Ramazan Duası (2. Bölüm)
 

Ramazan Duası

(2. Bölüm)

يَا وَهَّابُ اِنَّكَ اَنْتَ الْوَهَّبُ
Yâ Vehhâb, inneke entel vehhâb.
Karşılıksız veren ancak Sen'sin.

يَا جَلِيلُ ذُلْجَلاَلِ وَاْلإِكْرَامِ
Yâ Celîl, zül celâli vel ikrâm.
Ey Yüce olan Rabbim! Celal ve ikram sahibi Sen'sin.

يَا جَمِِيلُ فَاصْبِرْ صَبرًا جَمِيلاً
Yâ Cemîl, fasbir sabran cemîlē.
Ey güzeller güzeli Rabbim! Her hususta bizi güzel sabredenlerden eyle.

يَا وَكِيلُ وَ كَفَى بِاللهِ وَكِيلاً
Yâ Vekîl, ve kefē billēhi vekîlē.
Ey her şeyin dayanağı Allah’ım! Dayanak olarak sen bize kafisin.

يَا كَافِي وَ كَفَى اللهُ الْمُؤْمِنِينَ الْقِتَالَ
Yâ Kâfî, ve kefallâhül mü’minînel gıtēl
 Ey bakıp gözeten Allah’ım, Savaşta mü’minleri gözetip muvaffak kılan Sen'sin.

يَا وَلِىّ ُ وَهُوَ الْوَلُىّ ُ الْحَمِيدُ
Yâ Veliyy, vehüvel veliyyül hamîd.
 Ey dost olanların dostu olan Rabbim! Övülmeye layık tek dost Sen'sin.

يَا رَبِّ فَتَبَارَكَ اللهُ رَبّ ُ الْعَالَمِينَ
Yâ Rabbi, fe tebērakellâhu rabbül âlemîn.
Ey her şeyi terbiye eden! Alemleri terbiye eden ancak Sen’sin.

يَا غَنِىّ ُ وَاللهُالْغَنِىّ ُ وَ اَنْتُمُ الْفُقَرَاُ
Yâ Ğaniyy, vallâhul ğaniyyu ve entumul fugarâ.
Ey Ğaniy! Zengin olan ancak Sen’sin! Başkası Sen'in zenginliğin karşısında fakirdir.

يَا شَاكِرُ اِنَّ اللهَ شَاكِرٌ عَلِيمٌ
Yâ Şâkirü, innallahe şâkirun alîm.
Ey şükredenlerin şükrünü kabul buyuran Allah'’m! Şükredenleri ancak bilen Sen'sin.

يَا خَلاَّقُ وُ هُوَ الْخَلاَّقُ الْعَلِيمُ
[K]hallâg, ve hüvel [k]hallâgul alîm.
Ey yoktan var eden Allah'’m! Yoktan var eden ve bilen Sen'sin.

يَا مُحْسِنُ وَاللهُ يُحِبّ ُ الْمُحْسِنِينَ
Yâ Muhsin, vallâhu yuhibbul muhsinîn.
Ey hazinelerinden ihsan eden Allah'ım! Sen, Senin için ihsanda bulanan kullarını seversin.

يَا قَدِيرُ وَاللهُ عَلَى كُلِّ شَيْئٍ قَدِرٌ
Yâ Kadîr, vallâha alâ külli şey’in kadîr.
Ey Kadir olan Allah’ım! Her şeye kadir olan sensin.

يَا مُفَضّلُ وَاللهُ ذُو الْفَدْلِ الْعَظِيمِ
Yâ Mufaddil, vallâhü zül fadlil azîm.
Ey her şeyi kemale erdiren! Her şeyi kemale erdiren Sen'sin.

يَا مُتِمّ ُ وَ يُتِمّ ُ نِعْمَتَهُ عَلَيْكَ
Yâ Mütimm, ve yütimmü niğmetehû aleyk.
Ey tamamlayan. Nimetini kullarının üzerine tamamlayan Sen'sin!

يَا مُعِزّ ُ تُعِزّ ُ مَنْ تَشَاءُ وَ تُذِلُ مَنْ تَشَاءُ
Yâ Müizz, tüizzü men teşēu ve tüzillü men teşē'.
Ey yücelten! Dilediğini yücelten, dilediğini alçaltan Sen'sin.

يَا رَفِيعُ رَفِيُ الدَّرَجَاتِ ذُوالْعَرْشِ
Yâ Refiy’u, refiud deracēti zül arş.
Ey dereceleri yükselten! Dereceleri yükselten, arşın sahibi Sen'sin.

يَا شَفِيعُ مَْ ذَاالَّذِى يَشْفَعُ اِنْدَهُ إِلاَّ بِإِذْنِهِ
Yâ Şefi, men zellezî yeşfeu indeh(û illâ biiznih).

Şefaat edenler, ancak (Sen'in izninle) şefaat edeceklerdir.

يَااكَبِرُ اِن ََاللهَ كَانَ عَلِيًّا كَبِيرًا
Yâ Kebîr, innallâhe kēne aliyyen kebîrâ.
Ey büyük olan Allah’ım! Yüce ve en büyük olan Sen’sin!

يَا حَقّ ُ فَتَعَالَى اللهُ الْمَلِكُ الْحقّ ٌ
Yâ Hakk, feteâlellâhul melikül hakk.
Ey Hakk olan Rabbim! Bütün mahlukatın gerçek hakkını veren Melik Sen’sin.

يَا بَرّ ُ اِنَّهُ هُوَ الْبرّ ُ الرَّحِيمُ
Yâ Berru, innehû huvel berrür-rahîm.
Ey iyilik edenleri seven Allah’ım! İyilik edenleri seven ve onlara acıyan Sen’sin.

يَا وِتْرُ وَالشَّفْعِِ وَالْوَتْرِ
Yâ Vitr, veş şef’i vel vetr.
Ey tek olan Allah’ım! Her çift ve teke yemin eden Sen’sin.

يَا غَفَّارُ اِنَّهُ كَانَ غَفَّارًا
Yâ Ğaffâr, innehû kēne Ğaffârâ.

Ey affeden Allah'ım, bizleri affet!

يَا غَافِرُ وَ اَنْتَ خَيْرُ الْغَافِرِينَ
Yâ Ğâfir, ve ente [k]hayrül ğafirîn.
Ey günahları bağışlayan Allah’ım! Affedenlerin en hayırlısı Sen’sin.

يَا حَمِيدُ تَنْزِيلٌ مِنْ حَكِيمٍ حَمِيدِ<
Yâ Hamîd, tenzîlüm-min hakîmin hamîd.
Ey Hamd edenlerin hamdini kabul buyuran Rabbim! Kur’an, kendisine hamd olunan, gerçek hükmün sahibi Allah tarafından indirilmiştir.

يَا مَنَّانُ بَلِ اللهِ يَمُّنّ ُ علَيْكُمْ
Yâ Mennân, belillâhü yemünnü aleyküm.
Ey ihsan edici Allah’ım Gerçek ihsanın sahibi Sen’sin .

يا بَاقِى وَ يَبْقَى وَجْهُ رَبِّكَ ذُوالْجَلاَلِ وَاْلإِكْرَامِ
Yâ Bâki, ve yebgâ vechü rabbike zül celâli vel ikrâm.
Ey Baki olan Allah’ım! Senden başka her şey fani, yalnız Sen Baki’ sin. Celal ve İkram sahibi Sen’sin.

يَا وَاحِدُ قُلْ هُوَ اللهُ اَحَدٌ
Yâ Vâhid, kul hüvellâhu ehad.
Ey bir olan Allah’ım! Tek olan ancak Sen’sin.

يَا مَتِينُ اِنَّ اللهَ هُوَ الرَّزَّاقُ ذُوالْقُوَّةِ الْمَتِينِ
Yâ Metîn, innallâhe, hüver-razzēgu zül kuvvetil metîn.
Ey güçlü olan Allah’ım! Güçlü olan, rızık veren ancak Sen’sin.

يَا هَادِى اِنَّ اللهَيَهْدِى مَنْ يَشَاءُ
Yâ Hâdi, innallâhe yehdî mey-yeşē’.
Ey yol gösteren Allah’ım!  Dilediğini doğru yola götürecek Sen’ sin.

يَا بَدِيعُ بَدِيعَ السَّمَوَاتِ وَاْلاَرْضِ
Yâ Bedî’, bedî’as-semēvēti vel ard.
Ey en güzel Yaratıcı Allah’ım! Yerleri ve gökleri yaratan Sen’sin.

يَا عَلِيمُ عَالِمُ اْغَيْبَِ وَالشَّهَادَةِ
Yâ Alîm, âlimül ğaybi veş-şehēdeh.
Ey bilen Rabbim! Görünen ve görünmeyen âlemleri bilen Sen’sin.

يَا فَتَّحُ وَهُوَ الْفَتَّاحُ الْعَلِيمُ
Yâ Fettâh, ve hüvel fettâhül alîm.
Ey (kapılar açan Rabbim,) maddî ve mânevî her çeşit fütuhâtı veren ve bilen Sen’sin.

يَا مُحِيطُ وَاللهُ بِِمَا تَغْمَلُونَ مُحِيط ٌ
Yâ Muhît, vallâhu bi mē tağmelûne muhît.
Ey  İhata eden Rabbim, her şeyi kudreti ile kuşatan Sensin.

يَا قَاضِى وَاللهُ يَقْضِى بِالْحَقّ ِ
Yâ Kâdı, vallâhu yagdî bil hakk.
Ey hükmün sahibi Allah’ım! Gerçek adil hükmü veren Sen’sin.

يَا صَمَدُ اللهُ الصَمَدُ
Yâ Samed, Allâhüs-samed.
Ey herkesin kendine muhtaç olduğu Rabbim!

يَا حَسِيبُ وَكَانَ اللهُ عَلَى كُلِّ شَيْئ ٍ حَسِيبًا
Yâ Hasib, ve kēnellâhü alē külli şey’in hasîbē.
Herkesin hesabını en iyi bilen Allah’ım! Herkesin hesabını en ölçülü şekilde görecek sensin.

يَا نَصِيرُ نِعْمَ الْمَوْلَى وَ نِعْمَ اَّصِيرُ
Yâ Nasîr, niğmel mevlē ve niğmen-nasîr.
Ey yardım eden Allah’ım! Sen, ne güzel yardım eden bir Mevla'sın.

يَا وَاسِعُ وَ كَانَ اللهُ وَاسِعًا حَكِيمًا
Yâ Vâsiu, ve kēnellâhü vēsian hakîmē.
Ey Kainatı kudret elinde tutan Allah’ım! Her şey Sen’in kudret elindedir.

يَا قَاهِرُ َهُوَ اقَاهِرُ فَوْقَ عِبَادِهِ
Yâ Kâhir, ve hüvel kâhiru fevga ibēdih.
Ey bütün varlıkları bir anda yok etme gücünün sahibi Allah’ım! Kulları öldürmek de, Sen’in kudret elindedir.

يَا كَبِيرُ كَبِيرُ الْمُتَعَالِ
Yâ Kebîr, kebîrul müteâl.
Ey büyüklerin büyüğü olan Rabbim! En yüce ve en büyük Sen’sin.

يَا منْ لَيْسَ لَهُ وَلَدٌ لَمْ يَلِدْ وَ لْ يُولَْ وَلَْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا اَحَدٌ
Yâ men leyse lehû veledün, lem yelid ve lem yûled ve lem yekül-lehû küfüven ehad.
Ey zatı ile kaim olan Rabbim! Doğmamış, doğrulmamış Allah’ım! Sen’in eşin ve bir benzerin yoktur.

يَا مَنْ لَيْسَ كَمِثْلهِ شَيْئٌ وَ هُوَ لسَّمِيعُ الْبَصِيرُ نِعْمَ الْمَوْلَى وَ نِعْمَ النَّصِيرِ
Yâ Men Leyse kemislihî şey’ün ve hüves-semîul basîru niğmel mevlē ve niğmen-nasîr.
Ey misli olmayan Rabbim! Sen, duyan ve herkesin görmediği gizliliklere vakıfsın. Sen ne güzel bir Mevla ve ne güzel bir yardımcısın.

وَ لاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ اِلاَّ بِاللهِ الْعَلِىّ ِ الْعَظِيم ِ
Ve, lē havle ve lē kuvvete illē billēhil aliyyil azîm.
Ey yüce Rabbim! Güç ve kuvvet ancak senin yardımınla mümkündür.

Kaynaklar

[1] "Resûlullah'In Dilinden Sûreler ve Dualar, Fazileti, Esrarı, Hikmeti", Pamuk Yayınları, Temmuz 2008, s.895-901.






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36742719 ziyaretçi (102827095 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.