Ramazan Duası (1. Bölüm)
 

Ramazan Duası

(1. Bölüm)

Ramazan Duası'nın Fazileti

Resûlü Ekrem (s.a.v.), birgün otururlarken huzuruna Cebrail (a.s.) gelerek şöyle dedi:

«Ey Allah'ın Resûlü. Allah-u Teâlâ'nın sana selamı var. Bu duâyı ümmetine bir hediye olarak verdi. Bunu okuyan bir mü'minin günahı, Arş ve Kürsi ağırlığınca olsa; Allah-u Teâlâ, onun günahını affeder. Şayet borcu varsa, borcunu ödemeye muvaffak kılar. Bu dua, ölen bir mü'min kulun üzerine okunursa; Allah-u Teâlâ, onun üzerine yüz bin rahmet indirir. Melekler tarafından o kimseye nurdan tabaklar getirilir. Ona şöyle derler: ' Sen, hiç korkma. Biz, sana müjde vermek için geldik. Kıyamete kadar sana arkadaşlık yapacağız'.»

Kim bu duayı Ramazan'ın başında, ortasında sonunda veya son cuma gecesinde her ne niyet ve dilek için okursa, Allah-u Teâlâ, onun dilek ve niyetini gerçekleştirir.

Ramazan Duası'nın Okunuşu ve Anlamı

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ
Bismillēhirrahmēnirrahîm.
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla...

اَلَّلهُمَّ اِنِّى اَسْأَلُكَ بِاسمِكَ الْحُسْنَى
Allâhümme innî es’elüke bismikel hüsnē.
Ey Rabbim! Yüce Esmâ-i Hüsnâ'n hürmetine senden istiyorum...

يَا اَللهُ فَاعْلَمْ اَنَّهُ لآ اِلَهَ اِلاَّ اللهُ
Yâ Allâh, fağlem ennehû lē ilēhe illallâh.
Ey Allah’ım! Senden başka ilah yoktur.

يَا رَحْمَنُ، اَلرَّحْمَنُ عَلَّمَ الْقُرْاَنَ. يَا رَحِمُ، وَ كَانَ اللهُ غَفُورًا رَحِيمًا
Yâ Rahmēn, Er-rahmēnu allemel Kur’ēn. Yâ Rahîm, ve kēnellâhü Ğafûrar-Rahîmē

Ey Merhametli Rabbim! Yüce Kitabımız Kur’an’ı öğreten, affeden ve acıyan sensin.

يَا مَالِكُ، مَالِكِ يَوْمِ الدِّينِ
Yâ Mâlik, mēliki yevmiddin
Ey mülkün ve kıyamet (denilen dehşet verici) günün sahibi ve hakimi Rabbim!

يَا قُدُّوسُ اَلْمَلِكُ الْقُدُّوسُ السَّلاَمُ
Yâ Kuddûs, el Melikül Kuddûsüs-Selâm.
Ey bütün eksik ve noksanlıklardan münezzeh, Malik, güven veren ve yüce olan Rabbim!

يَا مُتَعَالِى فَتَعَالَى اللهُ الْمَلِكُ الْحَقُّ
Yâ Müteâl, feteâlellâhül melikül hakk
Melik, Hak ve selam isimlerinin sahibi olan Allah, imansızların vasfından beridir.

يَا سَلاَمُ وَاللهُ يَدْعُوا اِلَى دَارِالسَّلاَمِ
Yâ Selâm, vâllahü yed’û ilâ dâris selâm.
Allah, insanları kurtuluş yurduna çağırır.

يَا مُؤْمُِ الْمُؤْمِنُ الْمُهَيْمِنُ الْعَزِيزُ
Yâ mü’min, el Mü’minül Müheyminül Azîz
Ey güven sağlayan, görüp gözeten, zor kullanma gücüne sahip yüce ve münezzeh Rabbim.

يَا عَزِيزُ وَ كَانَ اللهُ عَزِيزً حَكِيمًا
Yâ Azîz, ve kēnellâhü Azîzen Hakîmē.
Ey Aziz ve Hakim Rabbim!

يَا جَبَّارُ الْجَبَّارُ الْمُتَكَبِّرُ
Yâ Cebbâr, el Cebbârül Mütekebbir.
Ey güç ve kuvvetin sahibi Rabbim! Yücelik, güç ve kuvvet ancak sana aittir.

يَا خَالِقُ فَتَبَارَكَ اللهُ اَحْسَنُ الْخَالِقِينَ
[K]hâlik, fe tebârekellâhü ahsenül [k]hâlikîn

Ey yoktan var eden Rabbim! Yoktan var etmek, ancak sana aittir.

يَا مُصَوِّرُ هُوَالَّذِى يُصَوِّرُكُمْ فِى اْلاَرْحَامِ
Yâ Musavvir, hüvellezî yüsavvirukum fil erham.
Ey şekil veren Rabbim! Ana rahimlerinde bulunanlara istediği şekli veren Sensin.

يَا بَارِئُ اَلْبَرِئُ الْمُصَوِر. يَا اَوَّلُ هُوَاْلاَوَّلُ وَاْلآخِرُ وَالظَّاهِرُ وَالْبَاطِنُ
Yâ Bâriül Musavvir. Yâ Evvel, hüvel evvelü vel â[k]hiru vez Zâhiru vel Bâtin.
 Zat'ına karşı söylenen sözlerden beri olan, evvel, ahir, zahir, batın ve yapılan şükürleri kabul eden Rabbim!

يَا شَكُورُ اِنَّ رَبَّنَا لَغَفُورٌ شَكُورٌ
Yâ Şekûr, inne Rabbenâ le Ğafûrun Şekûr.
Mutlaka bağışlayan ve şükürleri kabul eden sensin.

يَا وَدُودُ وَهُوَالْغََفُورُ الْوَدُودُ
Yâ Vedûd, ve hüvel Ğafûrul Vedûd.
Ey merhametlilerin en merhametlisi, çok bağışlayıp, çok acıyan Rabbim!

يَا ظََاهِرُ وَالظََّاهِرُ وَالْبَاطِنُ
Yâ Zâhir, vez Zâhiru vel Bâtin.
Ey her görünende birliği gayet açık, zahir ve batın olan Rabbim!

يَا قَائِمُ قَائِمًا بِلْقِسْطِ لاَ اِلَهَ اِلاَّ هُوَ
Yâ Kâimen bil gısti lē ilēhe illē hû.
Ey her şeyi ayakta tutan, mutlaka adaletin sahibi, zatından başka gerçek bir ilah olmayan Rabbim!

يَا حَىُّ اَللهُ لاَ اِلَهَ اِلاَّ هُوَ الْحَيُ اْقَيُّومُ
Yâ Hayy, Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm.
Ey Hay sıfatının sahibi! Sen teksin ve birsin. Senden başka bir ilah yoktur. Hay ve Kayyum olan Rabbim!

يَا عَلِيمُ وَ هُوَ السَمِيعُ الْعَلِيمُ
Yâ Alîm, ve hüves-semîul alîm.
Ey ilmiyle her şeyi kuşatan! Sen, her şeyi bilen ve işitensin!

يَا بَصِيرُ اِنَ اللهَ بَصِيرٌ بِالْعِبَادِ
Yâ Basîr, innallâhe basîrum bil ibēd.
Ey her şeyi gören, mutlak surette kulların her haline nigahban olan Rabbim!

يَا حَلِيمُ اِنَّهُ لَعَلِيمٌ حَلِيمٌ
Yâ Halîm, innehû le alîmün halîm.
Ey yapılan bunca isyana karşı sabırlı olan, Rabbim! Çünkü Sen, ilminle her şeyi bilir ve sabrınla bir müddet verirsin.

يَا حَكِيمُ وَ كَانَ اللهُ عَزِيزًا حَكِيمًا
Yâ Hakîm, ve kēnellâhü azîzen hakîmē.
Ey gerçek hükmün sahibi! Sen Azizsin ve gerçek hüküm ancak Sendedir.

يَا كَرِيمُ اَِّ اللهَ لَغَنِىّ ٌ كَرِيمٌ
 Yâ Kerîm, innallâhe le Ğaniyyün Kerîm.
Ey Kerem ve ihsan sahibi! Senin hazinelerin geniş ve kereminse boldur.

يَا قَادِرُ قُلْ هُوَ الْقَادِرُ عَلَى اَنْ يَبْعَثَ
Yâ Kâdir, kul hüvel kâdiru alâ en yeb’ase
Her şeye gücü yeten, (öldükten sonra da diriltmeye) ancak Sen muktedirsin.

يَا مُقْتَدِرُ عِنْدَ مَلِيكٍ مُقْتَدِرٍ
Yâ Muktedir, inde melîkin muktedir.
Ey herşeyi kudreti ile ayakta tutan Rabbim! (Yarın kıyamet gününde takva sahibi kullar,) Melik-i muktedir olan Rabbin katında bulunacaklardır.

يَا بَاعِثُ اِنَّ اللهَ يَبْعَثُ مَنْ فِى الْقُبُورِ
Yâ Bâis, innallâhe yeb’asü men fil gubûr.
Ey ölenleri dirilten! Kabirlerde çürüyecek toprak olanları da sen dirilteceksin.

يَا رَازِقُ وَاللهُ خَيْرُ الرَّازِقِينَ
Yâ Râzıg, vallâhu [k]hayrür-râzigîn.
Ey her canlının rızkını veren! En güzel rızkı veren sensin.

يَا وَارِثُ وَ ِللهِ مِيرَاثُ السَّمَوَاتِ وَاْلاَرْضِ
Yâ Vâris, Ve lillēhi mîrâsüs-semēvēti vel ard.
Ey mülkün yegane sahibi! Semaların ve yerin mutlak sahibi Sensin.

يَا قَوِىّ ُ اِنَّ اللهَ لَقَوِىّ ٌ عَزِيزٌ
Yâ Kaviyy, innallâhe le kaviyyün azîz.
Ey en güçlü! Güçlü ve Aziz sensin.

يَا شَهِيدُ اِنَّ اللهَ عَلَى كُلِّ شَيْئٍ شَهِيدٌ
Yâ Şehîd, innallâhe alē külli şey’in şehîd.
Ey her şeyin şahidi! Mutlaka her şeyin gerçek yüzünü bilen sensin.

يَا مُبْدِئُ اِنَّهُ هُوَ يُبْدِئُ وَ يُعِيدُ
Yâ Mübdiu, innehû hüve yübdiu ve yuîd.
Ey yoktan varden! Yoku var, varı yok eden Allah’ım!

يَا رَزَّاقُ وَللهُ يَرْزُقُ مَنْ يَشَاءُ
Yâ Rezzâg, vallâhü yerzügu men-yeşē'.
Ey bol rızık veren! Dilediğine rızık veren sensin.

يَا تَوَّابُ اِنَّ اللهَ كَنَ تَوَّابًا رَحِيمًا
Yâ Tevvâb, innallahe kēne tevvēben rahîmē.
Ey tevbeleri, yakarmaları kabul eden ve bağışlayan rabbim!





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: Selma .D, 13.08.2010, 16:13 (UTC):
Mehmet kardeşim aradığım duaları kolaylıkla bu sitede bulabiliyorum.Allah senden razı olsun siten gerçekten mükemmel ellerine sağlık.



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36621940 ziyaretçi (102613119 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.