Türklerin Bilinmeyen Tarihi
 

Türklerin Bilinmeyen Tarihi

ICANAS Sempozyumunda Türklerin Bilinmeyen Tarihini Açıkladı

Yazıyı Türklerin bulduğunu bilimsel olarak ispatlayan Kazım Mirşan, alfabelerin kökeninin Türkçe olduğu teziyle de dikkatleri üzerinde topladı. Etrüsk yazısını ilk kez Kazım Mirşan okudu

Kazım Mirşan, 1919 yılında Doğu Türkistan'ın İli Nehri üzerindeki Kulca Kentinde doğdu. Ömrünü Türk dünyası ile ilgili bilimsel araştırmalara adadı. Yazıyı Türklerin bulduğu alfabelerin kökeninin Türkçe olduğu gibi ilginç tezler ortaya atarak tüm dünyada tartışmalar yarattı.

Türkiye'nin 12 yıldızından biri

Sosyal bilimler alanında dünyanın sayılı organizasyonları arasında yer alan ICANAS bilim kültür ve sanat alanında Türkiye'ye katkıda bulunanları unutmadı. Türk tarihi üzerine yaptığı bilimsel araştırmalar ile tanınan Kazım Mirşan'a 'onur ödülü' takdim etti.

Uluslararası Asya ve Kuzey Afrika Çalışmaları Kongresi'nin (ICANAS) Ankara'da yapılan 38'inci toplantısında 12 kişiye 'onurluk' ödülü (12 yıldız ödülü) verildi. Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu öncülüğünde gerçekleştirilen ve sosyal bilimler alanında dünya çapında organizasyonlar arasında gösterilen ICANAS'ta bilim fikir ve düşünce dünyasının aydınlatılmasına çok değerli katkılarda bulunmuş bilim adamları da unutulmadı. 67 ülkeden 1800 bilim adamını buluşturan kongrede 80 yaşını aşmış 12 bilim ve sanat dünyasının yıldızına ödül verildi.

Bu isimler arasında arasında Araştırmacı-Yazar ve teorisyen Kazım Mirşan da vardı. Türk tarihi üzerine yaptığı araştırmalarla tanınan Mirşan Doğu Türkistan'ın İli Nehri üzerindeki Kulca Kentinde 1919'da dünyaya geldi. 1932'de öğrenimine İstanbul'da devam etti. Almanya'da Berlin Üniversitesi'nde ve İstanbul Teknik Üniversitesi'nde inşaat yüksek mühendisliği okudu. Almanca Rusça İngilizce ve Türk lehçeleri; (Tatarca Özbekçe Başkurtça Tarançıca Kaşkarlıkça 'yani Uygurca' Kazakça Kırgızca Azerice Türkiye Türkçesi ile kendi ana lehçesi olan Tümenlikçe) dışında Yunanca Latince ve İtalyanca'yı meslek araştırmalarına yarayacak kadar bilen Mirşan hayatının büyük bir kısmını Türk tarihi ile ilgili yeni tezler ortaya atarak büyük tartışmalara yol açtı. 'Etrüsk Yazısı'nı dünyada ilk defa okuyan Mirşan 'Orhun-Selene Yazıtları' üzerinde de incelemelerde bulundu. Türk tarihiyle ilgili tartışma yaratacak yeni teoriler öne sürdü. Atlantis olarak bilinen mitolojik uygarlığa ilişkin yeni iddialar ortaya attı.

Hayatını bilimsel araştırmalara adayan Kazım Mirşan Türk tarihi ile ilgili yeni tezler ortaya atarak tartışmalara yol açtı. 'Etrüsk Yazısı'nı dünyada ilk defa okuyan kişi olarak bilinen Mirşan 'Orhun-Selene Yazıtları' üzerinde de incelemelerde bulundu.

Türkler devlet kurmada en önemli medeniyetlerden

Araştırmacı-Yazar Kazım Mirşan Türk tarihinin seyrinin en önemli noktasının Türklerin devlet kurma ve idare etme özelliği olduğunu kaydetti. Türk tarihi üzerine yaptığı araştırmalarla tanınan Kazım Mirşan Türklerin Anadolu'dan Avrupa'ya kadar geniş bir coğrafyada etkinliklerini sürdürdüklerini belirterek şunları söyledi: "Türkler her zaman devlet kurmada ve idare etmede en önemli medeniyetlerden biri olmuşlardır. Devlet kurma ve idare etmek bir sanattır. Türkler de bunu en iyi yapan medeniyettir. Türklerin tarihteki kaynaklarına baktığımızda çok geniş ve sağlam bir haberleşme ağının olduğunu görmekteyiz. Türk hakanları sınır boylarında olan her şeyden haberdar olmaktaydı. Bunun yanında sınır boylarında Türk hakanı adına karar verebilecek biri mutlaka olurdu. Devlet yönetmenin en temel unsurlarından bir tanesinin haberleşme ağının sağlam olmasıdır ki tarihte bunu Türkler ortaya koymuştur."

Türklerde yönetim sanatının tecrübeye dayandığını vurgulayan Mirşan son kitabında özellikle bundan bahsettiğini belirtti. Türklerin Çinlilerden çok önce kağıt üzerine fırçayla yazı yazdıklarını ve bunun örneğine çok rastlanmadığını anlatan Mirşan; "Yazılanlardan şunları öğreniyoruz. Türkler Tanrıya çok değer veriyorlar. Örneğin bir gün yolda yürürken Tanrı'yla karşılaştığını yazmış ve bu ona saadet getirmiş. Diğer medeniyetlerde bunun örneği yoktur. Türkler Tanrı ile olan ilişkilerinde her zaman sevgi ve saygı çerçevesinde hareket ediyorlar ve bunu da dile getiriyorlar." dedi. Devlet kurmanın ve idare etmenin bir sanat olduğunu ifade eden Mirşan; "Tarihteki kaynaklara baktığımızda Türklerin çok geniş ve sağlam bir haberleşme ağının olduğunu görmekteyiz. Türk hakanları sınır boylarında her şeyden haberdardı." diyor.

Bilinen ilk Türk devleti Hun İmparatorluğu değil

Kazım Mirşan ve Haluk Tarcan tarafından ortaya çıkarılan yeni bir tez Türk tarih dünyasını karıştıracak cinsten. Mirşan ile Tarcan bilinen ilk Türk devleti olan Hun İmparatorluğu'nun ilk Türk devleti olmadığı ilk Türk devletinin Bir Oy Bil olduğu görüşünde. "Ardından At Oy Bil Türükbil (karşılığı: Göktürk) gelir. Türk tarihinin çok eskilere dayanması gerektiğini gösteren en büyük delil ise; Orhun kitabeleridir. Çünkü Orhun kitabelerinde kullanılan dil ve noktalama işaretleri bu dilin en gelişmiş hali olduğu sonucuna götürmektedir. Böyle bir dilin oluşabilmesi için en az 3000 yıl geriye gidilmesi gerekir. Bugün Çin sınırları içerisinde 300 metre boyunda piramitler bulunduğu ve bu piramitlerin Mısır'dan çok önce inşa edildiği tespit edilmiştir. Mısır'ın dip kültüründe de Türkler olduğu iddia edilmektedir. Hazırladığı çalışmalarda İngiltere'nin Başkenti Londra'da bulunan kütüphanedeki belgelerden yararlandığını da belirten Mirşan "Macar Türkolog Aurel Stein yaptığı araştırmalar sonucunda Türk tarihine ait orijinal belgeler bu kütüphanede yer bulmuş. Şimdi biz de bu belgeleri derleyerek Türk tarihine ait bilinmeyen dönemlere ışık tutuyoruz" dedi.

İlk Türk devletinin Bir Oy Bil olduğunu savunan Mirşan ardından At Oy Bil Türükbil 'in (karşılığı: Göktürk) geldiğini kaydediyor. Mirşan'a göre Türk tarihinin çok eskilere dayanması gerektiğini gösteren en büyük delil ise Orhun kitabeleri

Alfabelerin kökeni Türkçe

Kazım Mirşan yaptığı çalışmalar sonucunda tarihe dönük bilimsel iddialarda bulundu. Mirşan Türkler'in Çinlilerden çok daha önce kağıt üzerine fırçayla yazı yazdıklarını ve bunun örneğine çok rastlanmadığını ifade etti. İşte Mirşan'ın tarihçileri şaşırtacak iddialarından bazıları:

  1. Türk Tarihi M.Ö 16.000'li yıllara dayanıyor.
  2. Yazı M.Ö 16.000 yılında Türkler tarafından icat edildi.
  3. Tüm dünya alfabelerinin kökeni Türk alfabesidir.
  4. Kürtçe'nin Ön-Türkçe'den sözcükler barındırdığı gibi bu sözcükleri Arapça ve Farsça'ya da taşımıştır.
  5. Anadolu'da da Ön-Türkçe yazıtlar bulunmaktadır.
  6. Latin Yunan Fenike ve Kril alfabeleri Ön-Türkçe'den oluşmuştur.
  7. Roma'nın küllerinden kurulduğu medeniyet olan Etrüskler Türk'tür. (Etrüskçe yazıtlar ilk defa 2004 senesinde Kazım Mirşan tarafından çözümlenmiştir.)
  8. Etrüskçe, Türkçe'dir
  9. Skandinavya ve Avrupa'da 5000'den fazla Türkçe yazıt bulunmaktadır.
  10. Türklerle Almanlar (Cermenler) akrabadır.
  11. Mısır'daki eşteşlerinden 2000 yıl daha eski ve iki kat daha büyük olan ve şu anda yasaklanmış bölgede bulunan piramitler Türkler tarafından yapılmıştır.

Türkler'in Çinlilerden çok önce kağıt üzerine fırçayla yazı yazdıklarını anlatan Mirşan daha da ileriye giderek tüm dünya alfabelerinin kökeninin Türk alfabesi olduğunu savunuyor. Mirşan ayrıca "Etrüskçe Türkçe'dir Türklerle Almanlar akrabadır" diyor.

Türklerin Anadolu'ya giriş tarihi 1071'den çok önce

Araştırmacı yazar Mirşan'ın iddiaları bununla da sınırlı değil. Mirşan'a göre Japon ve Çin medeniyetinin dip kültüründe M.Ö. 4000 yıllarında Orta Asya'dan göçen Türklerin etkisi var. Ayrıca Türkler'in Anadolu'ya gelmeleri 1071'e değil M.Ö. 7000 yıllarına kadar gidiyor. Çevresi denizle çevrili Anadolu'yu sürekli besleyen Türk göçleri buraya sıkışmışlar ve Türk varlığını tesis etmişlerdir. Oğuzlar Anadolu'ya geldiklerinde karşılarında aynı dili konuşan pek çok Türk grubu ile karşılaşmış. Mirşan M.Ö. 10 bin yıllarında ılıman iklim ve büyük göllerin olduğu anlaşılan Orta Asya'nın kuruması ve çölleşmesiyle Türk gruplarının çevre ülkelere yayıldığını ve diğer kültürlere etki yaptıklarını ifade ediyor. Mirşan Bering Boğazı'ndan geçen bu grupların Kızılderili kültürlerinin diplerinde de etkili olduğunu belirtiyor.

Ödülleri Erdoğan verdi

Türk dünyasına katkıda bulunan Kazım Mirşan, Şükrü Elçin, Muazzez İlmiye Çığ, İhsan Doğramacı, Süleyman Kazmaz, Oktay Aslanapa, Halil İnalcık, Zeynep Korkmaz, Hamza Eroğlu, Etem Ruhi Üngör, Bozkurt Güvenç ile Kemal Baytaş'a anı tabağı ve onurluk verildi. Törende Kazmaz ve Aslanapa'nın ödüllerini Başbakan Recep Tayyip Erdoğan takdim etti.

KAYNAK BELİRTİLMELİ





Bu sayfa hakkındaki son yorum:
Yorumu gönderen: Korkmaz Özge , 08.12.2016, 19:15 (UTC):
Merhabalar bu site de Moğolistan a tur düzenleme yapılıyor mu? Yada başka Türk devletlerine ?

Yorumu gönderen: nadide , 26.01.2015, 16:22 (UTC):
kazim mirsan .haluk tarcan .adile ayda ,
muazzez ilmiye cig.sinan meydan .Dr Haluk Berkmen ve diger turkuloglara cok cok tsk .

atatürk e ne kadar tsk etsem az
atatürk ün yarida biraktigini sizler devam ettiriyorsunuz Allah razi olsun
bize hep masal anlatiliyor romayi kuran Romulus und Remus – Wikipedia
Rom ulus /ulus sözü öz ve öz türkce
bay klaus h dieckmann türklerin almanlarla akrabaligina deginiyor


Prof. Sven LAGERBRİNG - "İsveçliler Türk kökenlidir.


MARİ TABLETLERİ VE TURUKKU KRALLIĞI
Fırat kıyısında Mari bölgesinde ele geçirilen tabletlerin (MÖ.4000-2000) 13 tanesinde TURUKKU adlı bir kavimden söz edilmektedir. Sadi Bayram, bu tabletlerin Türkçe tercümelerini yayınlamıştır.
Önce Sümerlerin, daha sonra da Asurlular ve Babillerin egemenliğinde kalan Mari şehri, bugünkü Suriye sınırları içerisindeki Tell Hariri kentidir. Fransız Arkeoloji Enstitiüsü’nün 1933-1939 yılları arasında yaptığı kazılarda ortaya çıkarılan Mari şehrindeki kraliyet sarayında Asurlulara ait MÖ. 1870-1740 yılları arasında yazılmış bir çok çivi yazılı tablet bulunmuştur. Bugün Louvre Müzesi’nde sergilenen Akadca yazılmış bu tabletlerin metinleri Fransıza tercümeleriyle birlikte Georges Dossin tarafından 1950 yılından itibaren yayınlanmaya başlanmıştır.
Dört cilt halinde yayınlanan bu Mari tabletlerinin 13 tanesinde toplam 22 defa “Turuku”, “Turukku”, “Turukki, ve “Turuk” biçiminde bir kavim adı geçmektedir.
Bu tabletlere şöyle birkaç örnek vermek mümkündür:
16 numaralı tablet : “…Uyuyanları uyandıran ve uyandırdıklarına hiç tayın vermeyen Turukkular gibi yapacağız”.
21 numaralı tablet : “…Bu akından beri Turukkular’ın sayısı fazla görünmüyor. Fakat artabilir. Onlar gelmeye devam edecekler.”
22 numaralı tablet : “…Bana yazdığın Turukkular’la ilgili haberler değişti.”
23 numaralı tablet : “… Bana Turukkular hakkında yazmıştın. Turukkular’ın çıkış hareketinde bulundukları gün çok meşgul olduğumdan sana haber veremedim.”
87 numaralı tablet : “…Kral bana herşeyden önce, Turukkular’ın hücum ettiklerini, Nithim’i kuşattıklarını yazdı.”
sümerce türkce
Dr.Haluk Berkmen den alinti
Adda (ata, baba), Ama (anne, ana), Aga (yönetici, ağa), An (tan, gök), Anu (Gök Tanrı), Ar(er, şeref), As (tek, biricik), Bab (baba), Dingir (Tengri), E (ev), Kıya (kıyı), Es (esmek), Gisko (şişko), Dim (dik), Kol (kol), Uiku (Uyku), Kus (kuş), Sag (sağ) Mesu (meşe), Ag (akıl), En (engin, yüce), Ge (gel), Ka (kan), Kanal (kan damarı), De (demek), Duru (durmak), Kur (dağ, kurgan), Kusu (koşmak), Güles (güleç) Bur (delik,burgu), Bal (balta), Bar (barla/parla), İb (ip), Alım (alımlı), Ulu (ulu), Utu (Güneş, Uçtu), Kup (gitmek, kop), Gim (kim), Ir (er), Odun (odun,
Ot-un)

Atatürk’ün Mayaca-Türkçe Sözcük Analiz Çalışması

Yorumu gönderen: Erhan, 26.12.2014, 23:56 (UTC):
Kazım mirşan doğru bir noktaya parmak basmış.Bana Göre Geniş anlamda İnsanlık Tarihi Irk olarak üçe ayrılır.Nuh A.s 'dan önce ve sonra ve İbrahim A.s. dan sonra Nuh zamanında yanında kırk mücahiti vardır.İnsanlık yok olmuştur.Nuh A.s ın 3 oğlu Ham Sam Ve Yasef Dir.Ham dan Hint ler ve o zamanki avrupalılar Türemiştir.Sam dan Araplar.Yasef den de Türkler.Hz Nuh Ham ı lanetlemiştir.Sam ı yüceltmiştir.Yasef e Sam ın çadırlarında otur ve Allah Sana Genişlik versin diye dua etmiştir.Hakikaten türkler uzun bir süre arapların çadırlarında kalmışlardır.Fakat Daha sonra Ayrılıp dünyanın dört bir yanına yayılmış Ve En çok devlet kuran millet ünvanını almışlardırır.Daha sonradan araplar defalarca türklere ihanet etmişlerdir.Fakat sonucuna katlanmışlardır.İslamiyetten sonra Halifelik ünvanını arapların elinden almışlardır.Dolaylı olarak Türkler in soyu Yasef ve Hz Nuh a kadar gider.Asıl olarak ise Hz İbrahim in A.s ın oğullarına dayandığı bilinir.Hz İbrahim in babası Azer dir.Yafesin soyundan gelir.Hz İbrahim oğulları da İshak İsrailleri,İsmail Arapları,Hz İbrahim 'in Kantura Adındaki eşinden de Türkler meydana gelmiştir.Peygamberimiz Türklerden kantura oğulları olarak söz edermiş.Türklere sorulduğunda ise babamız İbrahim Amcamız İsmail derlermiş.Sonuç olarak Yüce Allah tüm seavi dinleri İbrahim A.s.soyunda birleştirmiştir.

Yorumu gönderen: kuzey, 30.12.2013, 19:38 (UTC):
bu sayfa cok güzel ama az kişi var

Yorumu gönderen: HK, 12.12.2010, 11:45 (UTC):
kardeşlerim türk milleti ulu ve mübarek bir milletir, ezelinden allaha hizmet etmiş ve cenabı hak için savaşmıştır. ama aşırı milliyetçiliğin bir anlamı yok nerdeyse adam as bile türkdü diceksiniz. zaten en başta konuşulan dil bir sonra değişti, olabilirki bizim dilimiz ilk konuşulan dile çok benzesin bu türk ulusuna bahşedilen bir nimettir deriz. ama bütün milletlerin anası günei falen fişmakan abartmıyalım. bu ilimlerin hepsi cenabı hak tarafından insanlara peygamberler tarafından gönderilen mucizelerdir. zülkarneynin as oguz kağan olduguda aşikardır ama biz diyemeyiz her şeyin anası sunu bunu türkdür. ben abartmıyalım kardeşlerim derim ve islamin mücahidi olan türk milletimizle gurur durup islama ve müslüman kardeşlerimize, yanlışda yapsalar yardım edelim ve kin beslemeyelim.

Yorumu gönderen: ÖTÜKEN YIŞ, 06.12.2010, 02:46 (UTC):
Kazım hoca gercekten muhtesem arastırmalar yapmış neredeyse Türk tarihi değil dünya tarihi dipten değişecek yönetimi elinde tutan siyonızm buna izin vermeyacaktir tabi bunları inkar etmenın yanında yok edecek ve beyinlere başka düşüncelerle fikriyatımızı tersleştirecektir.mesala gmktanrı inancına kapılmış bir cok kişi tarihe baksalar ki bizde ne gök-ne de yer tanrı vardır tek tanrı vardır hep sadece yaratılanlar eşli düşünülmüştür buda simgelerde vardır çift baslı kartal gb.İnsanımız tek bi kaynaktan okuyup ona inanmamalı Kazım hoca delilli ispatlı anlatmış

Yorumu gönderen: ahmet , 29.11.2010, 00:25 (UTC):
hz adem babamızdır tabiki hz ademden geliyoruz bahtiyar kardeş hz nuh tarihini oku türkler nerden gelioyor öğren ve hadisleri oku bahhtiyarrr kardeş

Yorumu gönderen: Ümit, 05.11.2010, 23:07 (UTC):
Evet almanlar 7000 sene önce anadoludan göc etiklerini "köln express" gazetesinede yazmislardi. ve insanligin (homosapien) afrikadan degil. Asyadan geldigni yeni buldular,pakistanda insan kemikleri bulundu.. selamlar .. 06.11.2010

Yorumu gönderen: yavuz , 22.10.2010, 13:15 (UTC):
piramitlri ferhaun yapmıştır bu yüzden geometri doğuşu sadece msır dır.arkdş atma bu nasl arştrma.yuh

Yorumu gönderen: Bahtiyar, 27.08.2010, 08:50 (UTC):
Kazım Mirşan Türklerin geçmişini HZ. ademe kadar götürür. Bu yönüyle uçuk kaçık biri olduğu söylenebilir.

Yorumu gönderen: tekin , 22.01.2010, 12:24 (UTC):
kazım mirşan hocanın tezlerini kesinl
ikle destekliyorum çünkü izlerine bu kadar geniş bir alanda rastlana TÜRK milletini mö 4000 e tarihlemek tamamıyla bir aptallıktır ATATÜRKÜN dediği gibi TÜRK BİR GÜNEŞTİR avrupada ışığını bizden almıştır.

Yorumu gönderen: selamet kara, 07.11.2009, 16:11 (UTC):
kazım mirşan birdahi onununla övünmemek kiymetini degerini bilmemek tanımamak kitaplarına ilgi duymmamak ABDALLIK CAHİLLİK..........



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36856753 ziyaretçi (103026098 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.