Tarihten Yapraklar, III
 

Tarihten Yapraklar, III

Dualarla Arşa Uzanan Ordu

Alim, âdil ve dindar bir şahsiyet olmasının yanı sıra cesaret ve isabetli kararlarıyla sultanların başarılarında büyük hisse sahibi olan Selçuklu veziri Nizamülmülk'ün otorite ve dirayetle yirmi sekiz yıl boyunca taçlandırdığı vezirlik makamını ve hayatını bir Batıni fedaisi tarafından hançerlenerek kaybettiğini... Büyük nüfuzu sebebiyle muhalifleri tarafından sık sık sultana şikayet edilen Nizamülmülk için bir defasında: "Nizamülmülk, her yıl fakirlere, sufilere 300 bin dinar veriyor. Eğer bu para, orduya tahsis edilse İstanbul'u bile fethetmek mümkün olur" diye Sultan'ın kulağına fısıldanınca Melikşah'ın durumu Nizamülmülk'e sorduğunu ve bu büyük vezirden: "Ey alemin sultanı! Allah sana ve bana kullarından hiç kimseye nasip olmayan lütuf ve ihsanda bulunmuştur. Buna karşılık sen Allah'ın dinini yükseltmeye çalışan O'nun Aziz Kitabı'nı hamil bulunan kimselere yılda 300 bin dinar sarf etsen çok mudur? Sen askere her yıl bunun iki katını harcıyorsun. Halbuki onların en kuvvetli ve en iyi nişancısının oku bir milden ileri gidemez. Ben ise sar fettiğim bu para ile öyle bir ordu techiz ediyorum ki onların orduları ta arşa kadar gider ve Allah'a vasıl olmalarına hiçbir engel yoktur." cevabını aldığını [1] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Sin, Şın'a Girdiğinde

15 Aralık l516'da Şam'a giren Yavuz Sultan Selim Han'ın, metruk halde bulunan Muhyiddin-i Arabi'nin türbesini ortaya çıkarttığını ve vefatından önce "Sin (Selim), Şın'a (Şam) girdiğinde benim kabrim ortaya çıkacaktır" diyen Muhyiddin Arabi'nin kerametinin gerçekleştiğini [2] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Batılı Gözüyle Türkler

Birçok batılı yazarın, Osmanlı'yı muhteşem yapan dinamikleri öğrenmek gayesi ile bizim topraklarımıza seyahatler tertip ettiğini... Bunlardan biri olan Edmondo De Amicis'in İstanbul adlı eserinde Türklerin özellikleriyle alakalı olarak: "Türkler, uzak ve belirsiz bir şeyleri düşünen insanların görünümüne sahipler. Hepsi de sabit fikre dalmış filozof veya bulundukları yeri ve çevrelerindeki şeyleri fark etmeksizin yürüyen uyur gezerler gibi görünmektedirler. Hepsi de büyük ufukları seyretmeye alışmış kimseler gibi ileriye ve uzaklara bakan ve gözlerinde ve ağızlarında belli bir üzüntü ifadesi vardır" diye yazdığını... [3] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Kurân'ın Tâzeliği

Bir batılı düşünür olan Bernard Shaw'a "Sizce yeryüzünde en ilgi çekici hadise nedir?" diye bir sual sorulduğunda, Shaw'ın; "Yeryüzünde bunca kavga ve düşünce karmaşasına rağmen Kurân'ın tazeliğini korumasıdır" diye cevap verdiğini [4] BİLİYOR MUYDUNUZ?

İslam'ı Parçalama Planları

Napolyon Bonapart'ın sömürmek gayesi ile gittiği Mısır'ı işgali sırasında beraberinde getirdiği "Yakın Doğu Toplumu ve Kültürü" kitabının yazarı bir Fransız araştırmacısının: "Biz, her İslam ülkesinde İslam öncesi kültürleri ortaya çıkarmak için toprağı kazdık. Tabiatıyla, İslam öncesi inançları Müslümanlara giydirmek mümkün değildir. Fakat çocuklarını, İslamiyet'le o eski medeniyetler arasında mütereddit kılmak bize yetiyordu." diyerek sinsi düşüncelerini ortaya koyduğunu [5] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Çocuğunu Satılığa Çıkaran Kadın

Çok zor şartlar altında devleti 33 yıl dâhîce idare eden Abdülhamid Hân'ın Osmanlı tahtından indirilmesinden sonra Osmanlı Devleti'nin başına Balkan gailesi açılıp, Sırp, Yunan, Bulgar ve Karadağlı çapulcuların İstanbul önlerine kadar gelmeleri üzerine, binlerce kilometre ötedeki Müslüman Hintli kardeşlerimizin, İslam'ın son hür kalesi olan Osmanlı'ya yardım elini uzatmak için çırpındıklarını...Genç kızların çeyizlerini, ihtiyarların cenaze masrafları için bir köşeye ayırdıkları paralara kadar neleri varsa ortaya döktüklerini... Bu yardım toplama kampanyası sırasında Peşaver'de çok fakir bir kadının, verecek bir şeyi olmaması üzerine kucağındaki mini mini yavrusunu halka gösterip onu satılığa çıkartıp, karşılığında alacağı parayı Osmanlı'ya yardım için vereceğini ilan ettiğini [6] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Tokat

Bursa'yı Yunanlılar işgal ettiğinde Pir Emir türbesine bakan türbedarın, mezarı bastonla dürtüp "Ya pir Bursa'yı Yunanlılar işgal etti, kalk kurtar!" dediğini ve türbedarın gece rüyasında Pir Emir Hazretlerini görüp, Emir'in kendisine: "Behey ahmak, vatanı düşmandan kurtarmak ölülerin değil dirilerin hakkıdır!" diyerek hışımla bir tokat aşkettiğini ve türbedarın korku içinde uyandığında çenesinin yamulmuş olduğunu gördüğünü, ölünceye kadar çenesinin düzelmediğini [7] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Fakir Ama İzzetli Bir Hayat

İstiklâl marşımızın yaslı şairi Mehmet Akif Ersoy'un hayatının hep fakr-u zaruretler içinde geçtiğini... Memleketinden ayrılıp Mısır'a gittiğinde evinde eşya namına sadece birkaç kanepe, iki demir ayak üzerine konulmuş birkaç tahtadan ibaret karyola vazifesi görür bir şey, bir hasır seccade, bir nalın ve bir divit bulunduğunu... Ve bu büyük Üstat’ın evden eve taşınırken konu komşu eşyalarını görmesin diye geceleri taşındığını [8] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Büyük İbret

1971 öğrenci hadiseleri başladığında Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde namaz kılan öğrencileri mescidde döven militanların daha sonra Nurhak dağlarında, hem de dövdüğü Müslüman öğrencinin babasının tarlasında askerî kuvvetler tarafından öldürüldüğünü [9] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Cemiyetin Ahlâkî Yapısının Çimentosu

Dini inanç ve manevi değerlerin gençleri sapmalardan ve aşırılıklardan koruyarak cemiyetin ahlaki yapısının çimentosunu oluşturduğunu

Rûhî tatminsizliğin sapık cereyanlara dönüşerek akıl almaz derecede suç nispetini artırdığı ABD'de, eski başkanlardan Ronald Regan'ın: "Sınıflarda dua etmek için verilen önergeyi destekleyeceğini ve okullarda, Allah'a imana ve disipline başvurularak anarşi ve uyuşturucu madde alışkanlığının sokağa atılacağını" ifâde ettiğini

Yine Regan'ın, "Kutsal kitabın on emrine uygun olarak yaşamak için daha çok gayret sarf edersek alkolizmle ve bulaşıcı hastalıklarla mücadelede hükümetlerin harcadığı milyonları tasarruf edeceğiz." dediğini [10][11] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Kaynaklar

[1] Hüseyin Algül, "İslam Tarihi", Gonca Yayınları, İstanbul 1988, cilt:4, s.158.
[2] Kaynak Belirtilmeli.
[3] Giocomo E. Carretto, "Akdeniz'de Türkler", Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara 1992, s.145.
[4] Haluk Nurbaki, "Sönmeyen Güneş", Zafer Yayınları, İstanbul 1986, s.6.
[5] Sur Dergisi, Kasım 1990, sayı:76, s.19.
[6] İbrahim Refik, "Osmanlı'nın Yetimleri", Sızıntı Dergisi, Ekim 1993, sayı:177, s.401.
[7] Hekimoğlu İsmail, "Bir Millet Uyanıyor", Timaş Yayınları, İstanbul 1989, s.10.
[8] M. Ertuğrul Düzdağ, "M. Akif Hakkında Araştırmalar", Marmara Üniversitesi, M. Akif Araştırmaları Merkezi Yayınları, İstanbul 1987, s.347.
[9] Safvet Senih, "Hadislerin Işığında Hadiseler", Zaman Gazetesi Yayınları, İstanbul 1988, s.10.
[10] M. Aydın, "Din ve Toplum İlişkileri", Milli Eğitim ve Kültür Dergisi, sayı: 29, Ankara 1984, s.31 (Le Monde, 1. Ferier 1984'ten naklen)
[11] İbrahim Refik, "Tarih Şuuruna Doğru", TÖV Yay., İzmir 1995.





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: İdris, 17.06.2010, 15:10 (UTC):
ALLAH Razı Olsun!



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36893790 ziyaretçi (103090687 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.