Türkiye ve Rusya, Doğru Olanı Yaptılar
 

Türkiye, Rusya, Abdullah Gül, Medmedev, Turkey, Russian

Türkiye ve Rusya, Doğru Olanı Yaptılar

Önder Demir

Bugün sosyo-ekonomik ve coğrafi olarak dünyanın yapısına bakarsak dünyamızın, sosyo-ekonomik ve coğrafi olarak bir değişim yaşadığını ve önümüzdeki süreçte de yaşayacağını açıkça görebiliriz.

Türkiye, 2002 yılı içerisinde sosyo-ekonomik olarak dünyanın 26. ülkesi konumundayken atmış olduğu doğru adımlar neticesinde bugün 16. ülkesi konumuna yükselmiştir ve bölgesinde ve dünyada söz sahibi olmuştur.

Türkiye ile Rusya arasındaki vizeler, karşılıklı anlaşmalar neticesinde kalkmış bulunuyor. Rusya, Türkiye gibi sosyo-ekonomik, stratejik köklü bir devletin dostluğunu kazanarak hem kendi bölgesinde, hem de dünyada belirleyici küresel bir aktör olacağını çok iyi biliyor. Türkiye, bugün itibari ile Avrupa'nın 6. büyük ekonomisidir 20 yıl sonra Avrupa'da dördüncü büyük ekonomi ve dünyada 10. büyük ekonomi haline gelecektir.

Bugün Avrupa Birliği ve ABD'deki stratejistlerin ve düşünce kuruluşlarının uzun dönemli sabit düşünme zaafından yararlanarak Türkiye gibi önemli bir ülkenin dostluğunu kazanan Rusya, sosyo-ekonomik olarak çok büyük anlaşmalara imza atarak kendi geleceği için yepyeni bir dönem başlatmıştır. Aynı şekilde Türkiye de kendi önemini Rusya ile önemli anlaşmalara imza atarak iki kat daha artırmıştır. Bundan sonra Avrupa Birliği, Türkiye'yi Birliğe almak için elinden gelen her şeyi yapacaktır. Çünkü Türkiye, bu önemli sosyo-ekonomik anlaşmalar ile ekonomik olarak çökmekte olan AB için vazgeçilemez bir ülke konumuna gelmiştir.

Türkiye, son yıllarda komşuları ile "sıfır problem" adı altında büyük projelere imza atarak bölge ülkeleri için bir lider ülke konumuna yükselerek ve komşuları ile dostluk kurarak ticaret hacmini önemli derecede artırmıştır. 2002 yılında 87 milyar D lar olan dış ticaret hacmi, "küresel kriz" başlamadan önce 2008 yılında 334 milyar Dolara ulaşmıştır.

Görmek, bilmek ve uygulamak, insanları ve ülkeleri hedefe götürür. Avrupa Birliği, yıllardır kendi kapısında bekleyen Türkiye gibi hem Ortadoğu'ya hem de Ortaasya'ya açılan büyük bir kapıyı iç politika malzemesi yaparak, görmezden gelerek ve açmayarak kendisini küresel bir güç olmaktan ve uzun süreli bir birlik olmaktan alıkoymuştur.

Rusya'nın Liderleri Putin ve Medvedev, "vini, vidi, vici" cümlesinde olduğu gibi geldiler, gördüler ve kazandılar. Çünkü onlar, biliyordu ki Türkiye, enerji, askerî, ve ticarî anlamda ortaklık yapılması gereken yegane önemli ülkedir. Bu düşünceden yola çıkarak ve Türkiye ile işbirliğine giderek bugün Avrupa enerji pazarını ellerinde bulunduruyorlar.

Almanya'nın eski Başbakanların da bugün dünyanın enerji devi Gazprom yönetim kurulunda bulunan ve aynı zamanda dünyanın en önemli yatırım bankalarından biri olan Rotschild Bankası'nın yönetim kurulu üyesi olan Gerhard Schröder de Türkiye'nin bu stratejik ve vazgeçilmez önemini gördüğü ve bildiği için Avrupa Birliği'ne alınmasını önemle vurguluyor ve arzuluyordu. Fakat o da Türkiye'nin önemini Avrupa'daki dar düşünceli, muhafazakar ve elit tabakaya anlatamadı.

Peki ne oldu? Kaybeden, Avrupa Birliği ve ABD oldu. Türkiye gibi 73 milyonluk bir nüfusa sahip olan ve 7 milyon vatandaşı yurtdışında yaşayan küresel bir ülkeyi bir tarafa bırakarak ve küçük düşünerek kendileri de sosyo-ekonomik olarak küçüldüler. Artik Türkiye ile Rusya'yı kolay kolay hiçbir sosyo-ekonomik güç, dünyada durduramaz. Çünkü her ikisi de sosyo-ekonomik olarak birleşince dünyanın yenilmez ikilisi oldular.

Zaten -artık birçok bağımsız stratejistin dediği gibi- yarınların dünyasında ABD ve AB, dünyada olup bitenleri belirlemeyecekler. Rusya, Çin, Türkiye ve Hindistan, yarının dünyasına sekil verecekler, hatta kimi düşünce kuruluşlarına göre AB ve ABD, ileride Çin, Hindistan, Türkiye ve Rusya için gömlek ve pantolon diken ülkeler durumuna gerileyeceklerdir. Çünkü artık vizyon ve üretimleri, gün geçtikçe azalmaktadır ve halen göç etmektedir.

Evet, zenginlik ve refah, hiçbir ülke ve insan için ebedî değildir ve gerekli düşünce ve hamleler ile muhafaza edilmezler ise uçar giderler. Dünyamızda bulunan sosyo-ekonomik küresel sorunlar, ancak küresel politik sosyo-ekonomik işbirliği ile çözülebilirler. Bu küresel işbirliği, bütün ülkeler için vazgeçilmez bir unsurdur.

Bazen her işte bir hayır vardır derler ya... İşte bu, çok doğrudur. Ünlü ekonomist Nouriel Robini, şimdi Türk ekonomisini Avrupa Birliği'ne örnek göstermektedir ve "Türkiye'den neden ders almadınız?" demektedir. Sonuçta hüküm, Yüce Allah'ındır. Çünkü insanlar, düşünür; fakat Yüce Allah, her şeyi yönetir ve O, insanın basiret gözünü kör etmesin... Kör ettiği zaman, işte böyle AB ve ABD gibi küçük hesaplar peşine düşerek önünüzdeki büyük potansiyeli göremez, değerlendiremez ve tarihin karanlık sayfalarına gömülüp gidersiniz. Artık dünyada Türkiye ve Rusya dönemi başlıyor ve inanın herkes, bu süreci nefesini tutmuş, büyük bir heyecan ile izliyor...

Selam ve dua ile

Önder Demir
13 Mayıs 2010





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: Kemal, 09.07.2010, 20:29 (UTC):
Türkiye mi ileride çok güçlenecekmiş ? :D

600 milyar USD toplam borç.OECD ülkeleri arasında en yüksek 2. işsizlik oranı.(Güney Afrika 1.)
İthalat yapmadan üretemeyen eknomisi..

Tam anlamıyla dışarı bağımlılık.

İsrailden tohum almadan gıda üretemeyen Tarım politikaları.

Dünyada ilk 500 üniversite arasında bile esamesi okunmayan üniversiteleri.

İnsan ve Emeğin değerinin olmadığı her türlü adaletsizliğin tonla olduğu, insan hakkının bolca yendiği yer.

30 senedir dağda gezen eşkiyayı bitiremeyen ordusu.

Genç nüfusun eğitim adı altında sınav ve ezberci eğitim sistemi altında hayatının heba edilmesi.

Bu arada dershanelerin trilyonlar götürmesi..

Aç, işsiz, yoksul sayısının gökyüzünde gezdiği bir ülke..

Sahi bu ülke mi geleceğin ülkesi olackamış ?

Ufak atında civcivler yesin..

Türkiye'den Emperyal devletlerin uydu ve köle devleti olması dışında bir cacık olmaz..

Yorumu gönderen: şakird, 14.05.2010, 12:25 (UTC):
güzel bir yazı olmuş hayırlısı olsun

Yorumu gönderen: hasan, 13.05.2010, 17:51 (UTC):
iyide kardeşim şimdiye kadar neden beklediniz?Hala avrupa nın kapısında ne bekliyorsunuz?Gelecek doğuda,bırakın avrupa sizin kapınızda beklesin beee :)



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36904995 ziyaretçi (103109926 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.