Ramayana Destanı, III
 
Ramayana

Ramayana Destanı

3. Bölüm

Rama'nın Düğünü

Kral Canaka'nın elçileri 3 gün 3 gece süren zorlu bir yolculuktan sonra Ayodhya kentine ulaştılar. Canaka'nın elçilerinden Rama ve Lakşmana'nın kahramanlık öykülerini işiten kral Daşaratha çok mutlu oldu; yaverlerine Mithila yolculuğu için gerekli hazırlıkları yapmalarını emretti. Aziz Vasişthayla kral Daşaratha kutsal hükümdarlık arabasına bindiler. Düğün alayı 4 tarafında ordu birlikleriyle çepeçevre sarılı bir halde yola çıktı.

Uzun bir yolculuktan sonra Mithila'ya vardılar. Kral Canaka şehrin kapısına kadar geldi ve düğün alayını karşıladı. Hep birlikte rengarenk süslenmiş düğün yerine gittiler. Bu arada Vişvamitra da kral Daşaratha'nın geldiğini haber alarak Rama ve Lakşmana'yla birlikte düğün yerine gitti. Prensler babalarını büyük bir saygıyla selamladılar. Kral Daşaratha, Vişvamitra'nın önünde eğilerek:

"Kutsal Efendimiz! Sizin sayenizde bu güzel günü görmek bana nasip oldu."

dedi ve şükranlarını sundu.

Kral Canaka'nın şehri ışıl ışıldı. Bütün kent çiçeklerle, yapraklarla süslenmişti. Her yerden kutsal ilahiler yükseliyordu. Kraliyet yolu, kraliyet sarayı konuklarla doluydu. Düğün çardağı mücevherler, elmas çiçekler ve yapraklarla süslenmişti. Mücevherden yapılmış türlü türlü kuşlar çardağın üstüne asılmıştı, bunlar rüzgarın esintisiyle tatlı melodiler çıkarıyorlardı.

Kral Daşaratha Rama, Lakşmana, Bharata ve Şatrughna'yı alarak aziz Vasiştha'yla birlikte düğün çardağına girdiler. Kral Canaka'ysa çok değerli mücevherlerle süslenmiş elbiseler içindeki 4 prensesi alarak çardağa vardı. Kral Canaka kızlarını Daşaratha'ya takdim etti:

"Kral! İş te bu benim saban sürerken toprakta bulduğumu söylediğim büyük kızım Sita. Kahraman oğlunuz Rama'nın müstakbel eşi. Yanındaki 2. kızım Urmila. Diğerleriyse.küçük kardeşim Kuşdhvaca'nın büyük kızı Mandavi ve küçük kızı Şurutakirti. Sita'nın düğünüyle birlikte onların düğününün de yapılması benim en büyük arzumdur. Ben Lakşmana'yla Urmila'nın, Bharata'yla Mandavi'nin ve Şatrughnayla Şurutakirti'nin evlenmelerini uygun görüyorum, siz de bunu kabul ederseniz beni bahtiyar edersiniz."

Canaka'nın bu isteğini kral Daşaratha kabul etti. Canaka 4 genç kızı Daşaratha'ya teslim etti ve şöyle dedi:

"Bunları sana teslim ediyorum, bunların düğünlerini bizzat sen yap ve onları daima koru, bu zarif gölgeler ebediyen seninle beraber yaşasın."

Düğün günü geldiğinde Daşaratha 4 oğluyla. birlikte düğün çardağına geldi. Aziz Vasiştha;

"Şimdi Rama'nın evlilik törenine başlıyoruz"

dedi. Vasiştha, Satananda ve Vişvamitra, Şastraların emirlerine göre bir sunak tertip ettiler. Her tarafa rengarenk saksılar içinde güzel kokulu çiçekler ekilmiş, kutsal dallardan tütsüler yakılmıştı; konuklara kutsal Arghya içeceği sunulmaktaydı. Bu arada güzeller güzeli Sita mücevherlerle süslü elbisesiyle kutsal ateşin önünde Rama'nın yanında yerini aldı. Kral Canaka:

"Ey Rama! Kızım Sita bugünden itibaren her yaptığın işte senin arkadaşın olacaktır. Bu kızı kabul et ve onun elinden tut. Sita, bir eş olarak sana sadık olacak, kendini sana adayacak. İffetli ve erdemli bu kadın yüce ruhuyla seni yaşamı boyunca gölgen gibi takip edecek."

dedi. Bunları söyledikten sonra Rama'nın ellerine kutsal su serperek onu kutsadı. Tanrılar ve azizler de bu birlikteliği kutsayıp dua ettiler. Böylece Veda ve Mantraların gerektirdiği biçimde düğün töreni yapılmış oldu. Gökyüzü bu evliliği çiçekler yağdırarak kutladı. Lakşmana, Bharata ve Şatrughna'nın düğünleri de aynı şekilde tamamlandı.

Birkaç gün kral Canaka'nın konuğu olan kral Daşaratha sonunda düğün alayıyla birlikte Ayodhya'ya doğru yola çıktı. Mithila'dan biraz uzaklaşmışlardı ki aniden korkunç bir fırtına koptu. Hemen ardından da öfkeli Paraşurama, baltası ve yayıyla ortaya çıktı. Paraşurama'yı gören Ayodhyalılar çok korktular. Kral Daşaratha'nın aklı başından gitti. Paraşurama, Rama'nın yolunu keserek.

"Rama! Şiva'nın eski yayını kırarak nam saldın fakat bugün ben senin ününü ve kibrini yok edeceğim."

dedi. Kral Daşaratha, Rama'yı bırakması için Paraşurama'ya çok yalvardı. Paraşurama, Oaşaratha'nın söylediklerini duydu fakat hiç aldınş etmedi. Paraşurama Rama'ya dönerek şöyle dedi:

"Al bakalım! Şimdi de benim yayımı kaldır da görelim. Eğer kaldıramazsan baltama kurban olursun."

Bunları duyan kral Daşaratha korkusundan kendinden geçip yere yığıldı. Akıllı Rama cesurca ortaya çıktı ve:

"Madem gücümü görmek istiyorsun, pekala, gör o zaman!"

dedi. Paraşurama'nın yayını aldı, ona:

"Senin bütün güçlerini hemen şu anda yok edeceğim."

dedi. Aniden sanki bütün büyü bozuldu ve Paraşurama'nın görkeminden eser kalmadı. Paraşurama Rama'ya yalvardı:

"Kahraman Rama! Bütün güçlerimi yok et, kabul; fakat birazcık akıl bırak bende, bırak ki Mahendra dağına geri dönebileyim."

Bunun üzerine Rama onu bağışladı. Bu büyüklük karşısında Paraşurama, Rama'ya hayran kaldı. Rama Paraşurama'ya gitmesi için izin verdikten sonra düğün alayı yoluna devam etti.

Düğün alayının Ayodhya'ya varışı şehirdeki herkesi mutluluğa boğdu. İnsanlar sevinçten sokaklarda deniz kabukları, ziller, davullar çalmaya başladılar. Kadınlar şarkılar söylediler, etrafa çiçekler yağdırdılar. Kraliçeler, oğullan ile gelinleri için görkemli törenler, ayinler, şölenler düzenlediler. Kral Daşaratha'nın sarayı, tekmil halkın mutluluğunu gösterircesine ışıl ışıl parlıyordu. Herkes çok mutluydu; çünkü prensler kişilikli, erdemli ve varlıklı eşler almışlardı; çünkü Daşaratha ve kraliçeleri mükemmel gelinlere sahip olmuşlardı, üstelik soyları devam edecekti; gelinler de çok mutluydular, çünkü kahraman ve soylu erkeklerle evlenmişlerdi.






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36636793 ziyaretçi (102639945 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.