Ra
 

Ra

Ra, Eski Mısır'ın en önemli ilahlarından biridir. Yaratılışla ilgili bazı Eski Mısır metinlerine göre Ra, önce kozmik yumurtanın içinde gizli halde bulunuyordu. Ra, bu kaz yumurtasından bir kaz ya da şahin biçiminde çıkar. Suların üstünde uçmaya başlayarak göğün karanlıklarını aydınlatır. İlahları bitki, hayvan be insanları yaratır. Yeryüzünü canlandırır.

Mısır'ın Hermapolis metinlerinde de Yaratıcı'nın hediyesi olarak, ilksel sulardan (Nun) bir tepe yükselir ki, üzerinde çatlayıp açılan yumurtadan spritüel bir güneş (Ra) doğar. Her şey, cennetlerin üstündeki bu güneşin doğuşundan sonra yaratılır.

Ra, ilk evreni yarattıktan sonra diğer ilahlarla görüşür ve gözünü ilahe Hathor biçiminde isyankarlara yöneltmeye karar verir. Alemin yöneticisi Ra'nın kızı, kozmik düzenin cisimleşmiş hali ya da tezahür alemi olan Maat'tır. İkiz aslanların babası sayılan Ra'nın bir sembolü de Heliopolis obeliskidir.

Mısır metinleri üzerinde süren araştırmalar, Ra'nın hiyeroglif yazısının yeni çözüldüğü dönemlerde kimi arkeologların sandıkları gibi fiziksel Güneş'i ifade etmediğini ortaya koymuştur.

Ra, Mısır metinlerinde kimi zaman yaratıcı enerji rolünü de üstlenen, İlahi Işığın ya da İlahi tesirlerin kaynağı olan seyyal ya da spritüel bir güneşi betimler biçimde anlatılmaktadır. Fiziksel Güneş'in "Ra'nın gözü" ya da "çocuğu" olarak ifade edildiği bu metinlerde Ra'nın ikizi ve eşi olduğundan ve Ra'nın gökte iki kayıkla yolculuk yaptığından söz edilmektedir.

Ra, kimi metinlerde ise "Ammun-Ra", "Amen-Ra" ya da "Amon-Ra" adıyla belirtilmektedir.

Mu araştırmacısı James Churchward'a göre Ra sözcüğü, Mu'dan yapılan göçlerle birlikte diğer kıtalara yayılmış ve Mısır'a Atlantisli bilge Hermes-Thot'un getirdiği öğretiyle ulaşmıştı. Murry Hope gibi kimi araştırmacılar ise sözcüğün Mısır'a Atlantisli bilge Hermes-Thot tarafından getirildiğini kabul etmekle birlikte, sözcüğün gerek Atlantis'te gerekse Mısır'da fiziksel Güneş anlamında değil; seyyal veya spritüel bir güneş anlamında kullanıldığı görüşündedirler, ki bunlara göre Ra'nın yıldızı Sirius çift yıldızıydı.

Yalnız Mısır'da değil, Mu ve Atlantis'ten göçlerin yapıldığı Peru, Anadolu ve birçok ülkede rastlanılan güneş disklerinin aynı anlamda kullanıldığını ileri süren araştırmacılara göre, bu yanılgının iki nedeni vardır. Birinci, neden, ezoterik bilgiden yoksun kimi arkeologların bu disklere rastladıkları her yerde fiziksel Güneş'e tapınmanın söz konusu olduğu bir Güneş kültünün bulunduğunu sanmaları; ikinci nedense günümüze dek ulaşan eski metinlerin bir kısmının ilk zamanlardaki inisiye yazıcılar yerine yozlaşma sonucu ortaya çıkmış, sembollerin ezoterik anlamlarını iyi bilmeyen yazıcı rahipler tarafından yazılmış olmasıdır.

Eski Mısır metinlerinde Tanrı'nın görünürdeki rumuz ve sembolü olarak belirtilen Ra'nın kimi metinlerde İsis ve Osiris ile özdeşleştirilmekte olduğu görülür. Örneğin ölüler kitabı ve Piramit Metinleri sık sık Ra, Osiris ve Horus'u özdeş kılar. Bir ve aynı birim olarak ele alır.

Birçok mısırbilimci gibi Wallis Budge de bunu şöyle açıklar: Farklı görünümleri ve farklı fonksiyonları farklı adlarla adlandırılmakla birlikte bu farklı görünüm ve fonksiyonların ardında aslında tek olan aynı İlahi Kudret söz konusudur. Bu ilahi kudretin görünümlerinin ve fonksiyonlarının farklı ilah adlarıyla belirtilmesi son derece doğal ve kaçınılmazdır. Kimileri ise Osiris'i Ra'nın gücü olarak yorumlar.

Konuyla ilgili olarak MTİAD eski başkanı Ergün Arıkdal, şu bilgileri vermektedir:

"Mısır'da Ra'nın güneşi Sirius güneşini ifade eder. Bu Sirius, Sirius-A'dan çok Sirius-B'yi ifade eder. Dünya üzerinde uygarlıklarımızın ve tüm insanlarımızın temeli, bir Sirius kültürünün yayılmasından ibarettir."






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36636673 ziyaretçi (102639673 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.