan arkadaşımız bu konuda çok güzel bir yorum yazmış.

Yorumu gönderen: Feysin Asetini, 25.09.2010, 17:49 (UTC):
Oset-Asetin-Kuşha
Nasıl hitap edersiniz bilemem ama biz Oset leri İrani grubuna almanız fevkalade hatalı. Oset ve Acem ve Zaza ların Hint-İrani dil grubunda olması aynı ırktan geldiği anlamına gelmez. Oset ler ARİ ırktır... ve diğer toplumlar kadar da asildirler. Alan Vakfı sitesindenbilgi edinebilirsiniz. Ne Türk ne İran lıyız. Biz Oste iz. Türkiyede yaiayan Oset toplumu adına TÜRK OSET iyiz deriz. Gururla...

Yorumu gönderen: ilker, 10.07.2010, 06:07 (UTC):
sarmatlar,alanlarda iskit türklerinin devamıdır. sarmatlar iskit(sakalardan) çok sonra kurulmuştur verdiğininz bilgi baştan yanlış.

Yorumu gönderen: nedim, 08.07.2010, 11:20 (UTC):
osetler ataları orta asyada as'lar önceden türkce konuştukları kafkasyaya yerleştikleri iskitlerin dağılmsından sonra bölgeye hakin olan irani kökenlilerin etkisinde kalarak osetlerin(asetinler) kültüründe tesir ettikleri bir tarihi saptamadır. kafkas halklarının destanlarında nart destanlarında iskitlerin ataları olduğu söylenen Targitay ise (targi)Türk'ü ifede edittiği söylenir yani herodotun zikretiği targitaplar vardır . Tevratta gecen yafesin neslinden togarma türk kavimlerinin atalarıdır.

Yorumu gönderen: kenan, 07.07.2010, 13:46 (UTC):
iskitler(saka) direk türktür diyemeyiz ama proto-türk denilir, tarihte bünyesine irani kökenli unsurlu kabilileri içine almış olması irani olduğu anlamına gelmez.osedlerle türklerin tek baglantısı ise digor(digur) kökenleri olabilir belki. s,a,r,m,at (sarmat)..(al,an) alan bu kavim isimlerini'de dilciler ve türkceyi iyi bilenlerin takrine bırakıyorum.saka kralı alp er tunga türklere has bir ismdir. osetlerın ataları iskenderden sonra iranda hüküm ve kavkasyada sürmüş Selevkos'lar olması daha büyük ve güçlü bir ihtimaldir.

Yorumu gönderen: gökhan, 12.11.2009, 21:32 (UTC):
Her uygarlığı Türk göstermenin gereği yoktur.İskitler Hint-Avrupa kavmidir.Osetler'de İskitlerin bu güne gelmeyi başarabilmiş torunlarıdır.Osetler,Kürtler,Tatlar,Zazalar,Farslar İrani kavimlerdir.Bilim adamlarının insanları ırk grubuna ayırırken Beyaz ırka aynı zamanda kafkasyalı(caucassian)demelerinin nedeni Kuzey Avrupa ırkının Kafkasyalı Osetlerden gelmesidir

Yorumu gönderen: tar, 05.10.2009, 10:52 (UTC):
İskitler Türk kökenlidir tarihe çıktıkları noktalar dikkat edilirse orta asya ve ural bölgesidir.Kültürel olarak incelendiğinde gelenek ve adetleri olduğu gibi Türk kültürünün yansımalarıdır.Batı tarihçilerinin defalarca kez tekrarladığı tarihi çarpıtma girişimleri sonucu hint-avrupa kökenli bir halk olarak tanıtılmaktadırlar.



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36893819 ziyaretçi (103090773 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.