Ramayana Destanı, XI
 

Ramayana Destanı

11. Bölüm

Rama'nın Sita'yı Arayışı

Mariça'yı öldüren Rama geri dönerken uzaktan Lakşmana'nın geldiğini gördü. İçinde büyük kuşku belirdi. Lakşmana yanına gelince ona şöyle dedi öfkeyle:

"Benim emrime karşı çıkmakla iyi etmedin, Sita'yı yalnız bırakmamalıydın!".

Bunun üzerine Lakşmana, Sita'nın kendisine söylediklerini Rama'ya anlattı. Rama:

"Aklını kullanman gerekirdi. İçimden bir ses Sita'nın şu anda kulübede olmadığını söylüyor."

dedi.

İki kardeş, üzgün ve endişeli bir şekilde kulübeye yöneldiler. Uzaktan Sita'ya seslendiler ama hiç cevap alamadılar. Kulübeye vardıklarında Sita'nın olmadığını gördüler. Rama:

"Gidip arayalım! Sita'yı biri mi kaçırdı acaba, yoksa bir yerlerde çiçek mi topluyor?"

dedi. İki kardeş, her yerde onu aradılar. Her ağaca, her kayaya, her canlıya sordular. Ancak Sita'nın yerini kimse bilmiyordu. Sonra güneşe sordular, havaya yalvardılar, dört bir yanda onu aradılar. Sita'nın rakşasalar tarafından öldürülmüş olabileceği geldi akıllarına, öylece çılgına döndüler. Rama haykırdı, eğer Sita'sını geri vermezlerse tanrıları bile yok edeceğini söyledi. Havayı oklarıyla dolduracak, rüzgarın yönünü değiştirecek, güneş ışınlarım yok edecek, dünyayı karanlığa boğacak, ağaçları kökünden koparacak, göllerin suyunu çekip, okyanusu kurutacaktı. Pançavati'nin ceylanları, güzel Godavari nehrinin kıyısındaki kederli Rama'ya çok acıdılar.

Lakşmana, Rama'yı teselli etmeye çalıştı ve Sita'yı aramayı önerdi. İki kardeş, dağları ve mağaraları tek tek aradılar. Bu şekilde güneye kadar gittiler. Derken yolda kırılmış bir zırh ile parçalanmış bir yay gördüler. Orada bir kavganın olduğunu düşündüler. Biraz daha ileride birden bire Catayus'u farkettiler: Akbaba, kana bulanmıştı. Catayus, Rama'yı gördü.

Ağzından kan gelen Catayus, güçlükle konuştu:

"Tanrıçanı arıyorsun, onu Lanka kralı kaçırdı. Beni kan içinde bırakan da işte odur. Güneye doğru gitmeye devam et!"

dedi ve ruhu göğe yükseldi. Rama, okunu ve yayını yere attı, akbabayı kucağına aldı, onun için ağladı. Lakşmana'ya:

"Bak, bu kuş bile bizim için hayatını verdi. O bir azizdi, babamızın arkadaşıydı. Ormandan odun getir. Onu törenle yakalım."

Rama ile Lakşmana, Catayus'u törenle yaktıktan sonra sık bir ormana girdiler. Yollarını Kadambha adında çok kötü bir ruh kesti. Bu rakşasamnın ağzı karnına gömülüydü, eline geçirdiği her tür canlıyı midesine indirirdi. Çok güçlü kolları olan bu kötü ruh, işlediği bir günahtan dolayı lanetlenmişti. Kadambha eleriyle iki kardeşi de yakaladı, kişneyerek konuştu:

"Tanrılar bugün bana karnımı doyurmam için yemek verdiler. Uzun zamandır açtım!"

Rama ve Lakşmana, kılıçlarını çektiler, Rama rakşasanın sağ kolunu, Lakşmana da sol kolunu bir hamlede kesip attılar. Kadambha acı içinde yere yuvarlandı ve lanet yok oldu. Kadambha bu korkusuz kahramanları tanımak istedi. Rama ona kendisiyle ilgili her şeyi anlattı. Kadambha Rama'yla karşılaşınca kendisine yapılan büyüden kurtulmuştu. Minnettarlığını göstermek için onlara yardım etmeye karar verdi. Şöyle dedi:

"Sita'yla ilgili hiçbir şey bilmiyorum. Ancak size bir yol gösterebilirim. Buradan güneye doğru gidince Rişyamukha adında bir dağa rastlayacaksınız. Orada Sugriva adında bir maymun danışmanlarıyla birlikte yaşamaktadır. Onu mutlaka bulun. Ancak onun yardımı sayesinde Sita'nın yerini bulabilirsiniz. İlk önce Pampa adında bir göle varacaksınız. Gölün kenarında aziz Matanga'nın müritlerinin yaşadıkları inziva yerleri vardır. Şapril adındaki müritle görüşün. Şimdi hemen yola çıkın ve gidip maymunların efendisi Sugriva'yla dost olun!"

İki yiğit savaşçı uzun bir yolculuktan sonra Şapril'in inziva yerine vardı. Şapril Rama'nın ayaklarına kapandı. Onlara dinlenmeleri için yer gösterdi. Yemeleri için tatlı meyveler, lezzetli bitki kökleri ikram etti. Sonra:

"Kutsal Matanga bana sizin birgün mutlaka Çitrakuta'dan buraya geleceğinizi söylemişti."

dedi. Rama ve Lakşmana Şapril'in sunduğu yiyecekleri bitirdikten sonra Rama Sita'nın nerede olduğunu sordu. Şapril:

"Sugriva'yla arkadaşlık kurun. Sita'yı bulmanıza mutlaka yardım edecektir."

dedi ve Rama'nın da iznini alıp gözden kayboldu. Şapril'le tanışan Rama'nın kalbi huzurla doldu, umutsuzlukları yok oldu.





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: ismim yok, 20.09.2016, 18:01 (UTC):
Sonucta ramanin içi huzurla doldu..ve bende rahatladim..bir an ici huzurlA dolmuycak zannettim ve cok korktum.



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36667058 ziyaretçi (102693189 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.