Peleus
 

Peleus and Thetis

Peleus

Peleus, Yunanlıların en dürüstü, en dindarı olarak bilinen Aiakos'un oğludur. Aiakos Zeus ile su perisi Aigina'nın oğluydu. Peleus ayrıca Telamon'un kardeşidir. Kalydon Avı sırasında istemeyerek kaynatası Eurytion'u öldürür. Bu suçtan kendini arındırmak için İolkos'ta kral Akastos'un sarayına sığınır. Akastos'un karısı geldiğinde ise orada kralın karısıyla başı derde girer ve karısı Peleus'a tutulur, onu baştan çıkarmaya çalışır. Başaramayınca da Peleus'u namusuna göz dikmekle suçlar. Akastos konuk yasalarını çiğnememek için Peleus'u kendisi öldürmek istemez. Bir gece av yorgunluğuyla uykuya dalmış olan Peleus'u hayvanlara yem olsun diye silahlarını alarak yalnız bırakır. Kheiron Peleus'u kurtarır. Peleus öfkeyle gidip Akastos'la karısını öldürür. Daha sonra birgün Peleus'un karısı ölünce tanrılar eş olarak ona Thetis'i seçerler. Thetis kılıktan kılığa girerek kendisini sürekli Peleus'tan sakladı ve onunla evlenmek istemedi. Yarı at yarı insan bir yaratık olan Kheiron, Peleus'un yakın arkadaşıydı ve Kheiron'un yardımıyla Thetis'in hakkından geldi ve Thetis'i evlenmeye razı ettiler. Kheiron düğünde çok sevdiği ve hep kolladığı Peleus'a hedefini hiç şaşmaz, özel yapım bir kargı da hediye etti. Akhilleus Truva'ya savaşa gittiğinde Peleus Phthia'daki sarayında onu sabırla yıllarca bekledi.

Başka bir kaynaktan: Peleus, yalnızlığına çare olması için Zeus'un karıncaları insanlara dönüştürdüğü Aegina adasının kralı Aiakos'un, Endeis ile olan evliliğinden iki oğlu olur; Peleus ve Telamon. Bazı kaynaklarda Telamon'un Peleus'un kardeşi olmadığı fakat yakın arkadaşı olduğundan bahsedilir. İntihar eden Antigone'nin ve daha sonra Thetis'in kocasıdır. Thetis'le olan evliliğinden Akhilleus doğar.

Aiakos her ne kadar kendisiyle birlikte olmamak için bir fok balığı kılığına girse de Nereid Psamathe ile birlikte olur ve ondan Phokos adında bir oğlu olur. Phokos büyüdüğünde yetenekli bir delikanlı olur, sporda çok beceriklidir. Kendisini kıskanan Peleus, Telamon ile birlikte üvey kardeşi Phokos'u öldürür. Aslında kimin öldüreceğine karar vermek için kura çekerler ve Telamon çıkar. Telamon demir halka atma yarışmasında halkayı Phokos'un başına vurarak öldürür. Bazılarına göre ise Phokos'u Penathatlon yarışmasına ikna ettikten sonra Peleus taş halka ile Phokos'un başına vurur ve onu öldürür. Cesedi bir ağacın içine saklarlar fakat suç izlerini tamamen ortadan kaldırma çabalarına karşın işledikleri cinayet ortaya çıkar ve Aiokos Peleus ve Telamon'u Aegenia'dan kovar. Telamon Salamis'e gider.

Peleus ise daha sonra kralı olacağı Pythia'ya gider ve orada kral Eurythion onu kan davasından arındırarak kızı Antigone ile evlendirir. Peleus arındıktan sonra ünlü Argonautlar seferine katılır. Bu seferden tekrar Pythia'ya geri döner ve Kalydon domuz avına katılır. Kalydon domuz avı sırasında Peleus yanlışlıkla kargısını Eurythion'a isabet ettirir ve yeniden kendisini bağışlayacak birini aramak zorunda kalır.

Bu kez kendini İolkos Kral Akastos kabul eder ve onu arındırır. Burada Medea'nın onuruna düzenlenen yarışmalarda Atalanta ile güreşir ve yenilir. Akastos'un karısı kraliçe Astydamia kendisine aşık olur. Peleus Astydamia'nın baştan çıkarma numaralarına karşı koyunca kraliçe, Peleus'un karısı Antigone'ye, kocasının Akastos'un kızı Sterope ile evleneceği evleneceği yalan haberini gönderir. Antigone bunun üzerine kendisini asar. Bununla yetinmeyen kraliçe kocasına, Peleus'un kendisini baştan çıkarmaya çalıştığını söyler. Akastos'un bu işe can sıkılır. Arındırdığı insanı öldürmekte isteksizdir. Peleus'u Pelion dağında yapılacak bir av gezisine davet eder. Peleus uyurken kılıcını saklar ve bu vahşi hayvanların yaşadığı yerde onu terk eder. Uyandığında etrafını at adam olan kentauroslar sarmıştır. Kentauros, Kheiron araya girmese az kalsın kentauroslar tarafından öldürülecektir.

Daha sonra deniz tanrılarından Proteus ile karşılaşır ve Proteus ona, ateşe, suya ve vahşi hayvanlara dönüşme becerisine sahip tanrıça Thetis'i nasıl elde edebileceğini söyler:

"Yüzlerce değişik şekle girse de ona yakın dur, ve onu sımsıkı kavra. ilk baştaki şekline girene dek onu bırakma." (Ovid, Metamorphoses 11.250)

Peleus güzel Tanrıçayı Magnesia burnunun kuzeyinde Sepia diye adlandırılan yerde uykuda iken basar ve onu sımsıkı kavrar. Thetis kendisi ile birlikte olmaya karşıdır çünkü kendisi bir ölümsüz, Peleus ise bir ölümsüzdür. Tanrıçanın hiçbir dönüşme çabası sonuç vermez. Böylece sonunda pes eder, tüm tanrıların gözü önünde Peleus ile evlenir ve ona Akhilleus'u doğurur. Thetis ile Peleus'un evlilik töreni hem görkemi hem de düğünde meydana gelen elma olayından dolayı ünlüdür. Troya savaşına kadar uzanacak olaylar bu düğünle başlar. Düğünde tüm Olympos tanrıları yer alır. Musalar şarkılar söylemektedir. Kavga ve nifak tanrısı Eris düğüne davet edilmeyişinin intikamını ortaya bir elma atarak alır. Elmayı atarken en güzele diye bağırır. Elmanın üzerinde de "en güzele" diye yazmaktadır. Daha sonra olaylar Paris'in güzellik yarışmasında hakemliğine, Helena'yı kaçırmasına ve Troya savaşının başlamasına kadar uzanır.

Zamanında Zeus ve Poseidon Thetis'le birlikte olmak istemişlerdir. Fakat tanrıça Themis'in, oğlunun babasından güçlü olacağı uyarısı nedeniyle hiçbiriyle evlenmez. Kehanet Akhilleus ile gerçekleşir.

Thetis oğlunu ateşe tutup, ambrosiayla yıkayarak ölümsüz yapmak istediği sırada Peleus onu son onda fark edip onu engeller. Bu yüzden Thetis kendisini terk eder ve denize geri döner. Peleus Akhilleus'u eğitmesi için kentauros Kheiron'a verir. Kendisi yanına İason ve Dioskurları alarak İolkos'un şehrini yağma eder ve Astydamia'yı öldürerek intikamını alır.

Thetis'in kendisini terk etmesi, oğlu Akhilleus ve torunu Neoptolomos'un ölmesi üzerine Peleus iyice yalnız kalır ve ölmek istemektedir. Fakat evliliklerinin hatırına Thetis geri döner ve onu ölümsüz yapmak istediğini söyler.

Peleus ile Thetis'in mücadelesi Peithinos'un bir kasesinin iç tarafında betimlenmiştir. (M.Ö 500 civarı, Berlin, Antikensammlungen). Peleus ile Thetis'in düğünü Kleitos'un François vazosu ana frizinde (İ.Ö. 570 dolayları, Floransa, Museo Archeologico) resmedilir. Birçok Rönesans ve barok ressamda, figürlerin çokluğu nedeniyle büyük pano resimleri ile tavan fresklerine uygun düşen bu elverişli konuyu kullanmışlardır. Genel eğilime karşı olarak Hollandalı Joachim Wttewael küçük bir bakır levha üzerine çok zengin figürlü bir "Peleus ile Thetis'in Düğünü sahnesi işlemiştir. Konuyu edebiyat alanında işleyen yapıtlar arasında Romalı ozan Catullus'un İ.Ö. 60 yıllarında yazdığı destan öne çıkar.






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36677127 ziyaretçi (102709964 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.