Türklerin Kökeni ve Türk, Türkiye Kelimelerinin Menşei
 

Türklerin Kökeni ve Türk, Türkiye Kelimelerinin Menşei

Türklerin Kökeni ve Türk, Türkiye Kelimelerinin Menşei

Türk Kelimesinin Menşei

Etimoloji

Târihî şahıs, boy ve millet adlarının teşekkülüne göre Türk kelimesinin aslı, "türümek" fiilinden gelmektedir. Bu fiilden yaratılmış kişi ve insan manasına gelen "türük" ve nihayet hece düşmesiyle "Türk" kelimesi ortaya çıkmıştır. Nitekim Anadolu'da bir kısım göçebeler de "yürümek"ten "yürük", "yörük" adını almışlardır. Türk kelimesi, ayrıca çeşitli kaynaklarda; "töreli", "töre sahibi", "olgun kimse", "güçlü", "kuvvetli", "terk edilmiş", "usta demirci" ve "deniz kıyısında oturan adam" anlamlarında kullanılmaktadır.[1]

Türk kelimesi, yazılı tarih kaynaklarında ilk kez Çin kaynaklarında; "Pinyin: dīng líng""dīng líng", "chì lè", "tiě lè" olarak geçmiştir. Milattan sonra 552'de kurulan Göktürk Kağanlığı bağlamında "tū kué" sözcüğü kullanılmıştır. "Türk" sözcüğünün etimolojisi, yani kökeni ve özgün anlamı, açık değildir. 10. yüzyıla ait Uygurca metinlerde Türk, "güç, kuvvet" anlamında kullanılmıştır. Ancak Göktürk Kağanlığı'nın çözülmesinden iki yüzyıl sonrasına ait olan bu kullanımın, siyâsî / tarihî bir referansa sahip olması olasılığı güçlüdür. En büyük insan topluluğu (türü)" anlamına geldiği de ileri sürülebilir.[2]

Türk kelimesini Türk devletinin resmî adı olarak ilk defa kullanan devlet, milâdi 7. ve 8. yüzyıllarda (681-745) hüküm süren Göktürk Devleti'dir.[1]

Türkiye Kelimesinin Menşei

Coğrafî ad olarak "Türkhia" (Türkiye) tâbiriyse 6. yüzyıldaki Bizans kaynaklarında Orta Asya için kullanılmıştır. 9. ve 10.yüzyılda Volga'dan Orta Asya'ya uzanan sahaya denilirdi. Bu da Doğu ve Batı Türkhia olmak üzere ikiye ayrılıyordu. Doğu Türkiye, Hazarlar'ın; Batı Türkiye ise Türk asıllı Macarların ülkeleriydi. Memlüklerin ilk dönemlerinde Mısır'a da "Türkiye" deniliyordu. Selçuklular döneminde 12. yüzyıldan itibâren Anadolu'ya denilmeye başlandı.[1]

Noah, Yafes and Turk

Türkler'in Kökeni

1. Teori: Türkler ve Nuh'un Oğlu Yafes

Türkler, dünyanın en eski, asîl, büyük devletler kurup pek çok meşhûr şahsiyetler yetiştiren medenî milletlerindendir. Türkler, Nuh (A.S.)'nin Oğullarından Yafes'in "Türk" adlı oğlunun neslindendir.

Nuh (A.S.)'nin oğlu Yafes, mü'mindi. Evlâdı çoğalınca onlara reis olmuştu. Hepsi de dedelerinin gösterdiği gibi Allah'a ibadet ediyorlardı. Yafes, nehirden geçerken boğulunca; Türk ismindeki küçük oğlu, babasının yerine geçti. Gittikçe artan nesli, Türk adıyla anılmaya başlandı. Bu Türkler, ataları gibi mümin, sabırlı ve çalışkan insanlardı. Zamanla çoğalarak Asya'ya yayıldılar.

Türkler'in başına geçen bazı zâlim hükümdarlar, semâvî dini bozarak onları putlara taptırmaya başladı. Bugün Sibirya'da yaşayan Yâkutlar, bunlardan olup hâlâ puta tapmaktadır. Dinden uzaklaştıkça eski medeniyet ve ahlâklarını da kaybetmişlerdir.

Bilinen en eski Türk kavmi, Çinliler'in "Hiong-nu" dedikleri M.Ö. 3. yüzyılın başından itibaren tarih sahnesinde görülen Hunlar'dır. Bu kavmin ana yurdu, Tienşan'ın kuzey kesimiyle batıdaki Altay Dağları, Orta Urallar ve Hazar Deniz'inin kuzey sıırları içinde kalan vadiydi. Şen-yu denilen hükümdarlarının ordugâhı, Orhun ırmağı kıyısında bulunuyordu. Nüfusun artışı ve fütuhat isteği gibi iki büyük sebeple yayılmaya başladılar ve Çin hudutlarına kadar olan bölgeyi ele geçirdiler.[1]

Atatürk, Türkler ve Mu Uygarlığı

2. Teori: Tükler ve Yafes + Mu Uygarlığı

"Efendiler, Bu insanlık dünyasında en az yüz milyonu aşkın nüfustan oluşan büyük bir Türk milleti vardır ve bu milletin yeryüzündeki genişliği oranında tarih alanında da bir derinliği vardır. Türk milletinin kökünün dayandığı Türk adındaki insan, insanlığın ikinci babası Nuh Aleyhisselamın oğlu Yasef'in oğlu olan kişidir." [3]

Atatürk 1922'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 130. toplantısının birinci oturumunda yaptığı konuşmada Türklerin kökeni hakkında böyle diyordu. Tesadüfi bir konuşma değildi ve onun Türklerin kökenine ilgisinin devamı da gelecekti...

Atatürk'ün cumhuriyetin ilk yıllarında bu alanda başlattığı araştırmalar, özellikle 1930'ların başında yoğunlaştı. 1930'da Tarih Heyeti'ni oluşturarak Türk Tarihinin Ana Hatları adlı kitabı hazırlattı. 1931'de ise Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti'nin kuruluşuna ön ayak oldu ve adı daha sonra Türk Tarih Kurumu olarak değiştirilen cemiyetin çalışma alanını Türk ve Türkiye tarihi olarak belirledi. Kurumun bir yıl sonra gerçekleştirilen ilk genel kurulunda Türk Tarih Tezi kabul edildi.Tez iki ana eksen üzerine oturuyordu; "Türk uygarlığıi tarihin en eski uygarlıklarından biridir ve bu uygarlığın kökeni, Orta Asya'dır. "

Bu çalışmaların bir ayağının eksik olduğunu düşünen Atatürk, Türk Dil Kurumu'nu da kurdurarak, ulusçuluğun ana öğelerinden olan dil konusunda da derin bir çalışma başlattı. Onun Türk Tarih Kurumu'nun ikinci Dil Kurultayı'nda yaptığı konuşmada yer alan "Güneş" yaklaşımı, sonradan tanışacağı Mu Efsanesinin Güneş kültü ve kendi tezi Güneş Dil Teorisi'yle doğrudan ilintiliydi.

Tarih çalışmaları, Türk tarihinin ana kaynaklarını araştırmak, arkeoloji yoluyla yeni bilgiler sağlamak, tarihte ve bugün ırk karakterlerini antropolojik yöntemlerle saptamak gibi noktalar üzerinde şekilleniyordu.

Tarih ve Dil kurumlarının varlık nedeni de bu temellere yaslanıyordu. Atatürk, uzmanların yabancı meslektaşlarına ihtiyaç duymadan arkeolojik kazılardan çıkacak yazıları inceleyebilmesi ve bu yoldan elde edilecek bilgilerle eski uygarlıkların gerçeğine ulaşmak amacıyla eski dillerin öğrenilmesi için de Dil Tarih Coğrafya Fakültesi'ni kurdurdu.

Türk Tarih Tezi'nde Türklerin kökeninin Orta Asya olduğu resmen dile getiriliyordu. Ama Orta Asya uygarlıklarının kökü neredeydi? Mustafa Kemal bu sorunun yanıtı olabilecek anahtara 1932'de ulaştı. İlkel diller uzmanı ve tarihçi-diplomat Tahsin Mayatepek'in sunduğu ön raporda Güney Amerika uygarlıklarından Maya uygarlığının dil ve kültürleriyle Anadolu ve Orta Asya kültürleri arasındaki benzerliğe dikkat çekiliyordu.

Mayatepek, bu süreci inceleyip Atatürk'e raporlar halinde iletmesi için 1935'de Meksika'ya maslahatgüzar atandı. Çok geçmeden de arkeolog William Niven'in Meksika'da yaptığı kazılarda bulduğu yaklaşık 15 bin yıl öncesine ait tabletlerin deşifrelerinden ve ardından James Churcward'ın Hindistan'da bulduğu benzer tabletlerin çevrilerinden Atatürk'ü haberdar etti. O da söz konusu yazarların kitaplarının çevrilmesini emretti. Sağlığı yerinde değildi ama, 1937 yılının önemli bir bölümünü geniş bir kurulca gerçekleştirilen bu çeviriler, üzerlerinde notlar alarak incelemekle geçirdi.[4]

White Huns Coin

3. Teori: Türkler ve Hunlar

Türk İmparatorluğu'nu kuran Türk halkının köken efsanesine 8. yüzyıla ait olan Orhun Yazıtları'nda ve daha sonraki birçok kaynakta yer verilmiştir. Buna göre Türklerin anayurdu Altay Dağları yakınında, Selenga ve Orhun ırmakları arasında bulunan Ötüken Ormanı idi. Bu yer, Baykal Gölü'nün güney ucunun 250 km kadar güneyinde olup, günümüzde Moğolistan Cumhuriyeti sınırları içinde bulunmaktadır.

Dilsel verilerden hareket eden bazı araştırmacılar Türk dillerinin nihai kökeninin daha kuzeyde, belki Baykal Gölü'nün kuzeyinde veya doğu Sibirya'da olabileceğini ileri sürmüşlerdir. (Türk dillerinde ılıman ve soğuk iklim ormanlarına ilişkin kelimeler bozkır kuşağına ilişkin kelimelerden daha eski ve daha zengindir.)

"Türk" adına tarihte ilk kez M.S. 6. yüzyıl ortalarında Orta Asya'da Türk İmparatorluğu'nu (Kök Türk veya Göktürk adıyla da bilinir) kuran bir boy veya aşiretin adı olarak tesadüf edilir. Daha eski Çin kaynaklarında sözü geçen "Tu-kyu" veya "Tue-kue" halkının Türkler olup olmadığı konusunda çeşitli görüşler mevcuttur.

Türk İmparatorluğu'nun kazandığı büyük prestijden ötürü, daha sonraki yüzyıllarda aynı dili konuşan (Oğuzlar, Kırgızlar, Türgişler gibi) çeşitli boylar da "Türk" adını benimsemiştir. Ancak Sibirya'daki Sahalar (Yakutlar), Volga Bulgarları ve Çuvaşlar gibi merkezden uzak bazı boyların tarihte "Türk" adını hiç kullanmadığı görülmektedir. Bu grupların Türk Halklarına dahil edilmesi, modern etnografik tasniflerin sonucudur.[5]

Türk İmparatorluğu'nun ortaya çıkışından önce Türk dilleri konuşan kavimler hakkında tarihi ve epigrafik bilgi çok kısıtlıdır. Arkeolojik buluntulardan hareketle oluşturulan hipotezler, doğal olarak, önemli oranda spekülatif malzeme içerir.

Türk İmparatorluğu'ndan 700 yıl kadar önce, MÖ 2. yüzyılda, Çin kaynaklarında Hiung-nu olarak adlandırılan bir devlet Orta Asya'ya egemen olmuştur. Modern tarihçilerin birçoğu bu devleti, MS 4. yüzyılda Avrupa'yı istila eden Hun'larla birleştirir. Ancak gerek Hiung-nu, gerek Hunlar'ın kullandığı dil veya dillerin Türk dilleriyle bağlantılı olup olmadığı açık değildir. (Türk İmparatorluğu, Hiung-nu İmparatorluğundan devlet yapısına ilişkin bazı gelenekleri, Tengri (tanrı) inancını ve bazı tarihi gizemleri devralmıştır. Ancak bundan hareketle dilsel veya etnik süreklilik varsayılamaz.)

Orta Asya'da bulunan arkeolojik kalıntılar, erken Neolitik çağa giden bir kültürün varlığını kanıtlamaktadır. Bu kültürler ile tarihi dönemlerdeki Türk, Moğol, Tohar ve Tibet kültürleri arasında bazı devamlılıklar görülür. Ancak bu olgu, prehistorik Orta Asya kültürlerini "Türk" veya "Moğol", "Tohar" vb. olarak tanımlamak için yeterli değildir.

Chicago Üniversitesi bünyesinde 2003'te yapılan bir araştırmada, Moğolistan'da Egyin Gol'de bulunan Hiung-nu dönemine ait insan kalıntılarıyla Anadolu'da derlenen veriler arasında bazı genetik benzerlikler tespit edilmiştir.[6]

Etrusk

4. Teori: Türkler ve Etrüskler

İngiliz Guardian gazetesi, Avrupa İnsan Genetiği Konferansı'nda sunulan Etrüsk uygarlığının kökenine yönelik araştırmaya geniş yer ayırdı.

Haberde, Roma İmparatorluğu'nun ilk yıllarında İtalya'nın Toskana dahil birkaç değişik bölgesinde hüküm süren ve bugüne dek kökenleri pek çok tartışmaya konu olan Etrüsklerin atalarının ayak izlerine Anadolu topraklarında rastlandığı belirtiliyor.

Habere konu olan araştırmada, Etrüsk uygarlığının hüküm sürdüğü Volterra, Murlo ve Casentino kasabalarında 263 kişiden alınan DNA örnekleri İtalya, Balkanlar, Limni Adası ve Anadolu'daki 1200'ü aşkın kişinin DNA'larıyla karşılaştırıldı.

Sonuçta Etrüsklerin genetik yapısının bir İtalyan'dan çok bir Türk'e benzediği ortaya çıktı. Uzmanlar, özellikle Etrüsklerin Murlo kasabasındaki torunlarının genetik yapısının, birebir Türklerin genetik yapısıyla örtüştüğünü vurguluyor.

Araştırma ünlü tarihçi Heredot'un, Etrüsklerin atalarının Anadolu'da hüküm süren Lidyalılarla akraba olduklarını, buradan önce Limni Adası'na ardından da İtalya topraklarına göç ettiği fikrini destekliyor.

Milattan önce 1200-396 yılları arasında Toscana bölgesi ve civarında yaşayan Etrüskler, hiçbir zaman tam anlamıyla çözülemeyen gizemli dilleri, Roma İmparatorluğu'nu şekillendirdiğine inanılan adet ve yaşantılarıyla tarihte önemli tutan kavimler arasında yer alıyor. [7]

James Bailey'nin araştırmalarına göre dünyanın muhtelif yerlerinde demir mağaraları bulunur. Karbon 14 testlere göre Güney Afrika'da bir mağara M.Ö. 41.250 senesinde işleniyordu. Bailey'e göre binlerce yıl önce Tunç çağı denizci madencilik firmaları dünya'nın çeşitli yerlerinde demir ve başka madenler için kazı yapıyorlardı ve mağara duvarlarında "şirketlerinin logolarını" bırakıyorlardı. Bunların arasında gamalı haç (svastika), haç, güneş sembolü, çifte balta, helezon ve paralel iki dalga en yaygın olanlar arasındaydı. Türklerin ilk ataları, Ural-Altay dağlarında kadim ve kayıp uygarlığın madencilik kolonisi olabilir mi? Felaket geldiğinde ondan kurtulanlar arasında olup, yeni yurtları Orta Asya'da yayılmış olabilirler mi? Yoksa, Yafes oğullarının bir kolları mı idiler? Tanrıçaları "Turan" olan ve Troya'dan (Truva, Tür-va ?) Etrurya'ya (İtlaya/Tyrhenia) göç ettikleri söylenen ve şehirleri Tarkon tarafından kurulan Etrüskler (E-türk ?) ve ile bir bağlantıları var mıydı?

Bir denizci halkı olan Etrüsklerin Anadolu'dan geldiklerini ve Lidya'dan giden bir koloni oldukları Herodotus tarafından kaydedildiği halde, günümüzde bu ihtiyatla karşılanır. Her ne kadar Lidyalıların baştanrıları Tarku adına taşıyorsa, Halikarnaslı Diyonysos iki toplumun arasındaki farkları işaret etmişti. Heykel ve resimlerindeki çekik gözlü moğul-kokazoid figürler, at, şavaş ve güreş motifleri bir Türk köken tezine yol açmıştı, ancak bunu kanıtlayacak ciddi delil olmadığı gibi, dilleri de henüz çözülememiştir. Ayrıca Türklerin kökeni en az Etrüsklerin kökeni kadar çözülmemiştir. Elli yıl önceye kadar, Batı'da Türklere belirli bir hüviyet tanınırken ve Sümeroloji ile ilgili kitapların çoğunda Sümerlerin Turan asıllı olduğunu yazarken, günümüzde Türklerin adeta kökleri olmadığı yolundaki görüşler yaygındır. Ancak, bundan alınmamak gerekir, çünkü varsayımcılığa karşı olan bu akım, diğer toplumları da aynı işleme tabi tutuyor.[8]

Kaynaklar

[1] Yeni Rehber Ansiklopedisi, "Türkler" maddesi, cilt 19, sayfa 278.
[2] Wikipedia, "Türk Kelimesi" maddesi, tr.wikipedia.org/wiki/Türk_kelimesi
[3] Yeni Aktüel/2-8 ağustos/2005
[4] site.mynet.com/astrgnd1/mu.htm
[5] Wikipedia, "Türk Halkları" maddesi, tr.wikipedia.org/wiki/Türk_halkları
[6] Christine Keyser-Tracqui , Eric Crubézy , Horolma Pamzsav , Tibor Varga , Bertrand Ludes, "Population origins in Mongolia: Genetic structure analysis of ancient and modern DNA", American Journal of Physical Anthropology, 2006 Apr 4.
[7] arsiv.ntvmsnbc.com/news/411424.asp
[8] www.hermetics.org/atlan-3.html





Bu sayfa hakkındaki son yorum:
Yorumu gönderen: Zafer , 30.10.2016, 18:30 (UTC):
Yazı bilimsel olasılıkları sunuyor (Yafes dışında), yorumlar afaki...

Yorumu gönderen: Burhan Çelik, 05.01.2016, 09:39 (UTC):
Öncelikle "Türk" kelimesinin kökeni konusunda daha net olmak gerekir. Bu konuda bir çok düşünce var ama aslı "töre üzerinde yürüyen" anlamındadır. Yani belirli bir ahlaki, kültürel hatta dini temelleri olan kurallar topluluğuna uygun hareket eden insanları kasteder. Bugün bile "Töre" sözcüğü hemen hemen aynı anlamda kullanılır. Töre kavramı Türkler ve Türklerle yakından ilişkili çok eski topum ve uygarlıklarda da varlığını sürdürmüştür. Sümerlerde de böyle. Hatta onlardan türeyen kurallar bütünü "Torah"ta böyledir. Bugün Mukaddes kitabın ilk bölümlerine Türçede Tevrat deniyor. Yahudiler ise Torah diyor. Yani bildiğimiz Töre işte. Kısaca Türk kelimesi öyle sanıldığı gibi 1000-2000 yıllık filan değil. Aslında en az 5-6 bin, çok muhtemel daha da öncesine ait kökleri olan bir kelime.

Yorumu gönderen: osmanlı , 01.01.2016, 11:41 (UTC):
arkadaslar surda adam akıllı yorum yapın biriniz bir sey soyluyor digeriniz baska turlu iyi ogrenelim ıyı anlayalım ona gore konusalım nerden geldıgımızı nereye gıdecegımızı unutmayalım. ALLAH a inancı olmayan ınsan her zaman ALLAH katında kaybetmeye mahkumdur ALLAH a ınancı olan ınsanların olacaktır bütün zaferler.yeter ki bizler ınancımızda ıbadetlerımızde saglam dusuncelerımızde temız olalım korkmak bir musluman a yakısmaz biz bu dunya ya yasamak ıbadet etmek ve olmek icin geldik ALLAH tan geldik ALLAH a gidecegiz herkes e ornek olacak toplum turk milletidir ama nedense bütün olumsuzluklar fesatlıklar bizleri sarmıs acil bir sekılde kendimize ceki düzen vermeliyiz bizler türk olarak CENABI ALLAH ın yer yüzündeki kılıcıyız biz ne kadar saglam olursak o kadar rahat bulur müslüman alemi. bide sunu soyleyeyim ALLAH hepimizin yar ve yardımcısı olsun hepiniz ALLAH a emanet olun olurken son nefesınızde kelıme i sehadet getirmek nasip olsun hepimize ESHEDUENLA İLAHEİLLELLAH VE ESEDU ENNE MUHAMMEDEN ABDUHU VE RESULUH

Yorumu gönderen: Emirhan, 27.09.2015, 17:03 (UTC):
''Hunların dilinin Türkçeyle alakası kesinlik kazanmamıştır'' denen kısmı tek kelimeyle özetlemek gerekirse aptallıktır. Hunların Türkçe konuştuğu ve Türk oldukları kesinleşmiştir. Bütün tarihçiler Hunların Türkçe konuştuğunu kabul eder. Hunların günümüz Türkiye'si ile genetik olarak da birebir uyuştuğu çalışmalar sonucunda görülmüştür. Hunlardan yüzlerce yıl sonra yaşayan Selçuklu sultanları bile kendilerine Hun hükümdarı demişlerdir. ''Türk'' sözcüğü ilk defa 6. yüzyılda Çinliler tarafından kullanılmamıştır. Türk sözcüğü çok daha eskilere dayanır. Aynı Çin kaynaklarında milattan önce de Türk sözcüğünü görüyoruz bu da ilk defa 5. yüzyılda karşılaşılan bir sözcük olmadığını gösteriyor. Sadece Çin kaynaklarında değil, diğer yabancı kaynaklarda da Türk sözcüğünden bahsedilmiştir, mesela Roma kaynaklarında da 5. yüzyıldan önce Türk sözcüğünü görmek mümkün. Ayrıca ilk Türk kavmi Hunlar değildir. Hunlardan önce İskitler (Sakalar), Sarmatlar, Massagetler, Traklar, Arimasplar, Tauriler, Frigler, Sümerler, Etrüskler vs. daha bir sürü Türk kavmi vardır ve bunların Orta Asya'da yaşayanları ve yaşayamayanları dahil hepsinin kökeni Orta Asya medeniyetine dayandığı doğrudur (bkz: Anav). Türklerin ilk yurtlarının Mu olduğu ve Yafes'in soyundan geldikleri de doğrudur.

Yorumu gönderen: emirhan, 09.09.2015, 13:09 (UTC):
türk yazısını istiyom

Yorumu gönderen: ramazan bekiroğlu, 22.05.2015, 18:38 (UTC):
okan--Müslümanlık hakkında bilgi sahibi değilsin gibi geldi bana İslamiyet tarihi Türk tarihine göre dünkü mesele tek tanrılı din evet Türk tarihinde her zaman vardı. Bugün dahi Dünya Müslüman=Türk gözüyle bakıyorsa bunun sebebi Türklerin tarihleri boyunca tek tanrılı örnek "Gök tengri" olmasıdır.

Yorumu gönderen: turkıe, 09.11.2014, 19:41 (UTC):
dünyada en eski modern kavim veya topluluk yunanlılar derler.bu lafı yüzyıllardır avrupa ve amerikalılar yani kısaca hristyanlar yaymıştır..dünyada en modern ve köklü kavim veya toplum Sümerlerdir.ve türkler sümerlerden gelir..bide burada bisey paylasmak isterim..türkiye kelimesinin anlamı türk-iye yani burdaki iye kelimesi eski dillerde ait anlamına gelir..şimdi birleştirin bakalım..noldu türke ait cumhuriyet..bide MUMİN arkadasa bisey söylemek isterim..bizim müslüman dememize gerek yok zaten türkler müslümanlığı kabul ettiten sonra..asla bidaha ayrılmadı..bu iki kelime müslümanlık ve türklük ayrılmaz bi parça oldu..örnek veriyim avrupada namaz kılan birini gördükleri zaman sen türkmüsün diyolar..yani o kaadar işlemiş ilğimize anladınmı rumuz mumin...

Yorumu gönderen: MUMİN, 24.09.2014, 18:40 (UTC):
Turk olmak insanı kurtarmaz iyi Bi musluman olmak kurtarır Ne mutlu muslumanım diyene ustunluk ancak takvadadır yoksa turkun baska ırkların arasında bı ustunluk yoktur oyle olsaydı eger peygamberımız araptı araplık ustun olurdu sızin dusunceniz aynı ben beyazım o siyah hesabına geliyor bızım guzelligimiz muslumanlıktan geliyor baska bise degil NE MUTLU MUSLUMANIM DİYENE

Yorumu gönderen: yavuz, 28.01.2014, 02:43 (UTC):
hayal ürünü saçmalıklar. türk kelimesi trük kökeninden gelir ve çinlilerin verdiği addır. slavlarla çinlilerin arasındaki yaşayan halklara verilen addır. çinliler homojen olmayan bu halklar kendileri ve rakipleri slavlar dışında yaşayan toplulukları tanımlamak için kullanmışlardır. bu topluluklar zaman zaman daha güçlü topluluklar tarafından ezilme korkusuyla birbirlerine yakınlaşıp birlik olmuş. zaman zaman rahatlık olunca da ayrışmışlardır. bu süreç etkileşimler sayesinde bazılarını yakın akraba ve ortak kültür oluşturma durumunda bırakmıştır. işte türkler bir çok ayrı toplumun oluşturduğu ama iç içe geçtiği orta asya topluluklarının ortak adıdır. bir sentezdir.

Yorumu gönderen: aldo, 09.12.2010, 16:59 (UTC):
hepsi yalan diyen arkadaş o zaman doğrusunu yazda bilelim. bilgi düzeyinden çok endişeliyim. yalan diyen doğruyu sunmalıdır. sunamıyorsa kendisi yalan söylüyordur.

Yorumu gönderen: Rıdvan, 27.11.2010, 18:57 (UTC):
türk olduğumuz için gurur duymalıyız

Yorumu gönderen: Akhenaton, 21.11.2010, 23:08 (UTC):
Tabii paylaşabilirsiniz...

Yorumu gönderen: rodin, 14.11.2010, 10:06 (UTC):
hepsi yalan

Yorumu gönderen: Atasagun Sağlamer, 02.11.2010, 22:24 (UTC):
Değerli Kardeşim Mehmet Akif Ardıç, çok faydalı bilgiler sunuyorsun. Allah senden razı olsun. Bu bilgilerin de Facebook'ta Paylaşılmasını istiyorum. Selamlarımla...

Yorumu gönderen: okan, 01.11.2010, 22:13 (UTC):
siz hepiniz yanlis dusunuyorsunuz turkluk sonradan oldu demek istedigim turkler ilk basta musluman degildii bu dogru fakat bu toplum anadoluda yasiyordu buda bizim yunanlilar ve iranllilara benzememizi sagliyor cunku anadoludaki toplum binlerce senedir ayni toplum ondan sonra 1071 yilinda musluman selcuklular gelip osmanli devletini kurmuslardir ve buda anadoludaki insanlarin musluman olmasini saglamistir.

Yorumu gönderen: yalnızkurt, 28.10.2010, 21:21 (UTC):
mesajım şudurki nuhtufanında dünyayanın her yerini sular kaplamıştı değilmi evet ozaman biz başka hiçbir yerde canlı kalmamış tı ozman mantıklı bir cevap verin adem ve havadan geldik ama dünyanın hertarafı sularla kaplı olduğu için biz nuh peygamberin oğlundan gelmiş olmamız bence doğrudur

Yorumu gönderen: ümma, 28.10.2010, 08:49 (UTC):
vay bee ne mutlu türküm diyenee...

Yorumu gönderen: salihboz atlantı,, 25.10.2010, 22:24 (UTC):
geçmişini bilmeyengelecekten haberiolmaz asil milletin çoçuklarıyız bizeneolduda buduruma düştük **********

Yorumu gönderen: ozan, 20.10.2010, 02:42 (UTC):
türkler zamanla çok fazla değişime uğradılar orta asyada gerçekten saf kan türk olanlar var ama türkiyede kaldığını düşünmüyorum

Yorumu gönderen: Orhan, 13.10.2010, 20:02 (UTC):
Kimse saçmalamasın, Türk kelimesinin aslı Türük tür. Fakat Türk bir halkın adı değildir. Bu günkü Türklerin mensup olduğu halkın esas adı UZ dur.

Yorumu gönderen: serdar, 05.10.2010, 19:19 (UTC):
ordan gelmiş burdan gelmiş onu bunu bilmem ben türk olduğumu bilirim o kadar.

Yorumu gönderen: EMRE, 20.09.2010, 09:26 (UTC):
Yorumu gönderen: ufuk, 09.07.2010 12:34:21:
arkadaşlar boş işlerle uğraşmayın.türk olsanız ne müslüman olsanız ne bunların hiçbiri size ahirette bi fayda sağlamaz olabiliyorsanız mümin kimseler olun..'-sen dünyada neydin?. -türktüm .-ii geç cennete :) böle bişi yok yani.


kardeşim tarihimizi öğreniyoruz araştırıyoruz senini gibi yat kalk namaz kıl yapmıyoruz allah arastırmayı öğrenmeyi okumayı ögretmiş kuranın ilk ayeti "oku" dur sen bu dunyada yat kalk namaz kıl sonrada otede cenneti bekle yok ya oku öğren namazınıda kıl boş iş diyip tembellik yapıp sonra cenneti beklemeyin boşuna geçmişini bilmeyen geleceğine yön veremez öğren en azından bunu öğrende belki anlarsın neyin ne olduğunu

Yorumu gönderen: mikail, 10.09.2010, 10:07 (UTC):
aq bu cinlilerin dediginemi inanacaz atalarimiz kendi tarihimizi kendileri yazmistir, cinde 300 metre yukseklikte 100 lerce turk yapimi piramitler vardir icersinde turkler hakkinda cok bilgiler vardir ayrica turk mumyalarida vardir, misirdaki 150 metrelik piramitler dunyanin ilk ve en yuksek piramitleri oldugu dusnulur YALAN! cinliler bu turk piramitlere kimsenin girmesine izin vermiyor cunku biliyorlarki egerki icerideki bilgiler disariya yayilirsa BUTUN tarih yanlis yazilmistir ve aslinda simdi cin turklerin olmasi gerekir. bu arada bu piramitler 7000 seneden daha eski ve uyghur piramitlerdir uyghurlar turk kokenlidir

Yorumu gönderen: G.Ovalı, 08.09.2010, 12:07 (UTC):
Türklerin dininin tek tanrılı olduğu doğru değildir. İslama çok yakın olduğu ise tamamen yalandır. Yaşayış biçimleri ve dini inançlarıyla Türkler araplardan çok farklı bir topluluktu ve islam ordusuna karşı çok çetin savaşlar verdi. Türkler islamiyeti uzun yıllar süren savaşlar sonucunda zorla kabul ettiler.

Yorumu gönderen: özcan2, 06.09.2010, 09:12 (UTC):
Bildiğim kadarıyla türk kelimesi doğup türeyen anlamına geliyor.

Yorumu gönderen: emir, 26.08.2010, 13:14 (UTC):
bunlar sadece teori gercek olma ihtimali %50 ama türkler islam dininden gelme deyildir önceden islam yaygın deyildi ve türkler şamanizme inanıyordu ama islama en yakın dinde buydu tek tanrıcılık olamsıyla teorimi merak edenler arastırsın ben bıraz ınceledım cengızhanın fılmıne bıle bakdıgımızda orda samanları goruyoruz cunku ozmn ıslam yaygın deyıldı sonucda cengızhanın soyuda turk olduguna göre :D

Yorumu gönderen: HACER, 11.08.2010, 06:06 (UTC):
ALLAHıma şükürler türküm
ALLAHıma şükürler müslümanım
ama çocuklarımızın bu konuda bi yorumu yok
keşke bize onlara daha fazla bilgi verecek zaman ve meken saglansa
önümüze çıkan bu kösteklere bişey yapamıyoz
türküm dogruyum ne mutlu bana

Yorumu gönderen: ramadan mestanlı, 06.08.2010, 21:06 (UTC):
her kimse kendini türk biliyorsa o demek türktür
türk asker doğar asker ölür
bundan ötesi yoktur
elhamdüllah müslümanız

Yorumu gönderen: ilker, 24.07.2010, 08:05 (UTC):
atanı taniki gelecek nesilde atasını tanısın...

Yorumu gönderen: ufuk, 09.07.2010, 10:34 (UTC):
arkadaşlar boş işlerle uğraşmayın.türk olsanız ne müslüman olsanız ne bunların hiçbiri size ahirette bi fayda sağlamaz olabiliyorsanız mümin kimseler olun..'-sen dünyada neydin?. -türktüm .-ii geç cennete :) böle bişi yok yani.

Yorumu gönderen: beyza nur, 06.07.2010, 20:50 (UTC):
bu teoriler çok saçma.türklerin orta asyada yaşadığını hepimiz biliyoruz.ama soyumuzu çok merak ediyorum...

Yorumu gönderen: cabbaar, 27.06.2010, 20:51 (UTC):
at attığın kadar. meydan boş

Yorumu gönderen: yıldıray, 13.06.2010, 18:42 (UTC):
bence türk demek dünya tarihi demek benim düşüncem şu bu büyük milletin gerçekten gizemli bir tarihi var.kayıp kıta mu ve kayıp şehir atlantis olsun eski romalılar eski mısırlılar truvalılar vede anadoluda kurulan eski devletlerin olsun bizlerin olsun kökeni birdir.dünya üzerinde bizim gibi hoşgörülü bir millet yeryüzünde yoktur.dünyanın gizli kalmış tarihi ortaya çıktığı zaman bütün herkes bu milletin atalarının kim olduklarını görecekler.onun için türk olmaktan gurur duyuyorum.büyük önderimiz ATATÜRK'te bu yönlü çalışmalar yaptırmıştır.

Yorumu gönderen: ismail, 13.06.2010, 07:07 (UTC):
türklerin orta asyada yaşadığı dönemlerde hazreti nuhun dini olan hanif dinine inanıyorlarda bu din peygamberimiz hz muhammed(s.a.s)in 40 yaşına kadar inandığı dindi yani hak dindi ve oğuz kağanın da hz zülkarneyn olduğuna dair pek çok araştırma sonuçları vardır.

Yorumu gönderen: Raci Helvalı, 30.05.2010, 19:43 (UTC):
Türklerin,geldikleri yerin orta asya olasında çoğumuz hemfikir. Türkler tanımı belki de hepsi.Türklük bir ruh halidir. Biz bize benzeriz, hepimiz osmanlı bankasıyız

Yorumu gönderen: Ali ÇALIK, 17.05.2010, 05:57 (UTC):
Türklerin kökeninin Hz. Nuh'dan geldiğini söylemek bence doğru olmaz. O na bakarsanız herkes Hz. Adem ve Havva'dan gelmedir. Hz. Nuh'un soyundan geldiğimiz hikayesi safsatadan başka bişey değil bence. Fetullah GÜLEN'de şunu diyor ''madem deccal mehdi'den önce gelecek hepimiz şimdiden hırıstiyan olalım'' bu site kimi neye yönlendirmeye çalışıyor. Biz anlayacağımızı iyi anladık. Ama makus tarihimiz tekrar etmeyecek bunun garantisi Türk milletidir.

Yorumu gönderen: Turanlı, 11.04.2010, 21:40 (UTC):
Türk kelimesinin tanrının dünyadaki halkları yönetmesi ve onlara uygarlığı öğretmesi için yarattığı "tanrıdan gelen"anlamında olduğunu bir kanalda izlemiştim.Sizinle paylaşmak istedim.

Yorumu gönderen: aykız türkben, 25.03.2010, 07:11 (UTC):
türk olmaktan utanmayalım.hangi millet 600 yıl dünyayı adeletle yönetmiş.

Yorumu gönderen: özcan, 23.03.2010, 23:11 (UTC):
cihan ve orhan arkadaşı tebrk ediyorum ve daha fazla araştırıp türkiyeye katkı yapmalarını diliyorum.

Yorumu gönderen: sercan karaçalı , 02.01.2010, 12:54 (UTC):
benim arastırmalarıma göre nuhun oğlu yaserin soyuncan gelen bucasın 2 oğlu varmıs ,birin adı türk digerinki moğolmus

Yorumu gönderen: cihan, 23.12.2009, 23:42 (UTC):
hz. yafesinde oğlu olan ilk başbuğumuzunda oğuzhan olduğunu duymuştum.ve hatta onunda nuh aleyhselamın torunu yafesin oğlu zülkarneyn peygamber olduğu kuranda ve peygamber efendimizin bazı hadisi şeriflerindeki yorumlarından anlaşılıyor.(yüzleri kalkan gibi,gözleri badem gibi,ayakları çarıklı ve göçebe olarak asyada yaşayan bir kavimden bahsediliyor hz zülkarneyn için.. bu da ilk başbuğumuz hz.oğuzhanı işart ediyor.....saygılarımla....

Yorumu gönderen: oğuz, 02.11.2009, 18:11 (UTC):
emeğine sağlık ödevim için yararlı oldu

Yorumu gönderen: orhan ğazi yavuz, 15.08.2009, 11:30 (UTC):
tarihini,bilmeyen.bir,milletin,evladı,yenitarihe,köleolarak,doğar.....



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36895328 ziyaretçi (103093253 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.