Ruh, Cin, Melek ve Uzaylılar - Ahmet Hulusi (Video)
 

Ruh, Cin, Melek ve Uzaylılar

Ahmet Hulusi

Anahtar Kelimeler

Ahmed Hulusi'nin tüm eserleri gibi sohbet videolarının da telif hakkı yoktur. Dileyen herkes, orijinaline sadık kalmak koşuluyla, yazar ve kaynak belirterek tüm eserlerini dilediği yoldan paylaşabilir, çoğaltabilir, yayınlayabilir ve dağıtabilir. Tüm eserlerini http://www.ahmedhulusi.org ve http://www.ahmedbaki.com/turkce adreslerinden indirebilirsiniz.



Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: NİYAZİ BALİN (ZAMANIN RUHU), 17.12.2010, 10:08 (UTC):
RUH VE CİN GERCEKLERİ
zamaninruhu n e t
Ruh

RUH

Hükmi varkılardan olan ruh kelimesi literatürde hava, rüzgar, esinti, koku anlamlarında kullanılmıştır. Biz bu kelimeyi ses, söz ve eylem olarak anlamaktayız. Bu kanaatimizi "Ruh Rabbimin emrindendir (İsra 85)" ayeti ile izah etmekteyiz. Anlaşılacağı üzere emrin nesnel bir varlığı olmaz; ancak fiili sonuçları olur. İş böyle olunca insan bedeninde bulunduğu iddia edilen RUH, bedenden bağımsız nesnel bir varlık değildir.

Emir bir iş ve oluşu başlatır. Emrin başlattığı iş ve oluş ses, söz ve eylem olarak açığa çıkar. Bundan dolayı diyoruz ki ruh, insan dahil tüm varlıkda SPONTAN olarak açığa çıkan ses, söz ve eylemdir. Bu görüşümüzü Kuran üzerinden şöyle destekleyebiliriz: Elif, lam, mim (Bakara 1) gibi harf-i mukatta ayetleri ruhun ses boyutuna, yazılı Kuran metni ruhun söz boyutuna, "onu sen atmadın (Enfal 17)" ayeti ile anlatılan ruhun eylem boyutuna örnektir. Ayrıca Kuran'da ruh kelimesinin tekil olarak kullanılması tek bir ruhun varlığına işaret eder. O da "O Allah"ın ruhudur ki bütün aleme üflenmiştir. O Allahın nesnel bir ruhu olmayacağına göre varlığa üflenen ruhun da nesnesi yoktur. Bundan dolayı ruh göçünün ve ruh çağırma seanslarının akıl ve ilim dışı olduğu dolaylı da olsa anlaşılır.

Niyazi Balin

CİN

Kuran'da cinlerin dumansız ateşten yaratıldığı bildirilmektedir. Dumansız ateş sözcüğü cinin mahiyetini anlamamızda anahtar bir sözcüktür.

İnsan , hayvan, bitki vs. varlığın tümünün kendine özgü doğal bir ısı derecesi vardır. Stabil olan bu ısı o varlığın sağlıklı ve düzenli varoluşunu devam ettirir. Herhangi bir nedenle bir varlıktaki ısı seviyesinin yükselmesi ile o varlığın tabii yaşam durumunda bozulmalar meydana gelir. Biz buna varlığın cinnet hali diyoruz. Tüm varlıklarda zaman zaman ortaya çıkabilen bu durum insanlarda daha net ve gözlemlenebilir sonuçlar doğurur. Örneğin küçük çocuklarda ateş yükselmesi onlarda sayıklamalara ve halüsinasyonlara neden olurken yetişkinlerde bu hal kalıcı veya geçici cinnet halleri olarak görülür. Cinnet hali içinde olan bireye cin veya cinnet halinin varlıksal görünümü diyebiliriz. Cin de peygamberlerin subjektif algılarındandır. Melekten farkı cin'nin genellikle negatif tezahürleri olmasıdır.

Özetlersek cin varlıkta açığa çıkan bir davranış biçimidir. Bu davranış biçiminin temel tetikleyicisi yüksek ateştir. Zannedildiği gibi hammaddesi dumansız ateş olan nesnel bir varlık değildir. Dumansız ateş gördüğümüz ve bildiğimiz herşeyin kendisidir. Herşey enerji olma yönüyle dumansız ateşin kendisidir. Zaten normal ısının yükselmesi ile bütün varlıkların durumu negatif anlamda bozulur ki biz buna cinlenme hali diyoruz. İş böyle olunca bizim dışımızda vücudu olan bir cinin olamayacağı, bu nedenle cin çarpmalarının ve cin çıkarmaların şarlatanlıktan başka şey olmayacağı açıktır.

Niyazi Balin

Yorumu gönderen: aydın, 08.11.2010, 22:03 (UTC):
şeytan cin olarak yaratılmıştır. yani (dumansız ateş) tabiriyle... müslüman olan cinler hariç diğer bütün cinler birer şeytandır..

Yorumu gönderen: Nurcan Civelek, 10.09.2010, 15:50 (UTC):
Yaklaşık 3 aydır bütün videolarınızı,yazılarınızın bir kısmını(DERYA,DENİZ)okuyabildim.Zikirlerinizin sayesinde sanırım çoğunu anlayabiliyorum.Dualarınıza ihiyacım var,ALLAH RAZI OLSUN
Hayata bakışım değişti sonsuz şükranlarımı iletiyorum Nurcan Civelek/ankara


Yorumu gönderen: mehmet, 07.04.2010, 20:56 (UTC):
Allah razi olsun az anlamista olsam bazi seylerden bilgi sahibi oldum insaallah sizi izlemeye calisacagim.

Yorumu gönderen: dilek pehlıvan, 21.12.2009, 09:27 (UTC):
ahmet byin yazdıkları ilgımı cektıgı ıcın takıp edıyorum ama bı celışkı yasadım burda kı yorumunda cın dıye bıldıklerımızın aslında seytan oldugunu anlatıyor başka yorumlarındada cınlere genış yer vermış şimdi cin varmı yokmu hangısı dogru

Yorumu gönderen: dilek pehlivan, 17.12.2009, 11:48 (UTC):
anlattıgınız hersey cok ılgımı cekıyor ve mantıklı gelıyor keşke sızı yakından tanıyabılseydım yada mumkun olsa sohbetlerınıze katılabılseydım merak edıyorum bu ılme nasıl sahıp oldunuz allahın sıze bır lutfu kesın ne yaptınızda bu lutfa nail oldunuz a.r.o emegınıze saglık



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36647206 ziyaretçi (102657549 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.