Teşkilât-ı Mahsûsâ ve Bilinmeyen Kahramanları
 

Teşkilât-ı Mahsûsâ ve Bilinmeyen Kahramanları

Yunus Zengin Köfteci

Teşkilâtın tam olarak kuruluş tarihini vermek mümkün değil; zîrâ farklı kaynaklarda farklı tarihler mevcut. Aslında İttihat ve Terakki'nin çeteci ve masonist yapılanması da bunun sebepleri arasındadır. O dönemde İttihat ve Terakki devlet ve gizli yer altı örgütlerinin lokal yaptığı olaylar, 1905 yılında başlar. Bir de adı üstünde nev-i şahsına mahsus bir örgütlenmedir Teşkilât-ı Mahsûsâ...

Örgütle İttihat ve Terakki'yi birbirinden ayırmak, bir insanı ikiye bölmek gibi bir şey olur. Örgüt, partinin güçlenmeye başlandığı 1913-1914 yılında resmî olmayan bir mâhiyette Teşkilât-ı Mahsûsâ adını almıştır.

Teşkilâtın bilinen işlerine bakacak olursak; eğer en önemlileri, Trablus'a gönderdiği subaylarla yerel halkı örgütleyerek direnişi desteklemesi (ki bunların içinde bilindiği üzere M. Kemal ATATÜRK de vardı), ve kurulan ilk Türk cumhuriyeti olan (ki herkes ilk cumhuriyet olarak Türkiyeyi bilir. Aslında ilki bu. İkincisi de Azerbaycan Cumhuriyeti'dir) BATI TRAKYA CUMHURİYETİ'dir.

Örgütün yarı resmî olarak kuruluş tarihi, bazı arşiv belgelerinde 17 Kasım 1913 olarak bilinir. 1903 yılında Kuşçubaşı Eşref ve arkadaşlarının Sultan II. Abdulhamid'e karşı Arabistan'da komite kurmalarıyla başladığı söylenir. En önemli vazifelerini Balkan Savaşları'nda gerçekleştirmiştir.

Teşkilât-ı Mahsûsâ'yı Enver Paşa kurmuştur. İlk başkanı da Süleyman Askerî Bey'dir. Daha sonra ise başkanlığını Halil Bey, Cevat Bey, Cezayirli Ali Bey, Hüsamettin Ertürk gibi isimler yapmıştır. Kurucuları ve yöneticileri arasında; Atıf Bey, Hüseyin Tosun Bey, Aziz Bey, Süleyman Askerî Bey, Dr. Nazım, Dr. Bahaettin Şakir, Rıza Beyler, Eşref ve Selim Sami Kuşcubaşı'lar, Çerkez Reşit, Hüsrev Sami, İzmitli Mümtaz, İskeçeli Arif, Mustafa Kemal, Ali Çetinkaya,Yakup Cemil, Üsküdarlı Yüzbaşı Muhtar Bey, Piyade Zabiti Rusûhî (Atatürk'ün Yaveri), Piyâde Zâbiti Şevket, Haseki Tarlalı Fuad, Mümtaz Kolağası Trabzonlu Rıza, Piyâde Zabiti Dağıstanlı Nuri, Erkân-ı Harp Yüzbaşısı Şerif ve Eyüplü Hüsamettin ve Celal Bayar bulunmaktadır.

Bu isimler, sadece göz önünde bulunanlardır. Daha nice isimler, özellikle de subaylar, teşkilâtın verdiği görevlerle eylemlerde bulunmuşlardır. Bir çoğu, kahramanlık destanları yazarak şehit olmuştur. Örgütü diğer istihbarat örgütlerinde ayıran en önemli özellikleri, devlet yerine direkt Enver Paşa'ya bağlı olması, istihbarat yanında propaganda da yapıyor olması, resmî bir hüviyetinin olmaması, gönüllülerin çeşitli ezoterik kültlerle törenlerle örgüte girmesi (silah, bayrak ve Kurân-ı Kerîm üzerine yemin edilmesi, üyelerden birinin tavsiye etmesi ve kefil olması gerekliliği, gözler bağlı bilinmeyen yerlerde buluşulması vs.), çeteci faaliyetlerde bulunması, yöneticilerinin de etkisiyle Avrupâî bir havaya sahip olması ve üyelerinin çoğunun savaş görmüş subaylar ve çatışmalara girmiş insanlardan oluşmasını sayabiliriz.

Teşkilât-ı Mahsîsâ'nın insan kaynaklarını bedevi mücahitler, Kürt, Çerkez, Laz ve Dürzi aşiretlerden gelen gönüllü müfrezelerle, Araplar ve diğer Mevlevî alaylarından oluşturmaktaydı. Ayrıca Almanlarla çok sıkı ilişkiler içinde olan teşkilâtın bu bağlantısını Kuşçubaşı Eşref ile Teğmen Von Kressenstein gerçekleştiriyordu. Teşkilâtın Enver Paşa'ya bağlı yönetici kadrosunun altında beş birim bulunmaktaydı. Bunlar; Rumeli, Kafkas, Afrika, Trablusgarb ve Vilâyeti Şarkıyye birimleriydi.

Teşkilâtın örgüt şeması şöyledir:

  1. Teşkilat-ı Mahsusa veya Umur-ı Şarkiye Dairesi,
  2. Tercüme ve Telif Şûbesi,
  3. Hindistan, Mısır, Afganistan, Arabistan Şûbesi,
  4. Şark Şûbesi,
  5. Rumeli Şûbesi,
  6. Muhasebe Şûbesi,
  7. Muemelât-ı Zatiye,
  8. Umûr-ı Tanzimiyye,
  9. Kurye Şubesi,
  10. Evrak ve Dosya Şubesi,
  11. Afrikay-ı Şarkî ve Afrikay-ı Garbî Sevkiyat,
  12. Emir Erleri,
  13. Aşçı,
  14. Sevkiyat Erleri

Teşkilâtın gayesi, Müslümanları bir bayrak altında toplamak, tüm Türkleri bir bayrak altında toplamak; yani Panislamizm ve Pantürkizm davasını gerçekleştirmektir. Teşkilât; Fas, Tunus, Cezayir, Trablusgarp, Bingazi Afrika Ortaları, Mısır, Habeşistan, Sudan, Zengibar, Somali, Malay Adaları, Açe Adaları, Belucistan, Rus ve Çin Türkistan'ı, Hive, Kuzey Kafkasya, Azerbaycan, Güney Kafkasya, Moğolistan, Kırım, Arnavutluk, Trakya ve Makedonya gibi bölgelerde yapacağı propaganda ve çeşitli faaliyetlerle Panislamist ve Pantürkist emellerini gerçekleştirmeye çalışmıştır. Bunların içinde en önem verdiği yerler ise; Kafkasya, İran, Arap ülkeleri ve Mısır'dır.

Bilinen Eylemleri:

  1. 1898'de Yeşilköy anıtını bombalamak,
  2. Yakup Cemil'in kendi müfrezesiyle Batum'u alması,
  3. Bâb-ı Alî baskını ve Yakup Cemil'in Sadrazam Nazım Paşayı vurması,
  4. Edirne'nin alınmasında görev alan teşkilât müfrezeleri,
  5. Batı Trakya Cumhuriyeti'ni kurma,
  6. Muhâcirleri Anadolu'ya yerleştirme,
  7. Trablusgarb'a gizlice subaylar gönderme (Enver Paşa, Mustafa Kemal vb),
  8. Arapların örgütlenmesi,
  9. Fetvâlarla cihâd çağrılarının yapılması,
  10. Mısır'daki bedevileri İngilizlere karşı ayaklandırma,
  11. Suriye ve Filistin'deki aşiret beylerini İngilizlere karşı ayaklandırma,
  12. Süveyş kanalına saldırı,
  13. Mekke emiri Şerif Hüseyin'in iknâ çalışmaları (M. Akif Ersoy da katılmıştır)
  14. Fransız gizli servisince tutulan bir kâtilin Fransız konsolosluğundan önemli belgelerle birlikte Ali Münif Bey tarafından çıkartılması,
  15. Arap örgütlerinin Yusuf Şetvan Sâdık Şeyh Sâlih Şerif tarafından ortaya çıkarılması,
  16. Fransa ve Kuveyt'teki gizli Arap zirvelerine sızma,
  17. Eşref Kuşçubaşı ve fedâîlerinin Abdullah'ın kuvvetlerine baskın yapıp yakalanması,
  18. Filistin'de Yahudilere karşı istihbarat çalışmaları,
  19. Türkistan bölgesinde Enver Paşa ve fedâîlerinin bağımsızlık ve turan mücadeleleri...

Ve daha sayamadığımız nice kahramanlıklar yaptı Teşkilât-ı Mahsûsâcılar; karakol cemiyeti üyeleri, Yıldız İstihbaratı, Mete'nin çaşıt denilen ajanları... Özellikle Osmanlı'nın son dönemlerinde bu vatanseverler, alamadıkları maaşlarını annelerine eşlerine çocuklarına ve silah arkadaşlarından şehit düşenlerin ailelerine verilmesi isteğiyle can verdiler. Şimdikiler gibi her başarısızlığı ödeneksizliğe vurup oturmadılar. Ya da başka devletlerden gelen paralar ve techizâtla taşeron işler yapmadılar. Yoku var ettiler. Tek sevdâları vardı; vatan sevdası ve tek korkuları vardı; o da Allah korkusu...






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36853681 ziyaretçi (103020062 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.