Peygamber Firavunlar
 
Akhenaton

Peygamber Firavunlar

Hazırlayan: Akhenaton

Firavun (ya da firavunlar), hakkındaki en büyük yanılgılardan biri de onların her daim çok tanrılı/putperest bir dinin temsilcileri ve tanrı oğlu oldukları inancıdır. Oysa Mısır tarihinde monoteist olan, yani tek bir Allah'a inanan firavunlar da bulunmaktadır.

(Bu sitenin üstteki bannerinde de gördüğünüz) Firavun 4. Amenhotep, daha sonra "Firavun Akhenaton" adını alacaktır -ki site yönetici şahsımın da Akhenaton rumuzunu kullanmamın nedeni, Akhenaton'un tevhid dinine ve Hz. Yusuf'un Rabbine iman etmiş olmasıdır- hükümdarlığının 5. yılında tüm (Amon) rahipleri(ni) krallık bünyesinden çıkarıp tapınaklarını kapatacak, tanrılar için yapılan tapınaklar, ayinler ve rahip maaşlarının hepsini tek bir Rab dediği Aton için yaptırmaya başladığı yeni binalara ve eserlere yönlendirecektir.

Firavun Akhenaton, genel kabul gören kapalı tapınaklar ve gizli ayinleri de yasaklayarak kendi ibadetini güneşin altında ve herkesin gözleri önünde yapacaktır. Hükümdarlığının 5. yılında Aton dışında bir ilah olmadığını, Aton'un tek ve mutlak Rab olduğunu haykırıp diğer sahte ilahlara tapınmaya yasak getirecek kadar gidecektir bu inancı.

Akhenaton'un firavun olması da ilginç bir tesadüfe ya da kaderin bir cilvesine dayanmaktadır. Akhenaton, aslında küçük kardeş olduğundan firavun olmaya aday değildir. Firavun olmak için eğitilen büyük ağabeyi Tutmose'nin bilinmeyen bir hastalıktan dolayı ani ölümü ile firavun adayı olmuş ve bu kısa süre içerisinde babasının da ölümüyle Akhenaton, firavun olarak tahta çıkmıştır.

Akhenaton firavun olduktan sonra kısa bir süre sonra tek bir Rab olduğunu söylediği Aton'a taptığını ve rabbinin tüm diğer sahte ilahlardan üstün olduğunu dile getirmeye başladı. Akhenaton, taptığı ilâhın hiçbir hayvanî ya da maddi figürle resmedilmesini istemiyor, buna karşı çıkıyordu. Ancak yine de insanlarına ifade etmek için onu (Allah'ın en-Nur ismine isnat edercesine) güneşe benzetmeyi ve "aydınlatan", "ışık getiren" tanrı olarak anmayı uygun gördü.

Bu durum, sadece rahipleri ve soyluları değil, tüm Mısır halkını sarsacak ve derin bir inanç krizine dönüşecekti. Bir firavun, bir anda güvenip taptıkları tüm sahte tanrılarını hiçe sayarak tek bir ilâhı yüceltiyordu.

Peki Akhenaton, tek tanrılı bu tevhid inancına nasıl bu kadar bağlanmıştı? Neden yıllardır kabul edilmiş bir devlet inancını çevresel bir baskı yokken bir anda kabul edivermişti?Yoksa Firavun Akhenaton bir peygamber miydi? Bu şartlar altında bu olasılık pek de uzak görünmüyor. Çünkü Akhenaton, tarihin bilinen ilk monoteist/tek bir Allah'a inanan yöneticisiydi.

Kraliçe Nefertiti de kocasının tek tanrılı dinini paylaşıyordu. Akhenaton, inançlarının bir ödülü olarak bakmıştı hep Nefertiti'ye Belki de aralarındaki bu aşk, halkın krallarının inançlarına olan bağlılığını yumuşatıyor, sert bir isyandan alıkoyuyordu. Ancak eski tanrıların/sahte ilâhların gözden düşmüş, eski ihtişâmını ve gücünü yitirmiş rahipleri boşalmaya başlamış tapınaklarında gizli toplantılar yapmaya, zaten bu yeni dine henüz hazır olmayan halkı kışkırtmaya başlamışlardı. Özellikle de en gözde ve en söz sahibi olan Amon-Ra rahipleri, bir anda neye uğradıklarını şaşırmışlar, yetkilerini ve maddi güçlerini kaybetmiş bir şekilde kendilerini saraydan uzaklaşmış bulmuşlardı.

Ufak-tefek isyanlar baş gösterdiğinde Akhenaton, tehlikeyi sezmeye başlamıştı. Ancak yine de doğru bildiği yolda yürümeye devam ediyordu. Kendisine ve taptığı İlâha karşı girişilen hamleleri büyük bir tehdit olarak algılayacak ve diğer tanrıları ve dinleri tamamen yasaklayacaktı. Belki de başından beri böyle bir niyet içerisinde olan Akhenaton, birkaç karşı hareketi bir fırsat olarak görmüştü.[1]

Bundan sonra tüm diğer tapınaklar kapatıldı, ibadetler yasaklandı, eski yazıtlardan “tanrılar” ifadeleri çıkarıldı.[2] Bütün bu yenilikler, Akhenaton'un "gerçeğe" (maat), dolayısıyla "doğal" olan, hayatın ritimlerine uygun her şeye verdiği dinsel değerle doğrulanıyordu; çünkü çok genç yaşta ölecek bu firavun, "yaşama sevinci"nin dinsel anlamını, Aton'un tükenmez yaratıcılığından, öncelikle de tanrısal ışığından zevk almanın mutluluğunu keşfetmişti. Akhenaton, "reform"unu kabul ettirebilmek için, Amon'u ve diğer bütün tanrıları başından savıp, hayatın evrensel kaynağı güneş kursuyla tanımlanan Aton'u öne çıkardı: Güneş kursu, kendisine inananlara hayat simgesini (ankh) taşıyan ellerle sonlanan ışınlar şeklinde tasvir ediliyordu.

Akhenaton'un teolojisinin özü Aton'a seslenen iki ilahide bulunur (yalnızca bu iki ilahi korunabilmiştir). Bunlar kesinlikle Mısır'ın en soylu dinsel ifadeleri arasındadır. Güneş "hayatın başlangıcı"dır, ışınları "bütün ülkeleri kucaklar.", "Sen çok uzakta olsan da, ışınların yeryüzünde; sen insanların yüzlerinde olsan da, izlerin görülmez.", "Aton, kadının içindeki tohumun yaratıcısı"dır ve cenine o can verir, doğuma ve çocuğun büyümesine o göz kulak olur; tıpkı kuş yavrusuna da soluk verip koruduğu gibi. "Eserlerin ne kadar çeşitlidir! İnsanların önünde gizli duruyorlar. Ey sen tek tanrı, senin dışında başka tanrı yok." Bütün ülkeleri, bütün erkekleri ve kadınları Aton yaranı ve her birini, gereksinimlerine özen göstererek yerine koydu. "Dünya senin sayende varlığını sürdürüyor!", "Herkes aşını buluyor." [3]

Böylece Akhenaton Musa’nın tevhidi dinine zemin hazırlamıştır.[4] Akhenaton geleneğinin bir kaç kişi arasında devam etmesi ve İncil’e göre Akhenaton’un zamanından bir buçuk yüzyıl sonra İsrailoğulları'ndan köleleri Mısır’dan çıkaran efsanevi lider Musa’yı etkilemiş olması mümkündür.[5] Hz. Musa, 10 emrin de yazılı olduğu Akhenaton tapınaklarında yazılı olan tek tanrılılığa, yani Allah’a inanmıştı.[6]

Birçok batılı yazarçizer , Akhenaton’un İbrahim peygamber olabileceği konusunda görüş birliğindedir. Ancak bunu destekleyecek herhangi bir veri ya da kelime dahi yoktur... Ancak Akhenaton da sünnet olmuş ve sünneti Mısırda kurallaştırmıştır.[7]

Akhenaton’un inandığı dinde domuz eti yemek günahtı. Tapınağa girmeden önce el ve ayaklarla yüz belirli bir ritüele uygun olarak yıkanıyor, yani abdest alınıyordu. Cinsel ilişkiden sonra da günümüzde gusül abdesti dediğimiz biçimde mutlaka baştan aşağı yıkanmak gerekiyordu.[8]

J. H. Breasted, The Dawn of Conscience; London 1934. The Dawn of Conscience isimli eserinde Breasted Tevrat’ın Firavun literatürünün bir adaptasyonu, mezmurların Akhenaton’a ait olduğunu, darbı mesellerin de Amenemope’den geldiğini iddia eder.[2] Mısırlı tarihçi Ahmed Osman iseAkhenaton'un annesinin babası olan Yuya'nın Eski Ahit ve Kur'an'da adı geçen Yusuf Peygamber ( Joseph ) olduğunu iddia etmektedir.[9]

Bazı kaynaklarda Akhenaton (Tanrı Aton’un dünyadaki temsilcisi olduğunu ileri sürerek, yani ilk olarak dünyada peygamberlik ilan ederek), okunan duaların sonuna, adından kaynaklanan "amen" kelimesinin eklenmesini emretti ve bu gelenek Musa tarafından Tevrat’a taşındı ve sonunda 3 dinin de dualarına girdi. Amen kelimesi zamanla değişerek ‘Amin’e dönüştü.[6]

Diğer bazı bilgilere göre, Hz. Yusuf, bu dönemde (M.Ö. 1500) yaşamıştır. Mısır dilindeki ismi Yuzarsif'tir. Hz. Yusuf ,3. Amenhotep zamanında saraya köle olarak gelmiş, 4. Amenhotep zamanında Kralın başdanışmanı ve Mısır Azizi olmuştur. 4. Amenhotep Hz. Yusuf'a tabi olup bir tek Allah'a iman etmiş ve "Akhenaton" ismini almıştır. Akhenaton, bir tek Allah'a iman eden demektir. Nefertiti de Allah'a iman edenler arasındadır.[10]

Akhenaton, Yusuf Peygamber'in rüyasını yorumladığı firavun olarak düşünülen tek uygun firavundur. Yusuf Peygamber onun danışmanı, mali müşaviri ve veziri olması hususu da ayrı bir görüştür. Tek İlah inancına Yusuf Peygamber sayesinde geçen bu Firavun Amon inancını yıkmıştır. Amon rahipleri, İşsiz kalacaklarını ve insanları pagan inançlarla sömüremeyeceklerini anlayınca, Yusuf Peygamber'e karşı birçok suikast girişimine başvurmuşlardır. Akhenaton ve Hz. Yusuf Peygamber öldüğünde, tahta Akhenaton'un yerine 10 yaşında olan Tutankhaton geçti. Amon rahipleri bu çocuk firavunu kendi istedikleri gibi yetiştirip babasına ve onun Tek İlah inancına düşman ettiler. Bu dönemde Yusuf Peygamber'e ait bilgileri yok etme girişimine başladılar. Onun isminin Mısır'da anılması bile Amoncuları rahatsız etmeye yetiyordu. Tutankhaton ismini Tuthankhamon olarak değiştirerek Amon ve diğer pagan ilahlara tekrar tapınılmasının yolunu açmış oldu. Genç firavun 18 yaşında öldüğünde, Amon rahipleri eski sömürge ve pagan düzenin tekrar getirilmesi sebebiyle Tutankhamun'a unutulmaz bir tören yaptılar. Firavun çoktan hazırlanmış olan mezarına, yüzyıllar sonra Howard Carter tarafından bulunmak üzere yerleştirilmiş, Akhenaton ve soyundan birçok kimsenin isimleri ise tapınak duvarlarından silinmiştir.

Akhenaton'in tek tanrılı dinlerin öncülüğünü yapan bir firavun olduğu iddiası ve bu dinin daha sonra Yahudilik şekline dönüşmüş olabileceği birçok bilim adamı tarafından kabul gören bir görüştür. Bu görüşün en önemli savunucularından birisi "Moses and Monotheism" (Musa ve tek tanrıcılık) isimli kitabında açıkladığı görüşleriyle Psikanaliz biliminin kurucusu olan Sigmund Freud'dur. Freud, Hz. Musa'nın kendisine iman edenlerle birlikte Akhenaton'un ölümünden sonra Mısır'ı terk etmek zorunda kalan Atenist bir din adamı olduğunu iddia etmiştir. Diğer Mısır Bilimciler ise Yahudilik ve diğer Semitik dinî âdetler arasında doğrudan yakın alâkaların mevcudiyetine dikkat çekmektedir.[x]

Akhenaton'un Dualarından Alıntı

Tanrı uludur, birdir, tektir.
O'ndan başkası yoktur.
Bir tanedir,
O’dur her varlığı yaratan
Bir ruhtur tanrı, görünmeyen bir ruh…
Ta başlangıçta vardı tanrı,
Tek varlıktı O.
Hiçbir şey yokken O vardı.
Her şeyi O yarattı (…)
Ezelden beri süregelen varlığı,
Ebediyete kadar sürecek,
Gizlidir tanrı, kimse görmemiştir onu.
İnsanlara ve yarattıklarına sır kalır her zaman.
[1]

El Amarna mezqarlarındaki Kaya Tabletlerden.

Hz. Yusuf Dizisi'nde Akhenaton



Kaynaklar

[1] Bahadır İçel, "Firavunlar", Anonim Yayıncılık, İstanbul 2010, s. 74-80.
[2] Ali Köse, "Musa ve Tektanrıcılık", Divan, 1998/1, s.38.
[3] Mircea Eliade, "Dinsel İnançlar ve Düşünceler Tarihi", Kabalcı Yayınevi, s.132-133.
[4] L. Shengold, “A Parapraxis of Freud’s in Relation to Karl Abraham”, American Imago, 1972, 29, 123-159; W. Meissner, Psychoanalysis and Religious Experience, s. 51.
[5] http://www.dicle.edu.tr/Contents/f87c8d14-a77b-4e61-ba66-76584adc8332.pdf
[6] Prof Dr. A. Nihat Bozcuk vd, "Biyoloji Eğitiminde Evrim", Malatya 2007.
[7] http://quran-incil-tevrat.com/kehf-ve-rakim.pdf
[8] http://www.izedebiyat.com/yazi.asp?id=54649
[9] http://www.dunyadinleri.com/atenizm.html
[10] http://depo.feyyaz.org/mailguruplarideposu/mail/PDF/Haftalik-Bulten-06-Mart-2015.pdf






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36630380 ziyaretçi (102629009 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.