Toth'un Kitabı
 
Toth'un Kitabı, Book of Thoth

Toth'un Kitabı

Hazırlayan: Akhenaton

Dinler tarihiyle felsefe ve bilim tarihlerinde geriye doğru gidildiğinde ortak bir kutsal şahsiyetten söz edildiği görülür. Değişik gelenek ve kültürlerde farklı isimlerle anılan bu şahsiyet Greko-Latin literatüründe Toth/Thoth ya da Hermes Trismegistos diye şöhret bulmuştur. Bu kişinin felsefe, bilim ve edebiyat tarihlerinde daha çok mitolojik ya da yarı mitolojik niteliklere sahip bir şahsiyet olarak ortaya çıkmasına karşılık dinler tarihinde bir peygamberle özdeşleştirilmesi dikkat çekicidir. Bazı müellifler eski Mısır dinindeki Thoth’u, Mûsevîlik’teki Uhnuh’u, Budizm’deki Buda’yı, Zerdüştîlik’teki Hôşeng’i ve İslâm’daki Hz. İdrîs’i onunla birleştirmişlerdir.

Mısır kaynaklı efsaneye göre Thot güneş tanrısı Horus’un oğludur. Çiçero’ya göre, Argus’u öldüren Merküri adlı bir zat bu olay üzerine Mısır’a kaçmak zorunda kaldı, orada Mısırlılar için kanunlar koydu ve öğütler verdi. Mısırlılar, ona Thoth dediler ve yılın birinci ayını (eylül) onun adıyla andılar. Bu bilgileri Çiçero’dan aktaran Lactantius ayrıca Hermopolis şehrini kuranın da o olduğunu, bu kişinin Eflâtun ve Pisagor’dan çok önce yaşadığını söylemektedir. Roma kaynaklarında yaşadığı dönemle ilgili başka görüşler de vardır.[1] Hiyerografik yazıtlara göre Toth, Tanrı Ptah’ın kalbi ve dilidir ve aynı zamanda onun haberlerinin taşıyıcısıdır (Hermeneutes).[2]

Araştırmacı Schliemann’ın Girit’te bulduğu bir tablette şöyle denilmekteydi:

“Mısırlılar Misar’ın soyundan gelmektedir. Misar tarih Tanrısı Toth’un çocuğuydu Thoth ise bir Atlantis rahibinin göçmen oğluydu. İlk tapınağını Sais’te kurdu ve orada Anavatanının bilgeliğini ve ilimlerini öğretmeye başladı.” [3]

Tanrı Osiris ve eşi İsis’in çocukları olan Horus ve Seth, ayrıcada Sekhmet ve Thoth, Eski Mısır’ın en önemli sağlık tanrıları arasındadır. Yılan şeklinde simgelenen Seth’in, insanlara salgınlar, hastalıklar yolladığına inanılır; papirüslerde, kardeşi Horus’un (şahin başlı olarak simgelenir) gözlerini parçaladığı, Tanrı Toth’un (ibis kuşu, yani mısır turnası olarak simgelenir) da büyü aracılığıyla bunları yeniden iyileştirdiği yazılıdır.[4]

Toth, edindiğimiz bütün Mısır belgelerine göre, Mısır’dan önce gelen insandan daha kutsal bir mitologya kişisidir. Mısır uygarlığının doğuşunun başlangıcında, rahiplerle firavunların elinde başka dünyaların tüm sırlarını kapsamış ve sahiplerine pek büyük güçler vermiş olacak olan belki de bir tomardan ya da bir yığın yapraktan oluşma Toth Kitabı olmuş olacaktı.[3]

Mısır Ölüler Kitabı’nda, şöyle der: "Ben Thoth’um... göğün rehberi, ve dünyanın, ve ölüler diyarının, ve (bütün) ulusların ve halkların yaratıcısı. Söylediğim majik sözcüklerin kudreti aracılığıyla gizli yerlerde olan ona havayı verdim." [5]

Toth hakkında pek çok efsanevî bilgi mevcut olan, farklı kültürlerde Tehuti, Hz. İdris, Enok vs gibi farklı isimlerle anılabilen ve gizli öğretilerin hamisi ve insanoğluna ilk yazı, bilim ve sanatları öğreten kişi olarak betimlenen kişidir.[6] Aşağı Mısır’a yerleşenler, anavatandan Mısır’a yaklaşık 16.000 yıl önce Thoth’un önderliğinde Atlantis’ten gelmişlerdi.[3]

O bir Atlantisliydi ve tüm mesleklerin Tanrı’sıydı. Mısır’ın en eski kitaplarının yazarıydı. Toth’un yazıyı da icat ettiğine inanılıyor. Efsaneye göre Toth, yazıyı bulup, krala gösterdi. Kral ise, yazı yüzünden insanların hafı­zalarını kullanmaktan vazgeçeceklerini söyledi. İnanışa göre Toth’un yazdığı kitaplar, Tanrı’nın kendi el yazısı ile doludur.[7]

Toth, başı bir ibiş kuşunun başı olan bir insan yaratığı olarak tasarlanmıştır.[8] Bilgelik, zaman, akıl ve yazının (hiyerolgif) da temsilcisidir.[9] Elinde bir kamış kalemle parşömen üzerine yazmak için kullanılan o mürekkebin bir paletini tutar. Öteki iki simgesi, ay ve şebektir. En eski geleneğe göre yazıyı bulmuş ve tanrıların bütün toplantılarında yazmanlık etmiştir. Toth, sonradan Hermes ile özdeşleştirilmiştir.[8] İslam mitinde İdris Peygamber, Yahudilerde Hanok denir.[10]

Arasöz: İslâm kültüründe Toth/Hermes ile Hz. İdris arasında irtibat kurulmuştur. İdris kelimesinin “öğrenme ve öğretme” anlamlarına gelen “derese” kökünden türediğini, Eski Mısır’daki Osiris ile İdris kelimeleri arasında ilişki bulunduğunu, İbranice Uhnuh kelimesinin tercümesi olduğunu iddia edenler olmuştur. Ünlü müfessirler Taberi ve Fahreddin er-Râzî, bu irtibatı kuranlar arasında yer almışlardır. Hz. İdris, Kurân-ı Kerîm’de Hz. İsmail ve Hz. Zülkifl gibi peygamberlerden biri olarak zikredilmekte, “sadık bir peygamber olduğu ve yüce bir makama yükseltildiği” haber verilmektedir. Hadislerde Hz. Muhammed’in İdris’le Miraç yolculuğunda semâda karşılaştığı bildirilmekte [11] ; “Eskiden kum üzerine hat çizen (Hattu’r-remil) bir nebi vardı. Kimin hattı onunkine uygun düşerse o isabet etmiş sayılır.” [12] buyrulmaktadır. Remilciler, bu nebinin İdris peygamber olduğunu iddia etmektedirler.[13]

Eflâtun aritmetik, geometri, yazı ve diğer bazı ilimlerin kurucusu olarak Mısır tanrısı Thot’tan bahsetmiştir. Mısırlılar’ın Aa Aa (üç kere büyük) Tehuti şeklinde söyledikleri “mürşid” ya da “öğretmen” anlamına gelen bu ismi Grekler, Hermes Trismegistos tercümesiyle kendi dillerine almışlardır. Bazı Müslüman düşünürler bu üçlü oluşa “hikmet üçgeni” (müselles bi’l-hikme) anlamını verirken bunu nübüvvet, hikmet ve hilâfetin Allah tarafından ona bahşedilmesi diye yorumlarlar. Bazı müellifler ise bundan üç ayrı Hermes bulunduğu anlamını çıkarırlar.[1]

Makedonya’dan getirilip, Milano’da Cosimo de’ Medici’ye verilen 17 ciltlik Grekçe el yazması, Yunanlılar’ın Hermes Trismegistus dediği, Mısır’ın gizli "Thoth Kitabı" bilgisini içeriyordu. Yunan felsefesinin patlayışı ve Mısır’ın antik dini Hermetik inançların etkisinden kaynaklanıyordu, söz konusu tekstin adı Corpus Hermeticum’du. Tekstte, Thoth ve diğer Mısır’lı varlıklar arasında diyaloglar yazılıydı, özellikle de Isis bölümü ilginçti ama bu yazma bilginin tamamının ya da orijinalinin çok azıydı. Göründüğü kadarıyla, Hermetik bilginin ayağı, Plato’nun felsefesi sayesinde yere basmıştır. Hermetikler, evreni ışık-karanlık, iyi-kötü ve ruh-madde olarak görüyorlardı, onların çağdaş versiyonları ise düşünce-beden ikileminin söylevini veriyorlar ve aynı zamanda da gerçek ve ilahi bilgiye ulaşmakla kurtuluşa ulaşacaklarını düşünüyorlar.[14]

Bugün, bilinen bir gerçek var. Dünya üzerinde ilk kez yazı yazanlar Mısırlı rahiplerdir. Papirüs bitkisinin yapraklarını düzleştirip kağıt yapan ilk insanlar da yine onlardır. Fakat tüm bu bilgileri nereden öğrendiler? İşte bu hala bilinmiyor. Ama bu konuya ilişkin bir kitabın adı geçiyor: Toth kitabı. Araştırmacılara göre her şey burada yazılıdır, tüm insanlık bilgisi bu kitaptan okunabilir.[7]

İnanca göre Tanrı Thoth tüm gizli bilgiye sahipti, göğün altında gizli bir yerdeki kemerin ya da sütunların altındaki bilinmeyen bir yerde Thoth’un 36.535 kutsal yazıtı saklıydı. Çok değerli olan bu bilgiler, günü gelince İnsanlığın yararı için kullanılacaktı. Gizli Doktrin’e göre Thoth, Mısır kurulurken görünmüştü.

İlahi Thoth, ilahi yazardı ve bugüne kadar ulaşan dinsel metinlerin kaynağı oydu, hatta bir inanca göre tüm dinsel metinleri çok uzak ve bilinmeyen geçmişte o yazmıştı, zaten eldeki örnekler bizlere metinlerin özellikle vurgusal olarak çok eski çağları işaret ettiğini gösteriyorlar. Kısmen de olsa, kasıtlı bir seçim yapıldığında, antik languistik formlar ya da arkaik deyimler anlaşılabiliyorlar. Mısırlılar geleneksel olarak kendilerin önceki çağların yazı stiline uyum sağlamışlardı. Gerçeğin bir kısmı, Alexandria’lı Clement’in sözünü ettiği 42 kutsal Hermes (Thoth) yazmasında saklı olabilir, bilinen birkaç alıntı coğrafi ve tıbbi bilgilerin yanı sıra rahiplerle ilgili eğitim metodlarını içermektedir. Thoth’un geleneği yani 42 yazma, daha sonra 42 ana hiyeroglife dönüşmüş de olabilir.

Yine Ölüler Kitabı’nda adı geçen "Shu Sütünları" ya da "Tanrıların Yükselen Işığının Sütünları" eş kaynaklarda "Gerçeğin Koridor Kapısının Kuzey ve Güney Sütünları" olarak geçmektedir. Kitabın 125. Bölümünde kutsal giriş yeri tanımlanır, kapı açıldığında kişi tüm negatif yönlerini itiraf etmiştir. Arkaik resimlerde, sütunların birisi beyaz zemin üzerinde siyaha boyanmıştır, ötekisi ise aksine siyah zemin üzerinde beyaza boyalıdır. Burada, zıt güçlerin mutabakatı simgelenirken, ışığın ve karanlığın ebedi dengesi kasdedilir, o zaman gücün doğası görünür olacaktır. Arkaik illustrasyonlara yine Ölüler Kitabı’nın 17. ve 125. bölümlerinde raslanır, bir diğer anlamda Ölüler Kitabı "Per-em-Hru" dünyada keşfedilmiş en eski kitaptır.

Beyaz sütunun genel görünümü, ruhun bedenden tamamen kurtuluşunun resimsel görüntüsüdür, artık ceset mumyalanarak ölülerin yargıcı Osiris’e terk edilebilir, bundan sonra arınmış ruhla buluşacak, güneş yükselecek ve yeniden doğacaktır. Siyah sütün, günahların itiraf edildiği karanlıklar patikasıyken, beyaz sütün ışığın ve iyiliklerin anlatıldığı patikadır. [14]

Mısır’a ilişkin en eski dokümanlar, M.Ö. 2500’e kadar uzandı­ğına göre, Toth kitabı daha da eski olmalı. insanın aklına kopya edilerek yıllar aşmış olduğu gelmekte.[7]

18. yüzyılda Antoine Court de Gebelin adlı bir Fransız gizemci, Tarot’un Mısır büyü tanrısı tarafından tüm bilgileri müritlerine aktarmak için yazdığı simgesel "Thoth Kitabı"nın bir kalıntısı olduğunu iddia etmiştir.[15]

Bazı kaynaklar bu kitabın yalnızca iki sayfa olduğunu iddia ederler; başka kaynaklar ise onun kırk iki kitaptan oluştuğunu ve astroloji, tıp, müzik, din, dünya tarihi de dahil olmak üzere Mısır’ın her tür kutsal bilimini kapsadığını ileri sürerler.[5]

Okunan ve 1968’de Paris’te yayınlanan Turis papirüsünde bu kitaba dair ilk imâ görülür. Bu papirüs, firavuna karşı büyülü bir entrikayı yüzlerine göre yapılmış balmumundan heykeller yoluyla başlıca danışmanlarını olduğu gibi firavunu da büyüyle ortadan kaldırmayı anlatan entrikayı anlatır. Cezalandırma, korkunç olmuştur. Sarayın 40 subayıyla 6 soylu kadını ölüme mahkum olmuş ve öldürülmüştür. Lânetli Toth Kitabı, ilk o zaman yakılmıştır.[8]

Bu kitap, daha sonra Mısır tarihinde II. Ramses’in oğlu Khanuas’ın ellerinde görülüyor. Bir yazıcınınkinden değil de Toth’un kendi elinden çıkan gerçek nüshayı ele geçirmiş olmalıdır. Belgelere göre bu kitap, güneşi yüz yüze görme imkanını veriyormuş. Aralarında anlaşmak için hayvanların kullandıkları gizli yetenekleri yorumlama gücü gösteriyormuş. Yeryüzü, deniz ve gök cisimlerine ilişkin gücü düzenliyormuş. Ölüleri diriltmek ve uzaktan etki yapmak olanağı sağlıyormuş. Tarihi Mısır belgelerinde tüm bunlar detaylıca açıklanmıştır.[8]

 1. Eski Krallığın 12. Hanedan’ndan kalan bir papirüse göre; "Büyük Kral Khufu dedi ki; ’Bilinen söylentilere göre Thoth’un gizli odaları vardır, bunlar nerededir?’ Dedy, cevap verdi; ’Himayenize sığınırım büyük Kral’ım ama yerlerini bilmiyorum.’ Kral yine konuştu; ’Nerede olabilirler?’ Dedy cevap verdi; ’Heliopolis’de ters duran, çakmaktaşından oyulmuş bir geçitten söz edilmektedir, Kralım."

2. Mısır’ın Ölüler Kitab’ndaki bir bölümde ise şöyle denmektedir; "Hermopolis’de yüce Tanrı Thoth’un kutsal ayaklarının altında çok kalın bir Mısır graniti bulunur, onun üzerindeki yazıya göre Tanr’nın mezarı oradadır... Prens Hor-dedef yani Mycerinus, tapınakları teftiş ederken, bu büyülü yeri buldu."

Asklepius metni, Toth kitabından, daha doğrusu içerdiği bilgi­den şöyle söz ediyor:

"Geçmişte atalarımız olan Tanrılar, yaratma sanatını biliyorlardı. Heykeller yaptılar ama onlara can veremediler. Kitaptaki bilgilerle, şeytanlar ve meleklerin ruhlarını çağırıp, bu heykellere yerleştirdiler. Böylece bu heykeller canlanıp, iyilik ve kötülük güçlerini kazandılar. Bu bilginin kökeni, Mısır’dan önceki büyük bir uygarlığa kadar uzanır. Onlar Libya’nın ötesindeki bir yerde yaşıyorlardı. Asklepius’a göre bu uygarlık, olsa olsa Atlantis’tir. Yani Toth bilgilerinin kaynağı, Atlantislilerdir."

Toth metinleri, 5. yüzyıldan bu yana birçok kez çeşitli eserlerde vurgulandı. Engizisyon, 30 kez Toth kitabını yaktığını belirtti ve kitap sahiplerinin başlarına çok kötü olaylar geldi. Fakat hiçbir zaman kitabın tamamı ya da aslını elinde bulunduran kimse bulunamadı. Öyleyse, bu gizli metinler nasıl yayılıyordu?

Aslında Toth kitabı, insana kişisel gayretlerle üstün bilinç kazandırıyor ama okuyucu yalnız başına böyle bir işe kalkışmamalıdır. Çünkü çok tehlikeli sonuçlar görülebilir. Öyle ki, bu iddialara göre, yöntemi ancak özellikli ve etkileyici kişiler öğretebilir. Öyleyse, bu garip kitap, eğer bir yerlerde hala duruyorsa, onu bilinçsizce ve bilgisizce eline alacaklar için tehlikeli olacaktır. Kitap nerede?: Gizemli kitaplar içerisinde Toth kitabının önemi büyük. Ama, bir farkı var. Kitabın sadece adı ve ünü var.

Birçok eski kaynakta ise birkaç satırlık metinler görülüyor. Bunların Toth kitabından alındıkları söyleniyor. Eğer, bu gizemli kitap ortada olsaydı ne olurdu? Üzerine efsaneler kurulan birçok benzeri kitap gibi özel bir koleksiyonun ya da bir müze-kitaplığın bir parçası mı olurdu? Yoksa, akıl almaz gücünü kullanıp, insanlığı mı etkilerdi? [14]

Bir diğer bilgiye göre Toth, kitabını kendi eliyle yakmış. Böylece kötülüğü uzaklaştırdığına inanıyordu.[7]

Tarih, bu kitapların varlığını destekliyor. Ama, onların nasıl ve niçin kullanıldıklarını belirtmiyor. Bir diğer bilinmeyen önemli nokta, Toth kitabının iyiye mi, yoksa kötüye mi yönelik yazıldığıdır. Bu sorunun cevabını vermek pek güç değil. Kitap ne içerirse içersin, kişinin ahlaki yapısının ve arzularının etkisi, böyle bir kitabı yönlendirebilir. Kim bilir, belki de Toth kita­bının bir kopyası bir sahafta yıllardır bekleyip duruyordur. Ta ki, bilen ve anlayan bir alıcı çıkıncaya kadar.[7]

Böyle bir kitap, kuşkusuz dayanılmaz bir tehlikedir. Khanuas, gerçek kitabı yakıyor ya da yaktığını ileri sürüyor. Aynı metin bu ateşten doğma kitabın ateşle (yakarak) yok olamayacağını söylediğinden, serüven öyleyse çelişkilidir. Ama bu "yok olma" gerçekleştiyse bile, ancak geçicidir. Kitap, Metternich dikilitaşının. Mehmet Ali Paşa’ca Metternich’e sunulmuş olduğundan böyle anılan dikilitaşın üzerindeki yazıtlarda yine ortaya çıkıyor. Bu dikilitaş 1828’de bulunmuş olup M. Ö. 360‘dan kalmadır. Mısır tarihi bakımından, bu, öyleyse yeni bir belgedir. Ayrıca bu dikilitaşın akreplerin ısırmasına, güçlükle kanıtlanabilen etkiye karşı, Avusturya’da az bulunan akrepleri koruduğu görülüyor. Bu dikilitaş, her halde üç yüzü aşkın tanrıyı, içlerinde başka yıldızların çevresinde dolanan gezegenlerin tanrılarını da temsil ediyor.[8]

Kaynaklar

[1] Mahmut Erol Kılıç, "Hermes" maddesi, Diyanet İslam Ansiklopedisi, cilt:17, s.228.
[2] Mahmud Erol Kılıç, "Ebu’l-Hukemâ: Hikmetin Atası", Divan, 1998/2, s.4.
[3] Gülfer Ülgentay, "Mısırlıların Kökeni", Ruhsal Araştırmalar Bülteni, İzmir Ruhsal Araştırmalar Derneği, Aralık 2011 Yıl: 1 Sayı: 11.
[4] Aylin Tandoğan, "Hastane Yatan Hasta Katlarının İç Mekan Analizi" (yüksek lisans tezi), Çukurova Üniversitesi, İç Mimarlık Anasanat Dalı, Adana 2012, s.8.
[5] http://astropsikoloji.top/haberler/488/irfan-tanrisi-toth.html
[6] Dr. Ayten Aydın, "Ömer Şifaî’nin Mürşid el-Muhtar fî İlm el-Esrâr Adlı Eserinde Simya", Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi, Felsefe Bölümü, Bilim Tarihi Anabilim Dalı, Ankara, s.8.
[7] http://ercan-bas.blogcu.com/misir-tanrisi-toth-ve-onun-gizemli-kitabi/9203932
[8] Jacques Bergier, "Lanetli Kitaplar", Ruh ve Madde Yayınları, çev. Vedat Gülşen Üretürk, İstanbul 1981, s.11-13.
[9] Sudo Dergisi, yıl: 2, sayı:23, Ağustos 2010.
[10] Süha Demirel, "Kemal Çayan: Başlangıç".
[11] Buhârî, “Salat” 1; “Enbiya”, 4-5.
[12] Müslim, “Selâm”, 121; Ebû Dâvûd, “Tıb”, 23
[13] Prof. Dr. İlyas Çelebi, "Hermetizmin İslâm Kültürüne Girişi ve Etkileri", Gnostik Akımlar ve Okültizm Sempozyumu 25-27 Mayıs 2012- Malatya, s.19.
[14] http://platoni.blogcu.com/hermeteizm-ve-thoth-kitabi-gizemli-kitaplar/3403459
[15] http://aysavascisi.com/forum/dosya/10245-taraot-un-ic-yuzu.pdf




Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36822839 ziyaretçi (102967589 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.