Tarihten Yapraklar, XIX
 

Tarihten Yapraklar, XIX

"Rûhu Batırmamak İçin"

Yunan filozof ve ahlakçısı Sokrat'ın (M. Ö. 47 0-3991 hayranı olan zengin bir tüccarın, bütün serveti olan bir çuval altını bu filozofa bağışladığını... Tüccârın ölümünden sonra, vasiyeti gereği aldığı bir çuval altını, bir kayığa yükletip, denizin ortasına teker teker atan Sokrat'ın:

"Ey para! İşte seni batırıyorum ki, benim rûhumu batırmayasın!"

hikmetli sözünü söylediğini [1]:[2] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Kızılderililerin Ataları

Kanadalı Tarihçi, Profesör Miss. Ethel G. Steward'ın 1987 yılında Türkiye'de düzenlenen tarih kongresinde sunduğu bildiride ve yazdığı "Cengiz Han'dan Amerika'ya Kaçış" isimli kitabında "Kızılderililerin atalarının Türk olduğunu" yazdığını... Kitapta anlatıldığına göre, 13.yüzyılda Orta Asya'daki Moğol baskısından kaçan bazı Türk boylarının iki koldan Alaska'ya ulaşarak oradan da kıtanın güneyine yayıldıklarını... Yine Steward'ın araştırmalarına göre Kızılderililer ile Türk boyları arasında gerek fizikî, gerek sosyolojik ve gerekse kültürel açıdan büyük benzerlikler bulunduğunu tespit ettiğini [3][4]:[2] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Kızılderili Medeniyeti

Sömürgeleştirmek gayesi ile gittikleri Kuzey Amerika'da, Kızılderili kabilelerinin hayat tarzlarını ve kültürlerini araştıran bir misyonerin;

"Son derece hayret uyandırıcı nokta şu ki; karşılıklı münasebetlerde, medeni dünyanın alelâde insanları arasında görülemeyecek şekilde nâzik ve lütufkârlar. Bu da şüphesiz, bizim kalplerimizdeki cömertlik, şefkat hissini söndüren 'benim' ve 'senin' kelimelerinin bu insanların dilinde bulunmadığı için."

diyerek itirafta bulunduğunu [5]:[2] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Gaflettekine İmdat

Hazreti Mevlana'nın, mürîdi Sirâceddin'in evinde misafir kaldığı gün sabaha kadar namaz kılıp Rabbine niyazda bulunması üzerine, müridinin: "Sultanım sabah oldu. bir nefes dinlenseniz" diye ricada bulunduğunu... Bunun üzerine Hz. Mevlana'nın: "İyi ama, eğer biz de uyursak, bunca uyuyana kim imdat edecek?" diye hikmetli bir cevap verdiğini [6]:[2] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Osmanlı'nın Parlayan Kılıçları

16. yüzyılın kudretli padişahı Yavuz Sultan Selim'in huzuruna girerek yer öpüp itimadnâmesini sunan Venedik elçisi Antonio Jüstiniani'ne, ülkesine döndüğünde Padişahın nasıl biri olduğu hakkında bilgi istediğinde elçinin şaşkınlık içinde: 'Kılıcı, öyle parlıyordu ki; yüzünü göremedim." diye itirafta bulunduğunu... Elçinin bu itirafının daha sonraları Yavuz Selim tarafından öğrenilmesi üzerine Haşmetli Hünkarın, "Paşalarım, Osmanlının kılıcı parladığı sürece düşmanların başı, daima önde olur. Ama Allah korusun, bu kılıç kınına girer ve paslanmaya başlarsa o zaman bu kafalar, yavaş yavaş dikilir ve birgün, bize yukardan bakar." dediğini [7]:[2] BİLİYOR MUYDUNUZ?

"Türk Vergisi"

Osmanlı Devleti'nin 1521'de Belgrad'ı, 1522'de Rodos'u fethetmeleri ve 1526'da da Mohaç'ta büyük bir zafer kazanmalarının ardından batı dünyasında büyük bir panik yaşandığını... Çeşitli kentlerde toplanan Alman Meclisleri'nin (Reich stag), Türklere karşı ordu toplayıp sefer düzenleyebilmek için "Türk Vergisi" adı altında yeni bir vergi konulmasını kararlaştırdıklarını [8]:[2] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Misyonerlerin Sinsî Planları

İzmir'e yerleşmiş ve Bergama Marmaris ve Bodrum civarında maden işletmeciliği yapmakta olan İngiliz ailelerinden Percy Hatkinson'un II. Dünya Savaşı yıllarında Cizvit papazlarıyla birlikte Türkiye aleyhine casusluk yaptıklarını... Bergama'da ele geçen bu casusluk şebekesinin belgeleri arasında harpten evvel İsviçre'nin Friburg şehrinde toplanan Beynelmilel Hıristiyan Misyonerler kongresinde alınan kararlar bulunduğunu... Bunların bir tanesinde:

"Türkleri Hıristiyan yapamıyoruz. Bu iş için sarf ettiğimiz paranın yarısıyla onlara papaz yerine şantöz gönderelim. corription (fesat) yolu ile. Böylece zaafa sürüklenirler ve biz de kuvvetimizi artırırız."

diye yazdırdığını [9]:[2] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Japon İmparatoru ve Abdülhamid Hân

Japon İmparatorunun Sultan Abdülhamid'den: İslam dininin bilhassa tefekkür, gaye, felsefe ve manevi terkibi üzerinde şahsen kendisine izahat vermek için Japonca bilen yoksa tercihen İngilizce, Fransızca ve Almancası kifayetli Osmanlı alimleri, istemesi üzerine. Ulu Hakan'ın çaresizlik içinde, karşı tarafa menfi müsbet arası, zaman kazandıran dolaylı bir cevap verdiğini... Abdülhamid Han'ın kalbinde yara olan bu hadise hakkın da, daha sonraları (sürgün yıllarında) Ali Fethi Bey'e: “Eğer ben, Japon İmparatorunun istediği kıymette din ve maneviyat şahsiyetleri bulabilseydim, evvela kendi memleketimi kurtarırdım ” dediğini [10]:[2] BİLİYOR MUYDUNUZ?

İade-i Ziyaret

Meşhur bir politikacımıza Fransa'da: "Siz Osmanlıların Viyana kapılarında ne işiniz vardı?" diye sorması üzerine, o politikacımızın gayet veciz bir şekilde: "Haçlı seferlerinin iade-i ziyaretiydi." diye cevap verdiğini [11]:[2] BİLİYOR MUYDUNUZ?

İhtilâl Mantığı

Sık sık ihtilal yapılan Güney Amerika ülkelerinin birinde batılı bir gazetecinin kaldığı otelin müdürüne: "Burada niçin bu kadar çok ihtilal yapılıyor?" diye sorması üzerine otel müdürünün: "Anayasamıza göre herkesin devlet başkanı olmaya hakkı var. Bu yüzden her vatandaş, bir defa devlet başkanı olmayı deniyor." diye cevap verdiğini [12]:[2] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Kaynaklar

[1] Sur Dergisi, Kasım 1992, Sayı: 200, s.53.
[2] İbrahim Refik, "Tarih Şuuruna Doğru", T.Ö.V. Yay., İzmir 1995.
[3] Demirtaş Ceyhun, "Ah Şu Biz Kara Bıyıklı Türkler", E Yayınları, İstanbul 1992.
[4] Meydan Gazetesi, 8 Temmuz 1992.
[5] Will Durant, "Medeniyetin Temelleri", Boğaziçi Yayınları, İstanbul 1978, s.42.
[6] Sur Dergisi, Aralık 1992, Sayı: 201, s.36.
[7] İlgi Dergisi, Sayı: 24, Eylül 1976.
[8] Onur Bilge Kula, "Alman Kültüründe Türk Simgesi", Gündoğan Yayınları, Ankara 1993, s.86.
[9] Nail Moralı, "Mütarekede İzmir", Tekin Yayınları, İstanbul 1976, s.112.
[10] Fethi Okyar, "Üç Devirde Bir Adam", Tercüman Yayınları, İstanbul 1980, s.103.
[11] Sur Dergisi, Kasım 1992, s.56.
[12] a.g.e., s.47.






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36665152 ziyaretçi (102689601 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.