Papatyalardan Fal Tuttum
 

papatya falı

Papatyalardan Fal Tuttum...

Bircan M. (Kayıp Gül)

İnsanlar, bir kırmızı gülün peşinde koşarken, ayaklarının altında ezilen papatyaları görmezler... Neden acaba?

Dikenlerine rağmen; insanoğlu, hep canını yakan şeylere ilgi duymuştur… Tabiatında var… Elinde olmadan illâ dikenlerden tel örgüyü aşmak isterler… Biraz haksızlık değil mi?

Ya papatyalar, kır çiçekleri... Onlar ne olacak? Ben söyleyeyim… Baktınız gül, canınızı yakıyor; çâreyi bir papatyada bulacaksınız. Hiç acımadan dalından koparacaksınız…Ve başlayacaksınız kar gibi beyaz yapraklarını koparmaya tek tek. Seviyor, sevmiyor, seviyor, sevmiyor… Aklınızda yine bir gül…

Sonra koparılan umut yapraklarından geriye kalan bir kuru dalı atacaksınız yere… Belki de hiç fark edemeyeceksiniz… Bir daha asla eski güzelliğini doğaya sunamayacağını…

Şimdi soruyorum size… Gül mü olmak isterdiniz yoksa papatya mı? "Gül" dediğinizi duyar gibi oluyorum…Ne de olsa çiğnenmeyeceksiniz ayakların altında… Ama o kadar sevinmeyin; buna siz değil, karşınızdaki karar verecek… Çünkü siz, karşınızdakinin sizi gördüğü şekildesiniz… Kısaca olduğunuz gibi değil… Göründüğünüz gibisiniz… Adı, bakış açısı…

Ah Papatyam

Boynunu her büktüğünde ben…
Derin hüzünlere boğuyorum kendimi
Ne kadar istersin seni de koparılmadan yaprakların,
Sevsin birileri…
Canın yansa da nasıl dayanıyorsun papatyam…

Başka sevgi kapılarına fal olurken…
Küçücük bedenini nasıl taşıyorsun dökülmüş umutlarında…
Oysa ne güzel yakışıyorsun doğaya
Yere bakmak gerek, seni görmek için papatyam…
Yorulmuyor musun her gün aynı sorulardan
Kırılmıyor musun seni koparan ellere
Doğru ya kırılsan üzülür müsün?
Sevmiyor çıktığında canının yanmasına bakmadan
Kırılgan ruhlara teselli verir misin?
Ve seviyor çıktığında yüzünde belirmesi ne güzel sevginin
Sevginin adı sensin papatyam…
Kaderine razı masum yapraklarında
Atılsan da bir kenara, sürgün olsan da kendi sevdalarından
Sadakatin adısın papatyam…
Sen gibi narin duyguların
Bu yüzden mi sevdaların tül kanatlı kelebekler
Şikayet etmeden izlemen uzaktan
Söylesene papatyam…
Usanmadın mı uzaklardan?
Kabullenmen bu yüzden mi?
Yitik yapraklarını…

Demek ki bir gül kadar bir papatyanın da diyecekleri var… Dinleyelim onları ayaklarımızın altına almadan… Bazen sevgi, dikenin ucunda gül…. Bazen sevgi, bir papatyanın yaprağında...

Saf… Bazen bir gül üzerinde bir damla kan… Bazen beyazın üzerinde huzur… Nerede olacağı bilinmez…Ve her şeyden önemlisi; sevgi, papatyanın yapraklarını koparmakla öğrenilmezzzz…

Sor şimdi yüreğine ne olmak isterdin diye? Ya da sorma… Bırak her şey kendi saflığında kalsın… Ve sevgin hak ettiği şekli alsın…

Kayipgul (Bircan.M.),
15:20, 27 Mayıs 2010 Perşembe.






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36901602 ziyaretçi (103104189 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.