Seni Sevme Nedenlerim
 

Seni seviyorum, çünkü...

Seni Sevme Nedenlerim

Ayşegül (Hiçdüşünce)

Bugün sevdiğiniz birini kaybetseniz, en çok ne için pişman olurdunuz??? Hımm... Hemen düşünmeye başladınız mı? Ben de öyle İçinizde bir yerler cızz etti, değil mi? Başlarda yüreğimizin kapılarını sonuna kadar açıp büyük bir memnuniyetle kabul ettiğimiz o kıymetli misafiri daha sonraları buna pişman etmek için yapmadığımızı bırakmayız... Oysa başlarda nasıl sevmiştiniz.

Hatırlayın... Ne giydiği renkleri, ne okuduğu kitapları ne de dinlediği müziği siz seçmemiştiniz veya tuttuğu takımı Onu olduğu gibi sevmiştiniz. Zaten sevme nedeniniz, bu değil miydi; gözünüze gönlünüze uyduğu için?...

Artık yalnız değilsiniz. İki kişi oldunuz: sen ve ben... Ne güzel ...diye düşünürken birdenbire onu kendi kalıplarınıza sığdırmaya çalışırsınız..Sadece ben olmak istiyorsanız, tek olmak istiyorsanız, neden kendinize eş ararsınız ki? Sonraları bu çok değerli mücevherin ellerinizde toz haline geldiğini görürsünüz ve sizin sebep olduğunuz fırtınalar, tek bir toz tanesi bırakmayıncaya kadar savurduktan sonra; aklınız, başınıza gelir...

Kendini bilen insan, nerde hata yaptım diye sorar kendine... Peki şimdi sizi pişman eden nedenler neler? Ben, kendi adıma bu soruya cevap verebilirim... Sanırım en çok ne kadar ihtiyaç duyduğunu bildiğim halde yeterli sıklıkta sevdiğimi söyleyemediğim ve kalbini kırdığım zamanlarda, inadım ve kör olası gururumun ipini bırakmayıp ondan özür dilemediğim için pişmanlık duyardım...

"Beni neden seviyorsun ve beni sana sevdiren sebepler neler?" diye sorduğumda; o, hiç düşünmeden bunları sıralarken aynı soru karşısında benim dut yemiş bülbül kesilmemden pişmanlık duyardım ve en çok eğer bugün onu kaybetsem bunlardan hiçbirinden haberdar olmayacağından... Oysa o kadar çok söyleyeceklerim var ki... Ona,

Seni; futbol oynarken mızmızlık yapmama izin verdiğin, okey oynayıp kaybettikten sonra haklı (!) isyanımı sergilerken, arkana yaslanıp bundan keyif alarak beni seyretmeni ve daha sonra; "Ağlama, ağlama! Pasta-kola parası benden." derkenki gözlerinde gördüğüm yıldız pırıltılar için seviyorum...

Seni; sabah güneş doğarken nescafeleri hazırlayıp; "Hadi kalk, güneşin doğuşunu kahve içerek seyredelim." dediğimde hiç düşünmeden "Geliyorum." dediğin, yağmurlu havalarda şemsiyesiz yürümek istediğim zamanlarda insanların ne diyeceğine aldırmadan benimle el ele yürüyüp ıslandığın için seviyorum...

Seni; Bazen dibini yaktığım, yarı diri bıraktığım, mutfakta kendimce yorum katıp sonradan acayip şeyler ortaya çıkardığım yemeklerimi dünyanın en iyi lokantasında yiyormuş gibi yedikten sonra alnıma bir öpücük kondurup eline sağlık dediğin...

Seni; iş raporlarına burnumu sokmama izin verip hatta düşündüklerimi yazma riskine girdiğin ve bana olan tüm güvenin için seviyorum...

Seni; hayatın tüm yükünü omuzlarında taşırken, bana ve çocuklarımıza daha iyi bir hayat sunabilmek adına kendi hayallerini erteleme cesaretine sahip olduğun yetmezmiş gibi, alışverişte tüm poşetleri taşıdığın... Yılmaz bir kararlılık ve çelik gibi bir irade ile bunca yıldır beni Beşiktaş'tan Fenerbahçe'ye -ki bu kazanamayacağın bir dava artık  Bunu kabul et hayatım - transfer etmeye çalıştığın için seviyorum...

Seni; Öfkeli zamanlarında "Korkma benden! Ben, bu dünyada korkman gereken son insan bile değilim... Aklından geçenleri bana söyle..." diyerek yüreklendirdiğin... "Beni dışarıdan görenler çok iyi bir insan sanıyor. Halbuki, bende gördükleri sensin gülüm..." diyebildiğin... "Ben, seni başka hiç kimselere benzemediğin için seviyorum. Sakın değişme, hep böyle kal!" deyip beni değiştirmeye çalışmadığın ve beni olduğum gibi sevdiğin için seviyorum...

Seni; benim kendim olmama izin verdiğin ve böyle yaşamama olanak tanıdığın... Sağı-solu belli olmayan bana bunca yıldır katlandığın; "Başka birine dönüşmene asla izin vermem. Sen, kimselere benzeme!" dediğin için seviyorum...

Derdim... Demeliyim...

Meğer ne kadar çok nedenim varmış onu bana sevdiren... Ona göstermediğim sevgiyi nerden bilecek, nasıl haberi olacak??? Çok geç olmadan bunları o da bilse iyi olur.

Ya siz? Sizin sevdiğinizin haberi var mı, sevme nedenlerinizden? Koşun hiç vakit kaybetmeyin, cesurca sıralayın sevme nedenlerinizi... Kaybetmeden.... Pişman olmadan...

Ayşegül
12:52:28, 3 Mayıs 2010, Pazar.



Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: yed-i beyza, 21.11.2010, 00:14 (UTC):
düşünmek ne büyük erdemdir yaa,bir erkek olarak böle düşünen birinin varlığından haberdar olmak çok mutlu etti beni...paylaşımın için sonsuz teşekkürlerimi sunarım

Yorumu gönderen: Akhenaton, 08.05.2010, 13:32 (UTC):
:)9

Yorumu gönderen: ayşegül, 08.05.2010, 12:06 (UTC):
Akhenaton;şu son yorumumun orda olmamasını dilerdim...biraz saçmalamışım bunun için özür diliyorum senden,bazen gerçek manaya körleştiğim zamanlar oluyor.ve "derin insan olmak"yazısında sen haklıydın ortaya bulamaç gibi bir yazı çıkarmışım.bu sitede:'oyun parkında ki yaramaz bir kız çocuğu'gibi ordan oraya uçmama,bazen insanlarla takışmama,elimde rengarenk kalemlerimle site duvarlarını boyamama gösterdiğin hoşgörü için teşekkür ediyorum...

Yorumu gönderen: ayşegül, 05.05.2010, 07:10 (UTC):
akhe;bizde seni o hırçınlıklarından,sakin bir limana dönüştüren ve hatta artık kimseyle çatışmamaya girmemek için "sende haklısın"dedirtebilen,siteyi bırakmamaya ikna eden insana saygılarımızı sunardık:)duymak istediğini biliyorsan söyleyeceksin:)"nasılsa biliyor"la olmaaaaaazzz:)

Yorumu gönderen: Akhenaton, 05.05.2010, 00:10 (UTC):
Belki gizlilimler cafe bölümüne atmalıyım :) Hani herkesin bir sevme nedeniş vardır ya... Ben ne derdim o zaman acaba. Sevme nedenlerimi sıralasam ne derdim O'na. Sanırım sadece susardım. O, aklımdan geçenleri bilirdi. Çünkü aklımdan geçen her şeyi bilirdi. Zaaflarımı, karanlıkta karan beni bile. Ama yine de benim ağzımdan duymayı da isterdi. Anlatmaya başlardım; aşkı bana öğrettiğinden ve beni hiç yargılamadığından. Olduğum gibi kabul ettiğin ve edebildiğin için seviyorum seni derdim. Beni değiştirmeye, BÜYÜMEYE zorlamadığın, çocuk kalmama izin verdiğin için. Sonra ne derdim: Seni sen olduğun için seviyorum ve senin de beni ben olduğum için sevdiğini bildiğim için seviyorum seni derdim. Gökteki yıldızları ve ayı, sadece ben o an seyrediyorum diye pencerede O'nun da koşulsuz seyrettiğini ve seyredeceğini bildiğim için... Yüreğimin bütün hırçınlıklarını bir deniz gibi silip süpürdüğü için. Beni sakin bir limana dönüştürdüğü için. Beni her onarışında yüzüme şaheserimsin der gibi baktığı için. Onu şımarttığım kadar onun da beni, belki de daha fazla şımarttığı için. Damarlarımda ab-ı hayat gibi aktığı için. Dokunmadan sevebildiği için... Beni KOCAMAN sevebildiği için... Bitmezdi ben sıralamaya çalışsam herhalde. Ama zaten ben söylemeden bilirdi hepsini. Ama yine de benden hep duymak isterdi...

Yorumu gönderen: Kayipgul, 03.05.2010, 10:35 (UTC):
Sevgili Ayşegül hayatımıza anlam katanlar zaten bir anlık olanlar değilmi önemli olan fırtına olduğunda yağmurdan nefret etmek değil yada güneş yakıyor diye sıcaklığını yargılamak değil yada üşütüyor diye kışı suçlamak değil herşeyi olduğu gibi doğalınla yaşamak nasılki herşey birbirine bağlıysa duygularda böyle bir bütün olarak güzel...Ne yazarsan yaz içinde duyguların olduğu için ve bunları hissettiğim için zevkle okuyorum devamını bekliyorum:))))sevgiyle kal

Yorumu gönderen: ayşegül, 03.05.2010, 10:18 (UTC):
teşekkür ederim kayıpgül...tekrar yazmaya başladıktan sonra böyle bir yazı ile mola vermeyi planlamıştım:)ama içeriğin bu olması tamamen anlık gelişme:)yarım saatlik bir haber alamama durumu bana bu yazıyı 10 dk.yazdırdı...olabildiğince farklı konularda yazmaya çabalıyorum kendimi tekrar etmemek adına,her zaman başarılı olamıyorum ama olsun:)hayattan beklentin eğer mutluluksa buna sahip olursun ama aynı anda herşey ile beraber değil!elinde ne var önce onu göreceksin ve ne istediğini bileceksin:)bütün güzel dileklerini bende senin için diliyorum tekrar görüşene kadar hoşçakal...

Yorumu gönderen: Kayipgul, 03.05.2010, 09:36 (UTC):
Sevgili Ayşegül sana bütün bunları hissettiren bir değere sahip olduğun için ne kadar şanslısın ve bunun farkındasın insanlar karşısındakini değiştirmeden herşeyi ile sevebilmeyi öğrendiklerinde sanırım daha mutlu bir toplum oluşur yazını çok beğendim hatta hepsinden daha fazla çünkü burada mükemmel bir mesaj var ve o kadar net anlatmışsınki okuyan herkes bu mesajı alabilir tabi anlayabilenleri kastediyorum umuyorumki bir çok kişiye bu yolla ulaşabilirsin çok kişi tarafından okunması dileği ile sağlıcakla kal.güzel yüreğinle kal...



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36928091 ziyaretçi (103155188 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.