Tarihten Yapraklar, XXVIII
 

Tarihten Yapraklar, XXVIII

İçi Yivli Toplar ve Ecdadımızın Sızlayan Kemikleri

Yavuz Sultan Selim Han'ın Ridaniye Savaşı'nda, ileri görüşlü babası Sultan II Bayezid' ın icadı olan "içi yivli toplar"ı kullanarak büyük başarılar elde ettiğini...
Bugün ise bizlerin hala II Bayezid'in bu büyük icadını tarih kitaplarımızda:

«Yivli top 1868 de Almanlar tarafından icad edildi.»

diye okutma gafletini göstererek ecdadımızın kemiklerini sızlattığımızı [1] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Hayal Müessesesi

Teb'asını "Emanetullah" olarak gören Osmanlı Devleti'nde, akıl hastalarına bimarhanelerde son derece şefkatle muamele edilip ceviz karyolalarda, ipekli çamaşır ve çarşaflarda yatırılıp musiki ile tedavi edildiğini... Aynı dönemde Avrupa'da ise, akıl hastalarının ruhuna şeytan girmiş denilerek diri diri yakıldığını... [2] BİLİYOR MUYDUNUZ?

İstanbul'daki bimarhaneleri giren Mongeri Pere'nin:

«Burası Avrupa'nın asırlar sonra tahayyül edeceği bir hayal müessesidir.»

dediğini ve Osmanlı'nın uyguladığı bu musiki ile tedavi metodunun ABD'de ancak 1956 yılında uygulamaya geçebildiğini [3] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Milletlere Göre Fiyat Farkı

Osmanlı'nın son döneminde (1850) İstanbul'da uzun yıllar kalmış bir batılı tarihçi olan M. A. Ubicini'nin şehirde yaşayan değişik milletlerin karakter yapılarını öğrendikten sonra, hatıralarında:

«Bir kaide olarak, Ermeni'ye istediği paranın yarısını, Rum'a üçte birini, Yahudi'ye dörtte birini veriniz. Fakat bir Müslüman'la alışveriş ettiğiniz zaman istediği fiyattan emin olunuz ve istediğini veriniz.»

diye yazdığını [4] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Batı'da ve Osmanlı'da Yalan

1717 - 1718 yılları arasında İstanbul'da İngiliz elçiliği yapan G. Montagu'nun hanımı Lady Montagu'nun Osmanlı toplumundaki ticaret ahlakı ile alakalı hatıraların da, oldukça enteresan bir şekilde:

«İngiltere'de yalancılar yaptıklarıyla öğünürler. Burada ise (Osmanlı'da) yalan söylediğinden emin olunduğu zaman yalancının alnına kızgın demir basılıyor Bu kanun, eğer bizde uygulanırsa ne kadar güzel yüzün bozulduğu, ne kadar kibar sınıfına mensup kişilerin kaşlarına kadar inen peruklarla dolaşmaya mecbur kaldıkları görülür.»

diye yazdığını [5] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Tanzimat Dönemi Ordusu

II Mahmut döneminde Osmanlı ordusunun modernleştirilmesi için danışmanlıkta bulunan Alman komutanı Helmuth von Moltke'nin Tanzimat dönemi ordusunun halini

«Bu ordu,: kaputları Rus, talimatnameleri Fransız, tüfekleri Belçika, sarıkları Türk, eğerleri Macar, kılıçları İngiliz ve öğretmenleri her milletten Avrupa sisteminde bir ordudur.»

diyerek tarif ettiğini [6] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Ağaca Verilen Değer

Osmanlı Devleti'nde ağaçlara çok kıymet verilip koruma altına alındığını... Sultan II. Abdülhamid devrinde, Belgrad ormanlarına zarar verip ormanı tahrip ettikleri için bir köyün kitle halinde sürgün edildiğini [7] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Karl Marks'ın Hayranlığı

Şeyh Şamil liderliğindeki Kafkas halkının, istilacı Ruslara karşı olan istiklal savaşlarında göstermiş oldukları büyük direniş karşısında Karl Marks'ın:

«Hürriyetin nasıl elde edilmesi lazım geldiğini Kafkasya dağlılarından ibretle öğreniniz Hür yaşamak isteyenlerin nelere muktedir olduğunu görünüz Milletler, onlardan ders alınız »

diyerek hayranlığını itiraf etmek zorunda kaldığını [8] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Birinci Dünya Savaşı'nın Vahşet Yılları

Birinci Dünya Savaşı sıralarında Musul'da halkın açlıktan perişan durumlara düşüp, her gün sokaklarda kadın-erkek, çocuk-ihtiyar birçok insanın inleye inleye ölüme gittiklerini ve buna bir çare bulunmadığını...

Açlıktan ölen bu zavallı çocukların etlerini kasap dükkanlarında koyun ve kuzu eti diye satan veya aşçı dükkanlarında pişirip halka yedirme vahşeti gösteren 10-12 kişinin idam edildiğini [9] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Amerikan Yardımı (!)

Truman doktrini çerçevesinde Amerika Birleşik Devletleri'nden aldığımız 69 milyon dolar askeri yardım ile elde edilen askeri techizatın bakımı için ABD'ye her yıl 400 milyon dolarlık bakım ve ithalat parası harcaması yaparak ne kadar karlı bir anlaşma (!) yaptığımızı [10] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Üçüncü Dünyanın Kobayları

Batı'da ilaç üretmekle ilgili yönetmeliklerin son derece ağır olup bir ilacın piyasaya çıkarılmadan önce kobaylar üzerinde yeterince deneme yapılması gerektiğini ve bunun ise uzun ve pahalı bir süreç olduğunu... Buna çare bulan batılı hümanistlerin (!) yeni geliştirdikleri denenmemiş ilaçları üçüncü dünya ülkelerine pazarlayarak hem para kazanıp hem de milyonlarca gönüllü kobay üzerin de ilaçlarını denediklerini... İlaç iyi çıktığı takdirde mallarını batıda pazarladıklarını kötü çıktığında ise foyası çıkana kadar üçüncü dünya ülkelerine satmaya devam ettiklerini [11][12] BİLİYOR MUYDUNUZ?

Kaynaklar

[1] İbrahim Refik, "Efsane Soluklar", T.Ö.V. Yayınları, İzmir 1992, s.49.
[2] Ergün Göze, "Soruşturma", Türk Dünyası Araştırma Vakfı Yayınları, İstanbul 1987.
[3] Yılmaz Öztuna, "Tarih Sohbetleri", Ötüken Yayınları, İstanbul 1988, s.47.
[4] John Devenpond, "Kuran ve Mesajı", Kültür-Basın Yayınları, İstanbul 1988, s.7.
[5] Mustafa Özel, "Lady Montagu'nun Hatıralarında Osmanlı Toplumunda Ticaret ve Azınlıklar", Zaman Gazetesi, 31 Temmuz 1989.
[6] Mehmet Emin Gencer, "Tanzimat'tan Avrupa Ekonomik Topluluğu'na Türkiye", İnkılap Yayınları, İstanbul 1989, s.94.
[7] Necdet Sevinç, "Osmanlılarda Sosyo-Ekonomik Yapı", Kutsan Yay. İstanbul 1978, s.150.
[8] İbrahim Refik, "Efsane Soluklar", T.Ö.V. Yayınları, İzmir 1992, s.51.
[9] Alpay Kabacalı, "Arap Çöllerinde Türkler", Cem Yayınları, İstanbul 1990, s.42.
[10] Mehmed Altan, "Süperler ve Türkiye", İstanbul 1986, s.87.
[11] Paul Harrison, "Üçüncü Dünya'nın Batılılaştırılması", Pınar Yayınları, İstanbul 1990, s.167.
[12] İbrahim Refik, "Tarih Şuuruna Doğru", T.Ö.V. Yay., İzmir 1995.





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: music_art, 30.01.2010, 12:57 (UTC):
bu ilaç işi vahşet..ama düşünüldüğü zaman yediklerimize de neler karıştırıyolar adiler ..gerçi bizde biraz hakediyoruz başımızda siyonistler , masonlar fink atıyor...bizi de ekonomi sömürgesi altına almışlar kıvranıyoruz..yüreklerimiz ışıl ışıl parlasada bu güruh bizim başımızı yerden kaldırmamıza izin vermemeye kararlı..mescid-i aksa nın altını oyanlar iran ın başına mason selamı veren birini geçirenler KABE mizin etrafına koca koca gökdelen dikenler hep aynı kişiler...bunları yazıyorum birisi çıkıp dese ki!!! eeee sen ne yaptın bu konuda dese başımı önüme eğeceğim ecdadımızdan utanır olduk :(



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36855915 ziyaretçi (103024290 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.