Tarihten Yapraklar, X
 

Tarihten Yapraklar, X

Uyumayan Konsüller

Roma İmparatorluğu'nda konsüllük makamına sabahleyin seçilip, akşamki toplantıda azledilmiş olan Kreante için meşhur hatip Çiçeron'un: "Roma'da öyle gayretli devlet adamlarımız vardır ki, konsüllüğü zamanında asla gözlerini kapayıp uyumadı." diyerek sistemi istihza ederek eleştirdiğini [1] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Asalet Tespiti

Fransa Kralı XIV Lui'nin bir bilim adamını memuriyete tayin etmeye karar vermesi üzerine önce onun asaletini öğrenmek isteyip soyunu sorduğunda, bilim adamının gayet veciz bir şekilde: "Efendimiz! Kitap okuyup ilim öğrenmekten aile şeceremin adlarına hafızamda yer ayıramadım Fakat muhakkak ki Nuh'u n Oğlundan birisinin torunuyum!" cevabını verdiğini [2] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Havlayanlar ve Kuyruk Sallayanlar

Meşhur İrlandalı yazar Bernard Shaw'ın, devrinin bütün mevcut siyasi partililere kızıp onlar hakkında oldukça ağır bir şekilde: «Bunlar arasında hiçbir fark yoktur, hepsi köpektir Yalnız şu var ki, muhalif olanlar havlar, muvafık olanlar da kuyruk sallar!» diye hakaret ettiğini [3] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Şark ve Garpta Hayat Felsefesi

Batı'da herşeyin "ferdiyetçilik" üzerine bina edilip her insanın yaptığı bir eserle övündüğünü ve hatta daha da ileri giderek onu propaganda vasıtası yaptığını... Buna karşılık Doğu'da "toplumculuk" düşüncesinin yaygın olduğunu ve doğu toplumlarında kişinin eseriyle övünmesinin ayıp sayıldığını... Bu felsefenin neticesi olarak birinin güreşte rakibine galip gelmesi halinde bunu muhakkak "Allah'ın sayesinde ve büyüklerinin nasihatleriyle" olduğunu düşündüğünü Nefis bir hat şaheseri ortaya koyan bir hattatın eserinin altına imzasını adeta utanarak: "Allah günahlarını bağışlasın.. . filanca" diye attığını.. 18. yüzyılın büyük Tarihçilerinden Evliya Çelebi'nin eserlerinde kendisini anması gerektiği zaman: "Fakir-i Pürtaksir" diyerek adeta tevazudan yerle bir olduğunu [4] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Geçmiş Zaman Olur ki

Eski Osmanlı kültüründe bir incelik örneği olarak, çarşıya inerken veya eve dönerken, büyüklere hürmet sadedinde bir yaşlı zatın yanından geçip gidilemediğini, ancak onun: "Geç oğlum ben yavaş yürüyorum ..." deyip müsaade etmesinden sonra önünde geçilip gidilebildiğini [5] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Şefkatin Böylesi

18 yüzyılda Osmanlı ülkesine gelen Pere Jehammot isimli bir rahibin yazmış olduğu seyahatnamesi hayvan hakları ile alakalı olarak: «"Türkler, murdar saydıkları için hiçbir zaman evlerine sokmadıkları sokak köpeklerinin açlıktan sıkıntı çekmelerine yahut telef olmalarına meydan vermemek üzere her gün bu hayvanlara bir miktar et dağıtılması için vasiyetnamelerinde kasaplara bir miktar para tahsis ederler.» diye yazdığını [6] BİLİYOR MUYDUNUZ?

İhtisab Ağası

Bugünkü belediye başkanı karşılığı olarak, Osmanlı Devleti'nde de "İhtisab Ağası"nın bulunduğunu ve bu zâtın bizzat çarşıları teftişe çıkıp en ufak bir uygunsuzluğa göz açtırmadığını.. Osmanlı'nın son dönem ihtisab ağalarından biri olan Hüseyin Bey'in, Edirnekapı civarında çıktığı teftişlerden birinde üzeri ağır yüklü vaziyette, bağlanmış bir merkebi görmesi üzerine, sahibini arattırıp onu bir kahvehanede kahve içerken bulduğunu ve hayvanı yüklü olarak bırakıp eziyet verdiğinden dolayı, çuvalları hayvandan indirtip adamın sırtına yükleterek bir müddet beklettiğini [7] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Lenin ve Emanete Hıyanet

Milli Mücadele yıllarında Buhara Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ve Başbakanı Feyzullah Hoca'nın gayretleriyle halktan Türkiye'ye gönderilmek üzere 100 milyon altın ruble toplandığını... Bu paranın Türkiye'ye ulaştırılmak üzere Lenin'e teslim edildiğini, fakat Lenin'in bu paranın sadece 11 milyon altın rublelik bir kısmını Anadolu'ya gönderip kalanını gasbettiğini [8] BİLİYOR MUYDUNUZ?

"Siz, Çağımızın Peygamberisiniz (!)"

30 Ekim 1918 Mondros Mütarekesi ile Anadolu'nun parçalanmasının söz konusu olduğu günlerde Amerika Cumhurbaşkanı Wilson'un: "Türkler haritadan silinmelidir!" hezeyanını savunduğunu... Wilson, böyle söylerken; gazeteci Yunus Nadi'nin bu adama gönderdiği mektupta; "Siz, çağımızın peygamberisiniz." diyebildiğini [9] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Binlerce Aleme Açılan Kapılar

Muhtelif konularda 16 kitap yazmış bulunan bir İtalyan yazar tarihçi ve sosyologunun, önceleri Osmanlı aleyhinde birçok şeyler yazmasına karşılık, l983 yılında bir sempozyum vesilesi ile İstanbul'a geldiğinde, gördükleri karşısında hayretler içinde kalıp: «İstanbul'un sadece Eyüp semtinde bir çıkmaz sokağı ve Eyüp Camii'ni gezdim. Ne yazık ki bütün seyahatimi yarım saate sığdırmak mecburiyetindeyim. Ama Osmanlı'nın o çıkmaz sokağından belki binlerce aleme çıkan kapılar gördüm. Şu anda muhayyilem allak bullak. Keşke İstanbul'un tamamını gezebilsem...» diye yazdığını [10][11] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Kaynaklar

[1] Sur Dergisi, Temmuz 1993, s.17.
[2] a.g.e., s.17.
[3] a.g.e., s.19.
[4] İsmet Bozdağ, "Basın İstibdadı", Emre Yayınları, İstanbul 1992, s.139.
[5] Kadir Mısıroğlu, "Geçmiş Günü Anarken", Sebil Yayınları, İstanbul 1993, c.1., s.26.
[6] İsmail Hami Danişmend, "Eski Türk Seciye ve Ahlâkı", İstanbul Kitabevi, İstanbul 1982, s.182.
[7] A. Rıza Bey, "Bir Zamanlar İstanbul", Tercüman 1001 Eser, s.51.
[8] Mehmet Kafkas, "Milli Mücadelede Öncüler", Nil Yayınları, İzmir 1991, c.1, s.206.
[9] Mehmet Kafkas, a.g.e., s.8.
[10] Sur Dergisi, Temmuz 1993, s.54.
[11] İbrahim Refik, "Tarih Şuuruna Doğru", TÖV Yay., İzmir 1995.





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: İdris, 05.07.2010, 12:41 (UTC):
ALLAH Razı Olsun!ALLAH En Büyüktür!



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36874496 ziyaretçi (103056933 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.