Son Kapı Masalı
 

Son Kapı Masalı

Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, develer tellal iken pireler berber iken ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken büyük ama fakir bir ülke varmış. Bu ülkenin bir de kralı varmış. Bu kral, denizlerde seyahat edip başka ülkelere gitmeyi çok severmiş. Birgün ülkeye bir kâşif gelmiş. Bu kâşif kralın huzuruna çıkmış ve ona:

“Yüce kralım Büyük Okyanus’ta bir ada var. Bu adada hazineler var.”

demiş. Kral bu sözleri duyunca:

“Bu hazine, krallığım için iyi olabilir!”

diye düşünmüş ve gitmek için hemen hazırlıklara başlamış. Gemileri hazırlatıp kâşifle birlikte çıkmışlar yola. Az gitmişler uz gitmişler, en sonunda hazine bulunan adaya varmışlar. Hiç vakit kaybetmeden arama çalışmalarına başlamışlar. Bir süre sonra büyük bir vadiye ulaşmışlar. Vadinin ortasında üç tarafı taşlarla çevrili bir kapı bulmuşlar. Kâşif, kapının demirden olan kolunu iki defa sağa çevirmiş, kapı açılmamış. Sonra iki defa da sola çevirmiş, kapı birden açılıvermiş. Açılınca karşılarına ikinci bir kapı çıkmış. Bu kapı gümüştenmiş ve kapının üstünde bir kartal resmi varmış. Kartalın ateşten parlayan gözlerine iki defa dokununca, bu kapı da açılıvermiş. Bu defa karşılarına üçüncü bir kapı çıkmış. Bu kapı altındanmış ve üzerinde de altıdan yapılmış bir inek heykeli varmış. Kâşif bu kapıyı görünce telaşlanmış ve:

“Bu kapı, planda yoktu. Bunu nasıl açacağımı bilmiyorum.”

demiş. Bu sırada yanlarındaki bir denizci:

“Ben küçükken evimizdeki ineği sağmak istemiştim; fakat inek benden korkup kaçtığından onu sağamamıştım.” diye bir anısını anlatırken, kâşifin aklına bir fikir gelmiş. Hemen ineğin memelerini kuvvetlice çekmiş, çekince üçüncü kapı da açılıvermiş. Hep birlikte kapıdan içeri girmişler. Girince herkesi bir merak sarmış. Karşılarında altından yapılmış bir kuş, kuşun etrafında büyüklü küçüklü sandıklar, taşlar ve insan heykelleri görmüşler. Kral, insan heykellerinin gerçek birer insan olabileceğini söylemiş. Kâşif de:

“Tahminiz doğru efendim. Söylenilenlere göre, bu insanlar zamanında çok iyi icatlarda bulunmuşlar. Altından bir kuş yaptırmışlar. Sonra bu kuşun üzerine binip günlerce gezmişler. Gittikleri ülkelerdeki değerli buldukları bütün eşyaları toplayıp kendi ülkelerine getirmişler. Diğer ülkelerdeki insanlar açlıktan ölmeye başlamış. Bu insanların arasındaki sevgi bitince, yerini kıskançlık ve zengin olma hırsı almış. Daha çok zengin olmak istiyorlarmış. Şu karşıda görünen dağ, eskiden bir altın madeniymiş. Herkes, derinliklerdeki altına ulaşabilmek için maden ocakları kurmuşlar. Altından olan bu dağ, aslında eskiden sönmüş bir yanardağmış. Günler sonra, altın arama bahanesiyle her yeri delik deşik olan yanardağ, büyük bir gürültüyle tekrar patlamış. Her yeri lavlar sarmış. İnsanlar, sandıklarına koydukları altınları almaya çalışırken, lavların arasında kalıp orada taştan heykellere dönüşmüşler.”

demiş. Sonra kâşif anlatmaya devam etmiş:

“Burada pitonlar yaşıyor. Bu pitonlar, bu krallığı koruyorlar ve insanların buradan sadece bir sandık altınla ayrılmalarına izin veriyorlar.”

demiş. Kral bu sözleri duyunca, askerlerine:

“Herkes bir sandık altın alsın, başka hiçbir şeye dokunmasın!”

demiş. Askerler birer sandık altın almışlar. Hep beraber tam kapıdan çıkacakken, beklenmedik bir şey olmuş ve pitonlar aşağıya doğru inmeye başlamışlar. Kral çok
telaşlanmış ve askerlerine:

“Kim fazla bir şey aldıysa geri bıraksın, yoksa burada hepimiz öleceğiz!”

demiş. Askerlerden bir tanesi:

“Parmağıma olup olmayacağını anlamak için bir yüzük takmıştım.”

demiş ve aldığı yüzüğü hemen geri bırakmış. Bırakınca, pitonlar tekrar yerlerine dönmüşler. Bunu gören kral:

“Keşke herkes bu yılanlar kadar işine sadık olsa!”

diye düşünmüş. Sonra hep birlikte gemilerine binip saraya geri dönmüşler. Kral, getirdiği altınlarla daha da zengin olmuş. Kral ve ülkesindeki insanlar, sonsuza kadar daha mutluluk ve refah içinde yaşamışlar.






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36848930 ziyaretçi (103011801 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.