Rüyâ Hırsızı
 

Rüyâ Hırsızı

Ayşegül (Hiç Düşünce)

Son zamanlarda rüyâlarıma bir şeyler oluyor. Biri, benim rüyâlarımla oynuyor... Evet, evet, kesinlikle eminim. Nasıl mı? Anlatayım...

Ben, istisnâsız her gece (maalesef) rüyâ görürüm. O çatı senin, bu dağ başı benim dolaşır dururum. Hatta geçenlerde bir bulutum vardı. Onunla uçuyordum. Ohh, ne keyif... Anlatılmaz yaşanır hani ya.. Sizin anlayacağınız, en mânâsızından tutun da içinde derin mânâlar yatanına kadar her çeşit rüyâ bulunur elimizde.

Rüyâlarımı da kendim tabir ederim. Eee, ne de olsa onlar, benim hayatımın işaretlerini taşıyor, en iyi ben anlarım bana ne anlatacağını değil mi? Rüya tâbirlerini kendi rüyâlarımla pek bağdaştıramıyorum. Her neyse... Konumuza dönelim...

Rüyâlarımda bir gariplik olduğunu sezmeye başladım... Sanki bana âit olmayan, başkasına âit olan rüyâlar görüyorum. Biri, benim rüyalarımı çalıyor. Onların yerine de kendi istediklerini görmemi istiyor. Umutsuzca aradığı bir şey var, bunu hissedebiliyorum. Her nasılsa rüyalârımdan faydalanarak aradığına ulaşabileceğini düşünüyor. Muhtemelen beyin dalgalarını iyi kullanabilen, telepati yeteneğini geliştirmiş ve bu şekilde iletişime geçebilmeyi başaran biri -aslında benimde bir tür telepat olduğumu düşünenler var; ama hiç ilgilenmedim. İlgilenseydim, belki bu meraklı rüyâ hırsızını yakalayabilirdim- Eee, öyle de olmalı, değil mi? Yoksa nasıl rüyâlarımı kontrol edebilecek ki?

Komik olan, ne aradığını biliyorum sanırım: bir kitap... Rüyâmda gördüm: çok, çok eskilerden kalma bir kitap... Bana verdiler onu. Sır kitabıymış... Artık neyin sırrı varsa içinde... Altın kaplama bir ciltle ciltlenmiş yeni bir kitap. Ama aslında çok eskiymiş. Adı da -AB-BAKA- Ne demekse... Tuhaf...

Başka bir gece, yine benimle alakâsız bir rüya; XVIII. yy. İngiltere'sindeyiz (ne alakaysa artık). O döneme ait kitaplar gazeteler ve hepsi İngilizce. Evin bir odasına kitaplık yaptırıyormuşum. Ev dediysek; şu romanlarda, filmlerde gördüğümüz perili mâlikâneler var ya, işte ondan. Kitapları, gazeteleri oraya muhâfazalı bir şekilde saklıyormuşum.. Çünkü; iki yüz yıl sonra biri gelip bulacakmış... Diğer yandan da düşünüyorum; "Acaba torunlarım, bu mirâsı koruyabilecek mi?" diye.

Aslında bunlar, rüyâmdaki eşime aitmiş (ki böyle bir adamı tanımıyorum) ve o saklıyormuş. O ölünce ben saklamışım ve de kadın olduğum için daha zekice muhafaza ediyormuşum...

Benim merak ettiğim, benim rüyâlarımı çalıp yerine kendi istediklerini görmemi sağlayan bu kişi, gördüğüm rüyâlardan bir şeyler öğrenebiliyor mu? Daha da sinirimi oynatan, (bana ne canım başkalarının rüyasından; neden yatıp da kendisi görmüyor kendi rüyasını?) bu gördüklerimi çalabiliyor mu ve çalabiliyorsa aradığını buldu mu? Eğer bulamadıysa; bu, daha ne kadar böyle devam edecek?... Ama o, benim rüyalarımla oynamaya devam ederse benim de ona oyunlarım olacak; Görmek istediklerini değil; görmesini istediklerimi göstereceğim. Tâ ki kafamın içinden çıkıp beni özgür bırakana kadar...

Ayşegül,
19:37:35, 27 Mayıs 2010, Perşembe.





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: Ruya, 30.01.2015, 03:10 (UTC):
Çalmadan ziyade zihnin açıksa belki başkasının ruyasına veya başkası sana karışıyor olabilir, benle erkek kardeşimde oluyordu bir ara aynı odada yatınca kasılmalı sanki her yerin tutuluyor ruhun havada zihinsel karışıyor gibi olurken rüyadan uyanıyordum, onda oluyormu sormadım ama o bişeyin olacağını veya çalınacağını filan görüyordu bazen zihni daha açıktı sanırım bu işlere , sonra odaları ayırdık geçti, şimdi bazı dualar var onlarla görüyorsun ama temiz iyilikle namazla vs. merteben yükselir ise gerçekten daha yakın ruya görüleceği açık bence bu işe yatkınsan daha çabuk görürsün yok değilsen düzgün zikir çalışmaları ve ibadetlerle sabırla zihin kişinin algılarına göre açılabilir Allah dilerse tabii ..

Yorumu gönderen: ayşegül, 13.12.2010, 08:17 (UTC):
:)hımm..güzel öneri..belki de ikinci bir devam yazısı yazıp mirası sahibine vermeliyim:)

Yorumu gönderen: ali, 07.12.2010, 00:49 (UTC):
belkide mirasin sahibi mirasini almaya gelmistir bence aradigini vermelisin

Yorumu gönderen: Akhenaton, 30.05.2010, 12:17 (UTC):
Öyle bir kitap var mı: benim bildiğim yok. Ama kişi olarak Ulla kraliçesi Abbaka (İng. Abbakka) var. E, Hintliler, reenkarne olmaya bayılır, bilirsin...

Yorumu gönderen: ayşegül, 30.05.2010, 10:59 (UTC):
hımm...peki hocam öyle olsun..hani zaten demiştik ya,uygun görmediğiniz yeri-lütfen-düzeltin diye e,sende parantezleri kaldırabilirdin:)sayın kitap arkeoloğu böyle bir kitap var mı ki acaba yada adı bunu çağrıştıran??yada ab-baka herhangi bir manaya geliyor mu ki?neyse...bu kitabın kitabını yazacağım ha ha:)

Yorumu gönderen: Akhenaton, 30.05.2010, 09:59 (UTC):
Hani şu smileyleri atmıştık ya. Acaba şu parantez içi cümleleri, yani ara cümleleri de mi azaltsak? Belki üslup, daha da belirginleşebilir...



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36629440 ziyaretçi (102626858 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.