Sahte Kıyamet Savaşı
 

Sahte Kıyamet Savaşı

Faruk Arslan

Okuyucularım bir suredir bu köşeyi sık yenileyemediğimin farkındadır. Bunun ilk sebebi, yeni kitabim üzerinde yoğunlaşmamdan kaynaklandı. İkincisi, Kanada'da eyalet değiştirerek Saskatchewan'dan 2650 km uzaklıktaki eski mekanım Toronto'ya dönüşüm yol açtı.

Karakutu Yayınları basmaya karar verip, yayın sözleşmesini imzaladığım için bu ay çıkacak yeni kitabimin adini açıklayabilirim: Mesih'in Hızır'ı Barnaba. 'Tarihi-Dini-Politik Kurgu' tarzında olan eserde, Hz. İsa'nın doğumundan muhtemel kıyamet tarihine kadar 2119 yıllık dünya tarihine, 'fiction' karakter olarak kurguladığım, Hızırlaştırdığım Barnaba ile bilimsel takıntınız olmadan hayalen seyahat edeceksiniz.

Muhiddin Arabi'nin 1000 sene önce 'Devlet-i Zani' olarak niteledigi ABD, 'şımarık çocukları' Yahudi fesatlarının etkisiyle kıyametin en serli topluluğu, zina-ser devletine dönüştü. 11 Eylül'le başlayan 3. fesad döneminde, "küresel terör" yaftasıyla bütün İslam dünyasına resmen ilan edilmemiş gizli bir savaş açan ABD, İsrail"i bütün işgal ve zulüm politikalarında destekliyor. "Büyük Ortadoğu projesi" adıyla Fas"tan Hindikuş dağlarına kadar 22 İslam ülkesini kapsayan "demokrasi ve özgürlük" maskeli "değişim" ve "dönüşüm" projesi BOP hesabına, bombalanan Afganistan"dan sonra Irak'ı, simdi de Lubnan'i kan gölüne dönüştürdü.

ABD'nin Irak'a girmesi ve İsrail'in şiddeti arttırmasına sessiz kalması, sahte 'Mesih' Planı'nı yeniden gündeme getirdi. Mesih'in yeniden dünyaya gelme ve kıyamet savaşı Armagedon'un şartlarını oluşturma sureci hız kazandı. Planı'nın aktörleriyse, Bush'un başkomutanlığındaki Evanjelistler ve İsrail. Evanjelist Hıristiyan inancına göre, Ortadoğu'da hüküm sürecek yedi yıllık kaosun ardından, Hz. Isa kıyametten önce yeniden yeryüzüne inecekti. Bu süreçte kaosu bitiren şeytandır diyorlar. Bugünkü İsrail'in Megido Vadisi'nde yaşanacak kıyamet savaşı Armagedon'da, Hz. Isa sözde inançlı iyilerden oluşan ordunun başına geçecek ve Deccal'in komutanlığındaki inançsızları yenecekti. Böylece kaos bitecek ve yeryüzünde İsa'nın krallığında bin yıllık huzur çağı başlayacaktı.

Bazı Hıristiyanlar ve Yahudiler, İsa'nın dönüşünü kendiliğinden gelişecek doğal bir süreç olarak görüyor. Protestanlığın bir kolu olan ve Scofield İncil'ini referans alan Evanjelik inancına göre ise, Mesih'in gelmesi için öngörülen alametlerin gerçekleşmesine yardımcı olmak ve şartları hazırlamak gerekiyordu. Büyük Ortadoğu Projesi Mesih Planı'nın bir parçasıydı. Buna göre, Mesih'in üçüncü bin yılda ( 2000 yılıyla başlayan süreçte) artik kesin olarak geleceğine inanan Evanjelist-Siyonist ittifak, Ortadoğu'daki tansiyonu bilerek yükseltiyordu.

'Tanrı ve Başkan, bize İsa'yı Ortadoğu'ya getirme şansı doğurdu. Bu bana verilen bir emir diyordu' kan ve ateş altındaki Irak'ta Evanjelistler için çalışan misyonerler.
Fundamentalist olan bu Hıristiyan gruplar, Yahudilerin devlet terörünü destekliyordu. Destekleyişlerinin arkasındaki neden, onların Kitab-ı Mukaddes'i yorumlayışlarıydı. Son kıyamet savaşı kitab-i mukaddes'te İbranice Armagedon'du. Armagedon ancak ve ancak Yahudilerin bir millet olarak "Eretz İsrail" de ( vaat edilmiş topraklar) yeniden bir araya gelmelerinden sonra gerçekleştirilecekti. Bu Hıristiyan gruplar Yahudilerin Tanrı'nın tek seçilmiş kulları olduğuna ve onlara Tanrı'nın "dünyevi iyilik", kendilerine ise "uhrevi saadet" vaat ettiklerine inanmıştı. İşte Fundamentalist Hıristiyan Siyonistlerin İsrail'e yakin ilgileri Mesih'in ikinci gelişine yol açacak olan bu savaşın bir an önce yerine getirmek için çalışmalarına dair inançlarında yatmaktaydı. İnançlarına göre bu yedi asama şunlardı:

  1. Yahudilerin Filistin'e geri dönmeleri
  2. Yahudi devletinin kurulması
  3. Dünyanın, İsrailoğulları dahil tüm uluslarına İncil'in vaaz edilmesi
  4. Rapture ( Vecd ). Kiliseye iman edenlerin cennete yükseltilmesi
  5. Tribulasyon (felaket donemi). Yedi yıl sürecek olan felaket donemi. Bu donemde, Yahudiler ve diğer imanlılar zulüm görecekler. Ancak yine bu donemde iyilerle Deccal önderliğindeki kötüler savaşacak
  6. Armagedon savaşı. İsrail'deki Megiddo Ovasında yapılacak olan savaş.

KARŞIT KIYAMET TEORİSİ

Kitapta elbette karşıt kıyamet teorimi isliyorum. Mesih ve kıyamet ile ilgili inançların Türklerle olan bağlantısı var. kıyametin kopmasının an meselesi olduğuna inanan Fundamentalist Hıristiyan gruplar, gözlerini Türkiye'ye dikmişti. Protestanlığın kurucusu olan Martin Luther (1483-1546) koyu bir Türk ve İslam düşmanıydı. M. Luther; "Eğer Türkler düşmeye başlamışsa, kıyamet gelmiş demektir" sözüyle bir taraftan Türklerin ortaçağdaki sarsılmaz gücünü teslim ederken, bir taraftan da İsa'nın dünyaya gelişinin ancak Türklerin yıkılmasıyla gerçekleşeceğine, dolayısıyla Türkleri yok etmek gerektiğine işaret etmişti. Oysa gerçek tam tersiydi. Türkler güçlenince Mesih ve Mehdi gelecek ve dünya sonlanacaktı. Türkler Mesih'in ve Mehdi'nin gerçek askerleri olarak sahte Mesih ordusunu dağıtacaktı. Daha önce Iran ve Arap dünyasında sahte Mehdi ve Mesihler çıkacaktı.

kıyamet alameti olarak, Kuran; Depremler çoğalacak, buzullar eriyecek, mevsimler anormalleşecek, nüfus önlenemez şekilde artacak; Tevrat; kıyamet öncesi Anadolu'da Yahudi ve Müslümanlar arasında üçüncü dünya savaşı çıkacak; İncil; Ruhsal hastalıklar,özürlü doğumlar ve düşükler olağan sayılacak diyordu. Bunların hepsi gerçekleşti. 1999 yılında, yeryüzünde 20.832 deprem meydana gelmişti. Bu depremlerde yaklaşık olarak 22.000 insan hayatini kaybetmişti. Sadece 2005'de Iran, Afganistan, Pakistan ve Endonezya depremlerinde yaklaşık 500 bin kişi oldu. 1556 yılı ile 1975 yılı arasındaki 400 yıllık donemde meydana gelen deprem sayısı: 110 iken (5.0'dan büyük) 1980 yılı ile 2003 yılı arasındaki 23 yıllık donemde meydana gelen deprem sayısı 1685 olmuştu. (6.5'dan büyük)

Kitapta, İsrail'in Lübnan'a girip Hizbullah'ı ABD'nin İran'a havadan bombardımanı öncesi yok edişini 2006 sonbaharı olarak öngörmüştüm. Kitabin 3 ay önce yayınevine teslim edildiğini hatırlatayım. Bir kaç aylık bir yanılma söz konusu oldu. İsrail'in güvenliği için bu adim atıldıktan sonra asil bölgeyi kana boyayacak kanlı proje başlayacak ve Irak savaşı ile kapağı aralanan Pandora'nın Kutusu, ardına kadar Iran provokasyonu ile açılacak. İsterseniz kıyamet kurguma kitabımdan devam edelim:

2006 yılı sonlarında meydana gelen Richter ölçeğine göre 7 şiddetindeki depremde Mescid-i Aksa'nın ve çoğunluğu Filistinlilere ait binaların yıkılması ile tüm dünya şoke oldu. İsrail'de binalar hasar almadı, zira depreme dayanıklıydı. Herkes mabedin yıkılma nedenini bu depreme bağladı. Esasında Kudüs merkezli bu depremi yaptıran Türkiye'de 17 Ağustos 1999 depremine yol açan ABD-İsrail teknolojisiydi. İsrail'in Süleyman Tapınağı'nı bulmak için sürdürdükleri kazma işlemleri sonuçlanmıştı. Ancak tabi bir yıkımla dünyada masum rolü oynayabileceklerini bilen Yahudiler, korkunç planının ikinci aşamasına geçti. Depremden sonra Filistinlilerin barınacakları ev kalmadı, ancak İsrail Süleyman Tapınağı'nı ortaya çıkardı, Mescid-i Aksa tarihe karıştı. Evsiz kalan Filistinli depremzedeler, basta Kanada olmak üzere dünyanın dört bir yanına dağıtıldı. Artik yeni İsrail yerleşimcileri için yer açılmıştı. Filistin diye bir ülke yoktu, zaten bu topraklarda yasayan Filistinlide kalmamıştı. Filistin sorununa çözüm bulunmuştu!

ABD'nin Afganistan ve Irak'ı işgaliyle gecen 2003-2006 yıllarının ardından, 11 Eylül konseptine karşı çıkan Rusya-Cin-Hindistan-Iran- Araplar, 2007'de karşıt bir ittifak oluşturmuştu. Çünkü oyuncakları ' Kotu Kral' Usame Bin Ladin'i kullanan ABD, tüm Asya ülkelerinde adeta sıkı yönetim ilan etmiş, petrol yollarını tutmuştu. Bu süreçte Ortodoks ve Katolik Hıristiyan dünyası, ABD karşıtı cepheye katılacaktı. ABD'nin Ortadoğu'yu yeniden düzenleme çabaları, BOP projelerini hayata geçirme girişimleri, İsrail'in güvenliği için dünya barışını tehlikeye atması ve Armagedon kehanetleri artik herkesin canini sıkmıştı. Siyonist planın nihai stratejik hedefinin İsrail'in meşruiyetini tanımayan ve onun için tehdit oluşturan tüm dünya Müslümanları olması, karşıt cepheyi güçlendirdi. 13 milyonluk Yahudi milleti yerine 1 milyarı aşkın Müslüman dünyasını yanına almaya karar vermişlerdi. Daha fazla bekleyemeyen Siyonistler 2008 yılı basında, tasarlanan kıyamet savaşı için düğmeye bastı.

2008 yılı yaşanıyordu. kıyamet savaşı Mart 2008 ile Ağustos 2008 arasında İran'a karşı açılan savaşla başlamış ve bu süreçte Iran neredeyse tamamen yıkılmıştı. 2008' Kasım'ında yapılan devlet başkanlığı seçimlerini sandıkta yapılan sahtekarlıkla tekrar Cumhuriyetçiler ve ABD Başkanlığını 3. Bush Florida Valisi Jeb Bush kazandı. İran'a karşı açılan savaş ve kullanılan düşük yoğunluklu nükleer silahlar, Siyonist cepheyi bir anda dünyada yalnız bıraktı. Secime giderken Bush'un açtığı savaş, Mesih teorisine inanan Amerikalıların aklini tekrar çeldi. ABD, 2009 için savaşa bir trilyon dolar bütçe ayırdı. Evanjelist-Yahudi-Şeytan ortaklığı, dünyayı kana buladıkları birinci ve ikinci dönemlerin ardından üçüncü kanlı donem paketini açma fırsatı yakaladı. Zaten savaş başlamıştı. Iran savaşıyla paralel Lubnan ve Suriye'nin de tamamen işgal edilmesi gerekiyordu. Bu arada plan gereği, İsrail'in Suriye ve Lubnan'i işgal projesi, yapılan provokasyonlar ve yalan haberlerle 'legal' hale getirilmişti. Suriye ve Lubnan,' terörist ülkeydi'; Hizbullah, İslami Cihat ve HAMAS gibi örgütleri desteklediği için işgal edilme fetvası ABD Kongresinden cıktı ve Başkan Bush'a savaş açma yetkisi verildi. Zaten bu sırada İsrail savaş açmıştı ve işgal tamamlanmıştı. Geriye İsrail'in açtığı pislikleri temizleme kalmıştı. ABD'nin dolarları İsrail'in korunması için akıtıldı. İsrail korunurken, üç-beş ülke işgal edilmiş, milyonlarca insan mağdur olmuş önemi yoktu. İsrail, vaat edilmiş topraklarına kavuşmaktaydı.

Irak'ta ABD'nin planı gereği birbirine gevsek bağlarla bağlı üç bağımsız devlet kurulmuştu, adına Irak Federasyonu dense de bu bal gibi Kondefederasyondu. Irak parlamentosu ve hükümeti göstermelik bir bağlılık arz ediyordu. ABD, Irak'taki 5. valisini ( büyükelçisini) de değiştirmişti. Ülkede bulunan 200 bin Amerikan askeri için her yıl Kongre'den istenen 500 milyar dolarlık ek bütçeler tarihe karışmıştı, zira bu para artik Irak petrolünün satışından elde ediliyordu. Güneyde Şiiler, Kuzeyde Kürtler ve ortada Sünni Araplara kurdurulan üç devlet aslında Osmanlının Basra, Musul ve Bağdat vilayetleri seklinde bölgeyi yönettiği tecrübeden esinlenilmişti. Tek farkla ki, Kerkük Kürdistan devletinin başkentiydi. Türkiye, Sünni bölgesinde asker bulundurma şartıyla Kerkük tavizini vermişti. Asker sayısını 15 binden 30 bine çıkartmıştı, ancak ABD yönetimi Kürtlerin bölgesine müdahale etmeme onsartini koşmuştu. PKK, Kürdistan'da yönetim konseyinde üçte birlik pay almış ve terör
faaliyetlerine son vererek siyasileşmişti. Iran ve Suriye'deki Kürtler de Kürdistan'la birleşmek istiyordu. Ancak aradaki tampon bölgede Türk askerinin varlığı buna engel oluyordu. Bu nedenle PKK destekli Kürtler Türk askerlerine yönelik her gün intihar saldırıları düzenliyordu. Washington terörü kınasa da, Türkiye'yi Irak'tan tamamen atmak için fırsat kolluyordu. Türkiye Kürtlerinin Kürdistan'la birleşme talebini 2008'de yazılı olarak taraflara bildirmesi Türk Genelkurmayı'nı çileden çıkardı. 2006 yılından beri bölgede 250 bin asker bulunduran TSK, Iran ile işbirliği yaparak ABD-İsrail-İngiltere şeytan üçgeninin Kürdistan oyununa engel olmaya çalışıyordu.

Bu arada Iran savaşı ABD için sonun başlangıcı olmuştu. 2006'dan itibaren Iran içine sızan operasyon birimleri rejim karşıtı ve etnik gruplardan istihbarat çalışması yapmıştı. Iran atom bombası için gerekli uranyumu 2008'de elde etmişti. Asil istihbarat ise İran'ın Kazakistan'dan 20 adet atom bombasını 2000 yılında satın almış olmasıydı. Bu bilgi savaşın sebebi olarak ortaya atılmıştı. nükleer bahane ile İran'a savaş açılması tüm İslam Dünyası'nın tepkisini çekmişti, özellikle Lübnan'daki Hizbullah ve Irak'taki El Kaide güçleri terörü daha fazla azdırmıştı.

Kitap, 400 sayfa ve en ince ayrıntısına kadar bilgi destekli fantastik bir kurgu sunuyor. İsterseniz bir de kitabın sonuna bakalım:

Tarihler 2053 yılını gösteriyordu. Allah yeryüzünü son kere inananlara teslim ediyordu. Barış ve bolluk donemi başlamıştı. Mesih, Arap kızıyla evlenerek çoluk çocuğa karıştı. Bir kızı oldu. 2070 yılında huzur içinde oldu. dünyada inançsız kimse kalmadı. Bu Altın Cağ, aralıksız 40 yıl surdu. dünyada Yahudi kalmadığı için fesat üretecek bir toplulukta yoktu. Ancak 23. yüzyılın başlarında aşırı bolluk ve zenginlik insanların başını dondurdu. Livata dahil tüm günahlar islenmeye başladı. İnançsızlık yayılmaya başladı. Kuzeyden çıkan barbar bir grup kan dökerek, aşırı rahata alışmış milletleri öldürmeye, mamur kentleri yakıp yıkmaya başladı. Moğol istilasından beri böyle katliam görülmemişti. Bu inançsız topluluk 9 senede tüm dünyayı istila etti. Allah adini almaya insanlar korkuyordu. Ve Allah diyen kalmadı.

2118 veya 2119 yılı yaşanıyordu. Doğu taraftan Swift-Tutle adlı kuyruklu bir yıldız dünyaya yaklaşıyordu.Yedi gün boyunca ışıltısı dünyayı sardı. dünyaya yaklaştıkça ateşi insanları pişirdi, denizleri kaynattı, dağları pamuk gibi savurdu. Son kıyamet alameti Duhan adlı tutsu, kuyruklu yıldız dünyaya çarptıktan sonra belirdi. İnsan insani görmeyecek kadar sis yeryüzünü kapladı. Kırk gün, kırk gece kalkmadı. Müminlere dokununca canlarını aldı, kafirleri ise sarhoş yaptı, ne yapacaklarını bilmez halde dolaşıyorlardı. İnsanlar, cinler ve hayvanlar toplu halde oluyorlardı. Kırk günden sonra duman acildi ve kıyametin koptuğunu ilan eden ilk Sur borusunu Mikail üfledi. ardından 2 Sur sesi daha duyuldu. Çürümüş kemikler, kuyruk sokumunda bulunan kemikten dirilmeye başladı. Mahşer alanı, dünyanın güneş etrafında döndüğü yörüngeydi ve cehennemim sınırlarını çiziyordu. Cennet ise sonsuz genişlikteydi.

kıyametin ne zaman kopacağını sadece Allah bilir; O, işaretleriyle kutsal kitaplarında anlatmış, alametlerini peygamberlerine söyletmiş, evliyalarının kalbine ilham etmişti. Nihayet, o büyük gün gelip çatmıştı. Bundan sonra büyük buluşma denilen mahşer günü başlayacak, kitaplar saçılacak, terazide günahlar-sevaplar tartılacak, Allah'ın rahmetine merhametine göre, iyiler cennete kötüler cehennemine Sırat köprüsünden geçerek

KAYNAK BELİRTİLMELİ





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: ali, 09.07.2009, 18:09 (UTC):
bunu bi kitaptan yazdığını söylüyorsun ama kaynağı bilinmiyor yazıyorsun şimdi bu hikaye nekadar inandırıcı olacak ? !!!! işiniz gücünüz yok mu sizin
...



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36685519 ziyaretçi (102724361 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.