Tarihten Yapraklar, XXVII
 

Tarihten Yapraklar, XXVII

Vahşetin Böylesi

1096 yılında Haçlıların Kudüs'e girerek 40.000 Müslüman'ı kılıçtan geçirdikten sonra Gödofroi dö Buygom'un Papa II. Urban'a yazdığı mektupta:

«Kudüs'te bulunan bütün Müslümanları katlettik, malumunuz olsun ki, Süleyman Mabedi'nde atlarımızın diz kapaklarına kadar Müslüman kanına batmış olarak yürüyoruz.»

diyerek barbarlıklarını belgelediklerini [1] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Peygamber Evine Benzeyen Ev

Gönüller sultanı Mevlana Hazretlerinin hizmetçisine:

«Bugün evimizde yiyip içecek bir şey var mı?»

diye sorup, hizmetçisinin de;

«Hayır hiç bir şey yok.»

diye cevap vermesi üzerine sevince gark olup ellerini Yüce Dergah'a açarak:

«Allah'ım, sana şükürler olsun ki, evimiz bugün Peygamber evine benziyor.»

diye Muhammed Mustafa'nın (sav) yolunun tozu olduğunu gösterdiğini [2] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Enderûn Okulu

Üç kıtada altı asırlık bir hükümranlık şanlı ecdadımızın devlet ve medeniyet mirasının sırlarının bulunduğu ve dünyanın en büyük arşivi olan Osmanlı Arşivi'ni bizler doğru dürüst incelememişken bine yakın Amerikalı ile yüze yakın İsrailli tarihçinin yıllarca didik didik ettiğini...

Bugün ABD'de sadece "Enderun okulu" hakkında hazırlanan uzman eserlerin ve doktora tezlerinin sayısının 350 tane olduğunu [3] BİLİYOR MUYDUNUZ?

İnsanlığın En Muhteşem Harikası

Osmanlı içtimai yapısı üzerine uzman olan Erlanyen Üniversitesi profesörlerinden Hutterroht'a:

«Osmanlı Devleti, geniş topraklarını ve üzerindeki çeşitli kavimleri, Topkapı Sarayı'ndan mükemmel bir şekilde idare ediyordu O saray da batıdaki en mütevazi bir derebeyinin sarayı kadar bile büyük değildi Bu nasıl oluyordu?»

diye sorulduğunda, Profesör Hutterroht'un:

»Sırrını çözebilmiş değilim 16 asırda Filistin'in sosyal yapısı üzerinde çalışırken öyle kayıtlar gördüm ki hayretler içinde kaldım Osmanlı, üç yıl sonra bir köyden geçecek askeri birliğin öyle yemeğinden sonra yiyeceği üzümün nereden geleceğini planlamıştı Herhalde Osmanlı, devlet olarak insanlığın en muhteşem harikasıdır.»

diye cevap verdiğini [4] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Eşsiz Misafirperverlik

Osmanlı askeri teşkilatını Avrupa'ya tanıtan meşhur Comte de Marsigli'nin, Türk toplumunun misafirperverliği ile ilgili olarak;

«Türkler, hiçbir din farkı gözetmeksizin bütün yabancılara karşı son derece misafirperverdirler. Ana yollar civarındaki köylerde oturanlardan hâli vakti yerinde olanlar, öğleden evvel ve akşamüstü gezintiye çıkıp yolcu bulmaya çalışırlar. Eğer bulacak olurlarsa evlerine davet ederler, davet için kavgaya bile tutuşurlar.»

dediğini [5] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Kızılca Buğdayı

ABD'nin 1890 yılına kadar bizim Tuna boylarımızda yetişen "kızılca" ismi verilen buğdayımızı ithal ederek tohumluk olarak kullandığını ve bununla halkını beslediğini [6] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Sözünün Eri Olmak

Mehmet Akif Ersoy'un sözünün eri bir insan olduğunu ve söz verdiği şeyi yerine getirmek için ölümden başka hiçbir şeyin onu engellemediğini...

İstanbul Vaniköy'de oturan bir ahbabı ile öyleden bir saat önce buluşmak için sözleştiklerinde, o gün yağmurlu, fırtınalı bir gün olup her tarafı sel bastığı halde Mehmet Akif'in bin bir zorlukla sırılsıklam vaziyette söz verdiği yere vaktinde geldiğini, fakat arkadaşının gelmemesi üzerine çekip gittiğini...

Ertesi gün özür dilemek için gelen arkadaşını dinlemeyip: "Bir söz ya ölüm veya ona yakın bir felaketle yerine getirilmezse mazur görülebilir" diyerek tam altı ay o arkadaşıyla konuşmadığını [7] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Ziya Gökalp'in Ölümü

Türkçülük fikrinin ünlü simalarından biri olan Ziya Gökalp'in hayatının son anlarında Fransız hastanesinde yatarken ebedi aleme intikal etmeden bir gece önce, mukaddesata galiz küfürler ederek başını duvarlara vura vura öldüğünü... Cesedinin, hastane morgunda Hıristiyan geleneklerine göre muamele yapılarak kaldırıldığını [8] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Kin Terbiyesi

İkinci Dünya Harbi sonlarında yapılan lise mezunlarının olgunluk imtihanlarında sorulan "Ormanlar ve Ormanların faydaları" isimli kompozisyon sualine talebelerim bazılarının enteresan bir şekilde:

«Türkiye'miz, ormanlık bir ülkeydi. Fakat o zalim padişahlar, yurdumuzu ormansız bıraktılar.»

gibi cevaplar verdiklerini... Sebep olarak da; bu zavallı öğrencilerin öylesine bir kin terbiyesi içinde yetiştirilerek Osmanlı'yı kötülemeye öylesine alıştırıldıklarını ve böylece eğer bir fırsatını bulup da padişahlara hakaret ederlerse iyi not alacaklarına inandıklarından dolayı böyle cevaplar verdiklerini [9] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Ecdat Nesline Hürmet

Merhum Adnan Menderes'in, İstanbul'un imarı faaliyetlerinin başlatıldığı l950'li yılların birinde, gece yarısı cennetmekan Sultan Abdülhamid Han'ın muhterem kerimeleri Ayşe Osmanoğlu ile annesi Müşfika Kadınefendi'nin kaldığı evin kapısını çalarak gizlice içeri girip her ikisinin de ellerini öptükten sonra :

«Siz, bize veli nimetlerimizin emanetlerisiniz Fakat maalesef sizlerle bugüne kadar alakadar olamadım Çok özür dilerim. Çevremiz, böyle tavırları hazmedemeyecek insanlarla dolu!»

dediğini... Daha sonra da, Osmanlı'nın bu aziz analarına, kimseye muhtaç olmamaları için, içinde 10000 lira bulunan bir zarf bırakıp ayrıca tahsisat-ı mestureden (örtülü ödenek) maaş bağladığını ve 27 Mayıs'ta bu paranın kesildiğini [10][11] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Kaynaklar

[1] Necati Kotan, "Tarih Fıkraları", M.E.B. Yayınları, İstanbul 1988, s.80.
[2] Sur Dergisi, Aralık 1992, sayı: 201, s.37.
[3] Necati Özfatura, "Osmanlı", Yeşilay Dergisi, Ekim 1992, s.21.
[4] Mehmed Niyazi, "Tarihe Saygı", Zaman Gazetesi, 14 Temmuz 1992.
[5] İ. Hakkı Danişmend, "Eski Türk Seciye ve Ahlakı", İstanbul Kitabevi, İstanbul 1983, s.127.
[6] Dr. İlhami Masor, "Bir Ömür Boyunca", Boğaziçi Yayınları, İstanbul 1974, s.14.
[7] Ertuğrul Düzdağ, "M. Akif Ersoy Hakkında Araştırmalar", M.A.M. Yayınları, İstanbul 1987, s.326.
[8] Burhan Bozgeyik, "Meşhurların Son Anları", TÜRDAV, İstanbul 1993, s.322.
[9] Nihat Sami Banarlı, "Devlet ve Devlet Terbiyesi", Kubbealtı Neşriyyat, İstanbul 1985, s.71.
[10] Kadir Mısıroğlu, "Geçmiş Günü Anarken", c.1, Sebil Yayınları, İstanbul 1993, s.132.
[11] İbrahim Refik, "Tarih Şuuruna Doğru", T.Ö.V. Yay., İzmir 1995.





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: İdris, 02.07.2010, 17:08 (UTC):
ALLAH Razı Olsun!



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36742032 ziyaretçi (102825396 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.