Popol Vuh, IV
 

Popol Vuh

Mayaların Kutsal Kitabı

4. Bölüm

Yeryüzü karanlığa gömülmüştü. Güneş henüz doğmamıştı. Ama yeryüzünde Vukub-Cakix adında kendiyle gurur duyan bir adam vardı. Yer ve gök, yerindeydi; ama Güneş ve Ay, görünmüyordu. Sonra Vukub-Cakix, şöyle dedi:

"Boğulup giden insanlardan geriye kalanlar, gerçekten sıra dışıdır ve onlar, olağanüstü bir yaratılışa sahiptir.

Dolayısıyla şimdi ben, tüm yaratılmışların üzerinde yükseliyorum. Ben, onların Güneş'i, ışığı ve Ay'ıyım.

Görkemim karşısında kimse duramaz. İnsanlar, benim sayemde hayatlarını sürdürür. Gözlerim, gümüştendir. Değerli taşlar gibi parlar. Dişlerim ise gökyüzü gibi parlar.

Burnum, uzaktan Ay gibi parlar. Tahtım, gümüştendir. Ben tahtıma geçerken yeryüzü aydınlanır.

Bu sebeple ben, insanların Güneş'i, Ay'ıyım. Öyleyse olsun; çünkü ben, çok uzakları bile görebilirim."

Vukub-Cakix, böyle konuştu. Ama gerçekte o, Güneş değildi. O, yalnızca değerli taşları ve zenginliğiyle övünüyordu. Gerçekte görüşü kısıtlıydı ve gözleri dünyanın her yerini görebilecek kadar güçlü değildi.

Güneş, henüz yüzünü göstermemişti. Gökte ne Ay ne de yıldızlar vardı. Gün, henüz aydınlanmamıştı. Bu yüzden Vukub-Cakix, kendisini Güneş ve Ay'a eş tutmuştu. Tek isteği, güneş ve ay henüz gökte parlamaya başlamadığı için kendisini öne çıkarıp her şeye hükmetmekti. Tüm bunlar, ağaçtan yaratılan insanlar yüzünden gelen sel zamanında yaşandı.

Şimdi de Vukub-Cakix'in ne zaman öldüğünü, nasıl alaşağı edildiğini ve yaratıcıların nasıl yarattığını anlatalım size.






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36810753 ziyaretçi (102946091 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.