Semâvî Dinlerde Deccâl (Armilus, Antichrist), I
 

666, Deccal, Antichrist, Dajjal, Armilus

Semâvî Dinlerde Deccâl (Armilus, Antichrist), I

Hazırlayan: Akhenaton

Konu Başlıkları

  1. Deccâl Terimi Üzerine
  2. Yahûdilik'te Deccâl
  3. Hıristiyanlık'ta Deccâl
  4. İslâmiyet'te Deccâl
  5. Deccâl ve Tek Göz Sembolü
  6. Kurân-ı Kerîm'de Deccâl'e İşaret Ettiği İddia Edilen Ayetler
  7. Deccâl İle İlgili Hâdisler
  8. Kaynaklar

1. Deccâl Terimi Üzerine

Kıyamete yakın bir dönemde çıkıp İslâm dinini ve ümmetini ifsat edip kötülüklere sürükleyecek olan ve aynı zamanda kıyametin alametlerinden sayılan biridir.[1]

Deccâl, "decl"in mübâlağa siğası olup "çok yalancı, aldatıcı, hilekâr" manasına gelmektedir. O, "Bu ümmetin âhir zamanında çıkacak Yahûdîlerden biri olup ilâhlık iddia edecektir." Yalancı olduğundan kendisine bu isim verilmiştir.[2]

Sözlükte Deccâl tabiri için 10 özellik kullanılır:

  1. "Yalancı" demektir. Çünkü hakkı batıla karıştırmaktadır.
  2. د ج ل kelimesinden gelmektedir. دَجَل "devenin katranla boyanması" demektir. Çünkü Deccâl de hakkı gizlemekte ve hakkı düzenbazlıkla örtmektedir.
  3. "Yeryüzünün değişik yerlerini gezen kat eden kimse"ye de Deccâl denir.
  4. Deccâl, kök itibariyle "örtmek", "kapağını kapatmak" anlamına gelir. Örtme eyleminin yapıldığı her işe "decel" denir.
  5. "Her yeri dolaşan kimse"ye Deccâl denir. Mekke ve Medine hariç her yeri dolaşacaktır.
  6. "Şerri ile insanları aldatıp peşinden sürükleyen kimseler"e Deccâl denir.
  7. Deccâl, "pusuda bekleyen" demektir
  8. Deccâl, "bir şeyi altınla yaldızlayan suyu bol koyan" demektir.
  9. Deccâl, "nesnelerin boyandığı altın suyu" demektir.
  10. Deccâl, "kılıcın cevheri" demektir.[3][4]

Bütün bunlardan anlaşılıyor ki Deccâl yalancı, hileci, batılı hak gibi gösteren ve hakka örtü çeken, insanları şerriyle aldatan kimsedir.[3]

Türkçe'de bir sıfat olarak “Mesih”, “üzerine yağ sürülmüş” anlamında özel; isim olarak da Hz İsa için kullanılmaktadır.[5][6] Deccâl'e de Mesih tabiri verilmektedir.[7] Zira onun gözünün bir tarafı siliktir. Deccâl'in sağ gözü silinmiş, Hz  İsa'nın sol gözü silinmiştir. İsfehanî, bunu “Deccâl'den güzel özellikler, ilim, akıl, yumuşaklık, güzel ahlak silinmiştir. İsa'dan da , cehalet, maddeye bağlılık, kötü ahlak, giderilmiştir.” şeklinde yorumlar.[8][9]

Abdurrahman Küçük'e göre, ayet ve hadislerde Mesih, “Feile” ve “Feale” kalıbından olmak zere iki şekilde kullanılmıştır. “Feile” babından Mesih, sıddık tasdik edilmiş vs. anlamına gelir ki bu hakkı tasdik eder, doğrulayıcı olmasından dolayı İsa'ya alem olmuştur. İsa'nın bir lakabı ve bir vasfı şeklinde mütalaa edilir. “Feale” babından olduğu zaman Mesih; "Kezzab" mânâsına gelir ki sahte Mesihleri içine aldığı gibi Deccâl için de kullanılır. Her yalancı aynı zamanda da karıştırıcı ve hakkı batıl gibi gösterici mânâsına “decl” den alınmadır. Bunun için de Mesihlik iddiasıyla çıkan sahte Mesihler de Deccâl'le aynı mânâyı alıyor. Sıddık mânâsına İsa'ya isim olan Mesih'ten ayrılır. Hz. İsa'dan başka Mesihler sahte ve yalancıdır. Özel mânâdaki Mesih ise sadece Hz. İsa'ya aittir.[10][9]

Mesih-i Deccâl, ahir zamanda zaten mevcut olan fitneyi daha da ileri boyutlara ulaştıracak, insanların sapkınlığını daha da artıracaktır. Bedîüzzaman, ahir zamanda dinsiz felsefenin gelişmesiyle birlikte büyük bir inkar dalgası yayılacağını, herkesin küçük birer Nemrud haline geleceğini anlattıktan sonra Mesih-i Deccâl'in konumunu söyle açıklar: [11]

«... Ve onların basına geçen en büyükleri, ispritizma ve manyetizmanın hâdisâtı nev'inden müdhiş harikalara mazhar olan Deccâl ise daha ileri gidip, cebbarâne suri hükümetini bir nevi rubûbiyet tasavvur edip uluhiyetini ilan eder.» [12]

Bedîüzzaman, ahir zamanda küfrün basına geçecek olan Deccâl'in ruhçuluk (muhtemelen cinlerle ilgili bir gizli bilgi) ve manyetizmayı kullanarak birtakım "müthiş harikalıklar", yani insanlara etki eden olağanüstülükler gerçekleştireceğini ve bu yolla kendi uluhiyetini (ilahlığını) ilan edeceğini söylüyor. Pek çok hadiste Mesih-i Deccâl'in söz konusu büyücülük özelliği haber verilir. Buna göre, Mesih-i Deccâl, kendisine bağlı olan cinnî şeytanları (kâfir cinleri) kullanarak birtakım göz boyayıcı sözde mûcizeler gerçekleştirecektir. Bunların arasında ölülerin diriltilmiş gibi gösterilmesi en çok haber verilenlerdendir.[11]

Deccâl, aldatıcı ve yalancı özelliği ile, çok eski batıl dinlerde de varlığı kabul edilmiş olup ilk olarak Zerdüşt dininde görülmüştür.[1]

2. Yahûdilik'te Deccâl (Armilus)

Yahûdilik'te "Deccâl" kelimesi, ilk defa milattan önce 2. yüzyıldan itibaren kitaplarda görülmeye başlar. Daniel, kitabında “Günlerin Sonu”nda Allah'ın otoritesine karşı gelecek olan güçlü bir varlıktan bahsedilmektedir. Yine benzer şekilde, Hezekiel Kitabının 38-39. Bâblarında geçen “Gog ve Magog” hikayesinde Yahûdilerin düşmanlarına kumandanlık edecek olan kötü karakterli Gog'un Rab Yehova tarafından nasıl mağlup edileceği anlatılır. Ayrıca Yahûdi Kutsal Kitabının Yoel, Zekeriya ve Daniel bölümlerinde de buna benzer anlatımlar vardır. Daniel Kitabında Deccâl için bir benzetme yapılarak “Küçük boynuz veya Canavar” olarak tanımlanan ve insanüstü güçlere sahip olan bir yaratıktan söz edilmektedir. Yahûdiler, her zaman Deccâl'ı, kendilerini kurtaracağına inandıkları Mesih'in muhalifi olarak görmüşler ve tarih içinde öne çıkan bu tip kişileri Deccâl olarak değerlendirmişlerdir.[13]

Yahûdilerde kötülerin ve Mesih'in muhalefetinin önderliğini ifade eden bir kavramla karşılaşılmamaktadır. Onlara göre Mesih'in düşmanı, İsrail'in komşularıdır.[14] Ancak Yahûdi dini literatüründe ilk defa M.Ö. 2. yüzyıldan itibaren, son günlerde Allah'a karşı güçlü bir varlıktan bahsedilmeye başlanmıştır: [9]

הריעז ירחא ןרק ולאו אינרקב תיוה לכתשמ
ורקעתא אתימדק אינרק-ןמ תלתו ןוהיניב תקלס
אד-אנרקב אשנא יניעכ ןיניע ולאו הימדק-ןמ
:ןברבר ללממ םפו

«Ben, gözümü dikmiş boynuzlara bakarken; onların arasından daha küçük başka bir boynuz çıktı. İlk boynuzlardan üçü onun önünde söküldü. Bu boynuzun insan gözü gibi gözleri, böbürlenen bir ağzı vardı.» (Tevrat, Daniel 7:8) [15][16]

וילע רעתשיו בגנה ךלמ ומע חגנתי ץק תעבו
אבו תובר תוינאבו םישרפבו בכרב ןופצה ךלמ
:רבעו ףטשו תוצראב

«Son gelince, Güney Kralı Kuzey Kralı'yla savaşa tutuşacak. Kuzey Kralı savaş arabalarıyla, atlılarla, birçok gemilerle saldıracak. Her şeyi süpürüp götüren sel gibi taşarak birçok ülkeden geçecek.» (Tevrat, Daniel 11:40) [15][16]

Bazı alimler bu inancın kökünü eski Bâbil mitolojisindeki sular ve dipsiz karanlıkların hakimi Tiamat'ın yukarıdaki tanrılara isyan edip Tanrı Ea'nın oğlu Marduk tarafından mağlup edilmesi mitine bağlarken bazıları da bunun eski İran inançlarında görülen iyilik ve şer güçlerinin muhalefetindeki düalizmde aramışlardır. Bununla birlikte Yahûdi kutsal kitabındaki bazı anlatımların Deccâl kavramı için zemin hazırladığı kabul edilir.[17]

Ayrıca Kitâb-ı Mukaddes'in Hezekiel, 38 ve 39. bâblarında geçen Gog ve Mogog kıssası, bunlar arasındadır. Bu kıssada Âhirzamanda Yahûdilerin düşmanlarına kumandanlık edecek Gog'un Rab Yahve tarafından nasıl mağlup edileceği anlatılır. Yine Kitâb-ı Mukaddes'in Daniel bölümlerinde buna benzer anlatımlar vardır. Daniel de Deccâl için somut bir örnek verilmekte "küçük boynuz, canavar" tâbirleriyle sembollendirilen (Daniel 7,8) bu örnekle Yahûdilere zulüm ve eziyette bulunan IV. Antiokhus Epiphones ( M.Ö. 1631) kastedilmektedir.[9]

Roma'nın kurucusu olarak görünen Armilus için de Deccâl tabiri kullanılmıştır. Efsaneye göre Armilus Roma'da güzel bir kadınının mermerden heykelinin çocuğudur. Bu kimse beş metre boyunda sarı saçlı ayak tabanı yeşil ve iki başlıdır. Kendisinin Tanrı olduğunu ilan edecek Kudüs'ü ve Antakya'yı zapt edecek Yahûdileri topraklarında çıkaracaktır. Ancak Rab Yahve, Deccâl Armilus ve ordularını Arbel vadisinde yok edecektir. Armilus, Davut oğlu Mesih'in nefesiyle öldürülecek ve Tanrı'nın krallığı yeryüzünde hâkim olacaktır.[4]

Yahûdilere göre gerçek "Mesih", Dâvûd oğlu Mesih'tir, ama ondan önce Yusuf oğlu Mesih gelecektir. O, İsrâiloğulları'nı etrafına toplayıp Yeruşalim'e (Kudüs) yürüyecek ve orada, düşman kuvvetlerini yendikten sonra, "Mâbed İbâdeti"ni yeniden kuracak ve hakimiyetine kavuşacaktır. Bunun üzerine bir kısmına göre Armilus, bir kısmına göre de Yecüc ve Mecüc, yardımcılarıyla Kudüs önlerinde görünecek ve Yusuf b. Mesih'le savaşıp onu öldürecektir. Bir kısmına göre vücudu Kudüs sokaklarında gömülmeden duracak, bazılarına göre de cesedi meleklerce Dâvûdoğlu Mesih'in gelişine kadar saklanacaktır.[18][19]

Yahûdi kutsal kitabının dışındaki metinlerden biri olan İsrâil'in 12 kabile büyüğünün ahdinde "Dan" kabilesine mensup ve İsrail'in Allah'a ibadetten vazgeçmesine yol açtığı anlatılan şeytânî bir şahsiyet olan "Boli al"da (Boli ar)  ya da "Belial", bir Deccâl'dir.[20] Bu kişi, İsrail'in Allah'a ibadetten vazgeçmesine sebep olmuştur.[4] Levi kabilesinden çıkacak Mesih, onu yenecek ve ateşe atacaktır. Menkıbevi Yahûdi dini literatüründe Mesih'in muhalifi Deccâl için "Armilus"adı kullanılmıştır. Bu şahsın Roma'nın kurucusu olarak görülen efsanevi şahsiyet "Romulus”tan geldiği düşünülmektedir. Romalılar, putperest bir kavim olarak Yahûdilerin topraklarında hakimiyet kurmuş, onlara işkence etmiş ve Mabed'lerini yakmışlardır. Dolayısıyla kötülüğü ve şer güçleri temsil etmektedirler. Bundan dolayı "Armilus" Dâvûd oğlu Mesih'in nefesiyle öldürülecek ve Tanrı'nın krallığı yeryüzünde hakim olacaktır.[20][13]

Yahûdiler yine Neron, Kaligula, Pompei vb. zalim idarecileri de Deccâl olarak görmektedirler. Deccâl'i kendilerini kurtaracağına inandıkları "Mesih'in muhalifleri" olarak adlandırırlar.[4]

Yahûdilik'te Mesih muhalifi için geliştirilen bu kavram Hıristiyanlık'ta Mesih'in ikinci gelişinden önceki muhalifi olan "şeytâni" ve "yarı insânî" bir varlığı ifade etmek üzere kullanılmıştır.[9]

3. Hıristiyanlık'ta Deccâl (Mesih Karşıtı, Antichrist)

"Anti-chirist" tabiriyle Mesih'in düşmanı olarak Yuhanna'nın mektuplarında yer alır. Yeni Ahit'te de birçok yerde geçer. Süryânî çevrelerde Deccâl için "Daggala/Dajjala" tabiri kullanılır. Mesih'in ikinci gelişinden önceki muhalifi olan şeytânî veya yarı insânî bir varlığı ifade etmek üzere bu kelime kullanılır.

Yeni Ahit'in Vahiy kitabında Deccâl'in iki canavar şeklinde sembolik portreleri verilir. Bunlardan biri, denizden çıkan on boynuzlu yedi başlı başları üzerinde küfür isimleri bulunur. Kendisine hulûl etmiş olan şeytandan güç almaktadır. Bir bütün olarak Roma İmparatorluğu'nu temsil eder. Başlardan biri, Neron'dur. Mesih, yeryüzüne dönünce; semâvî orduları ile bunları etkisiz hale getirir. Bu anlatımlar, Yahûdilerin kitabı Daniel'de Deccâl hakkında anlatılanlara dayanır.[4]

Pavlus'un Selaniklilere gönderdiği ikinci mektubunda, Hz. İsa'nın gelişi ve Rabbin gününden bahsetmekte; irtidat ortaya çıkmadıkça, Allah olduğunu iddia eden fesat adamı, helak oğlu yani Deccâl çıkmadıkça, o günün gelmeyeceğini ve Hz. İsa'nın Deccâl'i ağzının soluğu ile öldüreceğini  açıklamaktadır.[9] Tanrılık iddiasında bulunacağı ve ortaya çıkmasının ahir zaman alâmeti olduğu belirtilir.[4]

"Antichristos" ifadesi, Yuhanna'nın mektuplarında da bulunmaktadır. [21]Yuhanna burada, Hıristiyan cemaatinden ayrılıp, İsa'nın tanrısallığını kabul etmeyenleri Antichristler olarak göstermektedir. Yuhanna'nın ifadesine göre "Mesih Karşıtı" olan Antichrist, tam manasıyla Mesih muhalifi bir saptırandır. Kilise babaları Antichrist tasavvurlarını İncilin kabul ettiği şekilde yorumlamaya yönelmişlerdir. Meselâ İrenée, Antichrist'i bütün şeytanî kafirlikleri belirten bir adam olarak düşünmektedir. Hıristiyanlıktaki Antichrist tasavvuru, İslâm'daki Deccâl inancı ile bir yakınlık arz etmektedir.[22]

Mesih'in muhalifi Deccâl'dir. Fakat Deccâl mefhumu Hıristiyan olmayanları ve muhalefet edenlerin tamamını içine alır.[23] Mesih'in düşmanları Melekler tarafından yok edilecektir.[9]

Carlos Madrigal'e göre İncil'in Vahiy bölümünde anlatılan canavar, bu Mesih Karşıtı'dır: [24]

Καὶ εἶδον ἐκ τῆς θαλάσσης θηρίον ἀναβαῖνον, ἔχον κέρατα δέκα καὶ κεφαλὰς ἑπτά, καὶ ἐπὶ τῶν κεράτων αὐτοῦ δέκα διαδήματα, καὶ ἐπὶ τὰς κεφαλὰς αὐτοῦ ὀνόμα[τα] βλασφημίας. καὶ τὸ θηρίον ὃ εἶδον ἦν ὅμοιον παρδάλει, καὶ οἱ πόδες αὐτοῦ ὡς ἄρκου, καὶ τὸ στόμα αὐτοῦ ὡς στόμα λέοντος. καὶ ἔδωκεν αὐτῷ ὁ δράκων τὴν δύναμιν αὐτοῦ καὶ τὸν θρόνον αὐτοῦ καὶ ἐξουσίαν μεγάλην. καὶ μίαν ἐκ τῶν κεφαλῶν αὐτοῦ ὡς ἐσφαγμένην εἰς θάνατον, καὶ ἡ πληγὴ τοῦ θανάτου αὐτοῦ ἐθεραπεύθη. καὶ ἐθαυμάσθη ὅλη ἡ γῆ ὀπίσω τοῦ θηρίου, καὶ προσεκύνησαν τῷ δράκοντι ὅτι ἔδωκεν τὴν ἐξουσίαν τῷ θηρίῳ, καὶ προσεκύνησαν τῷ θηρίῳ λέγοντες, Τίς ὅμοιος τῷ θηρίῳ, καὶ τίς δύναται πολεμῆσαι μετ' αὐτοῦ; Καὶ ἐδόθη αὐτῷ στόμα λαλοῦν μεγάλα καὶ βλασφημίας, καὶ ἐδόθη αὐτῷ ἐξουσία ποιῆσαι μῆνας τεσσεράκοντα [καὶ] δύο. καὶ ἤνοιξεν τὸ στόμα αὐτοῦ εἰς βλασφημίας πρὸς τὸν θεόν, βλασφημῆσαι τὸ ὄνομα αὐτοῦ καὶ τὴν σκηνὴν αὐτοῦ, τοὺς ἐν τῷ οὐρανῷ σκηνοῦντας. καὶ ἐδόθη αὐτῷ ποιῆσαι πόλεμον μετὰ τῶν ἁγίων καὶ νικῆσαι αὐτούς, καὶ ἐδόθη αὐτῷ ἐξουσία ἐπὶ πᾶσαν φυλὴν καὶ λαὸν καὶ γλῶσσαν καὶ ἔθνος. καὶ προσκυνήσουσιν αὐτὸν πάντες οἱ κατοικοῦντες ἐπὶ τῆς γῆς, οὗ οὐ γέγραπται τὸ ὄνομα αὐτοῦ ἐν τῷ βιβλίῳ τῆς ζωῆς τοῦ ἀρνίου τοῦ ἐσφαγμένου ἀπὸ καταβολῆς κόσμου. Εἴ τις ἔχει οὖς ἀκουσάτω. εἴ τις εἰς αἰχμαλωσίαν, εἰς αἰχμαλωσίαν ὑπάγει: εἴ τις ἐν μαχαίρῃ ἀποκτανθῆναι, αὐτὸν ἐν μαχαίρῃ ἀποκτανθῆναι. *(=ωδέ ἐστιν ἡ ὑπομονὴ καὶ ἡ πίστις τῶν ἁγίων.

«Sonra on boynuzlu, yedi başlı bir canavarın denizden çıktığını gördüm. Boynuzlarının üzerinde on taç vardı, başlarının üzerinde küfür niteliğinde adlar yazılıydı. Gördüğüm canavar parsa benziyordu. Ayakları ayı ayağı, ağzı aslan ağzı gibiydi. Ejderha canavara kendi gücü ve tahtıyla birlikte büyük yetki verdi. Canavarın başlarından biri ölümcül bir yara almışa benziyordu. Ne var ki, bu ölümcül yara iyileşmişti. Bütün dünya şaşkınlık içinde canavarın ardından gitti. İnsanlar canavara yetki veren ejderhaya taptılar. “Canavar gibisi var mı? Onunla kim savaşabilir?” diyerek canavara da taptılar. Canavara, kurumlu sözler söyleyen, küfürler savuran bir ağız ve kırk iki ay süreyle kullanabileceği bir yetki verildi. Tanrı'ya küfretmek, O'nun adına ve konutuna, yani gökte yaşayanlara küfretmek için ağzını açtı. Kutsallarla savaşıp onları yenmesine izin verildi. Canavar her oymak, her halk, her dil, her ulus üzerinde yetkili kılındı. Yeryüzünde yaşayan ve dünya kurulalı beri boğazlanmış Kuzu'nun yaşam kitabına adı yazılmamış olan herkes ona tapacak. Kulağı olan işitsin! Tutsak düşecek olan Tutsak düşecek. Kılıçla öldürülecek olan Kılıçla öldürülecek. Bu, kutsalların sabrını ve imanını gerektirir.» (İncil, Vahiy, 13:1-10) [16]

Madrigal'e göre bu canavar, Mesih Karşıtı'dır ve dinî-siyâsî yönden çok güçlü bir adam olacaktır. Üstteki İncil âyetinde onun yüreği ve yetkileri tasvir edilmesine rağmen, görünüşü aslında böyle iğrenç olmayacak, tam tersine, kendini nâzik gibi lanse edecektir. Sonra İsrâil'le bir antlaşma yapacaktır: "Birçoğu ile bir haftalık önemli bir antlaşma yapacak." (Daniel 9:27a; özel tercüme). Bunun üzerine her zaman barut fıçısı üzerinde duran Ortadoğu'ya barış getirecek; fakat "haftanın sonunda kurbanla sunuyu durduracak, birçok yıkıcı ve iğrenç şeyler yapan mahvedici gelecektir." (Daniel 9:27b, Daniel 11:31-39) İşte 3,5 yıl sonra antlaşmayı bozacak ve bu kez, "kutsallar"a karşı gelecektir. En sonunda büyük bir savaş olacaktır. (3. Dünya Savaşı, Armageddon) [24]

Madrigal'e göre âyette geçen "Ejderha" ise, Şeytân'dır. Canavar, yani Deccâl, Şeytân'dan yetki alan bir insan olacaktır. Bu, bir güç, bir akım veya bir teşkilat değildir. Çünkü canavarı simgeleyen sayı, açıkça belirtilmiştir: [24]

(=ωδε ἡ σοφία ἐστίν: ὁ ἔχων νοῦν ψηφισάτω τὸν ἀριθμὸν τοῦ θηρίου, ἀριθμὸς γὰρ ἀνθρώπου ἐστίν: καὶ ὁ ἀριθμὸς αὐτοῦ ἑξακόσιοι ἑξήκοντα ἕξ.

«Bu konu bilgelik gerektirir. Anlayabilen, canavara ait sayıyı hesaplasın. Çünkü bu sayı insanı simgeler. Sayısı 666'dır.» (Vahiy, 13:18) [16]

Mesih Karşıtı (Deccâl) ismini alan bu insan, sahte bir Mesih olacaktır. Aynı zamanda da "yasa tanımaz adam"dır (2Se.2:3). Mesih Karşıtı'ndan "yasa tanımaz adam" olarak söz edilir; çünkü Tanrı'nın yasasını (10 Emir) hiçe sayacaktır. Bu kişinin İsrâil'in soyundan geleceği düşünülebilir. Ne de olsa kendini bir Mesih olarak tanıtacaksa, asıl Mesih'le aynı milletten olması gerekir.

Şimdi canavarı tasvir eden simgelere gelelim. "Boynuz", Kutsal Kitap'ta devlet düzenindeki "güç" ve "yetki"yi simgeler. Yani "10 boynuzlu canavar", 10 ülke tarafından desteklenen bir siyâsetçi olabilir. Bu ülkeler, "10 taç" ile simgeleniyor. Daniel kitabından alıntılanan bu boynuzlar örneği, kimi yerde belli krallar için kullanılıyor (Danile 7:24). Kimi yerdeyse Vahiy'de simgelenen Şeytan'ı ve Deccâl'i anlatmak için kullanılıyor (Daniel 7:24; 8:9-10). "7" ve "10", totaliter bir rejimin simgeleridir. Bütün dünya, Deccâl'in etkisi altında kalacaktır.[24]

Hıristiyan inancına göre; altıncı tas boşaltılınca, Doğudan gelen kralların İsrail ülkesine geçmesi için büyük Fırat Irmağı'nın suları kuruyacaktır.Dünyanın orduları Armagedon denilen yerde toplanacaktır. İsa Mesih, bulutlarla yeryüzüne gelecektir. O'nun gelişi ne yerel ne de görünmez bir şekilde olacak, çünkü herkes onu görecektir. Şimdi Kuzu'nun (İsa Mesih) düğünü başlar. İnanlılar topluluğu yani Mesih'in gelini, kendini bu heyecanlı durum için hazırlar. Kuzu'nun düğün şölenine çağrılan herkes kutsanır. İnanlılar topluluğu göksel gelindir, davet edilen konuklar da kurtulanların tamamıdır. Mesih kutsallarıyla birlikte beyaz bir atın üzerinde yeryüzüne gelir. Ona ince ketene bürünmüş ve beyaz atlara binmiş olan gökteki ordular eşlik eder. Bu ordular kuşkusuz kutsallardan oluşur. Onun ağzında ulusları vuracak keskin bir kılıç vardır. Mesih'in kaftanının ve kalçasının üzerinde "Kralların Kralı ve Rablerin Rabbi" yazısı vardır.İsa Mesih en yüce yöneticidir. Diğerleri o'nun egemenliğine boyun eğmek zorundadır. Mesih egemenliğini kurmadan önce bütün düşmanlarını temizleyecektir. Canavar/Deccâl egemenliğin Mesih'in eline geçmemesi için dünya kralları ve onların ordularıyla anlaşacaktır. Ancak yapılan savaşta Mesih'in ordusuna yenilecektir. Bu savaşta göklerin sarsılması ve yeryüzünün yerinden oynaması olarak belirtilen büyük yıkım bir nükleer savaş olarak yorumlanmaktadır. Yine bu savaşta Yahûdilerin üçte ikisi yok olacak. Tüm ülke (İsrail) viran hale gelecektir. Bu dönemde sıkıntı bitecek ve Bâbil yargılanacaktır.

Şeytan'ın bin yıl başlamadan önce kontrol altına alınması için, elinde dipsiz derinliklerin anahtarı bulunan bir melek gökten inerek, Şeytanı bin yıl için bağlayacaktır. Şeytan oradan çıkıp bir daha ulusları saptırmasın diye giriş mühürlenecektir. Gerçek imanlılar Tanrı'nın ve Mesih'in kâhinleri olacak, onunla birlikte bin yıl egemenlik sürecektir.

O'nun yeryüzündeki egemenliği, büyük beyaz bir tahtın önündeki yargılanma ve sonsuzlukla ilgilidir. Deccâl ve ordusunu yenen Mesih, Krallığını Kudüs'te kuracaktır. Krallık Yahûdiler tarafından yönetilecek. Mesih'in ilk gelişinde O'na bağlanmayıp yanlış yola giren Yahûdiler, bu defa İsa Mesih'e iman ederek Hıristiyanlığa dönüş yapacaktır. Bu dönem barış içerisinde bin yıl sürecektir. Bin yıl tamamlanınca Şeytan atıldığı zindandan serbest bırakılacak, Mesih'e düşman olan ulusları saptırmak için dört bir tarafa gidecektir. İblis, günahkâr isyancılardan oluşan bir ordu topladıktan sonra sevilen kent Kudüs'e doğru ilerleyecektir. Ancak gökten yağan ateş onları yakıp yok edecektir.

Bundan sonra Şeytan ve iman etmeyenlerin yargılanma dönemi başlayacaktır. Bu yargılamada bir kimsenin adının yaşam kitabında yazılı olup, olmaması belirleyici faktör olacaktır. Yeni gök ve yeni yeryüzünde İsa Mesih inanlılarıyla yaşayacaktır. Artık ölüm olmadığı gibi ne yas ne ağlama ne de ıstırap olmayacaktır. Burada da inanlılar topluluğu içerisinde İsrail ve diğer uluslar arasındaki frak devam edecektir.[25]

Hıristiyan kaynaklarında Deccâl, hain, çirkin bir dev, kör, tek gözlü, topal bir yaratıktır. Kaşlarının arası çok açık, saçları pis görenler tarafından hemen tanınan bir varlıktır. Ortaçağ'da Kilise, 666 sayısına 1000 ilave ederek Deccâl'in çıkış tarihini vermeye başlamışlar, daha sonra bu yasaklanmıştır.[4]

490'lı yıllarda Apokaliptik beklenti içinde olanların kanaatine göre Büyük Hafta'nın (Yaratılış'tan) başlangıcından şimdiye kadar Mesih öncesi 5200 yıl (M.S. 800 + M.Ö. 5200= 6000) geçti. Bu dönemde Hıristiyanlar arasında, Mesih Karşıtı'nın (Deccâl) gelişinin çok yakın olduğunu bildiren birçok elçi ortaya çıkmıştır.

M.Ö. 1000 yılının Ocak ayında geleceği söylenen Mesih gelmez. Fakat Avrupa'daki bir kilise binasından garip bir ses yayıldığı iddia edilir. Aynı yılın Mayıs ayında ise Charlemagne'nin bedeni, Pentakostta –bir şekilde- mezarından dışarı çıkmış; Hıristiyan bir imparatorun onu Deccâl'le mücadele etmesi için uykusundan uyandırdığına inanılmıştır. 1190 senesinde, Katolik Joachim of Fiore, Anticrist'in, yani Deccâl'in daima dünyada olduğunu öne sürer ve İngiltere Kralı Richard'ın onunla görüşeceğini söyler. Ona göre Binyıl, 1205'ten önceki bir tarihte başlayacaktır.

1254'te İmparator II. Frederick'in propagandacıları, Papa IV. Innocent'in Anticrist (Deccâl) olduğunu, onun Latince isminin harflerinin toplamının 666'ya denk geldiğini göstermek suretiyle ispatlamaya çalışırlar. 1490'da Katolik rahip Florencelı Girolamo Savonarola, Deccâl'in gelişinin yakın olduğunu ve Tanrı'nın yargı için gelişinin de yakın olduğunu vaaz etmeye başlar. 1500'de Mesih'in dönüşü konusundaki umutları artar.

1669-1690 yılları arasında, Rusya'daki Old Believers'ler, dünyanın sonunun bu yıl geleceğine inandılar. Binlerce kişi bu dönem boyunca kendilerini Deccâl'den korumak için ateşe atar. 1845 Ellen White'nin rehberlik ettiği Yedinci Gün Adventistleri, onun ‚Hayvan'ın işareti‛ doktrinini geliştirirler. Bununla 1844'deki Mesih'in gelişindeki erteleme ve değişiklik konusuna açıklık getirmeye çalışırlar. ABD, Vahiy kitabının ‘Sahte Peygamber'i olduğundan ötürü lanetlenirken Papalık ya da Deccâl'in kontrolünde yapılan Pazar ayinleri (Vahiy Kitabındaki) Canavar'ın (Hayvanın) işaretleri olarak yorumlanır.

22 Haziran 2004'te Katolik‚peygamber John Leary, chipli ve akıllı elektronik kartların kullanımına, dünyanın sonunun gelmesini kolaylaştırdıkları gerekçesiyle karşı çıkararak insanları uyarır. Ona göre chipler, Şeytan'ın ya da Deccâl'in insanları işaretlemek için kullandığı bir araçtır. Chip kullananlar, kendi safında olanlardır. Diğerleri ise aranıp bulunacak ve öldürüleceklerdir.[26]

Sahte Mesih veya Deccâl Yahûdi kaynaklarından alınan fikirlerle Hıristiyanların geliştirdiği kavramlardır. Yahûdi ve Hıristiyanlara zulmedenlere zamanla efsanevi bir hüviyet kazandırıldığı ve böylece menkıbeler oluşturulduğu anlaşılmıştır.Fransız ihtilalinden sonra Batılılar, Hz. Peygamber'i, Müslümanları, Türkleri, Oliver Cromwel'i; Napolyon'u, Adolf Hitler'i vb ileri gelenleri Deccâl saymışlardır. Afrikalı Müslümanlar ise Avrupalı sömürgecileri Deccâl olarak görmüşlerdir. Bu inancın Afrikalı Müslümanları ayakta tuttuğu belirtilmektedir. Çağdaş batılı yazarlar, Deccâl kavramı ile tarihi şahsiyetleri kastetmiyorlar. Deccâl henüz zuhur etmemiştir.[4]

Reformasyon sürecindeki "öteki" algısı, kısmî fakat önemli bir değişikliğe uğradı. Bu kez, Osmanlıların Orta Avrupa'da ilerlediği, Batı Akdeniz'in kontrolü için Türklerle İspanyolların mücadele ettiği Reform yüzyılında, Protestan Hıristiyan çizgi, Deccâl'i Müslüman Türklerle ve, ilginçtir, Papa ile özdeşleştiren bir algılama oluşmasına yol açtı. İsâ'nın ve Kutsal Kilise'nin iki temel düşmanı, Deccâl'in bedeni olan Türklerle, başı olan Papa idi.[27][28]

Hatta Luther, Türklerin Truvalıların torunları olduğunu bile iddia etti. Luther için Türkler, dünyanın sonunun yaklaştığını haber veren Daniel Apokalipsann'i gerçekleşmesi anlamını taşımaktaydı.[29] Martin Luther ayrıca, Türk tehdidinin Hıristiyanlar üzerinde ilahi bir kamçı olduğu iddiasında da bulunmuştur. Luther, ayrıca yapıtlarında İslâm'a ve Osmanlı tehlikesinin yayılmasına ilişkin pek çok atıfta da bulunmuştur. Örneğin, İslam, Ortaçağ'da Deccâl'in hizmetindeki bir şiddet hareketi olarak görülmüş, İslâm'ın akla kapalı olduğu düşünülmüş ve bu nedenle de dönüştürülemeyeceği kabul edilmiştir. O dönemdeki anlayışa göre, İslâm'a ancak kılıçla karşı konulabilirdi ve bundan da söz etmek her zaman mümkün değildi. Fakat zamanla yaşanan değişiklikler sonucunda İslâm'ın gerçek Deccâl olmadığı, asıl Deccâl'in başka bir yerde bulunduğu fikri kafalara yerleşmiştir.[30]

Özellikle günümüzde ABD'de yaşayan dinî ve muhafazakâr gruplar Mesih'in yeryüzüne inişinin alametleri sayılan birçok olayın Kudüs'te gerçekleşeceğine inanmaktadır. Dünyanın geleceğinde Kudüs; Mesih'in Krallığı için giriş kapısı olacaktır. Başka bir deyişle dünyanın geleceğine dair olayların ortaya çıkışı, sürdürülmesi ve Dünya Krallığının gerçekleştirileceği mekân Kudüs'tür. Dünya'nın sonunun geldiğini savunan bütün köktenci ve radikal Hıristiyan grupların Kudüs üzerinden şekillenen dinî görüşleri anılan ittifakın teolojik ilkeleridir.[31] Büyük Ortadoğu Projesine dinî boyuttan bakıldığında Amerikan-İsrail ittifakının çok köklü bir dinî temele oturduğu görülecektir.[25]

Son olarak belirtilebilir ki, Ortaçağ Hıristiyan Avrupası'nın "Deccâl" kurgusuna dayalı "öteki" algısı, günümüzde "küreselleşmeye karşı fundamentalism ve İslam terörü" kurgusuyla devam ettirilmektedir. Bu da Ortaçağ anti-İslamizm'inin bir modern versiyonudur.[28]





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: bilal yaşik, 07.12.2010, 09:32 (UTC):
deccal aramızda olabilir yani



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36874547 ziyaretçi (103057031 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.