Veda Hutbesi
 

Veda Hutbesi

Peygamberimizin Veda Hutbesi


خُطبة حَجّة الوداع

((الحمد لله، نحمَده ونستعينه، ونستغفره ونتوب إليه. ونعوذ بالله من شرور أنفسنا، ومن سيِّئات أعمالنا. من يَهْدِ الله فلا مُضلّ له، ومن يُضلِلْ فلا هادي له. وأشهد أن لا إله إلاّ الله وحْده لا شريك له، وأنّ محمداً عبدُه ورسولُه. أوصيكُم عبادَ الله بتقوى الله! وأحثّكم على طاعته! وأستفتح بالذي هو خير.أمّا بعد،

أيها الناس!

 اسمعوا منِّي أًبَيِّنْ لكم! فإنِّي لا أدري لعلّي لا ألقاكم بعد عامي هذا في موقفي هذا.

أيها الناس!

إنّ دماءَكم وأموالَكم عليكم حرام إلى أن تلقَوْا ربّكم، كحُرمة يومكم هذا، في شهْركم هذا، في بلَدكم هذا. ألاَ هل بلّغت؟ اللهم اشْهدْ! فمَن كانت عنده أمانةٌ فلْيُؤدِّها إلى الذي ائتَمَنه عليها.

وإنّ رِبا الجاهلية موضوع. وإنّ أوّلَ رباً أبدأ به: رِبَا عمِّي العباس بن عبد المطلب. وإن دماءَ الجاهلية موضوعة. وأوّلُ دمٍ أبدأ به: دمُ عامر بن ربيعة بن الحارث بن عبد المطلب. وإنّ مآثِرَ الجاهلية موضوعة، غيرَ السّدانة والسِّقاية. والعَمْد قَوَد. وشِبْه العَمْد ما قُتل بالعصا والحجَر، وفيه مائة بعير؛ فمن زاد فهو من أهل الجاهلية.

أيّها الناس!

إنّ الشيطان قد يئِس أن يُعبد في أرضكم هذه، ولكنّه قد رضِي أن يُطاع فيما سوى ذلك ممّا تَحقِرون من أعمالكم.

أيها الناس!

{إِنَّمَا النَّسِيءُ زِيَادَةٌ فِي الْكُفْرِ يُضَلُّ بِهِ الَّذِينَ كَفَرُوا يُحِلُّونَهُ عَاماً وَيُحَرِّمُونَهُ عَاماً لِيُوَاطِئُوا عِدَّةَ مَا حَرَّمَ اللَّهُ فَيُحِلُّوا مَا حَرَّمَ اللَّهُ}. إنّ الزمان قد استدار كهيئتِه يومَ خلَق الله السموات والأرض، منها أربعةٌ حُرُم: ثلاثٌ متواليات، وواحدٌ فرد: ذو القعدة، وذو الحجّة، والمُحرّم، ورجب الذي بين جُمادى وشعبان. ألاَ هل بلّغت؟ اللّهمّ اشهد!

أيها الناس!

إنّ لِنسائكم عليكم حقاً، ولكُم عليهنّ حقّ. ولكُم عليهنّ ألاّ يوطِئْنَ فُرَشَكم غيرَكم، ولاَ يُدخلْن أحداً تكرهونه بيوتَكم إلاّ بإذْنكم، ولا يأتينَ بفاحشة مبيِّنة. فإن فعلْن، فإنّ الله قد أذِن لكم أن تهجروهنّ في المضاجع، وتضربوهنّ ضرباً غيرَ مبرِّح. فإن انتهيْن وأطعْنَكم، فعليكم رزقُهنّ وكسوتهنّ بالمعروف. وإنما النساء عندكم عوانٍ لا يملكْن لأنفسهنّ شيئاً. أخذتموهُنّ بأمانة الله، واستحلَلْتم فروجهنّ بكلمة الله. فاتّقوا الله في النساء! واستَوْصُوا بهنّ خيْراً! ألاَ هل بلّغْت؟ اللهمّ اشهَدْ! ألاَ هل بلّغت؟ اللهمّ اشهدْ!

أيها الناس!

إنما المؤمنون إخْوة، ولا يَحِلُّ لامرئٍ مسلم مالُ أخيه إلاّ عن طيبِ نفْسٍ منه! ألا هل بلّغت؟ اللهمّ اشهدْ! فلا ترجِعُنّ بعدي كفّاراً يضرب بعضُكم رقابَ بعضٍ؛ فإنِّي قد تركتُ فيكم ما إن تمسّكتُم به لن تَضِلّوا بعده: كتاب الله! ألا هل بلّغت؟ اللهم اشهدْ!

أيها الناس!

 إنّ ربكم واحد! وإنّ أباكم واحد! كلّكم لآدم، وآدمُ من تراب! أكرمُكم عند الله أتقاكم. إن الله عليم خبير. ليس لعربِيٍّ على عَجميٍّ فضلٌ إلاّ بالتقوى. ألاَ هل بلّغت؟ اللهمّ اشهدْ!)). قالوا: نعم. قال: ((فلْيُبلِّغِ الشّاهدُ الغائبَ! أيّها الناس! إنّ الله قسَم لكلِّ وارثٍ نصيبَه من الميراث؛ فلا تجوز وصيّة لوارث في أكثر من الثّلث. والولدُ للفراش، وللعاهر الحجَر. مَن ادّعَى لغير أبيه، أو تولّى غيرَ مواليه، فعليه لعنةُ الله والملائكة والناس أجمعين؛ لا يُقبل منه صرفٌ ولا عدلٌ. والسلام عليكم ورحمة الله وبركاته

Bismillahirrahmanirrahim

Ey insanlar!

Sözümü iyi dinleyiniz! Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha buluşamayacağım.

İnsanlar!

Bugünleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız, namuslarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur.

Ashabım!

Muhakkak Rabbinize kavuşacaksınız. O da, sizi, yaptıklarınızdan dolayı sorguya çekecektir. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönmeyiniz ve birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyetimi, burada bulunanlar, bulunmayanlara ulaştırsın. Olabilir ki, burada bulunan kimse bunları daha iyi anlayan birisine ulaştırmış olur.

Ashabım!

Kimin yanında bir emanet varsa, onu hemen sahibine versin. Biliniz ki, fâizin her çeşidi kaldırılmıştır. Allah, böyle hükmetmiştir. İlk kaldırdığım faiz de Abdulmuttallib' oğlu (amcam) Abbas'305;n faizidir. Lakin anaparanız size aittir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız.

Ashabım!

Dikkat ediniz, Cahiliyeden kalma bütün adetler kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. cahiliyye devrinde güdülen kan davaları da tamamen kaldırılmıştır. kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalip' torunu Iyas bin Rabia'#305;n kan davasıdır.

Ey insanlar!

Muhakkak ki, şeytan, su toprağınızda kendisine tapınmaktan tamamen ümidini kesmiştir. Fakat siz bunun dışında ufak tefek islerinizde ona uyarsanız, bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız.

Ey insanlar!

Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'n korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah’ın emaneti olarak aldınız ve onların namusunu kendinize Allah’ın emriyle helal kildiniz. Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, kadınların da sizin üzerinizde hakkı vardır. Sizin kadınlar üzerindeki hakkinizi; yatağınızı hiç kimseye çiğnetmemeleri, hoşlanmadığınız kimseleri izniniz olmadıkça evlerinize almamalarıdır. Eğer gelmesine müsaade etmediğiniz bir kimseyi evinize alırlarsa, Allah, size onların yataklarında yalnız bırakmanıza ve daha olmazsa hafifçe dövüp sakındırmanıza izin vermiştir. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, meşru örf ve adete göre yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir.

Ey mü'nler!

Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanetler, Allah’ın kitabı Kur-ân-i Kerim ve Peygamberin (a.s.m) sünnetidir.

Mü'nler!

Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman, Müslüman’ın kardeşidir ve böylece bütün Müslümanlar, kardeştirler. Bir Müslüman’a kardeşinin kanı da, malı da helal olmaz. Fakat malını gönül hoşluğu ile vermişse o başkadır.

Ey insanlar!

Cenab-i Hakk her hak sahibine hakkını vermiştir. Her insanın mirastan hissesini ayırmıştır. Mirasçıya vasiyet etmeye lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden kimse için mahrumiyet vardır.

Babasından başkasına ait soy iddia eden soysuz yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan köle, Allah’ın, meleklerinin ve bütün insanların lanetine uğrasın. Cenab-ı Hakk, bu gibi insanların ne tövbelerini, ne de adalet ve şehadetlerini kabul eder.

Ey insanlar!

Rabbiniz birdir. Babanız da birdir. Hepiniz Adem' çocuklarısınız, Adem ise topraktandır. Arabın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi; kırmızı tenlinin siyah üzerine, siyahın da kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük, ancak takvada, Allah'n korkmaktadır. Allah yanında en kıymetli olanınız O'an en çok korkanınızdır.

Azası kesik siyahî bir köle başınıza amir olarak tayin edilse, sizi Allah’ın kitabı ile idare ederse, onu dinleyiniz ve itaat ediniz.

Suçlu kendi sucundan başkası ile suçlanamaz. Baba, oğlunun sucu üzerine, oğlu da babasının sucu üzerine suçlanamaz.

Dikkat ediniz! Su dört şeyi kesinlikle yapmayacaksınız:

    * Allah'hiçbir şeyi ortak koşmayacaksınız.
    * Allah’ın haram ve dokunulmaz kıldığı cani, haksız yere öldürmeyeceksiniz.
    * Zina etmeyeceksiniz.
    * Hırsızlık yapmayacaksınız..

İnsanlar, Lâilahe illallah deyinceye kadar onlarla cihat etmek üzere emrolundum. Onlar bunu söyledikleri zaman kanlarını ve mallarını korumuş olurlar. Hesapları ise Allah'aittir.

İnsanlar!

Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?

Sahabe-i Kiram, birden söyle dediler:

Allah’ın elciliğini ifa ettiniz, vazifenizi hakkıyla yerine getirdiniz, bize vasiyet ve nasihatte bulundunuz, diye şehadet ederiz!

Bunun üzerine Resul-i Ekrem Efendimiz (S.A.V.) şahadet parmağını kaldırdı, sonra da cemaatin üzerine çevirip indirdi ve şöyle buyurdu:

şahit ol, yâ Rab! şahit ol, yâ Rab! şahit ol, yâ Rab!





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: Safa, 14.06.2015, 23:46 (UTC):
Ftmbtl soruna belki cevap olur;
Sadece farzları kılmak günah değil. Kılmış olduğumuz sünnet namazları Peygamber efendimize(s.a.v.) ibadet olsun diye değil, o kılmış olduğu için onun yaptıklarını aynen yapmak için kılıyoruz. Veda hutbesinde size Kur'an-ı Kerimi ve sünnetlerimi emanet bırakıyorum diyor. Biz de Efendimizin(s.a.v.) sünnetlerini bu yüzden yerine getirmeye çalışıyoruz. İnşallah aradığın cevabı bulmuşsundur. Selametle.

Yorumu gönderen: ayse, 02.06.2015, 07:43 (UTC):
cok guzelmi acaba

Yorumu gönderen: birgarip, 29.04.2014, 22:10 (UTC):
Yalan veda hutbesini yazan hazırlayan peygamberden 80 sene sonra yasamis bi adam burdan peygamber sozüymüs gibi insanlari kandirmayin

Yorumu gönderen: ftmbtl, 11.03.2014, 10:40 (UTC):
Allaha hiç birşeyi ortak kosmayacaksınız diye insanlardan şahit olmasını istiyor peygamberimiz ama biz kullar beş vakit namazda hem allaha hem peygambere ibadet ediyoruz yüce kitabımız kuranı kerimde allahtan başkasına kesinkes ibadet etmeyiniz diye ayet variken bizlerin hem sünnet hem farz kımamiz doğru yanlış mı diye bazen aklıma takılıyor bu konu hakkında bilgisi olan varmı acaba sadece farzları kılmak gunahmı günah değilse sadece farzı kılmak daha doğru olmazmı. ...lutfen.lütfen. bilgisi olan varsa bana bu konu hakkında yardımcı olabilirmi

Yorumu gönderen: ali11, 27.09.2010, 15:09 (UTC):
siteniz gercekten coook güzel ve coook yarayisli,ne ararsan bulabiliyorsun,
yapandan ALLAH razi olsun.

Yorumu gönderen: qerekmez<, 06.03.2010, 10:58 (UTC):
din dersini çok severim ne sorarsanız bilirim.bunu da öğretmenimiz ödew verdi yazdım çok saqolun bu sayfayı kurduqunuz & sayfaya ilqi kattıqınız içinn.saqolunn!



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36825736 ziyaretçi (102972554 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.