Rifai Tarikatı
 

Rıfaîlik

Kurucusu Ahmet Rıfaî'ye nispet edilen tarikat Tarikatın kurucusu Ahmet Rıfaî, Irak'ta Basra ile Vasıt arasında yer alan Batâih nahiyesine bağlı Umm Ubeyde adındaki köyde, bazı tarihçilere göre; Muharrem 500 tarihinde doğmuştur.[1] Bazıları ise onun, Basra bölgesinde bulunan Hasan köyünde Recep 512'de doğmuş olduğunu kabul ederler Bu iki yer Batâih denilen bölge içerisinde kaldığı için o buraya nispetle Batâihî olarak da anılmaktadır.

Ahmed Rıfaî, küçük yaşlarda babasını kaybetti Bundan dolayı onun eğitimiyle dayısı Mansur el-Batâihî ilgilendi Daha sonra Mansur, yeğenini Basra'ya göndererek buradaki Şafiî alimlerinden olan Ebul-Faıl Ali el Vâsitî ile dayısı Ebu Bekir el-Vâsıtî'den dersler almasını sağlamıştır 27 yaşında tahsilini tamamlayan Ahmed, hocası Ebul-Fazl'dan aldığı icazetle dayısı Mansur'un yanına döndü Şeyh olan dayısı ona tarikat alametlerinden olan hırka giydirerek, ailesinin bulunduğu Umm Ubeyde köyüne gidip yerleşmesi tavsiyesinde bulundu Bundan bir yıl sonra dayısı vefat etti ve şeyhlik makamına onun vasiyeti ile Ahmed geçti. İbnu'l-İmad, İbn Hallıkan'ın şöyle söylediğini kaydetmektedir:

"Ahmed, Şâfiî olup, salih ve fakih bir kimse idi Fakir halk onun etrafında toplanmış ve iyiliğine inanarak ona bağlanmışlardı Bu topluluk Rıfâîler adını almıştır Onlara Ahmedîler ve Betâihîler de denilmektedir" [2]

Ona tabi olan müridleri hakkında kaynaklar mübalağalı rakamlar vermektedirler. Bunlardan biri, Sıbt b el-Cevzî'nin "Bir Şaban gecesi yanında yüz bin kişi toplanmış olduğunu gördüm" [3] şeklindeki sözüdür Sonraları ona atfedilen kerâmet türü garip olaylarla bir ilgisinin olmadığı anlaşılmaktadır Zira biyografisini yazanlar onun, gavs, kutb, hattâ şeyh vb ünvanlara kesinlikle itibar etmediğini kaydetmektedirler

Sonraki takipçileri, tarafından ona izafe edilen; yanan fırına girip oturmak veya uyumak, aslanlara binmek gibi olağanüstü haller, ne onun tarafından icat edilmiş ve ne de böyle anlamsız ve insanlara gösteriş yapmaktan başka bir şey ifade etmeyen harikuladeliklere dayanmıştır Onun müritleri arasında yayılan bu isnatların, Bağdat'ın Moğollar tarafından işgal edilişinden sonra ortaya çıktığı ve şeyhin, şeytanın amellerinden olan bu işlerin hiç birisinden haberi olmadığı zikredilmektedir.[4]

Ahmed Rıfaî 578 (1182) de vefat ettiği zaman, ona kız kardeşinin oğlu Ali b Osman Halef olmuştur.

Rıfaîlik tarikatında diğer tarikatlarda olduğu gibi, tarikata giriş ve seyr-u sulük, belirli kurallara bağlı olarak gerçekleşir Rıfâîler, Allah'a ulaşmanın, nefsin tezkiyesiyle mümkün olabileceğini kabul ederek dokuz merhaleden oluşan bir riyazet ve zikir programı uygularlar Her bir merhaleye kendisine ait olan zikirle geçilir Bunların ilk dördü çavuşluk makamı olarak kabul edilir Sonraki beş makamsa nakîblik makamıdır Halife tayin edilecek kimselerin bu makamları geçmiş olmaları şarttır Ve bunlar Halvet makamına geçmiş olurlar.

Halka halinde oturup def çalmak, nevbet tutmak, bayrak açmak ve sema yapmak Rıfaîlerin zikirler esnasında uyguladıkları âdetlerdendir Bunlara belirli manalar yüklemektedirler Ayrıca onlar siyah sarık sarmayı sünnet kabul ederler

Rıfaîlerin, havârık dedikleri ve senenin belirli zamanlarında bazı dervişlerin, vücutlarına şiş sokmak, kızgın demir yalamak, ateş ve cam yutmak gibi gösterdikleri olağanüstü halleri vardır Ancak, bu ve buna benzer şeylerin İslâm dini ile mahiyet ve getireceği fayda açısından hiçbir alakası olmadığı gibi; âlimler tarafından da sürekli tenkit edilmişlerdir. Rifaî tarikatı mensupları ise, Ahmed Rıfaî'ye atfettikleri efsanevî bir olayını örnek alarak bu gösterileri manevî olgunluğun ve ermişliğin bir alameti kabul ederek devam ettire gelmektedirler Bazı kaynakların işaret ettiği gibi şeyhe atfedilen bu tür olağanüstü haller, Rıfaîliğin ikinci döneminin başlangıcı olan Moğol istilasından sonra uydurulmuştur.[5]

Kaynaklar

[1] İbnul-İmad el-Hanbelî, Şezerâtu'z-Zeheb, Beyrut ty, IV, 259.
[2] İbnul-İmad, a.g.e, IV; 260.
[3] İbnu'l-İmad, a.g.e.
[4] bk İbnul-İmad, a.g.e.
[5] Ímer Tellioğlu, "Rifailik" maddesi, Şamil İslam Ansiklopedisi.





Bu sayfa hakkındaki son yorum:
Yorumu gönderen: AhmetBurak, 01.12.2016, 10:04 (UTC):
Es Selamün Aleykün ve Rahmetullahi ve Berakatuhu arkadaslar ben 3 senedir Rufai Tarikatındayım inandığım dinime yani şüpesizki ALLAHcc tek olduguna Hz.Muhammet in onun Resulu peygamberi olduguna Kuranı ve Pevgamber efendimizin (sav) Rehber edinerek yasamaz gerektigini bildigim icin aksine bi kelam duymadım Peygamber Efendimiz sav söyle buyurmuşlardır
"Benden sonra nebi gelmeyecek, alimler gelecek, halifeler gelecek, onlara tabi olan bana tâbî olur, onlara asi olan bana asi olur."
(Sahih buhari 9.cilt 1409.hadis, Sahih buhari 11.cilt sayfa 181) SelamünAleyküm

Yorumu gönderen: uyanıs, 07.04.2016, 09:36 (UTC):
Yüce yaradan ALLAH tan baskasına tapmayın arkadaslar.efendinizde,yol göstericinizde seyhinizde ALLAH olsun.Neden ihtiyac duyuyorsunuz anlamıyorumki baskalarını kılavuz almaya.kılavuzun kuran olsun ey müslüman.kuaranda neyi bulamadında bi zavallı insanın söylediklerini yaptıklarını referans alıyorsun.şiş sokmak ne bikere ya?! insan olun once.tövbe tövbe...
iyiylik yapın iyilik.onun bunun eteğini öpmenın oranıza buranıza sis sokmanın gereksiz hareketlerin kimseye bir faydası yok

Yorumu gönderen: Hadimi, 21.01.2015, 22:46 (UTC):
Seyyid Ahmed er-Rufai, Muhammed'in elini öpünce, müridleri de bu nimetten istifade etmek istemişler, ancak bu durum gerçekleşmeyince üzülmüşler ve ellerine geçirdikleri tahta parçası, bıçak ve demirle vücutlarına vurmaya başlamışlar. Bir kısmı da ateşle vücudunu dağlamaya çalışmış. Şeyh çadıra girince bu durumu görünce hayret etmiş. Bunun üzerine şöyle dua etmiş, “ Ya Rab, tarikatıma girenlere, bu sırrı bahşeyle!”.

Bu durum tarikat mensublarında baki kalmıştır. Buna “Bürhan” denilir.
Bilmediğiniz durumlar hakkında da yorum yapmayınız..

Yorumu gönderen: Muharrem, 02.01.2015, 07:54 (UTC):
S.a bir tesadüf eseri bu sayfayı gördüm ve yorumları okudum..Allah Ömer efendi den ve tüm Allah dostlarından Razı olsun inşallah..Ben de bizzat kendileri ile tanışma şerefine nail oldum..Onu burda karalayan cahil, maneviyatdan uzak kalmış biçare, imanı zayıf arkadaşlara Allah hidayet verir diyorum inşallah..Peygamber efendimiz zamanında da onun peygamberligini inkar etmiş birtakım insanlar vardı.İslamı yaşamak ve yaşatmak her insana nasip olmaz.Bu devirde bu gibi Allah dostlarına iftira atanlar,karalama yapanlar din düşmanlarıdır.Allah dostlarına dil uzatan er geç cezalarını Allahdan bulacaklardır.Bu dünya zaten Allah dostalrının ve yüce İslam dini ve Peygamerimiz yüzüsuyu hürmetine ayakta kalıyor.

Yorumu gönderen: otuken yavuz, 21.12.2014, 17:10 (UTC):
"İnsan insanın aynasıdır.Kişi kendisi nasılsa,karşısındaki insanı da öyle görür."Hz.Muhammed(s.a.s)

Yorumu gönderen: Muhammed Er-Rıfai, 03.11.2014, 20:02 (UTC):
Efendim güzel açıklamalarınız olmuş Allah razı olsun. Fakat şu noktanın altını çizmekte fayda vardır ki ''havarık'' meselesi aslen bidatlara meyletmemiş Rıfai dergahlarında hala uygun görülmemekte ve Ahmed Er-Rıfai hz. 'de kesinlikte böyle bir durumu uygun görmediğine inanılmaktadır.Nitekim serçe dahi incitmeyen ve sünnetten bir gram dahi ayrılmayan bir kimsenin bu tarz bir meseleyi sevapmışçasına kabul etmesi zaten akla uygun değildir.Ayrı bir meselede şu şahıs şöyledir bu şahıs böyledir dalaşından uzak durmakta fayda var eğerki bizzat sapkınlığına şahit olmuşsanız bunu ayet ve hadislerle isnad edebilirsiniz.

Yorumu gönderen: mechul, 19.11.2010, 22:26 (UTC):
ALLAH CC hepimize akil fikir versin. birbirinizde alip vermediginiz nedir. Baska dinlerin sayfalarina bakin kim kime satasiyor. sizler tarikatlar icin birbirinize satasiyorsunuz. Kim islamiyet icin guzel bir sey yapiyorsa ALLAH CC onlarin mertebesini yukseltsin. rifailikte, kadirilikte, naksibendiliktede herkes ALLAH' in efendimize s.a.v gonderdigi dini yasiyor. biri cehri zikir eder, digeri gizli zikir eder. yol birdir. ALLAH'in yoludur.ALLAH cc hepimizi islah etsin.

Yorumu gönderen: DAVUT, 13.10.2010, 11:54 (UTC):
şiş sokarak veya başka şekillerde zikir yapanlara allah daha fazlamı sevap veriyor acaba.islam dininde insanın kendine zarar vermesi haram kılınmıştır ayrıca kuranda ve sünnette böyle bir ibadet şekli yoktur selametle

Yorumu gönderen: rifai, 21.08.2010, 07:04 (UTC):
anlamı ne

Yorumu gönderen: barış kendidüşünen, 06.07.2010, 13:00 (UTC):
dünyada milyarlarca insanın her dağim inançları uğruna düşünmekten bir haber düşünce sahiplerinin yolunda gitmekte, bu yolda psikolojik tatminler insanların savunma mekanizmasınıda ona göre kavrıyor. biliyorumki düşünmek her insana verilmiş, özel olmadığından düşünenlerin yolu devamlı aydınlık gözükmekte ve buna göre ince çizgiler belirlenmekte '' düşünüyorum o zaman varım'' felsefesi buna hiç bir zaman muhalafet olmayacaktır...

Yorumu gönderen: abdullah özdil, 13.06.2010, 21:12 (UTC):
ömer efendiyi çocukluğumdan beri tanıyorum defalarca sohbetlerinde bulundum şu ahir zamanda onun gibi ALLAH dostlarına ihtiyacımız varken birde ona hakaretmi ediyorsunuz Allah tan korkmuyosanız kuldan utanın

Yorumu gönderen: cafer sadık, 01.06.2010, 07:39 (UTC):
selamın aleyküm
ben ömer efendiye yapılan bu saygısızzlığı şiddetle kınıyorum. kendisini çocukluğumdan beri tanırımve çok seviyorum ona toz bile konduramazken sizin bu tanımadan bilmeden küstahça davranışınızı hazmedemiyorum. kaçkere sohbetnde bulundunuz kaçkere onu samimiyetle dinledinizki ona bu yakıştırmaları yapailyorsunuz.

Yorumu gönderen: Meftuniyem, 22.01.2010, 18:29 (UTC):
Selamun aleykum sayin DIN kardeslerim, evvela meyve veren agac taslanirmis omer efendiyi uzaktan tanirim Dinini enguzel sekilde yasayan ornek Bir mumin, mutevaziligi ile ilmi ile ulemaya saygisi ile taninan,iyimser muhtaca yardim etmeye calisan gercek bir arifi billah diyorum, ruzi mahserde ona iftira edenlerede el insaf demekten baska kelime bulamiyorum vesselam

Yorumu gönderen: çavuş, 08.01.2010, 09:59 (UTC):
s.a size tek şey söylicem şiş günah deyil.

Yorumu gönderen: Gökmen YAVUZ, 04.01.2010, 13:08 (UTC):
Ömer Efendi hakkıda yazılan menfi yorumlar kati suretle kendisini üzmemelidir. Eminim ki bu mesnetsiz yorumların sahipleri hakkında mübarek üzüntü duymaktadır. Allah ondan ve samimiyetle Allah yolunda gidenlerden razı olsun. İnşaallah dualarına mazhar oluruz vesselam.!

Yorumu gönderen: vedat , 24.12.2009, 20:44 (UTC):
bular hersey yalan omer efediye bulari yazalar cezasni bulsun alax onlara gosterir

Yorumu gönderen: La Edri, 15.12.2009, 21:11 (UTC):
Abdullah GÜNDOĞDU Efendi ve O'nun gibi düşünen herkese yazıklar olsun. İnsanları tanımadan yorum yapıyorsun. Ömer Efendi hiç sahtekar bir insan değil bilakis mütevazi yaşayan bir Mü'min'dir. Cenabı Sani Zul Celal Hazretleri iki kişiye savaş açar. Biri Faiz yiyenler diğeri ise Allah dostlarına savaş açanlar. Ben kendisini çok seviyorum. Ceddi Azam Rasulullah Aleyhisselam Hazretlerinin ve nesebim olan bütün Ehl-i Beyt hazaratının yaşantısını elinden geldiği kadar yapmaya çalışan mubarek bir şahsiyet. Allah'a yemin ederim ki sizin gibi Allah dostlarına dil uzatan insanları ben dahi Ceddim Rasulullah Aleyhisselam şikayet edeceğim Cahil yaşıyorsunuz Yazıklar olsun

Yorumu gönderen: suat saygın, 12.12.2009, 13:34 (UTC):
kötü kelimeler kötü insaların işidir birilerine hakaret ederek kendinizi iyice bataklığa atacağınıza o bataklıktan kurtulup tekrar bu yola samimi bir şekilde devam etmelisiniz ama gerçekten nefsin atına binenler o attan inmeleri çok zordur , bari iftira atmadan yaptıklarınızdan pişmanlık duyarsanız belki allah dostları sizleri affedebilir bundan sonra ahiretinizi düşünüyorsanız kendinize dikkat edin

Yorumu gönderen: suat saygın , 28.11.2009, 19:35 (UTC):
hz resullah (s.a.v) hadısı şerifinde buyuruyorki: kım allahın zıkrullahından yuz cevırırse bende ona yuzsuz bır seytanı ona musallat ederım. (omer sarıkaya hangı bırgun allahın zıkrullahından yuz cevırmısde oyle yazmıssınız allah dıyen ınsandan zarar gelırmı bız sızın gıbı ınsanlara cok rastlıyoruz sızın gıbı ınsanlar cok varkı bu dunyada ıcı kafır dısı muslumandır.bızımde ıcımızde musluman dısımızda musluman ben omer sarıkayayı ta 18 senedır tanıyorum hıcbır zaman ıcın allahın razı olmadıgı ıslerı asla yapmamıstır ınsanları hep ıslamıyete davet etmıstır).

Yorumu gönderen: suat saygın, 28.11.2009, 19:23 (UTC):
kım seyh oldugu veyahıtta olmadıgı huzuru mahserde goruruz allah sızın gıbı zıhnıyette olan ınsanlara hıdayet versın gorusmek ıstıyorsanız tel:0530 541 86 05 sıze ne zararı varda okadar kocunuyosunuz

Yorumu gönderen: abdulah gündoğdu, 20.11.2009, 09:01 (UTC):
ömer sarıkaya şeyh değil bir sahtekardır kendisini tanıyorum. rifailik kutsal bir yoldur.

Yorumu gönderen: müslüm çiçek , 03.11.2009, 22:13 (UTC):
bende şiş çok tafa vurdum

Yorumu gönderen: isimsiz, 29.09.2009, 17:45 (UTC):
buna şimdi göstermeniz hiçte güzel değil allah için yapılan zikir ve buna mudahale yapmanız güzel baakalım bu işin sonu nerede sona erecek.

Yorumu gönderen: İBRAHİM ÇİFTER, 05.08.2009, 09:39 (UTC):
Aynı zamanda sarıkayanın TÜRKİYEDEKİ rufai tarikatlarıyla bir ilgisi ve bağlantısı yoktur ne cemaatı belli nede tarikatı

Yorumu gönderen: ibrahim çifter, 03.08.2009, 11:39 (UTC):
rufailer asla muharremin ilk onunu yas olarak ilan etmez çorumdaki mustafa efendi dergahı erzurumdaki hacı mevlüt derganın geçmişteki kollarındandır rufailer kuranı kerim vesünneti seniyye dışında kesinlikle hareket etmezler



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36647312 ziyaretçi (102657758 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.