Tantalis
 

Tantalis

Teoman Ergül

Şehrin Magnesia ad Sipylum adını almadan önceki ilk adı Tantalis'tir. Plinius bu şehrin, Lidya/Maionia'nın da başkenti olduğunu söylemektedir. Tantalis'in başkenti olduğu devlete Tantalos Krallığı da denilmiştir.

Bu bilgilere göre Sardis'in daha sonraları Lidya'nın başkenti olduğu sonucuna varılabilir. Manisa ile ilgili ilk öyküler de Tantalis şehrinin kurucusu Tantalos'la başlamaktadır. Tantalos ölümlü bir kişidir. Sonraları mezarı da Manisa dağının uzantısı olan Yamanlar dağında bulunmuştur. Bu arkeolojik buluş, Tantalos'un Magnesia ile mitolojiden kaynaklanan ilişkisini de etkileyecek niteliktedir. Nitekim pek çok yazar Tantalos ile İzmir arasında ilişkiler aramaya başlamışlardır.

Bunlardan biri olan Dr. Çınar Atay, Frig ve Lidyalıların İzmir'in kuruluşundan daha eski bulunduğunu ve Sipyle dağının eski bir Frig ve Lidya dağı olduğunu kabul etmekle birlikte, ilk İzmir şehrinin bu dağ üzerinde Tantalos tarafından kurulduğunu ileri sürmektedir. Yazar, ilk aşamada Yamanlar dağında bulunan bu şehrin Tantalos tarafından kurulduğu iddiasını da kabul etmemektedir. Aynı görüşü Prof. Dr. Ü. Serdaroğlu da paylaşmaktadır. Bu fikri benimsediğimizde Tantalos'un kentini mitolojide olduğu gibi Sipyle/Manisa dağında ve Manisaya yakın bir yerde aramak gerekecektir. Ancak Sayın Atay bu düşüncesinde de ısrarlı değildir ve Sipyle dağını Yamanlar dağı olarak görmüştür.

Oysa Tantalis'in toprak ya da su altında kalmasından sonra Pelops'un Sipyle şehrini; bir başkasının da İzmir şehrini kurmuş olabileceğini düşünmek gerekiyor. Çünkü Tantalis'ten sonra Symrne/İzmir şehrinin kendine özgü öyküleri vardır ve İÖ 1300 yıllarında kurulmuştur. Varsayımlardan birisine göre, Sipyla dağı eteğindeki pek çok yerleşme merkezi gibi Symrne/İzmir şehrini de kuran These, Pelops'un soyundan gelmektedir. İleride daha ayrıntılı olarak anlatacağımız üzere Pelops Tantalos'un oğludur. İzmir için de, aynen Manisa'da olduğu gibi, Tantalis şehrinden sonra başka bir yerde ikinci ve bugüne ulaşan İzmir şehrinin kurulmuş olması düşüncesi bize makul gelmektedir.

Bu düşünce bizim Magnesia'ya dönüşen Sipyle şehri ile Symrne şehrinin Tantalis'in parçaları olabileceği şeklinde özetlenebilecek görüşümüzü de desteklemektedir. Ancak, biz burada Tantalosun çocukları Pelops ile Niobe'nin Magnesia'nın kuruluş ve yaşamındaki yerinin önemine de değinmek istiyoruz. Binlerce yıldır Niobe'ye kurgulanan doğal anıt bu konuda somut bir delil olarak ayakta durmaktadır. Bu nedenle da Tantalos'un mezarının İzmir'e daha yakın Yamanlar'da bulunmuş olması olasılığı Tantalos'un Lidya ve Magnesia ile olan ilişkisini gözardı etmek için yeterli olmamaktadır. Tantalis şehrinin de bulunmuş olması gerekmektedir. Tantalis'in İzmir'in ilk yerleşim yeri olduğu şeklindeki tarihsel, mitolojik ya da arkeolojik bir bilgiye ise henüz sahip değiliz.

Mitolojiye göre, tanrı Zeus, Tantalos'u cezalandırmak için Sipyle dağını Tantalis'in zerine yıkmıştır. Ünlü Strabon, buna inanmanın yanlış olduğunu, sismik aktivitenin Sardis de dahil olmak üzere pek çok ünlü şehir gibi Tantalis/Magnesia'yı da yıkmış olabileceğini söylemektedir.

Tantalis'in yerine daha sonra Sipylos kentinin kurulduğu sanılmaktadır.

Prof. Dr. Oktay Akşit, bu şehrin İÖ XII. yüzyıldan sonra görülen kavimler göçü sırasında Frigler tarafından kurulduğu kanısındadır. Ancak, Bilge Umar, Friglerin Ege sahillerine hiçbir zaman yaklaşmamış olduklarını, Yunanlıların tanıdıkları en eski Anadolu kavmi olması nedeniyle bu savda bulunmuş olabileceklerini söylemektedir.

Bu dönem Manisa'nın ikinci evresidir. Sipylum evresinde şehir Tantalos'un oğlu Pelops tarafından Frigler adına yönetilmiştir. Sardis'in yükselişi ile birlikte oraya tabi olmuştur. Sipylum önemli bir Lidya şehri olarak yaşamını sürdürmüştür. Üç evreli olan Manisa şehrinin antik geçmişinin sonuncusu konusunda değişik görüşler vardır. Bilge Umar Magnesia hakkında şu görüşü ileri sürmektedir:

“Gerek Batı Anadolu, gerek Yunanistan İÖ II. binyılda Luwi yurduydu; Magnesia adının Luwi dilinden geldiği olasılığı üzerinde kimse durmamış görünüyor. Oysa Magnesia sözcüğünün Bodrum yarımadasındaki Leleg kenti Madnesa'nın adına az çok benzerliği, bu olasılığı anımsatmalıydı. Sanıyorum ki, Magnesia adının Luwi dilinden geldiğini ve öz biçimde Magnesa olduğunu bir hayli güvenle öne sürebilirim. Çünkü Yunanistan'daki Magnesia kentini Rodos'lu Apollonius, Argonatika'sında Magnesa diye anıyor yani (sia) bitişini değil (sa) bitişini veriyor. (Yazar başka örnekler ve açıklamalar yaptıktan sonra) Böylece Magnesia adındaki e'nin de gerçekte a'dan bozma olduğu ortaya çıkıyor.”

Yukarıda Bilge Umar'ın verdiği özgün bilgiler bir yana, antik çağın Manisa'sı ile Homeros'un sözünü ettiği Teselya'nın Magnet'leri ilişkisi daha yakın zamanlardadır.

Magnesia adını taşıyan üç şehir yaşamıştır. Bunlardan birisi Yunanistan'da Teselya bölgesindedir. Diğer ikisi Anadolu'dadır. Birisi bizim Manisa... En uzun ömürlüsü de bu Manisa olmuştur. Anadolu'daki ikinci Manisa Büyük Menderes havzasındaki Magnesia ad Maendros... Oktay Akşit, Bilge Umar'ın görüşüne yaklaşarak, Anadolu'da olanların mı, yoksa Yunanistan'da bulunanların mı öncelikli olduğu konusunda kuşku göstermektedir. Magnet/Magnes, rüzgar tanrısı Aiolos ile Anarate'nin oğludur. Baba Aiolos, Anadolu'nun Batı kıyısında İzmir'in kuzeyindeki bölgeye de (Aiolos) adını vermiştir. Aiolos aynı zamanda Teselye'daki Magnesia'nın da efsanevi kralıdır. Oğlu Magnes, bizim Manisa da dahil bütün Manisa'lara adını vermiş sayılmaktadır.

Magnet'lerden ilk söz eden Homeros'tur:

“Thethredon'un oğlu Protheos komuta eder Magnetlere. Peneios kıyılarında, yapraktan hışırdayan Pelion dağında otururlar. Çabuk koşan Protheos önderleridir onların. Buyruğunda kırk tane gemi var.” (Homeros, İlyada, II, 756-759)

Sözü edilen bu Magnetlerin Yunanistan'dan gelenler oldukları anlaşılmaktadır. Manisa'nın (Magnesia ad Sipylum) adını alması bu Magnetlerin ortaya çıkmasından sonra olmuştur. Herodotos Kroisos'ün Perslilere esir düşmesinden sonra (İÖ 546) Magnesia'nın Persliler tarafından yağmalandığından söz etmektedir. (Klio 161) Da-
mascanus da Gyges'in (İÖ 670-652) Magnesia'yı, birkaç kere saldırdıktan sonra zaptettiğini yazıyor. Bu saldırılardan sonra Magnesia, yeniden bir Lidya şehir olmaktadır. Buna göre Magnesia ad Sipylum, Gyges'ten önce Troya savaşından sonraki bir tarihte Sipylum'dan beş kilometre daha uzakta kurulmuş olmalıdır.

Strabon, Aiolos bölgesine Kyme, Phokaia/Foça ve İzmir'in üzerindeki/kuzeyindeki dağlık arazide Aigai ve Temnos'un bulunduğunu söylemektedir. Hermos nehri de bu topraklar boyunca akmaktadır.

“Romalılar tarafından bağımsız bir kent olarak ilan edilen ve Sipylos dağının aşağısında bulunan Magnesia'da bu kentlerden uzakta değildir.”

Bilge Umar, Magnesia ad Sipylum'un bu dönemlerde önemli bir kent olmadığını; önemini Türklerin Beylik döneminde ve Osmanlı İmparatorluğu zamanında kazandığını söylemektedir. Biz bu değerlendirmelere katılmaktayız. Önceki dönemlere ait çok az bilgi sahibi olmamız da bu konuda önemli bir kanıttır.[1]

Kaynaklar

[1] Teoman Ergül, "Mitolojide Manisa", Kitap Atelyesi Yayınları, www.kitapatelyesi.com/admin/pdf/tergul_sardis_070619.pdf






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36647102 ziyaretçi (102657324 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.