Semâvî Dinlerde Deccâl (Armilus, Antichrist), II
 

Deccal, Dajjal

Semâvî Dinlerde Deccâl (Armilus, Antichrist), II

Hazırlayan: Akhenaton

4. İslâmiyet'te Deccâl

Deccâl, kıyâmete yakın bir zamanda ortaya çıkacağı bildirilen azgın ve zâlim bir kimse. Kıyâmetin büyük alâmetlerindendir. "Deccâl" kelimesi, lügatte “yalancı, hîleci, doğruyu yanlış, yanlışı doğru olarak gösteren, aldatıcı” demektir.[32]

Deccâl, kelâm ilmi ile kaynaklarda kıyametin büyük alametlerinden biri olarak zikredilmiştir. Deccâl'ın doğu tarafından çıkacağı, ilahlık iddia edeceği, olağanüstü şeyler sergileyeceği, Mekke ve Medine hariç bütün köy ve kasabalara gireceği, pek çok kişinin, onun fitnesiyle doğru yoldan çıkacağı ve onun peşine takılacağı, ancak gerçek mü'minlerin bu fitneden kurtulacakları rivâyet edilmektedir.[33]

Deccâl, Hz. Âdem'den beri benzeri görülmemiş büyük bir musîbet olarak insanlara musallat olacak herkesin îmânını bozmaya uğraşacak ve kendisine inanmayanlara zarar verecektir. Bâzı hârikulâde haller gösterecek, fakat sonunda büsbütün âciz kalacaktır. Çok memleketleri istilâ edip, ilâh olduğunu söyleyerek insanları aldatacaktır. Dünyâdaki saltanat müddetinin kırk gün veya kırk sene olduğu rivâyet edilmiştir. Deccâl, Sûriye veya Filistin'de o zamanda gökten inecek olan Hz. Îsâ ve berâberindeki Hz. Mehdî tarafından öldürülecektir.[32]

Kurân-ı Kerîm'de Deccâl'den bahsedilmez. Ancak sahih hâdis kitaplarında Deccâl'le ilgili pek çok rivayet vardır. Peygamber Efendimiz, bir hadislerinde:

«Şüphesiz on alâmet zuhur etmedikçe kıyamet kopmayacaktır. Doğuda, Batıda ve Arap yarımadasında birer yerin batması: Duman; Deccâl; Dâbbetü'l-arz ; Yecüc ve Mecüc; güneşin battığı yerden doğması ve Aden toprağının sonundan (Yemen'den) bir ateş çıkarak insanları haşrolacakları yere sürmesi.»

buyurmuştur.[34] Deccâl'in çıkması haktır. Deccâl, belli bir şahıs olup, Cenâb-ı Hak, onunla kullarını imtihan edecektir. Deccâl olsun, diğer kıyamet alâmetleri olsun bizim için gaybdır. Bunlar hakkında bilgi edinmemiz ancak nakil (Kurân ve hadis)le mümkün olur. Akılla verilebilecek bilgilerin isabet etmeme ihtimali büyüktür. Öteden beri kıyâmet alâmetleriyle ilgili olarak çok tevîller yapılagelmiştir. Herhangi bir dayanağı olmayan bu tevillerin geçerliliği de yoktur. Ayrıca bunlar, akılla ulaşılamayacak bilgiler olduğundan, yapılacak teviller, halkı yanlış bilgilendirme vebâline sevk edecektir. Aynı yanılgı ve vebâl bunun için de söz konusudur. Bazıları Deccâl'in komünizm olduğunu ileri sürerler. Ancak komünizm bir şahıs değil, bir sistemdir. Halbuki hadis-i şeriflerde Deccâl'in vasıfları sıralanırken, onun, her haliyle bir insan olduğu belirtiliyor. Ancak gözlerinin birinin kör olduğu bildiriliyor.[1]

Hadîs-i şerîflerde Deccâl'in kızılca renkli, kıvırcık saçlı, iri cüsseli, kalın boyunlu ve bir gözünün kör olduğu bildirilmiştir.  Her peygamber Deccâl'in geleceğini ve bunun zararlarını ümmetlerine bildirmişlerdir.[32] Nitekim Peygamber Efendimiz, bir hâdislerinde; [1]

«Hiç bir peygamber yoktur ki ümmetini tek gözlü yalancı (Deccâl)'den uyarmış olmasın. Dikkat edin ki onun bir gözü kördür. Rabbiniz ise tek gözlü değildir. Körün (Deccâl'in) iki gözünün arasında KFR (kâfir) yazılmış olacaktır.»

buyurdular.[35]

Peygamber Efendimiz, bu hadisleriyle Deccâl'in bazı vasıflarını haber veriyor. Buna göre Deccâl, bir gözü kör olan bir insandır. Peygamber Efendimiz de ümmetini Deccâl'e karşı uyarmıştır. Zira Deccâl, bâzı hârikâlar gösterecek ve tanrı olduğunu iddia edecektir. İmansızlarla, bazı zayıf imanlılar, ona kanacaktır. İmanı kuvvetli olanlar ise kanmayacaklardır.

Dünya, imtihan yeridir. İnsanlar bu dünyada imtihana tabi tutulmaktadırlar. Deccâl da bir imtihan vesilesidir. Allah'ın kendisine verdiği güçle birtakım hârikalar gösterecektir. Deccâl'in göstereceği hârikalara "istidrâc" denir. İstidrâc, "inançsız ve şerîr kimselerin arzularına uygun olarak gösterdikleri hârikalara" denir.

İlâhlık iddia eden Deccâl, istidrâc türünden hârikalar gösterecek ve neticede bazı zayıf inançlılar buna aldanacak, imanı kuvvetli olanlar ise kanmayacaklardır. Zira insanlar çok iyi bilirler ki, ilah doğmaz, yemez, içmez, acıkmaz, susamaz, dünyada insanlar tarafından görülmez. Halbuki Deccâl ise bir insandır, üstelik eksik yani kör bir insan ve hatta kendi gözünü iyileştirmekten aciz bir yaratıktır. İşte insanlar, akıllarıyla bunları bilebilecekleri için Deccâl ve benzerlerinin istidrâc göstermeleri mümkinâttandır. Müseylemetü'l-kezzâb gibi peygamberlik iddia edenler ise "ihânet" türünden hârikalar gösterebilirler. Yani isteklerinin zıddı gerçekleşerek rezil olurlar. İstedikleri yönde harika gösterseler; yalancı peygamberle gerçeğini halk ayırt edemez. Ve bu, halkın sapmasına sebep olacağından caiz değildir. İnsandan peygamber olur ama ilah olamaz. Peygamber Efendimiz, "Dikkat edin Deccâl'in sağ gözü kördür. Rabbiniz ise tek gözlü değildir" diye ümmetini bu konuda uyararak Deccâl'in harikalarına aldanmalarını önlemiştir.[1]

Hadislerde Deccâl'in iki gözü arasında KFR (kâfir) yazılacağı ve bunun herkes tarafından okunacağının bildirilmiş olduğunu ifade ettik.[36] Deccâl, müminler için çok büyük bir fitne olduğundan, bütün peygamberler ümmetlerini Deccâl'e karşı uyarmışlardır.[37]

Yine hadislerde bildirildiğine göre Deccâl, Medine'ye giremeyecektir. Zira, Deccâl çıktığı zaman Medine'nin yedi kapısı olacaktır ve her kapıda iki melek bekçilik yaparak Deccâl'i Medine'ye sokmayacaktır.[38]

Deccâl, Medine'nin dışındaki bazı işlenmedik tarlalara kadar gelecek, o günün en hayırlı insanı çıkıp Deccâl'e, "Şehadet ederim ki sen, bize Resûlullah'ın sözünü ettiği Deccâl'sin." diyecektir. Deccâl de yanındakilere, "Ne dersiniz, bu adamı öldürsem, sonra diriltsem şüphe eder misiniz?" diye soracak, oradakiler de "hayır" diyecekler. Bunun üzerine Deccâl, onu öldürecek, sonra diriltecek. Dirilttiği adam o anda: "Vallâhi senin hakkında hiçbir zaman şimdikinden daha basiretli etli olmamışımdır." şeklinde cevap verecektir. Deccâl onu tekrar öldürmek isteyecek ama buna gücü yetmeyecektir. Bu şahsın Hz. Hızır olduğu söylenir.[39]

Yine Peygamber Efendimiz, Deccâl'in aldatmacasına karşı da ümmetini şöyle uyarmıştır:

"Ben, Deccâl'in beraberinde olan şeyleri pekala biliyorum: Onun beraberinde sudan bir nehir ve ateşten bir nehir olacaktır. Ama ateş gördüğünüz şey sudur. Su gördüğünüz şey ise ateştir. İmdi sizden kim buna erişir de su içmek isterse, ateş gördüğünden içsin. Çünkü onu su bulacaktır.» [40]

Demek ki Deccâl, Allah'ın, insanları imtihan için kıyâmetten önce göndereceği bir sihirbazdır. Cennet'i Cehennem gibi; Cehennem'i Cennet gibi göstermeye çalışarak fitne ve fesada sebep olacaktır. Kehf sûresinin ilk ve son âyetlerini (Deccâl'e karşı) okuyan mümin onun fitnesinden korunmuş olur.[41]

Deccâl, yeryüzünde 40 gün kalacaktır. Sıkıntıdan dolayı 40 günün 1. günü, 1 yıl gibi; 2. günü, 1 ay gibi; 3. günü, 1 hafta gibi, diğer günleri normal günler gibi gelecektir.[42] Deccâl'in göstereceği harikalar; rüzgâr estirmek, yağmur yağdırmak, bitki bitirmek vb. birtakım harikalardır.

Sonra Cenâb-ı Allah, Hz. İsâ'yı Şam'ın doğusundaki Akminare'ye, iki meleğin kanatlarına elini koymuş olduğu halde indirecek ve Hz. İsâ, Deccâl'i öldürecektir.[43]

Deccâl'le ilgili hadis kitaplarında pek çok rivayetler vardır. Bunların sahih, zayıf ve merdûdlarını ayırt eden bir araştırmanın yapılması faydalı olacaktır.[1]

5. Deccâl ve Tek Göz Sembolü

Ahmet Hulûsî'ye göre Deccâl'in bir gözünün kör oluşu, Hakk'ı ve gerçeği görmekten perdeli oluşunu temsil etmektedir.[35]

Deccâl'in tek gözlü olması nedeniyle; (Muhammed Esed gibi) yakın geçmişte televizyon, günümüzde ise bilgisayar, internet, webcam gibi teknolojik araçlar olduğunu savunanlar olmuştur. Bu görüşü savunanların genel bakış açısı, şöyledir:

Deccâl'i sistem olan masonluk, dünyaya hitap eden, oldukça etkili bir kısım basını hakimiyeti altına almıştır. Masonluk, söz konusu basını kullanarak, bütün dünyaya istediği şekilde etki edebilmekte, dilediği provokasyonu yapabilmekte, propaganda yöntemleriyle dünyayı dilediği şekilde yönlendirebilmektedir. Bu, Deccâl'in yöntemidir. Deccâl'in, basın ve yayın araçlarını kullanarak insanları kandıracağı hadislerde haber verilmiştir: [44]

«Deccâl, çıktığında müthiş bir şekilde bağırır, nârâ atar ki, Doğu ve Batı'nın bütün halkı, onu duyar.» [45]

Hadiste belirtilen Deccâl'in nârâsı, televizyon ve radyoya işaret etmektedir. Deccâl, televizyon ve radyo kanalıyla dünya çapında herkese ulaşmakta, sinsi propagandasını yaymakta, tüm insanlara bu yolla ulaşmakta, onları kandırmaktadır.[44]

«Deccâl, evlerinize girmiş, çocuklarınızı esir almıştır, diye bir ses duyulacaktır.» [46][47]

Bu ifadelerde Deccâl'in kitle iletişim araçlarını kullanarak tüm evlere gireceği haber verilmektedir. Hadislerdeki işaretlere göre, Deccâl televizyon ve basın yolunu kullanarak ahlaksızlığın propagandasını yapıp sâlih iman sahiplerini karalamayı hedefleyecektir.[48]

Buna karşı çıkanların görüşleri ise şöyledir:

...Oysa bir aletin kendisi, fayda ya da zarar vermez. Onu iyi yönde kullandığınız zaman fayda verir. Kötü yönde kullandığınız zaman zarar verir. Bu bakımdan televizyon ya da bilgisayar gibi bir aletin Deccâl olduğunu söylemek mümkün değildir. Çünkü onu faydalı veya zararlı yönlerde kullanmak bizim elimizdedir.[36]

Bunun yanında bu gibi teknolojik araçların Deccalizm'in hâdislerde geçtiği gibi siyahı ak, akı siyah gösteren, insanları aldatan, yanıltan bir propaganda araçları olduğu da düşünebilir. Yani Deccâl'in kendisi değil, sadece Deccalizm ve sisteminin kullandığı araçlardan biri olabilir.

Deccâl'in Masonluk sistemi olduğunu, Televizyon ve diğer propaganda / zihin yıkama araçlarının ise Deccalizm'in kullandığı silahlar olduğunu savunanlar, büyük bir çoğunluğu oluşturmaktadır:

Deccâlî sistem olan masonluk, şu anda tüm gücüyle kendi himayesi altındaki basın ve yayın araçlarını kullanarak, samimi dindarları birbirine düşürmeye ve aralarında fitne ve bozgunculuk çıkarmaya çalışmaktadır. Dünyada Müslümanların, Hıristiyanların ve Musevilerin büyük bir bölümü, masonların bu propagandalarına aldanarak, yanılgıya düşmekte ve aralarında Deccâl'in oluşturduğu suni bir muhalefet meydana gelmektedir. Bir kısım Museviler, Müslümanları tehlikeli görmekte, bazı Hıristiyanlar Musevilerle fikri bir ayrılık içinde olmakta ve çıkarılan bu suni fitne nedeniyle dindarlar birbirlerine saldıracak hale getirilmektedir. Deccâl, böyle sinsi bir oyun ile dünyanın her yerinde Müslümanları, Hıristiyanları ve Musevileri birbirine kırdırıp ezmektedir. Onların, dost, arkadaş olmalarını, birlikte hareket etmelerini engellemektedir. Üç dinin mensupları, hak yolda birleşerek güçlenecekken, masonların bu çirkin oyunu neticesinde güçsüz düşmekte, mağlup olmaktadır. Deccâl bu yöntemle, dindar insanların daha dindarlaşmasını, onların birlik olmasını, dinin hükümlerini uygulamalarını ve güçlenmelerini engellemeye çalışmaktadır.[44]

Bedîüzzaman ve Harun Yahya da bu görüştedir:

Deccâl ahir zamanda (dünyanın son devirlerinde) ortaya çıkacak en büyük negatif gücün adıdır. Hadislerde genelde bir kişilik olarak tasvir edilmektedir, ancak bu bir kişi olabileceği gibi, şiddete ve vahşete eğilimli, şeytani özelliklere sahip ve insanlara zulmeden bir ideoloji de olabilir. Kitabın ilerleyen bölümlerinde de Deccâliyet bu yönü ile ele alınacak, tüm dünyaya etki eden sapkın bir fikir akımı olduğu gösterilecektir. Bu fikir akımı, adeta bir büyü gibi kitlelere etki eden, tüm saçmalığına ve yanlışlığına rağmen takipçileri olan ve hatta kendi içinde çeşitli mezhepleri bulunan bir akımdır.[49]

Peygamber Efendimiz, Deccâl'in gizlilik içinde hareket edeceğine işaret etmiştir: [50]

Deccâl yola çıkıp ilk defa Dımışk şehrinin doğuya bakan kapısının yanına gelecek... ARANACAK, FAKAT YAKALANMAYACAK... Sonra Kisve nehrinin sularının yanında görülecek... ARANACAK, NE TARAFA GİTTİĞİ BİLİNMEYECEK.[51]

Hadis-i şerifte, "Deccâl'in aranacağının, ancak bulunamayacağının" bildirilmiş olması, gizli olarak hareket edeceğine işaret etmektedir. Deccâl, açık olarak ortaya çıkacağı dönem gelinceye kadar fazla dikkat çekmeden, insanları ajite etmeden, yavaş ve derinden faaliyet gösterecektir. Bu dönem boyunca, Deccâl ve taraftarları için gizlilik esas olacak, bu amaçla gizli teşkilatların desteğini alacaktır. Bu gizliliğin bir gereği olarak Deccâl, derin devletler oluşturup onların başına geçecek, adeta "görünmez bir güç" gibi hareket edecektir. Bu sayede sinsi bir şekilde bozgunculuğu organize edecektir. Bedîüzzaman da Deccâl'in masonluk gibi gizli teşkilatların desteğini alacağına dikkat çekmiştir: [50]

... Deccâl... MASONLARIN KOMİTELERİNİ ALDATIP MÜZAHERETLERİNİ (korumasını, desteğini) kazandıklarından dehşetli bir iktidar zannedilir... [52]

Bedîuuzaman'ın da belirttiği gibi Deccâl, dünya masonluğunu bir nevi gizli ordusu olarak kullanacaktır. Bu gizli teşkilatın toplantılarında, Deccâl'in önderliğinde Müslümanların aleyhinde gizli kararlar alınıp, uygulamaya konulacaktır. Nitekim, dünyanın farklı köşelerinde Müslümanları hedef alan baskının, zorun ve saldırıların birbiriyle benzerliği herkes tarafından kabul edilmektedir. Bu, söz konusu eylemlerin tek merkezden yönlendirildiğinin önemli bir delilidir.[50]

Deccalizm'in Yeni Dünya Düzeni (New Order), Masonluk ya da İlluminati gibi şeytâni ritüelleri ve sapkın öğreti ve inançları olan sistemleri olduğu görüşünü savunanların başlıca dayanak noktasıysa, hadislerde Deccâl'in tek gözlü oluşu ile bu şeytânî sistemin sembolü haline gelen Piramit'in üstündeki gözdür. Bu konuda amatör bir belgesel olan Gelenler (Arrivals), izlenmeye değerdir.

6. Kurân-ı Kerîm'de Deccâl'e İşaret Ettiği İddia Edilen Ayetler

Said Eyyup, Muhammed Avad vb yazarlar, açıkça zikredilmese de "Bâzı âyetler, Deccâl'e işaret ediyor." derler. Çünkü Ebû üureyre ve bazı sahâbiler, “bazı ayetlerle” Güneş'in batıdan doğması, Dabbetu'l-arz ve Deccâl'in kastedildiğini açıklayan hadisler rivayet etmişlerdir.[4]

هَلْ يَنْظُرُونَ إِلَّا أَنْ تَأْتِيَهُمُ الْمَلَائِكَةُ أَوْ يَأْتِيَ رَبُّكَ أَوْ يَأْتِيَ بَعْضُ ءَايَاتِ رَبِّكَ يَوْمَ يَأْتِي بَعْضُ ءَايَاتِ رَبِّكَ لَا يَنْفَعُ نَفْسًا إِيمَانُهَا لَمْ تَكُنْ ءَامَنَتْ مِنْ قَبْلُ أَوْ كَسَبَتْ فِي إِيمَانِهَا خَ

«Ey Muhammed!) Onlar (iman etmek için) ancak kendilerine meleklerin gelmesini veya Rabbin'in gelmesini ya da Rabbinin bazı âyetlerinin gelmesini mi gözlüyorlar? Rabbi'nin âyetlerinden bazısı geldiği gün, daha önce iman etmemiş veya imanında bir hayır kazanmamış olan bir kimseye (o günki) imanı fayda vermez. De ki: “Siz bekleyin. Şüphesiz biz de bekliyoruz.”.» (Enam Sûresi, 158)

Said Eyyûb ve Muhammed Avad, "Rabbin'in bazı ayetleri"nden maksadın Deccâl olduğunu söylerler. TDV yayınları arasında olan Kurân-ı Kerîm ve Meali'nde ise "Rabbin'in ayetleri"nden kasıt; "Duman", "Dâbbetü'l-arz", "Deccâl", "güneşin batıdan doğması", "Yecüc ve Mecüc" ve "Aden tarafından bir ateşin çıkması" olarak belirtilmektedir.

Ebu Hûreyre'den rivâyet edilen şu hadisi buna delil gösteriyorlar: [4]

«Üç şey ortaya çıktığında daha önce iman etmemiş ya da imanında bir hayır kazanmamış bir kimseye imanı yarar sağlamaz. Bunlar: Deccâl, Dabbetu'l-arz ve güneşin batıdan doğması.» [53]

"Bu ayet, Deccâl'e işaret ediyor." demek, isabetli değildir. Çünkü İbn-i Mesud, Mücahit, Katade ve Taberiye göre kastedilen, güneşin batıdan doğması dolayısıyla evrenin kozmolojik dengesinin bozulmaya başlayacağıdır. Ayetin devamından Rabbin ayetleri zuhur edince iman etmenin sahibine fayda vermeyeceği bildirilmektedir.[54]

لَخَلْقُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ أَكْبَرُ مِنْ خَلْقِ النَّاسِ وَلَكِنَّ أَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

«Elbette göklerin ve yerin yaratılması, insanların yaratılmasından daha büyük bir şeydir. Fakat insanların çoğu bilmezler.» (Mü'min Sûresi 57) [55]

El-Begavî, burada “İnsanlardan” kastedilenin Deccâl olduğunu söyler. Ona göre burada bütünden teke işaret edilmiştir.[56][4]

7. Deccâl İle İlgili Hâdisler

«Nuh Aleyhisselam'dan sonra hiçbir peygamber olmadı ki, kavmini Deccâl ile korkutmuş olmasın. Şüphesiz ben de sizi onunla korkutuyorum. Olur ki, beni görüp sözümü işitenlerden ona yetişen bulunur. Ashab dediler ki: "O zaman kalblerimiz nasıl olur?" Buyurdu ki:"Şimdiki gibi veya daha hayırlı".» (Ebû Ubeyde, RE. 143/1.)

«Adem Aleyhisselam'ın yaradılışı ile kıyametin kopması arasındaki zamanda Deccâl'den büyük hadise yoktur.» (Hişam ibn i Amir, RE. 373/8.)

«Benden evvelki peygamberlerden ümmetini Deccâl ile korkutmayan hiç kimse olmadı. Onun sol gözü şaşı, sağ gözü ise perdelidir. Ve alnında kâfir diye yazılıdır. Yanında cennet, cehennem diye iki vadi olur. Cennet dediği cehennem, cehennemi ise cennettir. Yanında peygamber kıyafetinde iki melek bulunur; biri sağında, biri solundadır. Bu beraberlik insanları imtihan içindir. Deccâl onlara sorar: Ben sizin Rabbiniz değil miyim? Diriltiyorum, öldürüyorum. Meleklerden biri: Yalan söylüyorsun! der. Fakat bu sözü yanındaki melekten başkası duymaz. İkinci melek diğerine: Doğru söylüyorsun. der. İkinci meleğin sözünü insanlar işitir ve zannederler ki, Deccâl i tasdik etti. Bu da imtihan içindir. Sonra Medine ye yürür. Giremeyince, Bu onun ülkesidir! der. Sonra Şam a yürür Orada Akabetü Efik mevkiinde Allah onu helâk eder.» (Hz. Sefine, RE. 140/11.)

«Hiç şüphe yok ki Deccâl çıkacaktır. Onun sol gözü kördür ve üzerinde beyaz bir ben vardır. Gözsüzleri ve abraşı iyi eder. Ölüleri diriltir ve Ben Rabbinizim! der. Kim onu tasdik ederse, fitne i Deccâle düştü. Kim de Rabbim Allah! der ve böyle ölürse, o zaman Deccâl in fitnesine düşmemiş olur. Ona bir daha fitne ve azab yoktur. Deccâl yerde Allah ın dilediği kadar kalır. Sonra İsa AS gelir. O bana vekil ve benim dinim üzere gelir. Deccâl i öldürür ondan sonra kıyamet kopar.» (Hz. Sümüre, RE. 97/5)

«Deccâl çıkar ve beraberinde bir nehir ve bir de ateş hendeği bulunur. Kim onun nehrine girerse, günahı sabit olur, ecrini ise kaybeder. Kim ki ateş hendiğine girerse, ecri sabit olur, günahı ise sükût eder. Bundan sonra işte o kıyamet saatidir.» (Hz. Huzeyfe, RE. 507/10.)

«Azameti gökle yer arasını dolduran ve yetmişbin meleğin tâzim ve teşyi ettiği bir sûreyi size haber vereyim mi?.. O Kehf Sûresi dir. Her kim cuma günü onu okursa, Allah u Teàlâ bu sebeple o kimsenin diğer cumaya kadarki ve ondan sonra da üç gün ilâvesi içindeki günahlarını mağfiret eder. Ayrıca kendisine semâya kadar erişen bir nur verilir ve Deccâl fitnesinden de korunmuş olur. Her kim yatacağı zaman bu sûrenin sonundan beş ayet okursa, korunur ve gecenin istediği vaktinde de uyandırılır.» (İsmail ibn i Rafi, 164/2.)

«Deccâl'in sol gözü şaşıdır. Saçları çoktur. Yanında da cennet, ve cehennemi vardır. Onun cehennemi cennet, cenneti de cehennemdir.» (Hz. Huzeyfe, RE. 207/7.)

«Deccâl'in sol gözü kör ve alnında kâfir diye yazılıdır. Gözlerinin üzerinde de kalın bir perde vardır.» (Hz. Enes, RE. 97/6.)

«Şu on alâmet olmadan kıyamet gelmez: Duhan, Dabbetül arz, Deccâl, Güneşin garbdan doğuşu, üç yere batış. Şark, garb ve Ceziretül Arab da, İsa ibn i Meryem in inmesi, Ye cüc ve Me cüc ün çıkması ve Aden içinden bir ateş çıkması ve insanları mahşere (Şam a) sürmesi ve yanlarından ayrılmaması. Öyle ki onlar geceleyince, o ateş de geceler. Kaylûle yaptıklarında, o da yanlarında bekler.» (Huzeyfe ibn i Esid, 100/5.)

«Bir Müslüman'a, canının çıkmasından hoş bir şey olmadıkça (canından bezmedikçe) Deccâl çıkmaz.» (İbn i Mesud, RE. 485/9.)

«Deccâl insanlarca kendinden bahsedilmekten zuhul edilmedikce (unutulmadıkca) ve imamlar da minberlerde ondan bahsetmeyi terk etmedikçe çıkmaz.» (Saab ibni Cessame, RE. 485/11)

«Şark tarafından bir cemaat meydana gelir. Kur an okurlar hançerelerinden aşağı geçmez. Onlardan bir taife inkiraz ederse diğer taife zuhur eder. Son partileri Deccâl ile beraber olurlar.» (İbn i Amr, RE. 508/5.)

«Deccâl şarkta, Horasan denilen yerden çıkar ve ona katmerli yüzü olanlar uyar.» (Hz. Ebu Bekir, RE. 207/8.)

«Deccâl, Horasan denilen yerden çıkar. Ona bir kavim tabi olur ki, yüzleri meşin gibidir.» (Hz. Ebubekir, RE. 508/2.)

«Deccâl'e Isfahan Yahûdilerinden 70.000 Yahûdi tabi olur. Hepsinin üzerlerinde taylasan vardır.» (Hz. Enes, RE. 506/9.)

«Deccâl'den evvel, yetmiş küsur Deccâl olacaktır.» (Hz. Enes, RE. 518/3.)

«Beklemekte olduğunuz şu yedi şey için amellere müsâraat (acele) ediniz: 1. Unutturucu fakirlik, 2. Azdırıcı zenginlik, 3. Hayatınızı ifsad edici hastalık, 4. Bunaklık verici ihtiyarlık, 5. Ani ölüm, 6. Deccâl ki, o beklenen şerdir. 7. Kıyamet ki, hepsinden daha büyük ve daha dehşetlidir.» (Ebû Hüreyre, RE. 243/1.)

«Beklemekte olduğunuz şu yedi şey için amellere müsaraat (acele) ediniz: Unutturucu fakirlik, azdırıcı zenginlik, hayatınızı ifsad edici hastalık, bunaklık verici ihtiyarlık, ani ölüm, Deccâl ki, o beklenen şerdir. Kıyamet ki, hepsinden daha büyük ve daha dehşetlidir.» (Ebû Hüreyre, 243/1.)

«Ümmetimde 27 tane yalancı ve Deccâl olacak ki, onlardan dördü kadındır. Ben peygamberlerin sonuyum. Benden sonra hiçbir peygamber yoktur.» (Hz. Huzeyfe, RE. 324/6.)

«İki büyük taife, davaları bir olduğu halde çarpışmadan kıyamet kopmaz. Aralarında büyük bir mukatele (savaş) olur ve otuza yakın deccâl ve yalancı baas olunur. Onların hepsi de kendini Allah'ın resûlü zanneder.» (Ebû Hüreyre, 476/13.)

«Yakında dört fitne olacak: 1. Kanın mübâh sayıldığı fitne; 2. kanın mübâh ve malın helâl sayıldığı fitne; 3. kanın mübâh, malın ve nâmusun helâl sayıldığı fitne, 4. Deccâl fitnesi...» (İmrân, 300/1.)

«İslâm'ın usulleri, teker teker bozulacak ve halkı dalâlete düşürücü hükümet adamları çıkacak ve ondan sonra da onların üzerine üç deccâl gelecek.» (Huzeyfe, 346/8.)

«İslâm'ın usulleri (tutanakları) teker teker bozulacak ve halkı dalâlete düşürücü hükümet adamları çıkacak ve ondan sonra da onların izi üzerine üç Deccâl gelecek.» (Hz. Huzeyfe, RE. 346/8.)

«Kıyametin önü sıra Deccâl ve onun önü sırada otuz kadar ve daha fazla yalancı gelir. Bu yalancıların alâmetleri soruldu. Buyruldu ki: "Onlar, sizde olmayan âdetler getirirler ve diyânetinizi o âdetlerle değiştirirler. Bunları gördüğünüzde onlardan sakının ve onlara düşman olun!".» (İbn i Ömer, 121/3.)

«Deccâl'in önü sıra hudalı seneler olur: Yağmur çok yağar, fakat nebat az olur. Sàdıklar tekzib olunur, yalancılar ise tasdik olunur. Haine itimad edilir, emin ise hain addedilir. Ve Rüveybiza söz sahibi olur. Denildi ki: "Yâ Rasûlallah, Rüveybiza nedir?" Buyurdu ki: "Kendisine itimad olunmayan ve kıymet verilmeyen kimselerdir".» (Avf ibn i Mâlik, 258/8.)

«İnsanlar üzerine bir zaman gelecek ki, onların hepsi Kurân okur, ibadete çalışırlar ve ehli bidatle de meşgûl olurlar. Lâkin bilmedikleri cihetten müşrik olurlar. Okumalarına ve ilimlerine bedel rızık alırlar ve dünyayı din karşılığında yerler. İşte bunlar kör Deccâl in avanesi olacaklardır.» (İbn-i Mesud, 504/3.)

«İnsanlar için üç temerküz noktası vardır. Antakya Amik inde olan Melhame i Kübrâ da toplanma merkezi Şam olur. Deccâl vak asında merkezleri Kudüs; Ye cüc ve Me cüc hadisesinde Tur u Sinâ...» (Hz. Hüseyin, 351/8.)

«Müslümanların Melhâme'de merkezleri Şam, Deccâl'de merkezleri Kudüs ve Yecüc Mecüc vakâsında merkezleri Tur-i Sinâ'dır.» (Ebû Zahiriyye, 393/10)

«Beytül Makdis'in mâmur olmasını Medine'nin harab olması takip eder. Onu da Melhamenin çıkışı ve onu da Kostantiniyye'nin fethi takip eder. Onu ise Deccâl in çıkması takip eder.» (Hz. Muaz, 319/11.)

«Melhame i Kübra, Kostantıniyye nin fethi ve Deccâl in çıkması 7 ay (sene) içinde olur.» (Hz. Muaz, 236/18.)

«Melhame i Kübra ile Kostantıniyye nin fethi arasında altı sene vardır. Yedinci de Mesih Deccâl çıkar.» (Abdullah ibn i Buğr, 246/4.)

«Allah bu ümmete Deccâl ile Melhamenin kılıcını birden vermez.» (Hz. Muaz, 354/13.)

«Şam ehli helâk olduğunda ümmetimde hayır kalmaz. Bununla beraber, Deccâl le savaş oluncaya kadar ümmetimden bir taifenin hak üzere gàlib olması devam edecektir.» (Muaviye ibn i Curre ,65/6.)

«Ümmetimden bir taife, kendilerine düşmanlık edenlere galib oldukları halde hak üzerinde mücadelede devam ederler. Hatta onların sonuncusu Mesihü'd-Deccâl ile harp eder.» (İmrân, 472/2.)

«Deccâl sizin gibi, belki de sizden hayırlı bir kavme yetişecek. Bir ümmet ki başında ben, sonunda İsâ AS geliyor, Allah onları hor etmez.» (Abdurrahman ibn i Cübeyr, RE. 362/1.)

«Deccâl her yere varır, yalnız dört mescidin bulunduğu yere varamaz: Mescid i Haram, Mescid i Medine, Mescid i Aksa ve Mescid i Tur i Sinâ.» (Hz. Aişe, RE. 97/8.)

«Deccâl Mekke ve Medine ye giremez.» (Hz. Aişe, RE. 486/5.)

«Medine ye Deccâl korkusu girmez. O günü Medine'nin yedi kapısı vardır ve her birinde de ikişer melek duracaktır.» (Hz. Ebubekir, RE. 486/4.)

«Sizin kalanlarınız, Ürdün nehri üzerinde Deccâl la mukatele edeceksiniz. Siz nehrin doğusunda, onlar ise batısında olduğu halde.» (Nuheyk ibn i Sarimin, RE. 512/12.)

«Bana göre, sizin için Deccâl den daha ziyade koktuğum şeyi haber vereyim mi?.. O gizli şirktir ki, kişinin kalkıp adamın makamına gösteriş için amel etmesidir.» (Ebû Said, 163/6.) [57]

8. Kaynaklar

[1] Mehmet Bulut, "Deccâl", Şâmil İslâm Ansiklopedisi, www.sevde.de/islam_Ans/D/deccal.htm
[2] İbn Manzûr, Lisânü'l-Arab, Beyrut 1389, I, 948.
[3] Dr. Atıf Limâda, "Deccal Hakkında Ne Biliyoruz", Polen Yayınları, 2006, s.11-12.
[4] www.diyanetforum.com/vbarticles.php?do=article&articleid=144
[5] Asım Ahmed , "Kamus Tercemesi", Cemal Efendi Matbaası, İstanbul, 1304; I, s.976..
[6] Ferit Develioğlu, "Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lügat", Ankara, 1970, s.748
[7] İsmail b. Hammad el-Cevheri, "Ta'cü'l-lûga ve sıhah el-arabiyye", thk: Ahmed Abdulgaffar Attar, Beyrut 1990, c.1, s.405.
[8] Rağıb, el-İsbahani & el-Hüseyn b. Muhammed, "el-Müfredat fi garibi'l-kur'an", İstanbul, 1986, s.710.
[9] Mehmet Atay, "Kütüb-i Sitte'deki Mehdî Hâdislerinin Dinler Tarihi Açısından İncelenmesi" (yüksek lisans tezi), Danışman: Dç. Dr. Osman Cilacı, Süleyman Demirel Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Felsefe ve Din Bilimleri Anabilim Dalı, Isparta 2003, s.12-13.
[10] Dr. Abdurrahman Küçük, "Dönmeler ve Dönmelik Tarihi", İstanbul, 1983, s. 113-114.
[11] filistindavasi.netfirms.com/download/mehdi-mesih.PDF
[12] Bedîüzzaman, "Mektubat", s. 53.
[13] www.kiyametgercekligi.com/makaleler/deccal-ve-inkarc-sistemikaos-teorisi
[14] Prof. Dr. Ekrem Sarıkçıoğlu, "Dinlerde Mehdi Tasavvurları", Sidre Yayınları, Samsun 1997, s.97.
[16] Kutsal Kitap, Eski Ahit (Tevrat), Yeni Yaşam Yayınları, İstanbul 2002, ISBN: 975-8318-62-4.
[15] www.fourmilab.ch/etexts/www/hebrew/Bible/Daniel.html
[17] Kürşat Demirci, "Deccal", Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, İstanbul, 1994.
[18] M. Bu, "Messiah", JE, c.8, s.511-512.
[19] Doç.Dr. Ethem Ruhi Fığlalı, "Mesih ve Mehdî İnancı Üzerine" (Mezhepler Tarihi Açısından Bir Bakış), dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/37/771/9812.pdf
[20] Kürşat Demirci, a.g.e., IX/68.
[21] Yuhanna'nın I. Mektubu: 2/18-22; 4/3; Yuhanna'nın 2. Mektubu: 7.
[22] Prof. Dr. Mehmet Aydın, "Ansiklopedik Dinler Sözlüğü", "Antichrist" maddesi, Nüve Kültür Merkezi, ISBN: 9789759704667.
[23] İncil, Markos 13/22; Yuhanna 2/18-22.
[24] Carlos Madrigal, "İncil'in Vahiy Bölümü'nün Yorumu - Kıyamet Günü", Yeni Yaşam Yayınları, ISBN: 975-8318-08-X, İstanbul 2000, s.168-170.
[25] Yrd. Doç. Dr. Davut Kılıç (Fırat Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, Dinler Tarihi Bilimdalı), "Ortadoğu'nun Dinî Jeopolitiği ve Günümüze Yansımaları üzerine bir deneme" (A Literature Essay on Religious Geopolities in the Middle East and Its Reflection in Our Days), İlahiyat Fakültesi Dergisi 13:1 (2008), s.65–86.
[26] Yrd. Doç. Dr. Cengiz Batuk (Rize Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dinler Tarihi Anabilim Dalı), "Apokaliptik Tarihçe Denemesi", Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 2008/2, c. 7, sayı: 14.
[27] Albert Hourani (2001-çev.) Avrupa ve Orta Doğu, İstanbul: Yöneliş, s.26-27.
[28] Yard. Doç. Dr. Bülent Şenay (U.Ü. İlahiyat Fakültesi Dinler Tarihi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi), "Yahudi-Hıristiyan İlişkileri Tarihi ve Antisemitizm-Oryantalizm İlişkisi" (The History of Jewish-Christian Relations, Anti-Semitism and Orientalism), Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, cilt: 11, sayı: 2, 2002, s.117-146.
[29] Margret Spohn, "Luther ve Türkler", Avrupa'nın İnce Eşiğinde, Hamburg, Körber Vakfı Türkiye Programı, 1999, s.255.
[30] Erhan Akdemir (AB Uzmanı), "Avrupa Aynasında Türk Kimliği", Ankara Avrupa Çalışmaları Dergisi, Cilt: 7, No:l (Giiz: 2007), s. I131-148.
[31] Doç. Dr. Nadim Macit, "İmparatorluk Politikalarında Teo-Stratejiler ve Türkiye", Berikan Yayınevi, Ankara 2008, s.269.
[32] Yeni Rehber Ansiklopedisi, "Deccâl" maddesi, İhlas Gazetecilik, İstanbul 1993.
[33] "Dini Kavramlar Sözlüğü", "Deccal" maddesi, Türkiye Diyanet Vakfı.
[34] Müslim, Fiten, 39, 40, 128, 129; Ebû Dâvûd, Melâhim, 12; Tirmizî, Fiten, 21; İbn Mâce, Fiten, 25, 28
[35] Buhârî, Fiten, 26; Müslim, Fiten, 101; Tirmizî, Fiten, 56
[36] Müslim, Fiten,102, 103,105
[37] Buhârî, Fiten, 26; Müslim, Fiten, 101.
[38] Buhârî, Fiten, 26; Müslim, Fiten, 112.
[39] Buhârî, Fiten, 27; Müslim, Fiten, 112
[40] Buhârî, Fiten, 26; Müslim, Fiten, 105-109
[41] Müslim, Fiten, 110.
[42] Müslim, Fiten, 110
[43] Müslim, Fiten, 110; Tirmizî, Fiten, 62.
[44] foton12.blogcu.com/
[45] İbni Kesir, en-Nihaye, 1:96.
[46] Muhyiddin Arabi, "El Fütühatül Mekkiye", I-XII, 2:168.
[47] Şaban Döğen, "Mehdi ve Deccal", Gençlik Yayınları, 2. Baskı
[48] www.kuranbilgisi.com/ahirzaman-ve-kiyamet/deccal/2224-allah-hz-ademi-yarattigi-gunden-bu-yana-deccalin-fitnesinden-daha-buyuk-bir-fitne-olmamistir
[49] Harun Yahya, "Deccal'in Ayini Terör", Kültür Yayıncılık, Nisan 2002.
[50] www.harunyahya.org/Makaleler/mesih_deccal.html
[51] Sahabi b. Mutemer'den rivayet edilmiştir; el Berzenci, "Kıyamet Alametleri", Pamuk Yayıncılık, İstanbul, 2002, s. 213
[52] Bediuzzaman, "Şualar", s. 469.
[53] Müslim-Tirmizî.
[54] Taberî, XII/245.
[55] www.diyanet.gov.tr/kuran/meal.asp?page_id=472
[56] Said Eyyub, "el-Mesihu'd-deccâl", s. 16.
[57] Ahmed Ziyâeddin Gümüşhanevi, "Kıyamet Alâmetleri", www.serifbuhari.com/kitaplar/Kiyamet Alametleri - Ahmed Ziyauddin Gumushanevi PDF.pdf
[58] www.diyanet.gov.tr/kuran/meal.asp?page_id=149
[59] www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/deccal/index.htm
[60] www.sorularlaislamiyet.com/index.php?s=show_qna&id=855&keyword=deccal






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36667045 ziyaretçi (102693154 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.