Taş Kesilen İnsanlar: Pompei
 



















Taş Kesilen İnsanlar: Pompei

"(Yine) onlar, yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar kendilerinden daha kuvvetli idiler. Yeryüzünü sürüp işlemişler ve orayı kendilerinin imar ettiğinden daha çok imar etmişlerdi. Onlara da peygamberleri apaçık deliller getirmişlerdi. Allah onlara asla zulmediyor değildi. Fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı." (Kurân-ı Kerim, Rum Suresi, 9.Ayet)

İtalya'da Pompei şehrinin tüm halkı, günümüzden 1929 yıl önce taş kesilerek öldü… Vezüv Yanardağı, hepsinin üstünü lavla örtmüştü. Şehir, haritadan silindi…

Tarih: 23 Ağustos 79. İtalya'da Napoli'nin güneyindeki Pompei'de Roma İmparatorluğu hüküm sürmekte…… Şehrin “edepsizliğe” düşkünlüğü nedeniyle tarihten silindiğine inanç çok büyüktür. Hatta bazılarına göre Pompei de, Sodom ve Gomore gibi Allah tarafından cezalandırılan şehirlerden biridir.

İmparator Caligula, zaten kendi kız kardeşine aşık olarak en büyük günahı işliyordu. Halkın ise ondan geri kalır yanı yoktu. Bir ticaret şehri olan Pompei'nin dört bir yanı, genelevlerle çevriliydi. Dil bilmeyen gemiciler, bu genelevleri bulmakta zorluk çekmesinler diye binaların üzerinde penis şekilleri vardı. Ayrıca eşcinsellik de normal karşılanıyordu.

Pompei nüfusunun yüzde 60'ı asil halktan, yüzde 40'ı ise kölelerden oluşuyordu. Asiller, müthiş bir zenginlik içindeydi. Rivâyete göre önce yemek yer, daha sonra yediklerini kaz tüylerini kullanıp kusarlardı. Nedeni ise, daha fazla yemek yiyebilmek, yemek zevkinden sonuna kadar faydalanmaktı.

Felaket günü, şehirde normal hayat devam ediyordu. O gün, hava her günkünden biraz daha boğucuydu… Üstelik, çok hafif de bir deprem olmuş; fakat önemsememişlerdi. Biraz sonra, kül yağmuru başladı. İnsanlar, önce umursamadı. Belli ki yaşlı Vezüv, daha önce de böyle faaliyetlerde bulunmuştu… Ama bu seferki geçmedi, bitmedi. Paniğe kapılanların bazıları, limana doğru koşmaya başladı, bir kısmı ise kendini evlerine kapadı.

Limana doğru koşanları kötü bir sürpriz bekliyordu. Deniz, kabarmıştı. Azgın dalgalar, gemileri lavlara doğru atıyordu. Zaten gökten de iri kum taneleri şeklinde kızgın taşlar yağmaya başlamıştı. Evlerine sığınanlar ise, yoğun kükürt dumanından boğulmamak için kendilerini dışarı atmakta, bu defa da üzerlerine yağan taşlarla helak olmaktaydılar.

İlk kayıplar, yere düşen gaz yüklü siyah taşların patlamasıyla verildi. Gökyüzü kararmıştı. Göz gözü görmüyordu. Tüm şehrin yok olması, birkaç saat sürdü. Korkunç felaketten hiç kimse kurtulamadı. On sekiz kilometrelik bir alan içerisindeki Pompei, lavlar altında kalmıştı. Pompei'nin 16.000 kişilik nüfusunun büyük bir bölümü, taş olmuştu. Vezüv, öylesine kuvvetli püskürmüştü ki, kül bulutları, felâketi haber verircesine Anadolu, Suriye hatta Mısır'a kadar uçuşmuştu.

Lavlar, Pompei ve komşu şehirleri öylesine aniden yok etmiş ve taş kesmişti ki; bugün, o insanların günlük yaşayışlarını, yeni kurulmuş bir film seti gibi görebilmekteyiz.

Ocaktan indirilmemiş bir domuz, fırından çıkarılamamış ekmekler, sırtlarındaki mücevher çuvalıyla sokak kapısını açmaya çalışırken yığılıveren kadın ve erkekler. Kiminin başı ellerinin arasında, kimi çocuğuyla kaçma derdinde. Bir yanda, şehir kapısı önünde üst üste yığılmış cesetler. Öte yanda, bir zengin evinde cenaze şölenine katılan ve yerlerinden kalkmaya bile fırsat bulamadan ölen insanlar.

İsis tapınağı, tiyatro... Hepsinin de yaşadıkları son anları dondurulmuş bir şekilde duruyor. Yazıcı dükkânındaki balmumu tabletler, kitaplıktaki papirüs tomarları, hamamlarda kaşâğılar, meyhane tezgâhlarında kadehler ve son müşterilerin bıraktıkları paralar... Ev ve dükkân kapılarında, sahiplerinin isimleri, umumi tuvaletlerdeki pislik bulaşıkları bile aynen duruyor. Tüm zenginlikler, makamlar, güzelliklerle birlikte Pompei'nin insanları taş oldu. O insanlar bugün İtalya'da açık hava müzesinde görülebilir.

Jeologlara göre, halkın ölüm sebebi kükürt gazı. Taşa dönmelerinin sebebi ise, yanardağın püskürttüğü volkanik tozun sertleşmesi. Bu lavlar, kalıp oluşturmuş, zamanla içerdeki vücut çürümüş; fakat kalıp aynı kalmıştır.. Sonuçta, insan şeklinde boşluklar oluşmuş, kazıyı yapanlar, bu boşluklara alçı döküp ölen insanların heykellerini elde etmişlerdir.



Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: tuana, 19.08.2010, 10:47 (UTC):
böyle bi şeyi düşünmesi bile kötü rabbim kimsenin canını böyle almasın

Yorumu gönderen: arzu, 24.10.2009, 17:39 (UTC):
insan oğlunun yaptığı edepsizliğe karşı verilmiş bir ceza.günümüzdeki edepsizliklerin karşılığını düşünmek bile istemiyorum



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36676971 ziyaretçi (102709618 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.