Tarihten Yapraklar, IX
 

Tarihten Yapraklar, IX

Kitaplardan Baraj

Büyük İslam seyyahı İbn-i Batuta'nın yazdığına göre 1258'de Moğolların Bağdat'ta 24000 ilim adamını öldürdüğünü... Şehirdeki kütüphanelerdeki yüz binlerce kitabı çıkartıp Dicle nehrine attığını ve bunların çokluğundan dolayı adeta nehrin önünde bir baraj oluştuğunu... Bunun üzerine Moğolların, ırmağın taşmasından korkup geri kalan kitapları cayır cayır yaktıklarını [1] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Mevlana ve Atom

Melekler Mekanı - Mevlana ve Atom Büyük İslam mütefekkiri Mevlana Hazretleri'nin, kendisi fizikle hiç iştigal etmemesine rağmen, kalp gözü ile alemi seyreden bir mutasavvıf olarak, yıllar önce bize atom parçacıklarının varlığını ve atomun parçalanabileceğini:

«Bir zerreyi kesersen, içinde bir Güneş ve Güneş etrafında dönen gezegenler bulursun.»

şeklinde sembolik ifadelerle haber verdiğini [2] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Huzur Beldesi

1835 yılına kadar dünyanın en büyük şehri kabul edilen Osmanlı Devleti'nin payitaht merkezi İstanbul'da, Kanuni Sultan Süleyman'ın hükümdarlık yaptığı 46 yıl boyunca (1520-1566 yılları arasında) yılda ortalama sadece 1 (bir) cinayet vakasının kaydedildiğini [3] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Şehit Oldu İki Gazi

Hasırcızade Mehmet Ağa ismindeki Antepli bir şairin beldesinde Müslümanlığı yeni kabul eden fakir bir Hıristiyan için iane (yardım) topladığını ve kendisinin de bu fakir Hıristiyan'a o devirde "Gazi" adı verilen altınlardan iki tane verip ardından da:

«Müslüman oldu bir kafir, şehit oldu iki gazi »

mısrasını söyleyerek oldukça hoş bir latife yaptığını [4] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Bir Dâhinin Endişeleri

l908'de ilan edilen İkinci Meşrutiyet'ten sonra açılan Meclis-i Mebusan'da 127 Türk milletvekilinin bulunmasına karşılık 139 diğer etnik gruplardan (Rum, Ermeni, Yahudi, Arap, Arnavut vs.) milletvekili bulunduğunu... O zamanın anayasasına göre Padişah'ın ancak sadrazamı (Başbakan) ve şeyhülislamı tayin etme yetkisinin bulunduğunu... Otuz üç yıl devleti dahice idare eden ve Meşrutiyet"in ilan edilmesiyle birlikte yetkileri elinden alınan Sultan Abdülhamid Han'ın, Meclis-i Mebusan'ın bu tehlikeli durumunu görüp devletin sürüklendiği uçurumu fark ederek henüz daha sadrazam olmayan Talat Paşa'yı çağırıp, büyük bir teessürle:

«... Görüyorsunuz mecliste Türk mebuslarının sayısı, meclisin yarısı kadar bile değildir. Bu Türk mebusları arasında da elbette muhalifler bulunacaktır. Türk olmayanlar, sayılarını artırmak için ellerinden geleni yapacaklardır, Böylelikle ekseriyet onların eline geçince, Harbiye Nazırı Artin, Bahriye Nazırı Dimitri... olabilir. Ermeni bir başkumandan ile Rum bir amiralle bu devleti nasıl idare edebilirsiniz? Hiç olmazsa, bu iki hayati makamı, devletimizin mahvolmasını isteyen bu insanlara, benim emrim olarak bırakmayınız...»

diyerek yapılan çok önemli bir yanlışı düzeltmeye çalıştığını [5] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Elmadağı Suyu

Mevlana'nın Mesnevi'sinin şarihi Ankara Valisi Abidin Paşa'nın, Ankara yakınlarındaki Elmadağı'nın şifalı ve leziz suyunu şehre getirmek için teşebbüse geçerek projesini yaptırıp parasını da hayırsever vatandaşlardan topladıktan sonra Sultan ll. Abdülhamid'den mektupla irade-i şahane (müsaade) istediğini... Sultan Abdülhamid Han'ın ise Abidin Paşa'ya verdiği cevapta:

«Çok hayırlı bir işe teşebbüs etmişsiniz, tebrik ederim. Dinimizde bir canlıya, bir insana,hele bir Müslüman'a su vermek çok sevaptır Fakat!Bunun sevabını ben almak isterim Paraları sahibine iade edin ve hemen işe başlayın Masraflarını ben kendi özel mülkümden karşılayacağım.»

 diye yazdığını [6] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Abdülhamid Han'ın Kültür Hizmetleri

Ulu Hakan Abdülhamid Han'ın Cennetmekan Fatih Sultan Mehmed'den sonra eğitim ve kültüre en fazla ehemmiyet veren padişah olduğunu... Varlığından yeni haberdar olan Yıldız Sarayı Kütüphanesi'ndeki bir albümden öğrenebildiğimize göre Abdülhamid Han'ın İstanbul'da büyük bir kültür projesi gerçekleştirmek istediğini... Bu projeye göre Abdülhamid Han Sultanahmet meydanına muhteşem bir kültür sitesi kurmayı düşünüp bunun mimari projesini hazırlatmak üzere Fransa'dan şehircilik mütahassıslar getirttiğini Albümde sayfa sayfa resimleri görülen bu projeye göre Sultanahmet Camii'nin karşısına Osmanlı Ulum Akademisi. Sol tarafa Milli Kütüphane ve Ayasofya'ya yakın noktaya da yepyeni bir Darülfünun binası düşünüldüğünü [7] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Hayalperest Emeller

Sultan Abdülhamid Hanı iktidardan uzaklaştırdıktan sonra başa geçen İttihatçıların, hayalperest emellerle Osmanlı ordusunu cephelerde kırdırıp tükettiğini... Pervadi'de bulunan ordumuza Başkumandanlıktan gelen bir şifrede:

«Türk ordusu Kafkasya'ya girdiği zaman 300 bin silahlı Türk'le ordumuza katılacağını bize söylemiş olan Batumlu Aslan Bey'i bulunuz ve behemahal Kafkasya'ya girmeyi sağlayınız.»

diye yazdığını... Ordunun başında bulunan Halil Bey'in de Başkumandanlığa gönderdiği cevâbî şifrede:

«Batumlu Aslan Bey, karargahımızda misafirdir. Ancak on adamı vardır ve canını kurtarmak için bize sığınmıştır.»

diye cevap verdiğini [8] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Tarihteki Korkunç Sahtekarlık

Tarihteki en büyük bilim skandallarından birisinin de "Piltdown adamı" olduğunu... 1908 de çıkartılan maymun ve insan arasındaki zinciri tamamlayan halka olduğu iddia edilen kafatasının sahte olduğunu... Maymun çenesine kafatasının eklenip kemiklerin kimyevi yollarla eskitilerek yapılan bu sahtekarlığın ancak 1950 yılında ortaya çıkartılabildiğini [9] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Vatan İçin Öldürmek

İron Mike, yani "Demir Mayk" olarak bilinen dört yıldızlı general J. H. Michaels'in, Kore Savaşı sırasında emrine verilen 27 piyade tümenini cepheye sürerken:

«Arkadaşlar, siz buraya vatanınız için ölmeye gelmediniz Siz burada karşı taraftakilerin vatanları için ölmelerini sağlamak üzere bulunuyorsunuz.»

diye haykırarak askerleri moralize ettiğini [10][11] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Kaynaklar

[1] Ali Mazaheri, "Ortaçağ'da Müslümanlar", Varlık Yayınları, İstanbul 1977, s.185.
[2] Sızıntı Dergisi, Eylül 1992, Sayı:164, s.349.
[3] Türkiye Gazetesi Takvimi, 24 Temmuz 1993 tarihli yaprağı (Yılmaz Öztuna'dan).
[4] Sur Dergisi, Temmuz 1993, s.5.
[5] Türkiye Gazetesi Takvimi, 23 Temmuz 1993 tarihli yaprağı.
[6] Türkiye Gazetesi Takvimi, 29 Aralık 1986 tarihli yaprağı.
[7] "II. Abdülhamid ve Dönemi (Sempozyum Bildirileri)", Seha Neşriyat, İstanbul 1992, s.81.
[8] İlhan Selçuk, "Yüzbaşı Selahaddin'in Romanı", İstanbul 1975, s.159.
[9] Sızıntı Dergisi, Ekim 1992, Sayı:165, s.412.
[10] Ergün Hiçyılmaz, "Başverenler, Başkaldıranlar", Altın Kitaplar Yay. İstanbul 1993, s.198.
[11] İbrahim Refik, "Tarih Şuuruna Doğru", TÖV Yay., İzmir 1995.





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: ftmbtl, 30.03.2014, 07:42 (UTC):
Huzur beldesi kanuni yaşadığı dönemde yilda bir cinayetin işlendiğine inanmıyorum düşünsenize kendi oğlunu öldürmüş ibrahimi öldürmüş kızkardeşlerinin eşlerini öldürmüş daha nice canlara kıyılmış bunlar ne oluyor hic inandırıcı değil

Yorumu gönderen: İdris, 21.07.2010, 10:29 (UTC):
ALLAH Razı Olsun!

Yorumu gönderen: Hayrani ILGAR, 12.10.2009, 15:22 (UTC):
İlim adına,bilgi adına çok uydurmalar vardır. Baş taraftaki moğolların bilim adamlarını öldürmeleri,kitapları suya atıp yakmaları da bunlardan birisidir.



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36696509 ziyaretçi (102743728 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.