Tefekkür Usûlü (Nasıl Tefekkür Etmeli)
 

Tefekkür Usûlü (Nasıl Tefekkür Etmeli)

Buraya en önce açılması gereken başlık neden açılmamış  düşünceden bahsediyoruz..

Birileri düşünmüş taşınmış acaba demiş nasıl tefekkür etmeli, bunu sistematize edebilir miyiz?? Yani fıkıh usulü tefsir usulü gibi Tefekkür Usûlü de çıkarılabilir mi?

Demek istediğim bana formülü verin, ben değişkeni koyayım ve sonucu alayım...

Mesela bir çiçekte tecelli eden esma-i ilahiye..

İşte burada çiçek değişken olacak biz onun yerine istediğimizi koyup tefekkür edebileceğiz...

Benim için çok değerli olan biri bunu formülize etmiş.. Bir hazine yatıyor herken faydalansın.

Geçici Not : Ben bitti diyinceye kadar kimse aralara bir şey yazmasın konu bölünmesin maksadında biraz uzun sürecek gibi..

Bismillah deyip başlayalım..

Bir misal ile başlıyoruz...

METOD-1

1. Eşyanın Kendi Zatına Bakan Ciheti

a) düşmanları, ---> acziyeti ------> Kadir isminin tecellisi -------> Celali
b) ihtiyaçları, ---> fakriyeti -------> Rahman isminin tecellisi-----> Cemali
c) istikametteki kemali, (stability)---> zaafları ---> Kayyum isminin tecellisi------->Kemali

2. Eşyanın Diğer Mahluklara Nispeti, İrtibatı, İntisabı

a) teavun: Diğer mahlukata yardımı, işe yaraması
b) vazifesi: kainat gemisindeki bir mürettebat olarak vazifesi

3. Cenab-ı Hakk'a Bakan Ciheti

a) Uluhiyet- Ubudiyet daireleri arasındaki ilişki...
b) O şeyin duası ibadeti, derdi, sızısı, isteği, iştiyakı, kemale meyli...

Yorum: Bu kısımda gerçekten 3'e ayrılması ve alt başlıklar tam oturmuş.. Eşyanın üç ciheti var biri Sani ine bakar, biri nefsine, biri de zişuura bakar.. Galiba bu düşünülmüş. Bu arada eşya "şeyler" demek yani var olan şeyler, mahluklar. Devamı geliyor.

Şimdi Metot-1 de belirtilen formda bir çiçeğin üzerinden tefekkür yapalım -eminim ne kadar güzel olduğunu anlayacaksınız-

Giriş

Çiçeğimiz, bir dağ başındadır..

1. Çiçeğin Kendi Zatına Bakan Ciheti

a) Düşmanları: Aşırı soğuk, aşırı sıcak, kuraklık, bir hayvanın ezmesi veya yemesi, tabii afetler, rüzgar, karanlık vs.
Bunların hepsi bu çiçekçiğe düşmanken çiçekçik duasını ediyor ve bu duaya icabet oluyor... Cenab-i ErhamurRahimin bu minnacık çiçeği bu hadiselerden korumuş... Çünkü çiçekçik Kudret-i İlahiyeye iltica etmiş...

Ama bütün bu zor şartlar çiçeğin üzerinde Celali olarak tecelli eder... Çiçek de bu Celali tecelliye karşı acziyetini anlar, edebini takınır...

b) İhtiyaçları: Yukarıdaki düşmanlarından korunmak için gereken her şey bu çiçeğin ihtiyacıdır... ılık hava, yağmur, güzellik (zira arıları-böcekleri celp etmesi lazım ki polenlerini her tarafa ulaştırıp nev'i adına bayrağını diksin ve nevi adına ibadet etsin...), güzel koku, uygun toprak şartları, hava şartları, güneş ışığı vs. Bu çiçek bu derece fakirlik içinde iken bütün bunlara sahip olur...

Bütün bunlar için de lisan-ı hal ile fıtrat lehçesinde dua eder... Ve duası kabul olur...
Burada da Cemali tecelliyi görüyoruz...

c) Zaafiyeti: tabi bunları elde etmesi ve düşmanlarından korunması ise temadi ile kemale ulaşır... çiçeğin bu istikamet halinden sapmaya meyilli olması ve tabiat şartlarının bu şekilde düzenlenmiş olması çiçeğin zaafiyetini gösterir...
bunun devamı da Kayyum isminin tecellisine bağlıdır... Bu da Kemali bir tecellidir...

---> Eşyanın kemalinde karar vardır, ve her şey minimum potansiyele gitmeye çalışır. Kararlı (stable) olabilmek için sukutunu ister..

Çiçek bahsinin ilk bölümdeki misali, sadece ama sadece basit ve de herkes tarafından gözlenebilen hadiseler çerçevesinden incelenmiş. Yoksa bunun hücre seviyesinden ve molekül motorlar boyutundan tefekkürü var ki o ciltlerle kitaplara sığmaz tahminimce....

Aynı çiçeğimizin ikinci vechi;

2. Diğer Mahlukatla Olan Münasebeti

a) teavün: -yardımlaşma, dayanışma-
Kullandığı ışık güneşten geliyor..
bulutlar ona yağmur yağdırıyorlar, havayı ılıman tutuyorlar...
kullandığı karbondioksit ise insanlar ve hayvanlar tarafından üretiliyor.. .
toprak ona saksılık ediyor ve minerallerini oradan alıyor...
Nevinin bekası ve yayılması için böceklerin ayaklarına polenlerini takıyor...
rüzgar çoğalmasına yardımcı oluyor...
bütün iç fonksiyonları birlikte hareket edip, fotosentez yapmasına yardımcı oluyorlar vs.

Yani Cenab-i Hakk koca koca güneşleri, bulutları rüzgarları vs. bu ufacık ve minicik çiçeğin etrafında dönderiyor... Ehadi bir tecceli gösteriyor...

b) Vazifesi: Ürettiği oksijen insanlar ve hayvanlar için lazım,
arılar böcekler polenlerini alıyorlar, bal yapıyorlar...
dağın başına öyle güzel bir süs oluyor ki, bakanları hayran bırakıyor...
tabiatın tabii bir parfümü suretinde etrafa mis kokular saçıyorlar...
eceli gelince bir hayvana rızık oluyor veya ölüyor toprağa gübre oluyor... bakterilere rızık oluyor... vs.
hiç israf yok...

Yani diğer mahlukattan yardım aldığı gibi, diğer mahlukata karşı da vazifesini eda ediyor...

3. Cenab-i Hakka bakan ciheti...

a) Uluhiyet-Ubudiyet Daireleri Arasındaki İlişki:
Cenab-ı Hakk, muhabbet-i münezzehi ile çiçeği yaratmış, sevmiş bize de sevdirmiş...
Bir çiçeğin başına melekler görevlendirmiş... çiçeğe öyle bir hal vermiş ki, kendine has hususi bir ibadeti olmuş...
çiçek güzelliğini göstermiş, zira her cemal ve kemal sahibi kendi kemal ve cemalini görmek ve göstermek ister sırrı ile Cemil-i Zülcelal hazretleri kendi cemalini ve kemalini bu çiçekte görür ve gösterir...

çiçeğin her bir fiili, hali, etvarı o çiçeğin ibadetidir...
nefy hali ile Cenab-i Vacib-ul Vucud Hazretlerini ispat eder...
Hem Ubudiyet Dairesinin Reisi'nin (sallallahu Aleyhi vesellem) nurundan yaratıldığı için, O'na müştaktır... (cevher)
Zira Efendimizin mahiyetinden bir parça taşır kendinde ve bu hususiyeti ile Cenab-i Hakka ibadet eder...

b) Çiçeğin duası, ibadeti, derdi, sızısı, isteği, iştiyakı, kemale meyli....

Bir çiçek ki mayası O'ndan alınmış... Elbette ney gibi inleyecek ve aslından iftirakının sızısını duyacak... Ama bu zaten aşk demek... Ve her mahlukta olduğu gibi bu çiçek dahi aşkının iktizası olarak, bir ömür boyu boynu bükük elleri semada, gönlü duada kalacak...

O'na karşı duyduğu aşk ve kendi hiçliği-yokluğu ile O'nun Varlığının Vücudunun bir arada olamaması; Celali bir tecelli olarak ızdırap halini alacak...

Her hali ile sürekli esmasını zikreden bu çiçek, Efendiler Efendisinin -aleyhi ekmelüttehaya- daim hali olan hüznü de kendi üstünde barındıracak...
...

İlk metot bu kadar  Diğerleri kısa yalnız, ya devam edilmemiş ya da ucu açık bırakılmış...

METOD-2

Kainatta bir şeye veya bir hadiseye bakınca şu cihetlerden de tefekkür edebiliriz:

1. Ferd
2. Hayy
3. Kayyum
4. Hakem
5. Adl
6. Kuddüs

METOD-3


Yine aynı şekilde bir hadise veya eşyaya bakınca şu cihetlerden de tefekkür edilebilir:

1. Ehadiyyet
2. Vahidiyyet

Metot-2 de İsm-i Azam var fark ettiyseniz...

İsm-i Azam demek Kainatta her şeyde veya en çok görülen isim demek...

Demek ki neye bakarsak bakalım bu esma penceresinden bakabiliriz...

Bu isimler vesilesi ile mikro alemden astro aleme kadar çok geniş bir aralıkta tefekkür edilebilir...

Küçük bir zeyl;

Bu üç metodun dışında dördüncü metot olarak Evvel-Ahir-Zahir-Batın isimleri penceresinden de bir tefekkür eklenebilir. Bu çok güzel bir tefekkür sistemi...

Mesela bir yazı yazarken, evvelinde fikir, ahirinde tesir, zahirinde belagat, batınında meani...




Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36856736 ziyaretçi (103026021 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.