Tarihten Yapraklar, IV
 

Tarihten Yapraklar, IV

Çağın Doruğuna Ulaşmış Müslüman Mühendis

Batılı kaynakların "Çağın doruğuna ulaşmış Müslüman mühendis" diye tarif ettikleri Ebul İz el-Cezeri'nin (l136/1206), kendisinden tam 800 yıl sonra ortaya çıkacak olan sibernetik bilimini ve otomasyon teknolojisini bularak böylesine sistemler kurulabileceğini tespit edip, inşa ettiği makinelerle de bunu ispatlamış bir İslam alimi olduğunu [1] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Çalıntı Deve Katarı

Bir şairin Vezir İbad'ın huzuruna gelip her beyiti bir divandan alınmış her nüktesi bir şairden çalınmış bir kaside getirip okuyunca şiir literatürü çok geniş olan vezirin: "Bizim huzurumuza öyle bir deve katarı getirdin ki eğer bir adam onların yularını çözecek olsa her biri bir sürüye gider!." diye veciz bir söz söyleyerek şaire hatasını hatırlattığını [2] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Eski Bir Hamam Kitabesi

Eski İstanbul' un hamam kitabelerinden birinde karakter temizliğinin ehemmiyetini vurgulamak için:

«Tıynetin nâ-pâk ise, Hayr umma sen germâbeden
Önce tathîr-i kalb et, sonra tathîr-i beden.»

Yani (Kötü huylu, kirli karakterli bir kimse isen, hamamdan bir şey bekleme. Temizlik istiyorsan evvela kalbini temizle, sonra da bedenini..) diye yazdığını [3] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Yavuz'un Tevazuu

Büyük Cihangir Yavuz Sultan Selim'in günde üç saat uyku uyuyup tahta kaşıkla tek çeşit yemek yediğini... Herhangi bir saray halkından ayırt edilemeyecek kadar sade giyindiğini ve bunun sebebini soranlara: "Vezirlerin ve beylerin süslü giyinmeleri, padişahlarına saygıdan ileri gelir. Biz kime şirin görünmek için süslü giyinelim ki? Bizim Padişahımız (Allah c.c.) vücudun dışına değil, içindeki cevhere(imana) bakar" diye veciz bir cevap verdiğini [4] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Dördüncü Murat'ın Sporculuğu

Osmanoğulları'nın on yedinci padişahı olan Bağdat Fatihi IV. Murat'ın çok kuvvetli biri olduğunu... Birgün sarayda Murat Han'ın, musahibi Musa Paşayı sağ eliyle kuşağından tutup kaldırarak ve öylece Has Odayı dolaştırdığını ve sonra da en küçük bir yorgunluk ve tıknefeslilik göstermeden, paşayı kaldırdığı gibi tek elle yavaşça zemine bıraktığını... Bir cirit mızrağı ile, arka arkaya konan dokuz kalkanı bir atışta deldiğini... 200 okkalık bir gürzü kolayca kaldırıp salladıktan sonra fırlatabildiğini... Savaş zamanlarında metrise girip topla nişan alıp düşmana isabet kaydettiğini... Ve İstanbul Okmeydanı'ndaki kemankeşlik müsabakalarda 1070,5 gez (706. 5 cm) mesafeye okunu ulaştırıp rekor kırdığını ve okun düştüğü yere rekorunu belgeleyen menzil taşı dikildiğini... Musul'da bulunduğu bir sırada oraya gelen Hint elçisinin tüfek ve kılıç kar eylemez diye hediye ettiği fil kulağından yapılma üzeri gergedan postu kaplı çok sağlam siperi (kalkan) el mızrağı ile ortasından deldiğini ve içini altın ile doldurup elçiye geri hediye ettiğini [5] BİLİYOR MUYDUNUZ?

İslam'ın Boğazına Geçirilmeye Çalışılan İp

İlk olarak Avrupa'yı Ümit Burnu üzerinden doğuya bağlayan deniz yolunu keşfetmesiyle dünya sömürgecilik tarihinde yeni bir dönem açan "İsa tarikatı şövalyesi" Portekizli denizci Vasco da Gama(1460-1524)'nın Güney Hint adalarına ulaştığında: "İşte şimdi İslam'ın boğazına ipi geçirdik. Bu ip çekilmeye devam edecek, neticede boğaz sıkılacak ve Müslümanlık ölecektir." dediğini [6] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Rus Çarı'na Tokat Gibi Cevap

İmkansızlıklar içinde Kafkasya dağlarında yıllarca sürdürdüğü özgürlük mücadelesinden sonra Ruslara esir düşen Kafkas kartalı Şeyh Şamil'in büyük bir törenle Petersburg'a getirilip, şerefine büyük balo düzenlendiğini ve Çar II. Aleksandr'ın.Şamil'e bu baloyu nasıl bulduğunu sorması üzerine Büyük İmam'ın: "Çar hazretlerine meçhul değildir ki Cenab-ı Hak dünyayı Hıristiyanlara ve ahireti Müslümanlara vaat buyurmuşlar. O İlâhî Cennet'e gidemeyeceğinize göre, dünyayı Cennet'e çevirmekte çok isabet buyurmuşsunuz" diye müthiş bir cevap verdiğini [7] BİLİYOR MUYDUNUZ?

O, Bir Ahlâk Kahramanıdır

Vatan şairimiz Mehmet Akif Ersoy'un yakın dostu olan Mithat Cemal Kuntay'ın, Akif'le olan arkadaşlık münasebetini anlatırken yıllarca onun kusurlarını ve falsolarını araştırdığını ve otuz beş yıl sonra onun karakterini kağıda dökerken, hayranlık hisleri içinde: "İlk tanıdığım zaman ona inanmadım. Bir insan bu kadar temiz olamazdı. Fena aktör melek rolünü oynamaktan bir gün yorulacaktı. Gayri tabii bir faziletten yorulan yüzünü bir gün görecektim. Fakat otuz beş sene bugün gelmedi. Otuz beş sene onun yanından her çıkışımda kendime hep bu sualleri sordum: Bu tevazu, kendi kendini inkar edercesine nasıl çıkıyordu? Mahrumiyetlerden yılmayan seciyesiyle kendisini nasıl kahraman sanmıyordu? Onu yakından tanıyanlar için, her geçen gün, nasıl onun lehine geçen bir gün oluyordu? Onun temizliği yanında insan kendi günahlarından muzdarip olurken, o kendisinin sizden başka olduğunu nasıl görmüyordu? Onda bütünlük vardı; Kininde de, evlatlık, babalık, kardeşlik kuvvetini alan dostluğunda da, bütünlük... Dostunu, sevmek kelimesinin noksansız mefhumuyla seviyordu: Öldüğü zaman düştüğü zaman, dünya aleyhine döndüğü zaman, yanında olmadığı vakit ve sevmeyenlerin yanında bulunsa bile..." diye yazdığını [8] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Kurân'a Aşk Derecesinde Hayranlık

Fransa'nın en tesirli gazetelerinden Figaro'nun Prof. Andre Miquel ile yaptığı bir röportajında ona: "Kurân'a karşı duyduğunuz aşk derecesindeki hayranlığın sebebini açıklayabilir misiniz?" diye sorması üzerine Andre Miquel'in: "Montpellier'de bir kitapçı dükkanında en eskilerden olan Savary'nin bir Kurân tercümesini gördüm. O sıralar, 17 yaşındaydım. Metindeki mesajda Allah'ın birliğinin açıkça ve kıskançça savunulması ve Allah'ın tarifi üzerine İslam'ın yüksek düşüncesi, beni bir başka dünyaya götürdü. Tercümeye bile yansıyan metindeki müstesnâ edebî değerler, beni tarifi imkansız bir hayranlığa boğdu. Bu heyecanı hiçbir zaman kaybetmedim." diye cevap verdiğini [9] BİLİYOR MUYDUNUZ?

"Çocuğunuza Kur'an Telkin Ettiniz mi?"

Rahmetli işadamı Sakıp Sabancı'nın, kızını Batı standartlarında tahsil yapması için İngiltere'deki Harward kolejine kaydettirdiğini...  Okul idaresinin, kolejin çeşitli bölümlerini Sabancı'ya gezdirdikten sonra kiliseyi göstererek: "Burası da dini ibadet yeri." deyip "Senin kızın Müslüman olduğu için dini ibadet günlerinde Kurân-ı Kerîm getirsin, istediği günlerde okusun. Siz, Kur'an okumasını kızınıza telkin ettiniz mi?" diye sorduklarını, Sakıp Sabancı'nın daha sonra bu hadisenin değerlendirmesini yaparken: "Allah var, doğrusu ben kızımla beraber Kurân-ı Kerîm getirmemiştim Kızıma da telkinde bulunmamıştım. Çok utandım. Sırtım terledi. O 'gavur' dediğimiz adamın bana verdiği dersten çok mahcûp oldum Adeta yüzüme bir şamar patlamıştı Ve Türkiye'ye geldiğimde kızıma hemen bir açıklamalı Kurân-ı Kerîm gönderdim." diyerek kızına dinî bilgiler öğretmediğinden dolayı mahcûbiyetini itiraf ettiğini [10][11] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Kaynaklar

[1] Sızıntı Dergisi, Eylül 1992, sayı:164, s.350.
[2] Sur Dergisi, Ocak 1992, sayı:190, s.42.
[3] Mevlana Güldestesi, "718. Yıldönümü Bildirileri", Konya Belediyesi Yayınları, Konya 1993, s.25.
[4] İbrahim Refik, "Efsane Soluklar", T.Ö.V. Yayınları, İzmir 1992, s.70.
[5] Semiha Ayverdi, "Boğaziçinde Tarih", İstanbul fetih Cemiyeti Yayınları, İstanbul 1968, s.230.
[6] Sur dergisi, Kasım 1990, sayı:176, s.18.
[7] İbrahim Refik, a.g.e., s.102.
[8] M. Ertuğrul Düzdağ, "Mehmet Akif Hakkında Araştırmalar", Marmara Üniversitesi, M. Akif Araştırmaları Merkezi Yayınları, İstanbul 1987, s.315.
[9] Sur Dergisi, Nisan 1991, sayı:181, s.23.
[10] Vehbi Vakkasoğlu, "Öğretmenin Not Defteri", Cihan Yayınları, İstanbul 1992, cilt:5, s.72.
[11] İbrahim Refik, "Tarih Şuuruna Doğru", TÖV Yay., İzmir 1995.





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: İdris, 04.06.2010, 15:25 (UTC):
ALLAH Razı Olsun!



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36704861 ziyaretçi (102759327 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.