Prenses Diana’nın Ölümü
 

Prenses Diana’nın Ölümü

Ön bilgi: Prenses Diana, bir araba kazasında mı can vermişti yoksa kinci bir kraliyet ailesinin emriyle İngiliz Gizli Servisi tarafından mı öldürülmüştü?

1996 yılında Prens Charles’ten boşandıktan sonra Prenses Diana ve Kraliyet ailesi arasındaki ilişkiler bozulmuştu. 1997 yılında Prenses Diana’nın Londra’nın ünlü mağazalarından Harrods’un sahibi Mohammed Al Fayed’in eğlence düşkünü oğlu Dodi Al Fayed ile nişanlanmak üzere olduğu dedikoduları yayılmıştı. Bu durum, görünürde Diana’nın popülaritesini zedeleyen ve Kraliyet ailesinde sıkıntı meydana getiren olaylar zincirinin son halkası olmuştu.

1887 yılının 31 Ağustos gecesinde, Diana, Dodi ve korumaları Rees-Jones, Henry Paul’ün kullandığı bir arabaya binmişlerdi. Bu sırada motosikletli ve otomobilli bir paparazzi grubu, peşlerine düşmüştü. Araba, bir tünelin içinden geçerken, hızlanırken soldaki daha yavaş ilerleyen bir aracı geçmeye çalıştıkça sağa doğru kayıyordu. Araba, kontrolden çıkmıştı ve sonunda bir sütuna çarptı. Araba, parçalanmış bir hurda yığınına dönmüştü.

Şoför ve Dodi, hemen orada öldüler. Rees-Jones, ciddi şekilde yaralanmıştı. Diana ise ölümün eşiğindeydi. Rees-Jones, kazadan sonra hayatta kalmıştı. Ancak çenesi için bir estetik ameliyat yapılması gerekmiş, kolu kırılmıştı. Birkaç hafta komada kalmış ve kazadan sonra ancak çok az şey hatırlayabilmişti. Diana’nın kazada aldığı hasar, öldürücüydü.

İddiaya göre Diana’nın Dodi ile olan ilişkisi, birçok nedenden dolayı Kraliyet ailesinde şok etkisi yapmıştı. Öncelikle Dodi, Müslüman’dı ve ileride sahip olacağı çocuklar da Müslüman olacaklardı. Bu durum, eşi görülmemiş bir skandala neden olacaktı.

Bunun yanı sıra Mohammed Al Fayed, bir İngiliz pasaportu alma talebini reddeden İngiliz hükümetiyle uzun süren bir mücadele vermişti.

Oğlunun gelecekteki kralın annesiyle evli olduğunu görmek, Mohammed Al Fayed için olağanüstü bir kişisel zafer, Kraliyet ailesi için de bir hakaret anlamına gelecekti. Mohammed Al Fayed’in 1998 yılının Haziran ayında Sunday-Times’e verdiği beyanda:

“Hata yapmadan nişanlanmak üzereydiler. Diana’nın İngiltere’ye döndüğünde oğullarına Dodi’nin teklifinden bahsedeceğine hiç şüphem yok!”

Demişti.

Daha yaygın olarak savunulan bir teori de, öldüğünde Diana’nın hamile olduğuydu ve Kraliyet ailesi, Diana’nın oğulları üzerinde olumsuz etki oluşturabileceğinden dolayı bu bilgiye erişimi kısıtlamışlardı. Hatta başka bir iddia da Diana’nın aslında kazanın hedefi olmadığıydı. Aksine, hedef, Dodi’ydi ve Diana, yanlış zamanda yanlış yerde bulunan kişiydi.

Olaya karışan paparazzilerden biri olan James Andanson, 2000 yılının Mayıs ayında esrarengiz bir şekilde ölü bulunmuştu. Beyaz renkli bir Fiat Uno arabası vardı. Ölümünden kısa bir süre sonra foto ajansı Sipa, silahlı ve maskeli adamlar tarafından basılmıştı.

Eski İngiliz istihbarat subayı Richard Tomlinson, kazayı M16’nın planladığı ve yönettiğine dair şüphelerini dile getirmişti. Öyle ki yanıp sönen ışıklar kullanıldığından Paul’ün gözleri kamaşmış, etrafı göremez hale gelmiş ve sonunda bu kaza meydana gelmişti. Olay, tıpkı Sırbistan Başkanı Slobodan Miloseviç’in suikastinin planlandığı bir operasyon şeklinde geçmişti. Yolu kapayan CCTV kameraları, açıklanamaz bir şekilde kapatılmıştı.

Paul, gizemli teslimatlar almıştı. Tomlinson, Paul’ün bir M16 ihbarcısı olduğunu iddia etmişti. 1996 yılında Diana, Prens Charles’ın aşamalı bir araba çarpışması planıyla kendisini öldürme teşebbüsünde bulunacağına dair korkularını bir kasete kaydettikten sonra her şey açığa çıkmıştı.

Prenses Diana’nın ölümüyle ilgili yapılan resmî açıklamada Paul’ün ilaç tedavisi gören bir alkolik olduğu iddia edilmişti. Tünelde parlak bir ışık gördüğünü iddia eden tek şahit, yine bu açıklamaya göre güvenilmez bir kişiydi ya da muhtemelen böyle bir şahit hiç yoktu. Diana, paranoyak olarak biliniyordu. Bu yüzden Charles’e yönelik bu denli şiddetli açıklamalar, onlara göre pek de şaşırtıcı değildi.

Paul’ün kan örneklerinin alkol almış gibi görünecek şekilde düzenlendiğinden ve alkolizme yönelik suçlamaların asılsız olduğunu düşündüklerinden dolayı Al Fayed ve diğer başka birtakım insanlar da yürütülen incelemelerin bir maskaralık olduğunu iddia etmektedir.
 






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36660900 ziyaretçi (102681535 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.