Son Dans
 

Music Box, Müzik Kutusu

 

 

Son Dans

Bircan M.

Genç kadın, nedense yorgun uyanmıştı sabaha… Camın önüne oturdu. Denize garip bir hüzün çökmüştü. Sonbahar yaklaşıyordu. "Yorgunluğum, bu yüzden mi?" diye geçirdi içinden….

Aylar, ne kadar çabuk geçmiş ve işte bir kış daha yaklaşmıştı. Yüreğini hiç daha önce bu kadar yorgun hissetmemişti. Ne zaman böyle olsa; içindeki çocuk ona koşar ve onu oradan çıkarıp alırdı. Peki bugün ne olmuştu? Neredeydi içinde ona neşe veren çocuk? Bir an gözlerini yumdu ve çok yıllar öncesine gitti. Hep istediği bir şey vardı küçükken; o da bir çift bale ayakkabısı… Ama ne bale ayakkabılarına sahip olabildi, ne de bir balerin olabilecek kadar şanslıydı… İçinde hep bir ukde olarak kalmıştı balerin olmak. Onların beyaz elbiseleriyle bir kuğu gibi süzülüşleri, çok hoşuna gidiyordu izlerken.

O gün bugündür hayatı hep bir müzik kutusuna benzetti… Kapağını açtığınızda balerin kız dansını eder ve dansı bittiğinde kapağını kapatırsınız… İşte öyle bir şeydi hayat. Bazen hoş müzikler eşliğinde çağırırdı derinden ve kadın kapağını açar, dansını ederdi hayatla ve hayatın ona getirdikleriyle. Bazen mutlu olurdu, bazense hüzün dolu dönerdi küçük dünyasına… Her seferinde bir yük alırdı yüreğine. O yüzden mi yorgundu bu kadar?

Genç kadın, hiçbir zaman sahip olamadığı bale ayakkabılarının adını "mutluluk ayakkabısı" koymuştu dansını ederken. Ama her zaman mutlu olunmuyordu… Bazı dansların sonu, hüzünle bitiyordu… Yine de bıkmadan usanmadan dans etmeyi seviyordu. Başı dönene kadar, ayakları yorulana kadar, kendine ait dünyasında bu danslar, ona hayat veriyordu…

İşte yine o müziklerden birini duymuştu… Yıllardır açmamıştı müzik kutusunun kapağını. Son bir gayret ile kapağı araladı ve yüreğine hoş gelen o seste dans etmek istedi… Aralamıştı kapağını; ama bir şey fark etti. Artık eskisi gibi dans edemiyordu. Ayakları, onu taşıyamayacak kadar güçsüz; yüreği, daha bir hüznü kaldıramayacak kadar yorgundu…

İçindeki çocuk, neşeler saçmıyordu… İşte o zaman, bir hüzün daha kapladı içini. Sonunda ona hayat veren çocuk da ölmüştü… Belki de ilk defa hayâl kurmuyordu kendince… Gerçekleri daha net görüyordu artık ve "Evet," dedi, "büyüyorum…" Sessizce yasını tutmaya başladı içindeki çocuğun…

Bir kez daha baktı gitmeden... Yüreğine hoş gelen sesi dinledi, dinledi… Artık bir çaba kalmamıştı içinde. Onu yoran, kendi kendi ile dans etmesiydi belki de. Hayat, ona hiç eşlik etmemişti ki… Hep hayatın elinden o tutmaya çalışmıştı. Hayat, elini uzatmamıştı ki ona… İçinde derin küskünlükleri vardı… İçindeki yorgunluğun adı, dinlediği yalanlardı; anlamıştı artık ve sessizliğin dilinden son kelimelerini mırıldandı kimse duymadan….

«SON DANSIMDI benim.» dedi… Ve kapadı hayat dediği müzik kutusunun kapağını...

Bircan.M,
07 Eylül 2010, Salı.





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: erol, 15.10.2010, 15:36 (UTC):
aslında hepimiz bi cam müzük kutusunda yaşıyoruz ama kendimizi ifade edemiyoruz gerçeğe baktığımız zaman hepimiz yalnızız ama kimi bale dansı yapar kimi kendince bişeyler katar ama dansın sonunda yenik düşmeden ayakta kalmaktır cam fanusta geçen bi hayatı yorumlamak bence yorumlayanın yorulmasında vesile olmuştur yüreğinize sağlık. m kayıp gül

Yorumu gönderen: Deniz, 13.10.2010, 07:35 (UTC):
guzel arkadasim öle güzel öle hisli yazmissinki kac kere okudum bilmiyorum..her okumamda çok dokunuyo bu yazi bana niyeyse..hayat guzel derler ama onun kurallarina gore oynarsan umursuz olursan hissis duygusuz bencil olursan guzel.. yoksa bi sabah aynen böle yorgun uyaniyorsun hayata ve vazgeciyosun herseyden..kendi dunyanda yasayip gidiyosun yada yasadigini saniyosun kabul ediyosun heralde o cam fanusu..böle bişiler işte:) çok güzel olmuş çok begendim..ellerine saglik duygulu arkadasim. bitanesin..

Yorumu gönderen: Selma .D, 12.10.2010, 21:26 (UTC):
evet deniz ne yazıkki bir ömrü geçirmek zorunda başka şansı yok çünkü

Yorumu gönderen: Bircan.M, 12.10.2010, 19:29 (UTC):
Bende daldım öyle resme Deniz o sorunun cevabını ancak fanusta olan bilir...Şu an yorum yapamam sanırım yorumsuz bırakacağım tek yazı....

Yorumu gönderen: Deniz, 12.10.2010, 19:19 (UTC):
bugun zaten moralim bozuktu bu resim dahada huzunlendirdi..gorunuşte mutluluk sembolu balerin kızımız o cam fanusta bir ömrü gecirmek zorundami:( içim daraldi..



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36871458 ziyaretçi (103051534 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.