Tutankamon'un Laneti
 

Tutankamon

Tutankamon'un Laneti

Mezarında inanılmaz bir zenginlik bulunduğu halde Tutankhamon (MÖ: 1361-1352), hâlâ hakkında en az bilgi bulunan firavundur. Tahta çıkma hakkını, ünlü Kral Akhenaton (MÖ.1379-1362) ile Kraliçe Nefertiti'nin kızı Prenses Ankhesenpaaten'le evlenerek elde etmişti. Tutankhamon'un ebeveyninin kimler olduğu konusunda, bazı uzmanlar bu firavunun ,"Akhennaton'un Nefertiti dışında bir kadından olan oğlu" tezini ileri sürüyorlar. Bazı uzmanlara göre de Tutankhamon,Akhenaton'un babası III: Amenofis'in (MÖ.1417-1379) birinci karısı Tiy'den doğmuştu. Kesin olan, Tutankhamon'un III.Amenofis ve Akhenaton'la akraba ve soylu olduğudur. Dokuz yaşında tahta çıkan ve adı 12 yaşına kadar "Tutankhaten" (Güneş Tanrısı Amon'un yaşayan temsilcisi) olan Tutankhamon, krallar arası savaşların en yoğun olduğu dönemde doğmuştu. Kralların fethettikleri toprakların genişlediği ve komşu ülkelerden de altının ülkeye aktığı bu dönemde Mısır,dünyanın en zengin ülkesiydi. Firavun, vaktini daha çok yönetimin bulunduğu Memphis'te geçiriyordu ama Mısır'ın başkenti Teb Şehriydi. Tutankhamon'un tahta çıktığı sırada Mısır'ın bütün tapınakları bakımsızlıktan kırılıyordu.

Yönetimdeki karışıkların önü alınamıyor, Suriye'ye düşmanla çarpışmaya giden ordu sürekli yeniliyordu. Tutankhamon ,"babası" Amon'un Ptah'ın ve diğer tanrıların altın heykellerini yaptırdı. Çözülmüş olan rahiplik kurumlarını düzenledi, tapınakların hazinelerine büyük bağışlar yaptı. Akhenaton, Güneş Tanrısı Aton'a bağlı tek tanrılı bir düzen kurdu ve Mısır'lıları diğer tanrıları bırakmaları için zorladı. Başkenti Teb'den, Akhenaton (şimdiki el-Amarna)'ya taşıdı. Firavun, Akhenaton'un tersine "Eski Rejim"i canlandırdı ve III. Amenofis zamanında bitirilmemiş olan anıtların tamamlanması işine girişti. Bu işlerin arasında Luxor tapınağı da vardır. Bugün, Tutankhamon'un tahtta kaldığı dokuz yıl boyunca askerî bir harekata katılmadığı düşünülüyor. Sadece keşif için General Horemhem komutasında Filistin'e ve Lübnan'a asker gönderdiği sanılıyor.

ein Bild

Tutankhamon, 19 yaşındayken aniden öldüğü için geride vasiyet bırakmamıştır. Kafatasında, sol kulağın arkasında tahribat bulunduğu için, ölümünün bir kaza sonrasında olduğu sanılıyor. Ancak, şu anki Mısır bilimcilerin ürettiği senaryolara göre Tutankhamon'un generali Horemheb, iktidarı ele geçirmek için Tutankhamon'un kafasının arkasına sert bir cisim ile vurmuş ve ölümüne neden olmuştu.

Mezarının yanında bulunan iki küçük tabuttaki ölü doğmuş bebeklerin , Tutankhamon'la çok sevdiği eşi Ankesenamun'un çocukları olduğu sanılıyor. Bunun yanı sıra hayvan mumyaları da bulunmuştur. Tutankhamon'un mezarında bulunan lambada ise, günışığı ile görülmeyen; ancak zifîrî karanlıkta ikisinin burun buruna figürleri bulunmaktadır. Tutankhamon'un ölümünden sonra, tahta çıkan General Horemheb,Tutankhamon'un tapınaklarını kendisine aldığı gibi, onun adını da unutturmak istemiş; ama bilinmeyen bir nedenle Tutankhamon'un lahdine dokunmamıştı.

Kanaatimce, kendisinin işlediği cinayeti -dikkat çekmemek üzere- örtbas yöntemlerinden biriydi. İşte bu lahit, 1922 yılında Lord Carnarvaon ve Howard Carter adlı iki İngiliz ejiptolog tarafından bulundu. Tam 3000 yıl sonra Horemheb'e ilginç bir oyun oynamış, sonunda Tutankhamon yine üne kavuşmuştu.

Altta okuyacağınız bölüm ise, "Tutankhamon'un bir lanet perdesi ile mezarını koruduğu" sorusunu sizlere soracaktır:

ein Bild

TUTANKHAMON'UN LANETİ

Eski Mısır Uygarlığı, büyük, ilgi çeken gizemini sürdürüyor. Kazılar, arkeoloji araştırmaları sürdükçe ortaya yeni bilgiler çıkıyor. Bulunan her yeni kalıntı, bilinenleri değil, bilinmeyenleri çoğaltıyor sanki. Mısır'da yaşanan en ilginç olaylardan biri de Firavun Tutankhamon'un mezarının açılmasıyla ilgiliydi. Her şey, Carnavon Lordu'nun ölümüyle başladı.

ein Bild

İNGİLTERE'DE BİR CENAZE TÖRENİ

1923 yılının 30 Nisan günü İngiltere'nin Hampshire bölgesinde, Beacon Tepesi'nde, sade bir cenaze töreni düzenlendi.Törene katılanlar heyecanlıydılar. Çünkü toprağa vermek üzere oldukları Carnarvon Lordu George Edward Stanhope, gizemli bir biçimde öldürülmüştü. 3000 yıllık lanet… Herkes, Lord'un Eski Mısır'ın 18. Sülale firavunlarından Tutankhamon'un lanetine uğradığına inanıyordu. Lord, bu firavunun mezarının açılması için para harcamış ve bizzat kazılara katılmıştı.  Carnavon Lordu'nun ölümünü başka ölümler izledi. Tutankhamon'un mezarına girip çıkan ya da bu işe karışan birçok insan, anlaşılmaz bir biçimde yaşamını yitiriyordu. Firavun Tutankhamon öleli, 3000 yıldan uzun süre geçmişti.Yani, 3000 yıl sonrasına uzanan bir lanetten söz ediliyordu…

ein Bild

LORD, MISIR'A GİDİYOR

Bu esrarengiz "mezar açma" olayını aydınlatabilmek için ise, Carnarvon Lordu'nun Mısır'a gidişinden başlamak gerekiyor. Parası bol, yapacak işi pek olmayan İngiliz soylusu Carnarvon Lordu, dünyayı dolaşıyor, keyfine göre yaşıyorken,1901 yılında Almanya'da Bad Schwalbach kaplıcalarında bulunduğu sırada bir araba kazası geçirdi. Göğsü, çok kötü zedelendi. İngiltere'ye döndü.

Soluk almakta güçlük çekiyordu. Bir süre tedavi gördükten sonra iyileşti. Ama özel doktoru ona tedbirli davranmasını tavsiye etti. Özellikle kış mevsimlerini soğuk İngiltere yerine, ılıman ve kuru bir iklimin egemen olduğu ülkelerde geçirmeliydi. O günlerde Mısır, Avrupalılar için çok gözde bir ziyaret yeriydi. Lüks oteller ve tarihsel kalıntılar, çok sayıda turisti buraya çekiyordu. Özellikle Krallar Vadisi denilen yerde yapılan kazılara Lord büyük ilgi duydu.

ein Bild

ARKEOLOG CARTER

Carnarvon Lordu, Mısır'da kısa sürede eski sağlığına kavuştu. Ama Mısır'dan bir türlü kopamadı. Sanki bir şey, onu dürtüyordu. Eski Mısır uygarlığını incelemeye başladı. Yapılan kazıları izlemeye koyuldu ve birgün bizzat kendisi bu kazılara katıldı. 1907 yılında yine Mısır'dayken yurttaşlarından arkeolog Harold Carter'le tanıştı ve onu kendisine danışman yaptı. Carter, 33 yaşındaydı ve 17 yaşından beri Mısır'daydı. Birçok kazıda bulunmuş, ünlü arkeologlara yardımcılık yapmıştı. Tarihî Kalıntılar Servisi'nde çalışmış ve Krallar Vadisi'ndeki kazıları denetlemişti; ama Mısır yetkilileriyle arasında anlaşmazlık çıkınca, görevinden istifa etmişti.

Carnarvon Lordu kendisine rastladığı sırada, manzara ressamlığı yaparak hayatını kazanmaktaydı.O da nedense bir türlü Mısır'dan ayrılamıyordu. Carnarvon Lordu, ona yılda 400 İngiliz Sterlini ücret ödemeye başladı. Mısır'da mezar demek, hazine demekti. Çünkü eski Mısırlılar, ölülerini öbür dünyaya en değerli hazineleriyle birlikte gömerek uğurlardı. Lord, bulunacak bir hazine ile Carter'e ödediği parayı kat kat çıkaracağına inanıyordu.

 Arkeolog Carter, Carnarvon Lordu'nun parasıyla 15 yıl boyunca kazılar yaptı. Birinci Dünya Savaşı sırasında bile araştırmalarını sürdürdü. Bazen çok ilgi çekici bir mezar bulduğu oluyordu; ama yapılan masrafı karşılayacak bir tarihsel yapıt ya da hazine ortaya çıkmıyordu. 1922'de Lord, İngiltere'deyken Carter'e bir mektup yazarak, aralarındaki anlaşmayı iptal etmek istediğini bildirdi. Oysa Carter, o sıralarda önemli bir mezarın izi üstündeydi. İngiltere'ye gidip Lord'u kazıların sürdürülmesine ikna etmeyi başardı. Ekim ayında Mısır'a döndü. Kazıların yapıldığı Luksor bölgesine yerleşti. Kendisine şans getirmesi için bir kanarya satın aldı…

ein Bild

CARTER, MEZARIN İZİNDE

1 Kasım 1922'de o güne kadar hiç kazılmamış bir hektarlık bir üçgende çalışmalara başlayan Carter, 4 Kasım'da çökmüş bir merdiven girişi buldu. Bir gün sonra ise, bu girişin olduğunu kesin biçimde anlamıştı. İngiltere'ye telgraf çekmesi üstüne Lord, kızı Lady Evelyn ile birlikte Mısır'a gelerek bizzat kazılara katılmaya başladı. 26 Kasım'da, yaptıkları kazının bütün molozlarını temizlemişlerdi. Ardından sanki içeriden kilitlenmişçesine kapalı duran bir kapıyı açmayı başardılar. İçeri ilk giren Carter oldu. Gördükleri karşısında adeta dili tutuldu. Bu çok odalı mezarın giriş odası bile hazinelerle doluydu.

LORD, OLAYI THE TIMES'E SATIYOR

Lord, o ana kadar harcamış olduğu paraları çıkarmak istiyordu. Mezardan ne kadar değerli şeyler çıkarsa çıksın, onlara sahip olması olanaksızdı. Çünkü Mısır hükümeti, kazıyı denetliyordu. Lord, mezarla ilgili bilgileri The Times gazetesine para karşılığı sattı. Böylece İngiliz okurlar, kazı sırasında olan biten her şeyi günü gününe izlemeye başladılar.

ein Bild

TUTANKHAMON'LA BULUŞMA

Lord Carter, Lord'un kızı Lady Evelyn ve Carter'in yardımcısı,Arthur Callender ile birlikte bir gece mezarın ana bölümüne girmeyi başardılar. Tümü, gördüklerinin gerçek olup olmadığından kuşkuya düştüler. Her şey altındandı. Firavun'un mumyasının koskocaman bir altın sandukanın içinde olduğu anlaşılıyordu. Duvarlarda altın çerçeveli resimler vardı. Bunlar da firavunun ailesine aitti.Tanrı Osiris'i sembolize eden parlak, cilalı altın bir mask da duvarda asılıydı. Carter ve Lord, ne bulduklarını biliyordu. Bu mezar, 18. Sülale krallarından Tutankhamon'undu.Tutankhamon, M.Ö 1346-1339 arasında bir tarihte ölmüş,o tarihten bu yana mezar hiç açılmamıştı.Varlığı bile bilinmiyordu.. Carnarvon Lordu, bulduklarını bütün dünyaya ilan etti. Kazı sırasında çıkan bütün molozlar temizledikten sonra resmî açılış yapıldı. Gazeteciler, fotoğraflar çektiler. Olay, bütün dünyaya duyuruldu.

"ÖLÜM GELECEK…"

Kazılar devam ederken ilgi çekici bir şey olmuştu. Bütün vaktini kazı terinde geçiren Carter, kaldığı eve pek uğramıyordu.Oraya nasıl geldiği bilinmeyen bir kobra yılanı evine girmiş ve Carter'in kafeste yaşayan uğurlu kanaryasını yiyivermişti. Kazılarda çalışan Mısır'lı işçiler, inançlı kişilerdi. Bu olayı duyunca çok heyecanlandılar. Bunu bir uğursuzluk belirtisi olarak kabul ettiler. Çünkü kobra yılanı, Mısır hükümdarlığının simgesiydi ve Tanrıça Vadeet tarafından korunduğuna inanılan bir hayvandı. İşçiler, aralarında olayı şöyle yorumladılar: "Yakında ölüm gelecek…"

TURİSTLER, MISIR'A AKIN EDİYOR

Tutankhamon'un mezarı, dünyada büyük ilgi gördü. Mısır'daki meraklılar yetmiyormuş gibi binlerce Avrupalı turist, Mısır'a akın etmeye başladı. Mezarın girişine her gün binlerce insan geliyordu. Arkeologlar, bilim adamları, kâşifler, mezarı ve hazineleri görmek için birbirlerini eziyordu. Bâzı serserilerin olay çıkardığı da oluyordu… Firavun Tutankhamon'un 3000 yılını aşkın bir zamandan beri süren "ebedî istirahatı"na son verilmişti.

LORD İLE CARTER'İN ARASI AÇILIYOR

Carnarvon Lordu ve Carter'in mezarı buldukları anda duydukları sevinç, bütünüyle yok olmuştu. İkisi de çok sinirliydiler. Mısır hükümeti'yle olan ilişkileri bozulmuştu. Carter, mezarda bulunan eşyaları kaydetmek için günlerce çok kötü koşullar altında çalıştı. Bir akşam, Carnarvon Lordu ile bir araya geldi ve aralarında çok şiddetli bir kavga çıktı. Lord, İngiltere'ye gitti.

1923 Şubat'ında Lord'un sağlık durumu bozuldu.Anlaşılmaz bir biçimde dişleri döküldü. Ateşi, bir yükseliyor bir düşüyordu. Mart ayı başında Mısır'a döndü ve bir süre için durumu düzeldi. Ama daha sonra yeniden kötüleşmeye başladı. Ailesi, Mısır'a geldi hemen. 26 Mart günü, Carnarvon Lordu'nda kan zehirlenmesi olduğu resmen açıklandı. 4 Nisan günü Kahire'de, Continental Svoy Oteli'nde komadaydı. Ertesi sabah saat 2'de, tüm hastalığı boyunca yanından ayrılmayan İngiliz hasta bakıcı , Carnarvon Lordu'nun öldüğünü bildirdi.

Tam o anda oteldeki ışıklar titredi ve söndü. Otelin penceresinden dışarı bakanlar, bütün Kahire'de elektriklerin kesildiğini gördüler. Kentte elektrik kesintileri çok sık olmakla birlikte, Lord'un öldüğü andaki arıza için hiçbir açıklamada bulunulmadı. Aynı saatlerde Lord'un İngiltere'deki şatosunda bulunan İskoçyalı kahya da dehşet içinde irkildi. Lord'un köpeği, titriyor ve uluyordu. Biraz sonra o da öldü.

ein Bild

"MEZARA DOKUNANA ÖLÜM…"

Lord'un ölümü, bütün dünyada şok etkisi uyandırdı. Gazeteler, Firavun Tutankhamon'un mezarında bulunmuş yazılardan söz ediyorlardı. Eski Mısır yazısıyla yazılmış olan bu yazılardan biri, şöyle diyordu:

"Mezara dokunanlara ölüm gelecektir."

Bazıları da mezarda başka uyarıların bulunduğunu ileri sürdüler. Bunlardan biri, şöyleydi:

"Ölüm, firavunların huzurunu bozanı, kanatlarıyla katledecektir."

Arkeolog Carter ise, Tutankhamon'un mezarında bu türden bir lanetin bulunmadığını söyledi. Onu rahatsız eden bir tek şey vardı. Mezarın altın sandukasının önünde bir lamba bulmuştu. Bu lambanın üstünde şöyle yazıyordu:

"Gizli odaya girilmesini önleyeceğim. Benim görevim, ölüyü korumak."

GİZEMLİ ÖLÜMLER

Firavun Tutankhamon'un mezarını ziyaret eden arkeolog ve turistlerden bazıları da kısa bir süre sonra hastalanarak öldüler. Mezarın iç odalarından birinin açılışında bulunan kişilerden biri olan James Henry Breasted, ateşli bir hastalığa yakalandıysa da mezarda çalışmayı sürdürdü. 70 yaşına kadar, yani 12 yıl daha yaşadı. Amerikalı Milyarder George Jay Gould, mezarı ziyaret ettiği gün ateşlenerek aniden öldü. Arkeolog Carter'in yardımcılarından biri olan A. C. Mace, ateş nöbetlerine tutulunca işi bıraktı ve 1928'de öldü. Bir başka yardımcısı Richard Bethell, 45 yaşında kan dolaşımı yetersizliğinden (!) öldü.

Bütün bu ölümler, mâkul ve doğal nedenlerle açıklanabilir mi?Havalanan tozda bakteriler olduğu ileri sürüldüyse de, bilim adamı Alfred Lucas, bazı bakteri örneklerini inceledi. Bunlardan bir tanesi dışında aşağı yukarı tümünün zararsız olduğunu açıkladı. Bir süre, mezar duvarlarını kaplayan mantarın bir alerjiye neden olduğu sanıldı. Ama bu konuda da bir kanıt getirilemedi. Eski Mısır'lıların çok etkili zehirler ürettikleri biliniyordu. Açılan tüm mezarlarda böyle zehirler arandı.Ama bulunmadı…

ÖLÜMLERİN ARKASI KESİLMİYOR

Firavun Tutankhamon'un mezarına ilgi gösterildikçe, ölümler de sürüp gidiyordu. Kahire'de Carnarvon Lordu'na bakan İngiliz hemşire, 1926 yılında (28 yaşında) doğum yaparken öldü. New York'taki Metropolitan Sanat Müzesi'nin temsilcisi Herbert Winlock, Mısır'a geldi. Firavun Tutankhamon'un mezarı yüzünden öldüğü sanılan insanların bir listesini yaptı. Kahire Üniversitesi'nden Dr. İzzettin Taha, yıllar sonra konuyla bilimsel olarak ilgilendi.

Arkeologların ve müzelerde çalışanların ciğerlerinde mantar hastalıkları olduğunu buldu. Eski mezarlara girmiş olanların da bu hastalıktan ölmüş olabileceğini ileri sürdü. Kısa bir süre sonra Kahire 'den Süveyş'e giderken düz yolda kullandığı araba, karşı yönden gelen bir arabayla çarpıştı. Yapılan otopside Dr. Taha'nın çarpışmadan saniyeler önce solunum yetersizliğinden öldüğü ortaya çıktı… Tutankhamon'un mezarının kalıntılarının 1972'de Londra'da ve daha sonra da Amerika'da sergilenmesinde de gizemli ölümler meydana geldi. Bunlardan en üzücü olanı, Mısır Eski eserler Bölümü Müdürü Dr. Gamaleddin Mehrez'in ölümüydü. Mehrez,bütün bu gizemli ölümlerin, kuşkusuz kişiyi tedirgin edebileceğini, ama lânete kesinlikle inanılmaması gerektiğini söylemişti.

"Bakın bana!" demişti. "Bütün yaşamım boyunca mezarlar ve mumyalarla uğraştım. Bütün bunların bir rastlantı olduğunun en büyük kanıtıyım." Bu sözlerin üzerinden dört hafta sonra, sergilenecek.eserler Londra yolundayken, 52  yaşında öldü.

ein Bild

LANET DEVAM EDİYOR

Sergilenecek eserleri Londra'ya götüren RAF uçağının baş teknisyeni  Lansdown, bilinmeyen bir nedenle Tutankhamon'un ölüm maskesinin bulunduğu kutuyu tekmelemişti.İki yıl sonra aynı bacağı garip bir kazada kırıldı. Mürettebattan başka kişiler de beklenmedik şekilde öldüler. Başka bir olay da ,1980'de "Kral Tutankhamon'un Laneti " adlı TV filminin çekimi sırasında ortaya çıktı.

Mısır'da çekimin birinci günü, tahıl yüklü bir araba bilinmedik bir nedenle devrildi ve filmin yıldızı Lan McShane'in bacağının 10 yerden kırılmasına neden oldu. Lan McShane'nin yerini Robin Ellis aldı, ancak başka yıldızlar, yapıma katılma teklifini reddettiler. Belki de Tutankhamon'un laneti, bir hileden ibaretti. Belki de halkın inançları, böyle bir olayı yaratmıştı. Ya da ,Tutankhamon, mezarında rahatsız edilmeden bırakılmalıydı.





Bu sayfa hakkındaki son yorum:
Yorumu gönderen: kemal , 22.11.2016, 19:10 (UTC):
Kazıda çalışanların yada lahitle bir şekilde temasta bulunanların yakınında olanların ölüm nedeni uranyum tozudur. Uranyumun radyosyon ve ışıma etkisi bilinmediği tarihlerde eski mısırlılar bunu biliyordu. Bu nedenle girilmesini istemedikleri yerlere uranyum tozu serptiler. Uranyumun fiziksel yarı ömrü çok dur. 4.468 milyar yıldır. Uranyum bir insanı nasıl öldürür: 1) Nüklüer silahlarda kullanılırsa 2) Yutulursa (Çünkü zehirlidir) 3) Teneffüs edilirse. Çünkü uranyumdan gelen alfa ışınları akciğer alveollerini yok eder. 4) Işıma yapan uranyumla temas sonrası. Nitekim araştırmacıların çoğu solunum yolu sorunları nedeniyle ölmüş bir kısmıda uranyum ışınlarına maruz kaldıklarından kemik kanserinden ölmüştür. Tabi kazının yapıldığı tarihlerde bunlar bilinmiyordu. Olay bu nedenle esrarengiz görüldü...

Yorumu gönderen: bukez, 20.09.2016, 13:46 (UTC):
cinayet olduğu için anlaşılması istenmemiştir bu yüzdende lanetli olduğu kanısına varılsın diye zehi tanısına başvurulmuş olabilirler.

Yorumu gönderen: Günay Kahveci , 04.09.2016, 18:33 (UTC):
Merhaba Arkadaşlar şu an NGC de bekgeselini izliyorum. Çok çekici program yetişen kazanır . Dr. Tarık tevfik. Çalışmalar hakkında bilgi sahibi

Yorumu gönderen: mert (defineci), 26.08.2016, 11:37 (UTC):
Aekadaşlar yazılanların gerçek olma ihtimali çok yüksek .Olay lanet değil ama büyü...İnsanlığın oluşundan bu yana var olan bir gerek BÜYÜ. Ve eski mezarlarda yılların birrikimi olan bir gaz vardır zamanla beyne ve ciğerlere hasar vererek insanı kuşkusuz ölüme götürür..

Yorumu gönderen: recoş, 11.08.2016, 10:47 (UTC):
Şu anda Chrıstın JACQ nun son sor tutankamon kitabını okuyorum. Bununla ilgili bazı bölümler var...

Yorumu gönderen: Ece Türk, 25.07.2016, 20:06 (UTC):
Bu lanetlere inanmayanlar Kuran-ı kerim de firavun ve lanetleri hakkında 143 ayet bulunur.Belki bu ölümler firavunların laneti değildir???

Yorumu gönderen: berar7, 14.05.2016, 08:49 (UTC):
doğru

Yorumu gönderen: Deniz, 14.04.2016, 10:41 (UTC):
Abi hastanede işi gücü bıraktım yaklaşık 1 haftadır Tutankamon'u araştırıyorum yaa :D
Herkes kafasına göre bişiler yazmış :D
Lanet gerçek olabilir çünkü o zamanlarda büyücüler vardı aynı zamanda Hz. Musa ve Tutankamon'un alakası yok abi o başka bi firavun :D:dD
Tutankamon'dan çok etkilendim ya akraba evliliği sonucu doğmuş olmasına rağmen bence çok iyi tipi var :DDDDDDD
Sanal ortamda yüzünü ve vücudunu yapmışlar neredeyse sevgilimi terk edip platonik olarak milattan önce yaşamış birine aşık olacam :D:d:dD:DDd

Yorumu gönderen: Ece, 07.04.2016, 12:48 (UTC):
Çokkkkk güüüüüüzell !!!

Yorumu gönderen: Nil, 18.03.2016, 18:41 (UTC):
ilk başlarda tutankamonun başına darbe alarak öldüğü sanılmıştır ama ardından ölümün nedenini başka bir sepeb yüzünden olduğu anlaşıldı.tutankamon hakkında bir dizi var 6 bölümlük.orda tutankamon kız kardeşiyle evleniyor.çünkü onların ailesi hep kardeşleri veya kuzenleri ile evlenirmiş.sebebi ise başka bir insanın kanının kendi kanına gelmesi istenilmemesidir.ve tutankamonun anne ve babası kardeş olduğu için genetik bir hastalık yüzünden öldüğü söylenilmiştir.yazının hepsini okumadım belki buda yazabilir tam olarak bilmiyorum.

Yorumu gönderen: İbrahim, 20.01.2016, 22:43 (UTC):
İnsanlar firavun zamanında yada daha önce sinde savaştan kaçtık ları için değerli eşyalarını saklayacak bi yer belirler ler bazı büyük hazine ler de ise muhakkak ki büyü ile korumuştur .yani böyle bir büyü fazla abartılmış gibime geldi evet büyü var diye biliyorum ama bu kadar insanı öldürecek kadar salgın bir büyü den bahsediyor sunuz

Yorumu gönderen: Ege, 02.01.2016, 18:26 (UTC):
Etkili hikaye nekadar doğru bilemem ama eksik birseyler kesin vardir

Yorumu gönderen: Oben, 31.07.2015, 13:30 (UTC):
BU hikayede bir enayilik var. Çünkü Tutankamun öldükten sonra yerine tahta Vezir AY gecti. General degil.

Yorumu gönderen: Beyza Nur, 13.06.2015, 16:54 (UTC):
Bunu odada tek başıma okudum ve nedense ben okurken eşyalardan garip garip sesler gelmeye başladı.

Yorumu gönderen: lolo, 20.04.2015, 05:50 (UTC):
abi mütiş bi efsane bayılıyorum bu tür şeylere bu kadar ilginç bir olay bu fravun hakkında en az şey bilinene firavunsa diğerleri hakkında neler vardır kim bilir:)))))

Yorumu gönderen: bal, 11.04.2015, 09:04 (UTC):
Arkeolog Carter bu hazinelerden hiçbir zaman faydalanamadı ve sefil bir şekilde hayatını kaybetti.Zaten faydalanması da imkânsızdı çünkü tüm dünyanın gözü oradaydı.Carter' ın cenazes inde bile sadece iki üç kişinin hazır bulunduğu söylenir.

Yorumu gönderen: sadık, 13.03.2015, 22:41 (UTC):
yaw zaten adam allahın düşmani ne laneti ya

Yorumu gönderen: Celcius, 24.02.2015, 23:52 (UTC):
Yahu Zeynep biraz okuyun be kardeşim. Hz Musa ile Tuthankamonun ilgisi ne. Illa birşeylere Bağlantı kuracaksan luksor neresidir, krallar vadisi neresidir, Giza piramitleri neresidir 18. Sülale ne zaman yaşamıştır. Duygu defteri nedir onu da pek anlayamadım. Radyoaktif kimyasalların yarılanma ömrünü düşünürsek 3 bin yıllık zehir neden Olmasın olabilirde.

Yorumu gönderen: Zeynep Berra, 03.02.2015, 15:05 (UTC):
Yazılanlar beni de çok etkiledi.Ama pek inanmıyorum doğrusu.Çünkü eğer geçmişte mezarın üzerine zehir sürselerdi mezara değen insanları zehirlemezdi çünkü 3000 yıllık bir zehir etkisini nasıl gösterebilir ki?
Benim tahminim,
Mezarı ilk bulan kişi hazineler sadece kendisinin olsun diye hazineyi alıp mezara zehir sürmüştür.Ve mezarda zehir var diye insanları korkutmaya çalışmıştır.Bundan sonra mezara değen kişiler
zehir yüzünden ölmüştür.
Ve ben insanların firavunun mezarına yaklaştıklarında firavunun öfkeleneceğine hiç inanmıyorum.
Çünkü bir insan ölünce duygu defteri kapanır.
Üstelik gazeteciler olayları çok fazla abartıyorlar ki , gazeteleri daha ünlü olup,onlarda para kazansın diye.
Piramitler acaip ilginç şeyler.
Ve bu arada HZ.MUSA Peygamberimiz o zaman yaşamıştır.Ve Mısır'a dinimizi anlatmaya çalışmıştır.Ve firavun ALLAH' a inananların ellerini ve ayaklarını kestirmiştir.Kur'an da HZ.MUSA'nın Mısır'da yaşadığı da söylenmiştir.
Hatta HZ.MUSA bir yaşlı adam piramidi yaparken çok yorulmuş dinlenmek istemiş.Ama muhafız izin vermemiş ve yaşlı adamı kırbaşlamış.Bunun üzerine HZ.MUSA adama yumruk atmış ve ölmüştür

Yorumu gönderen: buğra, 27.01.2015, 14:18 (UTC):
ulan millet işiyle gücüyle uğraşacağına gitmiş elin firavunuyla uğraşıyor
böyle dediğime bakmayın bence yazanlar gerçek

Yorumu gönderen: faruk, 22.01.2015, 17:04 (UTC):
(TUTANKAMON) Bence bütün olaylar gerçek eskiden yaşanmış bu tür gizemli olaylar olmuştur mezarlar hazineler lanetlerle korunmakta hepsi bu dünyanın parçası rahat bırakmak gerekir

Yorumu gönderen: Seher, 13.01.2015, 23:45 (UTC):
Antik misira ilgim sonsuz oraya kenetlenmis gibiyim adeta kanima isliyor nedenini Bilmiyorum antik misira cok duyarliyim oraya gitmeyi cok istiyorum ve birgun gidicem orasi cok esrarengiz gizemini Hala koruyan bir ulke ve oranin bilinmedik bir cok yeri var Cunki Ben durmaksizin her gecen gun biraz daha bilgi Ediniyorum adim adim yaklasiyorum beni oraya ceken bisey var...

Yorumu gönderen: sıla, 02.01.2015, 19:39 (UTC):
Bu tür olayların gerçek olduğuna inan biriyim. Ve bu olayların sadece raslantı deyil gerçek bir lanet olduğuna inanıyorum. Bence foravunların mezarları açılmadan önce lahitteki yazıların dikkatli bir şekilde okunması gerekli...

Yorumu gönderen: kübra, 03.12.2014, 19:26 (UTC):
mısıra esrarengiz olaylara aşığım sizde demi ama

Yorumu gönderen: Vedat, 03.11.2014, 21:27 (UTC):
Arkadaslar lanet degildir firavun hazineye bekçi cinler koymustur hristiyanlar cinlere inanmadıgı için lanet diye adlandırıyolar açık ve net anlamicak ne var bunda

Yorumu gönderen: samet, 31.10.2014, 22:15 (UTC):
firavun laneti diye bir şey olduğuna inanmıyorum eski mısırlılar çok gelişmiş bir toplumdu yani ölüm olayları zehirlenme dendir çünkü firavunlar ve yakın akrabaları insanlara kendilerinin tanrı olduğuna inandırmaya çalışıyordu ve insanların gözünü korkutmak için kimya ve diğer bilim dallarını kullanıyordu tahminimce ve bunları lanet diye eski mısır halkına yutturuyordu ve bunları firavunların mezarlarına yazıyordu ve ne yazık ki bu kadar gelişmemize rağmen bazı insanlar bunlara inanıyor.

Yorumu gönderen: dilan, 20.09.2014, 17:00 (UTC):
yeni ogrwnilen bilgilere gore tutankamon un ölum nedeni darbe degil savasta aldigi at arabasinin tekerleginin carpmasi oldugu dusunuluyor Mr uygulaniyor ve darbe almadigi ortaya cikiyor

Yorumu gönderen: osmanlıserdarı, 04.09.2014, 13:15 (UTC):
ne laneti firavunun soyunu şu andaki abd ve ingiliz yöneticleridr.bunu keşfettiler ve bu konuda bilgi sahibi olanları öldürdüler.obamanın araştırn you ube yazaresanız tutankanma çok benziyor olması da bunu gösteiror.ben tutankonamın kopyalandığına inanıyorum

Yorumu gönderen: zuzu, 12.08.2014, 23:30 (UTC):
Yahu insanlar imanla Kur'an la ugrascagina firavunla mezarla uğraşıyor. Her kul ölümü tadacaktir. Ölüm de doğum gibi ALLAH'tan tabiki sadece nasıl öleceğimizi yaşantımız belirleyebiliyor.Bu tarz şeyler tabiki merak uyandırıyor araştırmaları okumak takip etmek güzel fakat öyle mi oldu yoksa böyle mi diye kafa yormamak gerek. Sonuçta 3000 yıllık bi sır bu ve varsayimla cozulebilecek kadar basit deil. Bu arada tek bir yaraticiya inanan firavun da vardir kendini tanri sanan (haşa) firavunda. Firavunlar icin lanetlenmisler diyip Genel konuşmak doğru olmaz ;)

Yorumu gönderen: TayfunKARNAKLI, 31.07.2014, 16:50 (UTC):
eger bır lanet soz konusu olsa ıdı dıger mezarlarda da bas gosterırdı.. ozellıkle tutankhamon olması bırazda ısın magazın boyutu gıbı.. fıravun nıckını kullanan arkadas bana adımdan facebookta ulas..

Yorumu gönderen: alp, 15.07.2014, 00:37 (UTC):
adam ölmüş daha dahada adam öldürmeye çalışıyo lanet herif

Yorumu gönderen: Mert, 03.07.2014, 18:34 (UTC):
Aslında bunun kısmen gerçek olma ihtimali var mısır da bir sürü firavun yaşadı ve bazı kadınlar mesela nefretiti ama yinede ne olduğu elinde sonunda ortaya çıkar

Yorumu gönderen: Firavun, 23.05.2014, 14:57 (UTC):
arkadaşlar lanet değil bana göre 2 şey var
1- bir ölüyü rahat bırakmıyorsun adam ölmüş ellemeyin günah o yüzden belki allah cezalarını vermiş olabilir
2- sonuç olarak eski bir oda kapalı orda zehir vb şeyler olabilir bu yüzdende ölmüş olabilir (belkide tüm oda zehirle kaplanmıştır daha sonrada belki kapalı olduğu için başka zehirli şeylerde çıkmıştır) sonra oraya girip birşey elleyen felan ölür
ama gebersinler ölüyü bile rahat bırakmıyorlar

birde bana göre firavunun ölme sebebi ise taht kavgasıdır veya biri intikam almak istemiştir

Yorumu gönderen: ALPER, 09.05.2014, 08:32 (UTC):
En genç firavun olan Tutankamon 19 yaşında tahta geçmiştir. olayın generali ile ilgisi yoktur. Eşi Ondan intikam almak için bir plan kurmuştur. Tutankamonu arabasıyla giderken tuttuğu kişi öldürecektir. Suikastci buna cesaret edemez ama prenses ten korktuğu için kendini arabanın önüne atar bu sarsıntıyla tutankamon arabadan düşüp başını sert bir kayaya vurur. Prensesin planı tam işlemesede Tutankamon 6 gün içinde ölür ve Gerçek lahti hala mısırdadır bu bilgi tamamen uydurmadır Onun yattı lahit hep mısırdaydı ama piramitlerden birinin içinde değil keops piramidinin tepesindeki 33 tonluk taşın içinde...

Yorumu gönderen: Misirli Taha, 04.05.2014, 10:23 (UTC):
Tutankhamun 19 yasinda basina sert bir cisim ile oldurulmus ve olumu gizlenmek icin ismi tarih sayfalarindan ta ki mezari tekrar kesfedilene kadar yok sayilmistir... Lanete gelince lanet falan yoktur ama 3 bin yil kapali bir odaya kim tedbirsiz girse bir hastaliga yakalanir...

Yorumu gönderen: aziz, 30.04.2014, 18:40 (UTC):
Çogu yalan anlatıcının bizim ilgimizi çekmek için abartmıs.haşa haşa haşa ma bu allahtır.tovbe.....

Yorumu gönderen: MATRİX, 08.03.2014, 05:19 (UTC):
BELKİ ALLAHIN BİŞR EVLİYASIDIR O YÜZDEN

Yorumu gönderen: altay, 16.12.2010, 01:22 (UTC):
pekı zaman bılgesı hızmetcılerıyle gomuluyormus onlar curuyormus pekı bunların ıskeletlerı yokmuymus kemıklere ne olmus yanı bunları bulan ınsanlar onları bulamıs az mantıklı konus

Yorumu gönderen: BETÜL, 24.10.2010, 17:17 (UTC):
ne imi

Yorumu gönderen: derviş KOZANOĞLU, 24.10.2010, 16:18 (UTC):
TUTUNKHAMON bence rahatsız edilmemeliydi tarihcilerin anlattığı gibi tanrılaşma yoktu belkide zengin fakir vardı zengine tanrı deniliyordu yaşayan her canlı ölümü tadar bunun mezarla ilgisine eskiden yaşayan insanlar şimdiki teknoloji insanından daha üretkenmiş eserleri 3000 yıldır halen yıldızlar gibi parlıyor sadece 3000 yıldır zengin yatan bir kıralı soydular olay bundan başka ne olabilir sizce

Yorumu gönderen: zamanın bilgesi, 28.09.2010, 20:34 (UTC):
kardeşim ALLAHU-EKBER firavunlar topluluk değildir sadece mısır krallarına verilen addır tamamı lanetli değildir örneği akhenatondur tek tanrıya inanmıştır ve ona bu konuda hazreti yusuf yardım etmiştir 1.sardusta tek tanrıya inanmiştı ALLAHa şirk koşan(haşa) 2. ramsestir 66 yıl hüküm sürmüş musanın peşinden giderken gebermiştir gelelim lanete lanet yok doğru ama arkeologların ve araştırmacıların unuttuğu 1 nokta var fiavunlar hizmetçileriyle beraber gömülürdü ama onlar mumyalanmazdı ve özel bir zehirle öldürlerdi bu zehir ölünün vucudu çürüdükçe havaya ve eşyaların üstüne siner ve binlerce yıl yaşarlardı içeriye girenlerin havayı solumaları eşyalara dokunmaları ölüm veya beyin fonksiyonlarının zamamla bozulup ölüme yol açmasıdır sanırım lanetin ne olduğunu anladınız

Yorumu gönderen: ALLAHU-EKBER, 11.09.2010, 21:24 (UTC):
arkadaşlar hepinizin yorumlarını okudum,bende bir yorumcu olarak katılıyorum şunu en başta belirteyim yorumlarınıza saygım sonsuz.. şu bi gerçek bizi yoktan var eden tek allah vardır. soruyorum hepinize firavunları yaratan kim? şüphesiz allah.. allah insanoğluna isterse bu dünyayı cennet'ten bir köşe isterse cehennemden bir kuyu yapıverir. Firavunlar lanetli bir topluluk doğru fakat allah tarafından lanetlenmiş bir topluluk.. arkadaşlar bir insanın laneti nasıl olur.. cvp: tek bi şekilde eğerki bir şeyden,bir insandan vs herneden olumsuzluk görmüşse yüce allaha havale eder yüce allahta ya bu dünyada yada diğer alemde cezalandırır, firavunlarda sizler gibi 9 aylık :) altta yorumların birinde murat arkadaşın akibetini sormuşlar gelecekte ancak allah bilir gerisi sallarrrr. allah imandan ayırmasın yoksa allah muhafaza kimse kurtaramaz sizlerii...

Yorumu gönderen: HOYRAT, 09.09.2010, 06:05 (UTC):
Firavunun lanetı dıye bısey yoktur arkadasar.olay mıstık ınanısların bolca bulundugu bı zamanda hırsızları kral mezarlarından uzak tutmak ıcın mezarı yapanlar tarafından uygulanmıs bir tırsıtma olayıdır..ölümlere gelınce ...ınsanlar hep ölürler ve dogarlarda..su an ben bunları yazarkende bı cok ınsan öldü...

Yorumu gönderen: ayşegül, 07.09.2010, 11:17 (UTC):
mısır uygarlığı muhteşem bi güce sahip ama ne yazıkki git gide mısıra olan ilgi azalıyor en sewdiğim tanrı horus tutankhamon'un laneti gerçektende olabilir

Yorumu gönderen: DiLaN, 30.08.2010, 14:14 (UTC):
Ciddi anlamda mısır tarihi her açıdan beni çok etkiliyor.O kadar muhteşem o kadar büyüklü ki izlediğim her belgeselde okuduğum her yazıda adeta kendimi kaybediyorum....MISIR ne muhteşem bi ülkesin sen!!!!!!

Yorumu gönderen: mithat, 29.07.2010, 09:17 (UTC):
İyi olmuş 18 yaşında ölmüş Allah'a inanmazsan sonun helak olur şimdi cehennem azabını çeksin de görsün

Yorumu gönderen: Aqktae, 31.05.2010, 11:35 (UTC):
gerçek deilmiş gibi gelsede ben bunlara inanıyorum..

Yorumu gönderen: Çağkan, 27.04.2010, 02:56 (UTC):
Tutankhamon'un laneti tamamen tıraştır,sadece birer tesadüften ibaret. Eğer gerçek bir lanet söz konusu olsaydı bir çocuğun değil, isis gibi büyücü bir kadının laneti çok ürkütücü olabilirdi. Osiris'in parçalarını tüm mısırdan toplayıp onu yeniden diriltmiş bir kadından söz ediyoruz. tabi bunlar sadece mitolojiden efsaneler,aslı astarı varmıdır bilemeyiz.
Zeus bile 3.kuşak tanrıysa,daha eskileri bilemememiz ne kadar üzücü..
Yani sadece 5bin yıl öncesine kdr olan tarihi az çok biliyoruz. 20.000 yıl önceki uygarlıkları bilmiyoruz. kim bilir kimlere ev sahipliği yaptı bu topraklar..

Yorumu gönderen: ELİF, 04.04.2010, 21:51 (UTC):
mısır gerçekten inanılmaz bi ülke bu tür lanetlerin yani büyülerin olduğuna inanıyorum lahitleri korumak için bu tür yollara başvuruyolar önemli olan lahit açıldıktan sonra içindeki kimyasal maddeler kısa bi süre sonra yok olur ve lanet kalkar ama bazı inanışlara göre o tabutu koruyan görünmeyen güçlerde oloabilir ki tabut hakkında konuşanlar bile cezalandırılıyo...

Yorumu gönderen: arsenal, 13.02.2010, 23:40 (UTC):
iyiki oldurulmus biraz daha yasasaydi oradan gecen karincalar bile simdi oluyor olacakti



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36655869 ziyaretçi (102672596 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.