Renaissance (Rönesans) Hareketleri
 

Renaissance (Rönesans) Hareketleri

Renaissance (Rönesans) Hareketleri

15. ve 16. yüzyıllarda önce İtalya'da başlayan ve daha sonra Avrupa'da yayılan edebiyat, güzel sanatlar ve bilim alanındaki gelişmeler, yenilikler ve anlayışlara Rönesans (Renaissance) denilmiştir.[1] Rönesans, Avrupa'da, Orta Çağ'dan Yeni Çağ'a geçişi, hazırlayan bir harekettir. İlkin İtalya'da başlamıştır, İtalya'da, Dante (1265 -1321) Petrarca (1304 - 1374), Boccacio (1313 - 1375) gibi yazarlar, Rönesans hareketinin öncüsü olmuşlardır.[2]

Rönesans, Orta Çağ ve Reformasyon arasındaki tarihi dönem olarak anlaşılır. [3] "Yeniden doğuş" anlamına gelen bir süreçtir. 15. yüzyılda başlayan bir süreç, aynı yüzyıl içinde bütün Avrupa'ya yayıldı. Bu yenilikte, Roma ve Grek başarılarının yeniden cezalandırılması istemi vardır. [4] Eski Lâtin ve Yunan medeniyetinin izlerini taşıyan İtalya, bu yeni hareketin öncüsü olan memleket olmuştur.[2]

14 - 15. yüzyıldaki İtalyan Rönesansı, Batı ile klasik antikite arasındaki bağın tekrar kurulmasını sağlamıştır. Arap bilimi -özellikle matematik- alınmış, deneyselliğe geri dönülmüş, yaşamın önemi hakkında yoğunlaşılmış (örneğin Rönesans hümanizmi), matbaanın bulunmasıyla ve sanat, şiir ve mimari'de ortaya çıkan yeni tekniklerle bilgi yayılabilmiş, böylece radikal bir değişim başlamıştır. Bu çağ uzun zamandır geriye düşmüş olan Avrupa'nın ticaret ve Coğrafi Keşifler'le yükselişinin öncüsü olmuştur. İtalyan Rönesansı, bu dönemin başlangıcı sanatsal ve bilimsel gelişmeyi ifade eder. İlk kez İtalyan sanatçı Giorgio Vasari tarafından Vite'de kullanılmış, 1550 yılında basılmıştır. Rönesans teriminin kökeni Fransızca'dır , Fransız tarihçi Jules Michelet tarafından kullanılmış, ve İsviçreli tarihçi Jacob Burckhardt tarafından geliştirilmiştir (1860'larda). Yeniden doğuş iki anlamı içerir. İlki antik klasik metinlerin tekrar keşfi , öğrenimi , sanat ve bilimdeki uygulamalarının tespitidir. İkinci olarak bu entelektüel aktivitelerin sonuçlarının Avrupalılık kültürünü genelde güçlendirmesidir. Bu yüzden Rönesans'tan bahsederken iki farklı fakat anlamlı yoldan söz edilebilir: Klasik öğrenmenin ve bilimin antik metinlerin tekrardan keşfiyle yeniden doğması ve genel anlamda bir Avrupalılık kültürünün yeniden doğuşu. Raphael Sanzio ve Michelangelo gibi birçok ressam mevcuttur.[3]

Buralar Avrupa'nın öbür ülkeleri gibi kralların emrinde olan ülkelerden daha serbest daha hür bir durumdaydılar. Çoğu ticaretle geçinen, zengin kimselerden meydana gelen halk,kilisenin baskısına pek aldırmadan yaşıyordu, Zengin aileler sanatçıları korumayı, eski eserleri toplamayı bir vazife biliyorlardı. Böylece yavaş yavaş ,eski Yunan ve Lâtin eserlerine karşı bir ilgi uyanmış; İstanbul'un Türkler'in eline geçmesi üzerine, birçok Bizanslı bilginler, eski elyazmalarını alarak İtalya'ya göç edince bu ilgi daha belirli bir şekil almıştır. Uzun zamandan beri kapalı duran, unutulan Yunan ve Lâtin edebiyat ürünleri yeniden ortaya çıkarılmış, eski metinler çoğaltılmaya karşılaştırılmaya, açıklanmaya başlanmıştır. Matbaacılığın yayılması ile bu metinler daha geniş bir alana daha çabuk yayılmış, Rönesans hareketi hızlanmıştır. Dante, Petrarca, Boccacio'dan sonra Machiavelli (1469 - 1527), Ariosto (1474-1533), Tasso (1544 - 95) gibi yazarlar yetişmiştir. İtalyan Rönesans hareketi yalnız edebiyat alanında kalmamış, güzel sanatlar alanına da yayılmıştır. Giotto (1266-1337), Botticelli (144 - 1510), Leonardö da Vinci (1452 - 1519), Michelangelo (1475 - 1564), Raphael (1483 - 1520) gibi ressam ve heykeltıraşlar, Brunellesehi (1337 - 1446), Bramante (1455 -1515) gibi büyük mimarlar yetişmiştir. İtalya'nın Avrupa ile doğu ülkeleri arasındaki ticareti elinde tutması, Avrupa'nın öbür ülkeleriyle sürekli münasebetlerde bulunması, İtalyan Rönesans hareketinin buralarda da yayılmasını sağlamıştır.

Fransa'da Rönesans hareketi, Paris Üniversitesinde Yunanca okutan Gregorio Tifemas'ın (1415 - 66) etkisiyle başlamıştır. Başlangıçta, Ortaçağ düşünüşüyle hareket eden bilginler ve sanatçılar bu harekete karşı koymak istedilerse de engel olamamışlar, Charles VIII.ın Napoli'yi ele geçirmesi Fransızları İtalyan, Rönesans ürünleriyle doğrudan doğru ya karşı karşıya getirmiştir. Asıl Fransız Rönesans'ı François I. zamanında kendini göstermiş. Bude ve Scaliger gibi bilginler eski Yunan üzerine araştırmalara hız verirken, Ronsard ile onun çevresinde birleşip Plelade adını alan topluluk da eski eserlerden aldıkları ilhamla yeni bir Fransız edebiyatı meydana getirmeğe başlamışlardır. Rabelais (1494 - 1553), Ronsard (1524-85), Montaigne (1533 - 92) bu hareketin en önemli yazarlarıdır.

Almanya'da da Rönesans, İtalya'da okuyan Öğrencilerin etkisiyle başlamıştır. Johann Reueh'in (1452 - 1522), Meanchton (1497 - 1560), en çok da Hollandalı Erasmus (1467 - 1536) eliyle canlı bir şekil almıştır.

XV. yüzyıl sonlarında İtalya'da Padua, Bolonya, Floransa gibi üniversitelerde Rönesans hareketini inceleyen İngiliz bilginleri yurtlarına dönünde Oxford, Cambridge üniversitelerinde bu hareketi yaymaya çalışmışlar; Henry VIII.'nin koruyuculuğu ile İngiliz Rönesanssına hız vermişlerdir. William Shakspeare (1564 - 1616) bu devrin en büyük yazarıdır.

Rönesans hareketi, Avrupalılar ve Hollanda'ya da yayılmıştır. İspanyol Cervantes (1547 - 1616), Hollandalı Jerome Boseh (1460 - 1516), Pieter Bruegel (1525 - 69) bu devrin önemli sanatçılarıdır.

Rönesans hareketi, Avrupalıların eski Yunan ve Roma'nın en iyi sanat ürünleriyle karşı karşıya getirmiştir. Resimde, heykelcilikte ve mimarlıkta yeni bir zevk ve anlayışa yol açmış, eski edebiyat ürünlerini örnek tutarak eserler yazmak isteğini uyandırmıştır. Bu zamana kadar başta İncil olmak üzere hemen bütün eserler Lâtince yazılırken büyük yazarlar, eski ürünleri örnek tutan yazılarını kendi dillerinde vermeye çalışmışlardır. Bu da bir çok Avrupa ülkelerinde millî edebiyatların kuruluşuna yol açmıştır.

Eski Yunan ve Roma eserlerinde daha hür, daha çeşitli bir düşünce tarzı Kendini göstermekteydi, ilerici kiliseler, bunlarla Ortaçağın daracık düşünüş sistemi arasındaki ayrılığı görmüşlerdir : Bilim adamları da bu hür düşünüşten ilham alarak araştırmalarında, değişmez sanılan bir takım kurallara değil, deneye kendi buluşlarına önem vermişlerdir. Böylelikle Rönesans hareketinin sonlarına doğru bilimde de büyük bir ilerleme görülmüştür. Copernicus (1473 - 1543), Galileo (1564 - 1642), Kepler 1571 - 1630) gök cisimlerinin hareketlerini, güneş sisteminin özelliklerini ortaya koymuşlar esrarlı bir görünüşü olan simya ,Van Helmon (1577 - 1644). Böyle (1627 - 94) eliyle modern kimya bilimine doğru gelişmiş; Newton (1642 -1721) modern fiziğin, temellerini Pare (1517 - 90) Cerrahide, Vesalius (1514 -64) anatomide yepyeni buluşlar ortaya koymuşlardır. Harvey (1578 - 1658) kan dolaşımını bularak anatomi ve tıpta büyük bir değişikliğe sebep olmuş; Bacon (1561 - 1626), daha sonra Descartes (1596 - 1650) deneyin, insan aklının her çeşit araştırmada üstünlüğünü belirtmişlerdir.[2]

Rönesans döneminin yaratıcılığının esas yürütücü gücü tüccarlardır. Bunlar en karlı ticaretin hangi alanda olduğunu araştırdılar ve bu yoldan sağladıkları zenginlikleri sanat ve endüstri yeniliklerine yatırdılar. Rönesans; Floransa, Venedik, İngiltere, Portekiz, Hollanda gibi küçük kent-devletlerinde ya da metropollerde doğmuştur.

Nihayet 11. yüzyılın sonundan itibaren başlayan Haçlı Seferleri sırasında Avrupalılar Müslüman ülkelerdeki parlak medeniyetle ilk defa karşı karşıya geldiler. Daha sonra bu medeniyet Endülüs Emevileri vasıtasıyla Avrupa'ya geçti. İslam alimlerinin fen sahasında verdiği eserler Avrupa dillerine çevrildi ve okutuldu. Böylece batıda ilmi sahada ilerleme ve teknik gelişmelerin temeli atılmış oldu.

Avrupa'da sanat ve bilimin geliştirilmesi, canlandırılması için girişilen ve daha sonra Rönesans adı verilen asıl hareket ise 1453'te İstanbul'un fethini müteakip ilk defa ciddi bir şekilde İtalya'da ortaya çıktı.

Rönesans üzerinde derin araştırmalar yapan Burkhard: “Rönesans, insanın keşfedilmesidir.” demektedir. Gerçekten de ortaçağda Avrupa'da insanın hiçbir kıymeti yoktu. Engizisyon mahkemelerinde yüz binlerce insan haksız yere ve çok defa sırf servetlerini ele geçirebilmek için öldürüldü. Papazlar çeşitli menfaatler karşılığında günahları affediyorlardı. Hatta Cennetten yerler satıyorlardı. Mantık ve insani esaslar kaybolmuştu. İslam alimlerinin kitaplarını okuyarak dünyanın döndüğünü ilan eden Galile ve daha pek çok düşünür çeşitli işkenceler görmüş pek çoğu öldürülmüştür. Bu itibarla Rönesans hareketi ilim ve teknikteki ilerlemenin yanı sıra insan ve tabiat sevgisini de beraberinde getirdi. Rönesans'ın öncüleri, sanat faaliyetlerinin yanı sıra edebiyat, tarih ve arkeolojiye de önem verdiler. Resim ve tasvir anlayışı gelişti. Mimaride gotik tarzı terk edilerek barok ve rokoko üslubu geliştirildi. Rönesans mimarlığının başlıca özellikleri ölçü, sadelik ve tabiiliktir.

Bu şekilde İtalya'da başlayan Rönesans hareketi kısa zamanda bütün Avrupa'da yayıldı. Rönesans daha ziyade Fransa'da sanat; Almanya'da dini tablo ve resimler; İngiltere'de edebiyat; İspanya'da resim ve edebiyat alanında gelişti. İtalya'daki Rönesans hareketinde eski Yunan ve Roma ediplerinden Tacitus, Sophokles, Domosten, Platon, Çiçeron ve Virgil'in eserleri tekrar ortaya çıkarıldı. İtalyan fikir adamı ve yazarlarından Machiavel (1469-1530), Ariosto (1474-1535), Tasso (1544-1595) yetişip eserler verdiler. Machiavel'in Hükümdar adlı eseri meşhurdur. Ressamlardan Rafael (1483-1520) aynı zamanda heykeltıraş, mimar ve edebiyatçı da olan Leonardo da Vinci (1452-1591), Mikelanj (1475-1564) bu devirde İtalya'da yetişen sanatkarlardır. Fransa, edebiyat ve fikir sahalarında İtalya'yı geçerek; Ronsard (1525-1585), Montaigne (1533-1592), Rabelais (1495-1555), mimarlıkta Louvre Sarayını yapan Pierre Loscot, Tuileries Sarayını yapan Jean Bullant, resimde de François Clouet yetiştiler. Fransız krallarından I. François (1515-1547) zamanında Collège de France kuruldu. Almanya'da daha çok dini alanda değişiklikler oldu. Almanya'da hümanizm akımında Erasmus (1467-1536), Röklen (1452-1522), Luther (1483-1546), resimde Albrecht Dürer (1471-1528) yetişti. İngiltere'de tiyatro sahasında eserleriyle tanınan Şekspir (1564-1610), İspanya'da Donkişot yazarı Cervantes (1547-1616), ressam Velasquez (1599-1660), Hollanda'da ressam Rembrand (1607-1669), Polonya'da İslam alimlerinden sonra Avrupa'da ilk defa dünyanın güneş etrafında döndüğünü söyleyen Kopernik (1473-1543) yetiştiler. Rönesans devrinde yapılan eserler Avrupa'da hala mevcuttur. Ressam ve heykeltıraşların tablo ve heykelleri müzelerde bulunmaktadır. [4]

Nedenleri

  1. Avrupa'nın İspanya'da Endülüs Emevi Devleti ve Sicilya aracılığı ile İslam Medeniyeti'ni tanıması.[1]
  2. Fatih Sultan Mehmed'in İstanbul'u fethettikten sonra, isteyen ilim adamlarının İtalya'ya gidebileceklerini bildirmesi. İslam medeniyeti ve ilmî hareketleri hakkında en fazla bilgiye sahip bulunan bu Bizanslı bilginlerin bilim ve sanat alanında yaptıkları çeviriler ve yazdıkları eserlerin yayınlanması sonucunda İtalya'da yaşayan insanların bilgi ufukları genişledi ve derinleşti. [5]
  3. İstanbul'un fethinden sonra Bizanslı bazı bilginlerin İtalya'ya göç ederek eski Yunanca'yı öğretmeleri ve eski eserleri tanıtmaları.[1]
  4. Doğu dünyası ile en fazla İtalyan gemicilerin münasebette bulunmaları ve bunların İslam ülkelerindeki zenginlik, refah, nizam, intizam, adalet, din ve vicdan hürriyetini her vesileyle dile getirmeleri.[5]
  5. Arapça'ya çevrilmiş eski Yunan ve Roma eserlerin tercüme edilmesi ve bunların okullarda okutulmağa başlanması.[3/1/2]
  6. Kuzey Avrupa'dan gelen Novgorod kavimlerinin medeni Avrupa toplulukları üzerindeki yıkıcı etkisi.[3]
  7. Coğrafi keşifler sonucunda zenginleşen ve güzel sanatlar gibi alanlara destek veren, sanatçıları destekleyip, koruyan bir sınıfın oluşması (coğrafi keşifleri yapan Burjuva sınıfı) [3/1]
  8. Ortaçağ'ın sonlarına doğru kültür ve sanatta önemli bir birikimin oluşması.[1]
  9. Matbaanın geniş kullanım alanına girmesiyle yeni buluş ve düşüncelerin yayılması.[1]  ve düşünüşleri kolayca okuyabilme imkânının sağlanması. [2]
  10. Avrupa'da kültür ve sanat faaliyetlerini destekleyen, bilim adamları ve sanatkârları himaye eden varlıklı kişilerin (mesenlerin) ortaya çıkması. [1]

Rönesans, şu temel anlayışlara dayanıyordu.

  1. Yeryüzü ilgi çekici ve araştırılmaya değer bir yerdir.
  2. İnsan güçlüdür ve bu gücüyle büyük başarılar elde edebilir.
  3. İnsanın sürekli faal olması şerefli bir şeydir ve;
  4. Gerçek güzeldir. Bu anlayışlara bağlı olarak da yaşadığımız dünya o kadar ilgi çekici bir yerdir ki, başka dünyaları düşünmenin hiçbir anlamı yoktur anlayışı hakimdir.

Rönesans döneminin yaratıcılığının esas yürütücü gücü tüccarlardır. Bunlar en kârlı ticaretin hangi alanda olduğunu araştırdılar ve bu yoldan sağladıkları zenginlikleri. sanat ve endüstri yeniliklerine yatırdılar. Rönesans; Floransa, Venedik, İngiltere, Portekiz, Hollanda gibi büyük kent-devletlerinde ya da metropollerde doğmuştur.

Rönesans üzerinde derin araştırmalar yapan Burkhard: “Rönesans insanın keşfedilmesidir.” demektedir. Gerçekten de ortaçağda Avrupa'da insanın hiçbir kıymeti yoktu. Engizisyon mahkemelerinde yüz binlerce insan haksız yere ve çok defa sırf servetlerini ele geçirebilmek için öldürüldü. Papazlar çeşitli menfaatler karşılığında günahları affediyorlardı. Hatta Cennetten yerler satıyorlardı. Mantık ve insani esaslar kaybolmuştu. İslâm âlimlerinin kitaplarını okuyarak dünyanın döndüğünü ilan eden Galile ve daha pek çok düşünür çeşitli işkenceler görmüş pek çoğu öldürülmüştür. Bu itibarla Rönesans hareketi ilim ve teknikteki ilerlemenin yanı sıra insan ve tabiat sevgisini de beraberinde getirdi. Rönesans'ın öncüleri, sanat faaliyetlerinin yanı sıra edebiyat, tarih ve arkeolojiye de önem verdiler. Resim ve tasvir anlayışı gelişti. Mimaride gotik tarzı terk edilerek barok ve rokoko üslubu geliştirildi. Rönesans mimarlığının başlıca özellikleri ölçü, sadelik ve tabiiliktir.

Bu şekilde İtalya'da başlayan Rönesans hareketi kısa zamanda bütün Avrupa'da yayıldı. Rönesans daha ziyade Fransa'da sanat; Almanya'da dini tablo ve resimler; İngiltere'de edebiyat; İspanya'da resim ve edebiyat alanında gelişti. İtalya'daki Rönesans hareketinde eski Yunan ve Roma ediplerinden Tacitus, Sophokles, Domosten, Platon, Çiçeron ve Virgil'in eserleri tekrar ortaya çıkarıldı. İtalyan fikir adamı ve yazarlarından Machiavel (1469-1530), Ariosto (1474-1535), Tasso (1544-1595) yetişip eserler verdiler. Machiavel'in Hükümdar adlı eseri meşhurdur. Ressamlardan Rafael (1483-1520) aynı zamanda heykeltıraş, mimar ve edebiyatçı da olan Leonardo da Vinci (1452-1519), Mikelanj (1475-1564) bu devirde İtalya'da yetişen sanatkarlardır.[1][2] . Fransa, edebiyat ve fikir sahalarında İtalya'yı geçerek; Ronsard (1525-1585), Montaigne (1533-1592), Rabelais (1495-1555), mimarlıkta Louvre Sarayını yapan Pierre Loscot, Tuileries Sarayını yapan Jean Bullant, resimde de François Clouet yetiştiler. Fransız krallarından I. François (1515-1547) zamanında Collège de France kuruldu. Almanya'da daha çok dini alanda değişiklikler oldu. Almanya'da hümanizm akımında Erasmus (1467-1536), Röklen (1452-1522), Luther (1483-1546), resimde Albrecht Dürer (1471-1528) yetişti. İngiltere'de tiyatro sahasında eserleriyle tanınan Şekspir (1564-1610), İspanya'da Donkişot yazarı Cervantes (1547-1616), ressam Velasquez (1599-1660), Hollanda'da ressam Rembrand (1607-1669), Polonya'da ilk defa dünyanın güneş etrafında döndüğünü söyleyen Kopernik (1473-1543) yetiştiler. Rönesans devrinde yapılan eserler Avrupa'da hala mevcuttur. Ressam ve heykeltıraşların tablo ve heykelleri müzelerde bulunmaktadır. [1]

Sonuçları

  1. Skolastik görüş ( Kilisenin dar görüşü ) yıkılmış, yerine pozitif ( Bilimsel ) düşünce hakim olmuştur.
  2. Reform hareketlerini hazırlamıştır.
  3. Bilim ve teknikteki gelişmeler hızlanmıştır.
  4. Avrupa'da insan faktörü öne çıktı. İnsanlar kendi haklarına sahip çıkmaya başladılar.
  5. Avrupa ülkelerinde bilim, sanat, edebiyat alanlarında yeni bir dünya görüşü ortaya çıktı.
  6. Avrupa'da sanattan zevk alan aydın ( Mesen ) sınıf ve halk sınıfı oluşmuştur.
  7. Din adamlarının ve kilisenin halk üzerindeki otoritesi sarsılmıştır. Bu durum, "Reform Hareketleri"ni başlattı.
  8. Deney ve gözleme dayanan pozitif düşünce ortaya çıktı.
  9. Avrupa'nın her yönden gelişmesine ve güçlenmesine öncülük etmiştir.
  10. Bu döneme kadar bilim, sanat ve medeniyet alanlarında İslam Ülkeleri öncülük yaparken, Rönesans hareketleriyle Avrupa Ülkeleri öne geçti.[3/1]

Kaynaklar

[1] www.weblopedi.com/avrupa_tarihi/ronesans-t500.0.html
[2] www.nedir.cc/dunya-tarihi/ronesans.html
[3] tr.wikipedia.org/wiki/Rönesans
[4] ansiklopedi.turkcebilgi.com/Rönesans
[5] Yeni Rehber Ansiklopedisi, İhlas Yayınevi, "Rönesans" maddesi, c.7, s.106-107.





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: figen , 10.03.2010, 13:05 (UTC):
müthiş bir bilgi kaynagı tebriklerrrrrrrrrrrrrrrrrr.

Yorumu gönderen: anti-tarih, 19.01.2010, 08:03 (UTC):
Rönesans'ı çok iyi açıklamışsınız. Dönem ödevimde çok yardımcı oldunuz. Teşekkürler.. Ellerinize sağlık..



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36805360 ziyaretçi (102936548 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.