Tarihten Yapraklar, XXIX
 

Tarihten Yapraklar, XXIX

Avrupa'da Akıncı Korkusu

1534 yılında Viyana'daki St. Stephen Katedrali'nde. Osmanlı akıncılarının yaklaştığını görüp çan çalarak haber vermekle vazifeli bir memûriyetin ihdâs edildiğini ve bu memuriyetin ancak 1956 yılında;

«Viyana Belediye Meclisi'nce. Artık bir Osmanlı tehlikesi kalmadığından, bu vazifenin lüzumu yoktur.»

diye bir karar alınarak iptal edildiğini [1] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Cennet'te Yer

Osmanlı Devleti'nin zirvelerde şahlandığı, akıncılarının Avrupa içlerinde at oynattığı bir dönemde. kilisede bir papazın vaaz verirken; "Dünya hakimiyetinin Türklere; fakat Cennet'in de kendilerine ait olduğunu..." söylemesi üzerine. bu taksime aklı yatmayan cemaatten bazılarının büyük bir ümitsizlik içinde:

«Dünyada bizi yurtlarımızdan çıkaran Türkler, hiç Cennet'te yer bırakırlar mı?»

dediklerini [2] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Ağaca Asılan Zekat Parası

Fatih Sultan Mehmet Han devrinde, bir Müslümanın. günlerce dolaşıp yıllık zekatını verebileceği fakir birini arayıp bulamadığını... Bunun üzerine zekatının tutarı olan parayı bir keseye koyarak Cağaloğlu'ndaki bir ağaca asıp, üzerine de:

«Müslüman kardeşim, bütün aramalarıma rağmen memleketimizde zekatımı verecek kimse bulamadım. Eğer muhtaç isen hiç tereddüt etmeden bunu al!»

diye yazdığını.. Ve bu kesenin üç ay kadar o ağaçta asılı kaldığını [3] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Kendinizi Türklere Emanet Edin

16. yüzyılda Osmanlı Devleti'nin gelişme yolu üzerinde direnmiş ve Türk orduları ile savaşa tutuşmuş olmasından dolay Katolik Avrupa tarafından kendisine "Hıristiyanlığın şövalyesi" ünvanı verilen Boğdan Beyi Büyük Stefan'ın ölüm döşeğin de, evlatlarına gayet ibretli bir şekilde:

«Belki de yakında himayeye muhtaç olacaksınız Asla Rus'a yanaşmayın. Haindir, sizi yok eder. Fakat kendinizi Türklere emanet edin. Adil ve merhametlidirler.»

diyerek nasihat ettiğini [4] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Türk Köşesi

Devlet i Aliye-yi Osmâniye'nin üç kıtada at oynatıp buyruk yürüttüğü ihtişamlı dönemlerinde, Avrupa'da Türk hayat tarzı ve modasının çok tesirli hale geldiğini... Evlerinde Türk köşesi bulundurmayan sosyete mensuplarının ayıplandığını [5] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Reformun Böylesi

1829'da, o zamana kadar sadece batılıların kendi aralarında düzenledikleri balolara -yanlış batılılaşma hareketinin bir parçası olarak- Türk devlet adamları da katılınca  baloda bulunan bir Fransız kadının oldukça doğru bir teşhiste bulunarak;

«Türkler, reforma bitirmeleri gereken yerden başladılar.»

dediğini [6] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Batışın Remzi

Yükseliş dönemimizin rûhunu yansıtan mütevâzi Topkapı Sarayı'na karşılık, Osmanlı'nın son döneminde, yıkılışımızı remzeden Varsay taklidi Dolmabahçe Sarayı'nın Avrupa'dan borç alınan para ile, 9 ton altın ve 41 ton gümüş kullanılarak inşa edildiğini [7] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Pasaport Farkı.

Şanlı Osmanlı Devleti'nin yıkılmasından sonra, son derece üzgün ihtiyar bir Ürdünlünün, elindeki yeni Ürdün pasaportuyla İsviçre sefaretine giderek:

«Herkes, bu pasaportla alay ediyor. Eskiden Osmanlı pasaportum varken, selam dururlardı. Ben, Osmanlı teb'asıyım! Ne olur bunu değiştirin!»

diye sefaret yetkililerine yalvardığını [8] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Bitmeyen Osmanlı Sevgisi

Balkanlar'dan Orta Doğu'ya kadar büyük bir coğrafyanın 1. Dünya Savaşından sonra elimizden çıkmasına rağmen, o topraklarda yaşayan halkın hala büyük bir hasretle "Osmanlı, Osmanlı" diye sayıkladığını... Budapeşte'den gelen bir yazarımıza bir Boşnak'ın'.

«Madem ki İstanbul'a gidiyorsun, Allah aşkına, o şehrin toprağını benim için öp! Allah, benim canımı İstanbul'u görmeden  almasın!»

dediğini... Trablusgarp'taki ihtiyar Cezayirlilerin , boyunlarına muska diye Osmanlı parası taktıklarını [9] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Osmanlı Arması

Merhum Necip Fâzıl Kısakürek in 1954'lü yıllarda çıkardığı Büyük Doğu mecmuasının bir sayısının kapağında, Osmanlı arması işlemeli sanat eseri bir kumaş resmini yayınlayınca, "padişahlık propagandası yapmak" gibi gerekçesiyle ile derginin o sayısının toplatıldığını ve kendisinin de suçlanarak mahkemeye sevk edildiğini Necip Fazıl'ın mahkemede kendisini suçlayan savcıya gayet ibretli bir şekilde:

«İçinde adalet işlerine bakılan bu binanın tepesinde aynı Osmanlı arması var Siz de mi padişahlık propagandası yapıyorsunuz?»

diye haykırdığını [10] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Ecdadımızın Silinmez İzleri

1976 yılında Suudi Arabistan'ın Cidde şehrinde, deniz suyunu tatlı suya çeviren bir tesisin açılışından sonra meslektaşları ile sohbete girişen dönemin Türkiye Büyükelçisi Necdet Özmen'in bir ara söze:

«Bu, Suudi Arabistan'ın ilk tuzdan arıtma tesisidir.»

diye başlaması üzerine Fransız Büyükelçisinin hayretler içinde kalarak:

«No... Sör... Bu, Suudi Arabistan'ın ilk tuzdan arıtma tesisi değildir. İlki, Osmanlılar'ın 1800'lü yılların sonunda yaptığıdır.»

diyerek ecdâdımızın eşsiz mirâsından habersiz yaşayan elçimizi mahcûb ettiğini [11][12] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Kaynaklar

[1] İbrahim Refik, "Akıncı Millet", Sızıntı, Vatan Gazetecilik, İstanbul 1962, sayı: 28, s.42.
[2] Nevzat Köseoğlu, "Türk medeniyeti Üzerine Düşünceler", Ötüken Yayınları, İstanbul 1990, s.260.
[3] Altınoluk Dergisi, Şubat 1994, sayı: 96, s.7.
[4] Recep Şükrü Apuhan, "Ruhumda Darp İzi Var", Timaş yayınları, İstanbul 1990, s.136.
[5] Mehmed Niyazi, "Medeniyet, Ülkesini Arıyor", Tuğra neşriyat, İstanbul 1991, s.51.
[6] Prof. Dr. Tuncer Baykara, "Osmanlılarda Medeniyet Kavramı", Akademi Kitabevi, İzmir 1992, s.71.
[7] Mehmet Emin Gerger, "Tanzimat'tan A.E.T.ye Türkiye", İnkılab Yayınları, İstanbul 1989, s.42.
[9] "Yakın Tarihimiz", Vatan Gazetecilik, İstanbul 1962, c: 3, sayı:28, s.42.
[8] Recep Şükrü Apuhan, "Batı'nın Darağacında İslam", Timaş, İstanbul 1989, s.100.
[10] Necip Fazıl Kısakürek, "Cinnet Mustatili", Büyük Doğu Yayınları, İstanbul 1983, s.281.
[11] Recep Şükrü Apuhan, a.g.e., s.41.
[12] İbrahim Refik, "Tarih Şuuruna Doğru", T.Ö.V. Yay., İzmir 1995.





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: İdris, 06.07.2010, 06:41 (UTC):
ALLAH Razı Olsun!ALLAHU EKBER!(ALLAH En Büyüktür!)!



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36669372 ziyaretçi (102696988 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.