Ruhun Bedenden Çıkması Ne Demektir?
 

Ruhun Bedenden Çıkması Ne Demektir?

Ruhun cesetten ayrılması demek, cesedin ruhun kontrolünden çıkmasıyla birlikte ruhun onda tasarrufunun kalmaması demektir. Çünkü âzâlar, ruhun kullandığı aletlerdir. Öyle ki ruh, el vasıtasıyla bir şeyi tutar, kulakla işitir, göz ile görür, eşyanın hakikatini kalp ile bilir. Burada kalp ruhtan ibarettir. Ruh herhangi bir âlete ihtiyaç duymadan, tek başına eşyayı tanır. Yine aynı şekilde, hüznü, kederi, kin ve öfkeyi tek başına hisseden de ruhtur. Sevinç, neşe gibi diğer zevklerden de haz alan ruhtur.

İşte ruh, bütün bunları herhangi bir azadan veya organdan yardım almaksızın hisseder, duyar, yapar. Bunlar ruha has vasıflardır. Bu hazlar ve hisler, ruh bedenden ayrılınca yine onunla beraber giderler. Âzâlar vasıtasıyla görülen işlevler ise cesetle beraber kalır, ta ki ruh tekrar ona iade edilene dek…

Şu da var ki, kul kabre konulduğu zaman ruhunun ona iade edilmesi uzak bir ihtimal olmadığı gibi, kıyamete dek ertelenmesi de mümkündür, zira Allah (c.c) kullarından her birine nasıl hüküm vereceğini en iyi kendisi bilir.

Ruhun çıkışıyla birlikte bedenin cansız kalması, damarlarındaki bir daralma ya da organlarından her hangi birine gelen bir darbe sebebiyle o kısımları felç olan hastaya benzer. Zira ruh, o bölgelere ulaşmaz. Bununla birlikte hâlâ bazı bölgelerde (meselâ iç organlarda) varlığını sürdürmektedir. O felç olan organlar, ruhun kendilerine nüfuzunu engellemişlerdir. İşte ölüm denilen hâdise, organların ruha baş kaldırması, bir başka deyişle onu kendilerinde barındırmamalarıdır. Bütün azalar birer âlet, ruh da bunların kullanıcısıdır.

Ben, ruh deyince insanın, ilim, elem, keder, lezzet ve ferahlık gibi şeyleri anlayan, hisseden tarafını kastediyorum. Ruhun âzâlar ve organlar üzerindeki (özellikle bitkisel hayata geçiş gibi ciddî felç durumlarının olduğu vakalarda) tasarrufunun kalkması, ondaki ilim, idrak, sevinç, keder, elem ve sevinç olgularının yok olması demek değildir.

Hakikatte, ilimleri, elemleri ve lezzetleri algılayan varlık insandır. O tam anlamıyla ölmeden kendindeki bu vasıflar kaybolmaz. Ölüm, ruhun bedendeki yetki tasarruflarını yitirmesi ve bedenin de ona âlet olmaktan çıkması demektir, felç olan bir elin vücut için yardımcı olmaktan çıkması gibi… İşte ölüm, bütün âzâ ve organların mutlak surette felç olması demektir.

KAYNAK BELİRTİLMELİ





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: Ömer, 04.09.2010 23:29:36:
Astral seyahatı uzun zamandır deniyorum henüz net bir ayrılmayı başaramadım tüm belirtileri yaşıyor ancak son ayrılmayı yapamıyorum bana yardımcı olacak bir arkadaş varsa mail atmasını rica ediyorum. omarkaraali hot......



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
  19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 14458617 ziyaretçi (57568175 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1152 x 864 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.