Tarihten Yapraklar, XV
 

Tarihten Yapraklar, XV

Kitap Okumadan Geçen İki Gece

Onuncu yüzyılın büyük alimlerinden Endülüslü İbn-i Rüşd'ün ömrü boyunca kitap okumadan geçen sadece iki gecesinin bulunduğunu... Bunlardan birinin evlendiği, diğerinin de babasının vefat ettiği gece olduğunu [1]:[10] BİLİYOR MUYDUNUZ?

İlim Uğruna

Büyük alim İbn-i Teymiye'nin (1263/1328), kitap okumaya başlamadan önce beline kadar uzayan örgülü saçlarını duvardaki bir çiviye asıp öyle kitap okumaya başladığını... Uykusu gelip de başı önüne düştüğünde çiviye asılı saçlarının canını yakarak kendisinin uyumasına engel olduğunu... Bu ilim aşığının, böyle azimli çalışmaları neticesinde vefat ettiğinde ardında 1000 kadar muazzam eser bıraktığını... [1][2]:[10] BİLİYOR MUYDUNUZ?

İbni Cevzi'nin Vasiyeti

Büyük alim İbni Cevzi'nin, tedris, telif ve fetva ile dolu dolu yaşadığı ömrünün tek anını bile boşa geçirmeyip, bazısı yirmi cildi bulan 340'dan fazla eser vererek, kitap yazmadık hiçbir ilim dalı bırakmadığını - ve yazmış olduğu eserlerinin toplamı ömrünün günlerine bölündüğünde bir güne dört defter(forma)düştüğünü... İbni Cevzi'nin, bu ilimlerle içli dışlı geçen ömrü boyunca, bıraktığı birbirinden kıymetli eserleri yazarken kullandığı kalemlerin yontulmasından ortaya çıkan talaşları biriktirip, bu talaşların vefatında gasıl suyunun ısıtılmasında kullanılmasını vasiyet ettiğini. Bu büyük alimin vefatında vasiyeti yerine getirilerek biriktirdiği talaşların gasıl suyunu ısıtmaya kafi geldiğini [1]:[10] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Veli Sultan

Yavuz Sultan Selim Han Gazi'nin İslamiyet'i tek bir bayrak altında toplamak gayesi ile çıkmış olduğu Mısır seferi sırasında daha önceleri Cengiz ve Timur'un geçemeyip yüz geri döndükleri korkunç Tih çölünü mucizevi bir şekilde on üç günde geçtiğini... Bu geçiş esnasında askerinin önünde yaya vaziyette mütevazı bir şekilde iki büklüm olarak yürüyen Koca Yavuz'a vezirlerin: "Hünkârım, atınıza binseniz..." demelerine karşılık Büyük Sultan'ın gözyaşları içinde: "Nasıl binerim... Görmüyor musunuz? Resulullah Efendimiz (S.A.V.) önümüzde bize yol gösteriyor." diyerek velayetinin ayan beyan ortaya çıktığını [3]:[10] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Kıyas

Onuncu Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman ( 1495- 1566) döneminde Sivas vilayetimizin bütçesinin 20 milyon altın olduğunu ... Buna karşılık yine aynı dönemde Fransa Birleşik Krallığı'nın bütçesinin 4 milyon altın ve Birleşik İngiltere Krallığı'nın bütçesinin de 35 milyon altın olduğunu [4]:[10] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Osmanlı Devleti ile Ticaret Yapmanın İmtiyazı

Osmanlı Devleti'nin, kurmuş olduğu muhteşem devlet sistemini, tekke-medrese-kışla sacayağı üzerine sağlam bir şekilde oturtup, doğruluk ve adalet üzerine cihana ışık saçtığını... Osmanlı tesirinin dört bir yanda hissedildiği bu günlerin birinde Hollanda Ticaret Odası'nda bir karar alınırken, oyların eşit çıkması halinde, ticaret odası başkanının karar verebilmek için: "İçinizde Türklerle alış veriş eden var mı?" diye sorduğunu ve herhangi birinden "evet" cevabı alınca da onun oyunu iki oy yerine kabul edip kararı neticelendirdiğini [5]:[10] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Picasso ve İslam

İslam dininin pek çok hikmete mebni olarak resme cevaz vermemesi neticesinde, Osmanlı'da daha çok hat sanatı, tezhip gibi, bugün dünyanın nonfigüratif dediği sanatların geliştiğini... Avrupa ressamlarına bizim hat sanatı örneklerimiz gösterildiğinde, İspanyolların son büyük ressamı Pablo Picasso'nun(1881-1973): "Varmayı düşündüğüm hedefe Müslümanlar beş yüz sene önce ulaşmış" diyerek hayranlığını ifade ettiğini [6]:[10] BİLİYOR MUYDUNUZ?

"Ya Rab! Beni Ameliyat Masasından Kaldırma"

Osmanlı Devleti'nin yıkılmaya yüz tuttuğu talihsiz bir döneminde 35. Osmanlı padişahı olarak tahta geçen Sultan Mehmed Reşad'ın (1844- 1918) mesanesindeki bir rahatsızlıktan dolayı ameliyat olacağı zaman, kıbleye yönelip ellerini Ulu Dergah'a açarak: "Ya Rab! Milletimin ve memleketimin bütün mukadderatını hayırlara tahvil et! Eğer memleketim ve milletim için zararlı olacaksam beni bu ameliyat masasından kaldırma!" diyerek bütün samimiyetiyle Rabbine münacatta bulunduğunu [7]:[10] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Beyaz Adamın Afrika'ya Yardımı

Ünlü İtalyan film yönetmeni Marco Ferrari'nin "İşiniz İş Beyazlar" isimli filmiyle ilgili büyük yankılar uyandıran bir röportajında:

"Avrupalıların Afrika'ya başlattıkları yardım seferberliği şeytanca bir tuzaktır ve bu yardım sömürgecilikten daha tehlikelidir Bizim siyah kıtada artık yapabileceğimiz bir şey yok Çabuk terk edelim orayı ! Artık beyazların iktidarının sonu gelmiştir. Bizler, ihtiyarların yoksulların Paris'te, Roma'da,Londra da zenci muamelesi gördüğü bir medeniyetin için de yaşarken, nasıl olurda Afrikalılara yardim etme iddiasında bulunabiliriz Bugün, Afrikalı insanlara Yardım adı altında köpekler için hazırlanmış konserveler gönderilmektedir. Bizim medeniyetimizin ne olduğu görülüp bilinirken, tutup da yardımseverlikten bahsetmesi için insanın yüzsüz olması gerekir Asıl yardıma muhtaç olanlar, bizleriz."

diyerek gayet ibretli bir şekilde batı medeniyetinin gerçek yüzünü gözler önüne serdiğini [8]:[10] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Osmanlı'ya İhanetin Cezası

Meşhur Mısırlı İslam alimi Muhammed el-Gazali'nin, Mescid-i Aksa'nın işgalinin 25. yılı münasebetiyle Kahire'de verdiği bir konferansta :

"Şu bir hakikat ki, Müslümanlar, Osmanlı hilafet devletine hıyanet ettiler İngilizler, bir milyona yakın Mısırlıyı Osmanlı hilâfet devletini parçalamak için aldılar ve Müslüman Türklere karşı onları kullandılar ve Türkler perişan oldu. Türkleri, ihanet eden Araplar perişan etti ve biz, bu yaptığımız hıyânet ve ihânetin cezasını Filistin ve Mescîd-i Aksâ topraklarının İngilizlerin eline geçmesiyle çok pahalı ödedik, Filistin ve Kudüs elimizden çıktı."

diyerek çok acı bir itirafta bulunduğunu [9]:[10] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Kaynaklar

[1] İbrahim Refik, "Zaman Şuuru", Sızıntı, Mayıs 1990, s.153.
[2] Şamil İslam Ansiklopedisi, İstanbul 1991, c.3, s.64.
[3] İbrahim Refik, "Efsane Soluklar", T.Ö.V. Yay., İzmir 1992, s.45.
[4] Mevlana Güldestesi, Konya Belediyesi Yayınları, Konya 1993, s.146.
[5] İsmail Hakkı Yılanlıoğlu, "Manevi Değerlerimiz ve Yapılan Tahribat", Adak Yayınları, İstanbul 1997, s.41.
[6] Mevlana Güldestesi, a.g.e., s.147.
[7] Abdülhak Şinasi Hisar, "Geçmiş Zaman Fıkraları", Ötüken Yayınları, İstanbul 1979, s.180.
[8] Vehbi Vakkasoğlu, "Öğretmenin Not Defteri", Cihan Yayınları, İstanbul 1992, c.5, s.106.
[9] Zaman, 19 Eylül 1992, s.8.
[10] İbrahim Refik, "Tarih Şuuruna Doğru", T.Ö.V. Yay., İzmir 1995.





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: Aliyev, 11.05.2016, 15:18 (UTC):
Allah razı olsun kardeşşş!!!

Yorumu gönderen: İdris, 22.06.2010, 17:49 (UTC):
ALLAH Razı Olsun!ALLAH En Büyüktür!



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36936232 ziyaretçi (103169561 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.