Vishõu Puràõadan İki Efsane
 

 Vishõu Puràõa'dan İki Efsane

Vishõu Puràõa'dan İki Efsane

Doç. Dr. H.Derya CAN

A.Ü. Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Doğu Dilleri ve Edebiyatları Bölümü/Hindoloji Anabilim Dalı

Özet: Hint Mitolojisi, Vedik ve Epik dönem olmak üzere iki bölüme ayrılır. Vishõu ve Şiva inançlarını yayan Puràõalar, Epik döneme aittirler. Bilinen on sekiz Puràõa vardır. Eski devirlere ait efsanelerin ve öykülerin anlatıldığı Puràõaların ne zaman ortaya çıktıklarını söylemek zordur. Puràõalarda beş karakteristik özellik vardır. Bunlar: 1. Yaradılış, 2.Yeniden Yaradılış, 3.Soy (Tanrıların ve Brahmanların Soy Kütükleri), 4.Manu Devirleri, 5. Hanedanların Tarihleri. Bu beş konudan en az birkaçı bir Puràõanın konusunu oluşturur. On sekiz Puràõadan biri olan Vishõu Puràõa altı kitap ve yirmi üç bin beyitten meydana gelir. Tanrı Vishõu inanırlarının temel kitabı olan Vishõu Puràõanın konusu aziz Paraşàra ile öğrencisi Maitreya arasındaki soru-cevap şeklindeki karşılıklı konuşmalardan meydana gelmiştir. Eserde yer alan efsaneler ve öyküler o dönemin sosyal ve kültürel yaşantısı hakkında bilgiler içerdiğinden yararlıdır.

Anahtar Kelimeler:

The Two Legends From Vishõu Puràõa

Summary:Indian Mythology is divided in two periods as Vedic and Epic. Puràõas which are supported the beliefs of Vishõu and Shiva belong in the Epic period. The number of existing Puràõas is eighteen. It is difficult to say that when these Puràõas which tell the ancient legends and stories arise. They have five basic distinct characteristics. These are: 1. Creation, 2. Re- creation, 3. Ancestry (family trees of gods and Brahmans), 4. Manu Periods, 5. Histories of Royal Families. Vishõu Puràõa is one of the eighteen puràõas. It consists of six books and twenty-three thousands couplets. This Puràõa being the basic book of the Vishõu believers, has a form of question answer dialogs between rşi Paraşàra and his disciple Maitreya. This is useful to imply that the legends and the stories about social and cultural life of that age.

Keywords:

Hint mitolojisi, Vedik dönem ve Epik dönem olmak üzere iki büyük dönem altında incelenir. Vedik dönemin ürünleri; Vedalar; ègveda, Yacurveda, Samaveda ve Atharvaveda olmak üzere dört büyük eserden meydana gelmiştir. Vedaları âraõyakalar ve Upanishadlar izler. Epik dönemin ürünleri ise destanlar (Mahàbhàrata, Ràmàyaõa ve Harivaüşa) ve Puràõalardır. Puràõaları meydana getirenler, saz şairleri Sutalardır. Bu yüzden bu eserler, Brahmanlara ait metinler olmaktan çok halka ait olmuşlardır. Yazarları olarak da Hindular Vyasa’yı kabul ederler. Vishõu ve Şiva inançlarını yayan ve destekleyen Puràõaların ne zaman ortaya çıktıkları hakkında kesin bir şey söylemek zordur. Puràõa kelimesinden anlatılmak istenen ise “puràõam àkhyànaü” yani eski öykülerdir.

Eski devirlere ait efsaneler ve öykülerin anlatıldığı Puràõalarda beş temel konu vardır. Bunlardan en az birkaçı bir Puràõanın içeriğini oluşturur. Bu beş konu şunlardır:

1. Sarga (Yaradılış)

2. Pratisarga (Yeniden Yaradılış)

3. Vaüşa (Soy yani Tanrıların ve Rshilerin Soy Kütükleri)

4. Manvantaràõi (Manu Devirleri)

5. Vaüşànuçarita (Hanedanların Tarihleri)

Bilinen on sekiz tane Puràõa(Mahapuràõa) vardır. Bunlar:

1. Brahma 10. Màrkaõóeya
2. Vishõu 11. Bhavishya
3. Agni 12. Brahmavaivarta
4. Şiva 13. Vàràha
5. Bhàgavata 14. Kårma
6. Liïga 15. Matsya
7. Pàdma 16. Garuóa
8. Nàrada 17. Brahmaõóa
9. Skànda 18. Vàmana

Puràõaları, yazılış itibariyle belli bir sıraya koymak mümkün değildir. Çünkü biri yazıldığında diğeri zaten vardır. Bununla birlikte otoriteler Adi Puràõa yani İlk Puràõa olarak Brahma Puràõayı kabul ederler. Matsya Puràõada1 on sekiz Puràõa tek tek sayılır. Bunlar:

1. Vishõucu Puràõalar: Vishõu, Nàrada, Bhàgavata, Garuóa, Pàdma, Vàràha

2. Brahmacı Puràõalar: Brahmaõóa, Bhavishya, Brahmavaivarta, Màrkaõóeya, Vàmana, Brahma

3. Şivacı Puràõalar: Matsya, Kårma, Liïga, Şiva, Skànda, Agni olmak üzere üçe ayrılır.2

Vishõu Puràõa, tanrı Vishõu’nun inanırlarının temel kitabıdır. Bu Puràõa, aziz Paraşàra ile öğrencisi Maitreya arasındaki soru-cevap şeklindeki karşılıklı konuşmalardan meydana gelmiştir. Bu konuşmalarda tanrıların, şeytanların, kahramanların ve insan ırkının türeyişleri, dünyanın yaradılışı, mitolojik öyküler, coğrafi bilgiler, doğum, ölüm, evlilik gibi törenler, kralların soy listeleri, eski çağların ermişleri ve krallarıyla ilgili efsanelerden bahsedilir. Hindular Puràõaların yazarı olarak Vyasa’yı kabul etmelerine rağmen, altı amşa (kitap) ve yirmi üç bin şlokadan (beyit) meydana gelen Vishõu Puràõanın yazarı Paraşàra’dır.

Yaratıcı tanrı Brahma ve yok edici tanrı Şiva’yla birlikte oluşturdukları Hint tanrı üçlemesinin bir üyesi olan Vishõu, Epik dönemin en önemli tanrılarından biridir. Bilinen en belirgin özelliği güneş ve onun boşluktaki hareketiyle bağlantılı olan “trivikrama” yani üç uzun adımıdır. Onun bu uzun adımlarından ikisi insanlar tarafından görülür ancak üçüncü adımını gökte uçan kuşlar bile göremez. Bu üç adımı aynı zamanda güneşin; “Doğuş, En Yüksek Nokta ve Batış Noktası” olan üç değişik konumunu da işaret eder. Vishõu’ya geniş yürüyen anlamında “urugàya”, geniş adımlayan anlamında da “urukrama” denilmektedir.

Vishõun’nun birinde deniz kabuğu, birinde disk, birinde gürz ve birinde de nilüfer çiçeği taşıdığı dört eli vardır. Görünüşü oldukça olağanüstü ve görkemlidir. Gözleri kırmızı ve bir nilüfer çiçeğinin yaprağı kadar geniştir. Göğsünde süt okyanusunun çalkalanması sırasında meydana geldiği kabul edilen kaustubha adlı bir mücevher vardır. Müthiş bir güce sahiptir ve boğa ile özdeşleştirilmiştir. Binek hayvanı göksel kuş Garuóa’dır. Cenneti altından yapılmış Vaikunta’dır. O sadece koruyucu bir tanrı değil aynı zamanda keder ve günahı yok edendir. Karısı şans tanrıçası Lakşmã’dir.3

Hint mitolojisinde, diğer tanrılara göre Vishõu’nun avataraları (bedenlenme) oldukça ünlüdür. Genel olarak kabul edilen on avatarası vardır. İlk dört avatarası Satyayuga’da4 meydana gelmiştir. Bu avataralardan balık, kaplumbağa ve domuz avatarası mitolojide ilk olarak tanrı Brahma’ya aittir. Epik döneme gelindiğinde, Vishõu inanırları, bu avataraları Vishõu’ya mal etmişlerdir. Böylece diğer inançlara karşı kendi inançlarını kuvvetlendirmişlerdir. Bu avataralar:

1. Matsya (Balık): Hint mitolojisinde balık betimlemesiyle karşılaştığımız ilk yer Şatapatha Bràhmaõa’dır (I;8.,1-6).5 Bu ünlü tufan efsanesidir. Vishõu, bu betimlemesiyle insan ırkının atalarından yedinci Manu’yu selden kurtarır.

2. Kårma (Kaplumbağa): Vishõu Satyayuga’da selden kaybolmuş olan Amrita (hayat suyu), Kaustabha (kutsal mücevher), Surabhi (bolluk ineği), Paricata (kutsal ağaç) gibi bir takım değerli şeyleri bulmak için kaplumbağa şeklinde bedenlenmiştir.

3. Vàràha (Domuz): Bu bedenlenmenin ilk görüldüğü yer Taittiriya Samhita’dır. Vishõu, kötü ruh Hiranyaksha’yı öldürerek yeryüzünü onun lanetinden kurtarır.

4. Narasinha (İnsan Aslan): Vishõu dünyayı zalim Daityalar kralı Hiranyakaşipu’nun kötülüğünden korumak için bu şekilde bedenlenmiştir.
 
5. Vàmana (Cüce): Bu avatarası Vishõu’nun üç adımıyla bağlantılıdır ve kökeni èg Vedaya kadar gider.

6. Paraşuràma (Baltalı Rama): Brahmanlar6 ve Kshatriyalar7 arasındaki savaşta Bràhmaõalara yardım etmek amacıyla savaşçı bir Brahman olarak doğmuştur. Paraşu’nun anlamı balta demektir.

7. Ràmaçandra (Ay Benzeri Ràma): Hintlilerin ünlü Ràmàyaõa destanının kahramanı kral Daşaratha’nın oğlu Ràma olarak doğmuştur. Bu bedenlenmesiyle Rakşasa8 kralı Ravana’yı öldürmüştür.

8. Kçişõa (Kara): Tanrı Vishõu’nun en popüler avatarasıdır. Mahàbhàrata ve Harivaüşa destanında onun birçok macerasından bahsedilir.

9. Buddha (Aydınlanmış): Buddhizmin kurucusu Buddha da Vishõu’nun bir bedenlenmesi olarak düşünülmüştür.

10. Kalkin ya da Kalkã (Beyaz At): Dünyanın son devresi olan Kali devrinin sonunda bütün insanlar erdemlerini kaybedeceklerdir. Her şeyin son derece kötü gittiği bu devirde Vishõu beyaz bir at üstünde oturur biçimde görünecek ve her şeyi eski haline döndürdükten sonra cennete gidecektir.

Vishõu’nun bu on avartarasına ek olarak Bhàgavata Puràõa da, Purusha (insan), Nàrada (aziz), Nara (aziz), Narayana (aziz), Kapila (aziz), Dattatreya (aziz), Yacna ( kurban), Rishabha (Bharata’nın babası), Prithu (kral), Dhanvantari (tanrıların doktoru), Vedavyasa, Balarama (Kçişna’nın ağabeyi) yirmi iki avatarasından bahsedilir.

Ganj nehrinin Vishõu’nun ayağından doğduğu söylenir. Bin adı vardır. Sadarşanam adlı diski ile karanlığın korkunç ruhlarını yok eder. Arabası yedi at tarafından çekilir. Bir savaşçı olarak sol elinde gürzünü, sağ elinde de uğurlu diskini taşır.

Efsanelerin kimi direk olarak Vishõu’yu överken kimi de dolaylı olarak övmektedir. Epik dönemin bu güçlü tanrısının inanırları kökenleri ègveda’ya kadar giden bazı efsaneleri de kendi kitapları içinde toplamışlardır. Tarihi binlerce yıl geriye giden bu efsaneler bugün bile Hint halkını etkilemektedir.

Nimi Efsanesi

Kral İkshvaku’nun oğlu Nimi, yüzyıl sürecek olan bir kurban töreni başlatır. Kurban töreninde adakları sunması için de aziz Vasishtha’nın yardımını ister. Bunun üzerine Vasishtha beş yüz yıl için İndra’ya karşı görevli olduğunu, eğer kral bir müddet beklerse gelip baş aziz olarak ayini yönetebileceğini söyler. Vasishtha’nın sözleri karşısında kral sessiz kalır. Bunun üzerine Vasishtha, kralın kabul ettiğini düşünerek oradan ayrılır. Aziz, İndra için yönettiği töreni tamamlar tamamlamaz hızla yola çıkar. Kurban yerine vardığında, Nimi’nin kurbanında yardımcı olmaları için Gautama’yla birlikte başka azizleri de çağırdığını görür. Buna canı çok sıkılan ve kendisine bilgi verilmeden görevi Gautama’ya verdiği için sinirlenen Vaistha o sırada uykuda olan kral Nimi’ye lanet ederek bedenini görünmez yapar. Nimi, uyandığı zaman bedenini kaybettiğini görür. Vasishtha’yı kızdırdığı için aziz tarafından lanetlendiğini anlar ve bedeninden ayrılır. Aynı zamanda Vasishtha’nın ruhu da bedenini terk ederek Mitra ve Varuna ile birleşir.10 Nimi’nin cesedi ise güzel kokulu yağlar ve reçine ile mumyalanarak çürümeden korunur. Böylece ölümsüzleşir. Kurbanı tamamlayıp kendi paylarını alan azizler kurban törenine gelen tanrılara başvurarak, Nimi’nin bedenini geri vermelerini isterler. Fakat Nimi bunu kabul etmeyerek şöyle der: “Bütün dünyevi acıların tesellileri olan Ey Tanrılar! Dünyada üzüntünün nedeni ruhun ve bedenin ayrılığından daha derin değildir. Bundan dolayı ben bütün yaratılmışların gözünde olmak istiyorum ve asla maddi şekle geri dönmek istemiyorum.” Tanrılar, Nimi’nin bu dileğini kabul ederek onu bütün yaşayanların gözlerine yerleştirirler. Bunun sonucunda da yaşayanların gözkapakları hala açılıp kapanır.

Nimi, geride varis bırakmadan gidince azizler yeryüzünün hükümdarsız kalma endişesi ile prensin bedenini çalkalarlar ve Canaka adında ataları olmayan bir prens meydana getirirler. Babasının bedensiz (videha) olması sonucunda, ona da Vaideha (bedensizin oğlu) ismini verirler.

Efsanenin devamında kralların soy listesi sayılmaktadır. Canaka’nın oğlu Udavasu, onun oğlu Nandivarddhana onun oğlu Mahavirya.....onun oğlu Hrasvaroman, onun oğlu Siradhvaca’dır.

Sabanla toprağı kazarak bir nesil elde etmek içim Siradhvaca11 kurban töreni hazırlıklarına başlar. Kızı Sita sabanın açtığı yarıktan doğar. Siradhvaca’nın erkek kardeşi Kaşi kralı Kuşadhvaca’dır...............onun oğlu Bahulaşva, onun oğlu Kriti ile Canaka’nın ailesi biter. Bunların hepsi ruhani bilgide usta Mithila krallarıdır.

Vena Efsanesi

....Mrtyu’nun kızı Sunita, Anga’ya eş olarak verilir ve büyükbabasının kötü huylarını alan Vena’yı doğurur. Vena, azizler tarafından dünya hükümdarı olarak açıklanarak törenle takdim edilir. Kral olarak ilan edilen Vena bundan böyle yapılacak törenlerin ibadetsiz, adaksız ve Brahmanlara hediyeler verilmeden yerine getirilmesini, isteyerek şöyle der: “Ben adaklarla adlandırılan kurbanın efendisiyim.” Vena’nın sözlerini duyan azizler, saygıyla kralın yanına yaklaşıp yumuşak bir ses tonuyla: “ Haşmetli prens! Sizi saygıyla selamlıyoruz; bizi dinleyiniz. Krallığınızı ve yaşamınızı korumak ve halkınızın yararı için uzun ve ciddi dini törenler düzenlememize, tanrıların tanrısı kurbanın efendisi Hari’ye tapmamıza izin verin; bu ibadet size geri dönecek olan bir meyvenin yarısıdır. Adakların tanrısı Vishõu, bizim tarafımızdan kurban ile teskin edilecek, siz de böylece isteklerinize kavuşacaksınız. Başka prensler de Hari’nin krallığında dinsel törenler yaparak dileklerine kavuştular” derler. Vena: “Benden daha üstün nitelikleri olan kimdir? Benden başka tapmak için adlandırılan kim? Kurbanın efendisi lakabı takılan bu Hari de kim? Brahma, Canardana, Şambu (Şiva), İndra, Vayu, Yama, Ravi, Hutabhuk, Varuna, Dhata, Pusha, Bhumi, Çandra; bütün bunlar bir kralın kişiliğinde vardır. Tanrısal olan her şey bir hükümdarın esasıdır. Emirlerimi bilinçli olarak verdim ve onları yerine getirin. Kurban yapmayacaksınız, adak sunmayacaksınız, sadaka vermeyeceksiniz. Bir kadının ilk vazifesinin eşine sadakat etmesi gibi siz kutsal insanların sorumluluğu da benim emirlerime uymaktır” der. Azizler: “Yüce Kral! Emirlerinizle dindar kişiler çok acı çekebilir. Bütün bu dünya adakların bir dönüşümüdür. Eğer adağı engellerseniz, dünyanın sonu gelir” derler. Azizlerin ricalarını tekrarlamalarına rağmen Vena emirlerinden vazgeçmez. Bunun üzerine azizler öfkeyle bağırarak: “Bu hain biçare ölsün. Başlangıcı ve sonu olmayan, kurbanın tanrısına hakaret eden bu kafir yeryüzü üzerinde hükümdarlık yapmasın” derler ve hep birlikte krala hücum edip, dini sözler eşliğinde kutsal otlarla vurarak onu katlederler. Böylece Vena dine saygısızlık etmesi sonucunda yok edilen ilk kişi olur.

Vena yok edildikten bir müddet sonra azizler yükselen tozlara bakarak yakınlarında olan halka “bu nedir?” diye sorarlar. Halk; “kralı olmayan bir krallığımız olduğundan şerefsiz insanlar, topraklarımıza el koymaya başladılar. Saygıdeğer azizler! Avlarının üstüne saldırmak için acele eden, küme halinde bir araya toplanmış hırsızlar tarafından ortaya çıkarılan şu büyük tozlara bakın” derler. Bunu duyan azizler, kralın nesli olmadan yok olmamasını sağlamak için bir araya gelerek Vena’nın uyluğunu ovarlar. Ovma sonucunda bodur (negra) bir oğlan çocuğu doğar. “Ben ne yapacağım” diye soran çocuğa azizler “otur (nishida)” derler. Böylece onun adı Nishida olur. Onun torunları olan Vindhya dağının sakinleri hala Nishidalar olarak isimlendirilirler. Sonra Brahmanlar kralın sağ uyluğunu ovmaya devam ederler ve Vena’ın ünlü oğlu göz kamaştırıcı Prithu doğar.

Prithu’nun doğumuyla gökyüzünden “Acagava”13 olarak isimlendirilen ilkel yay ve cennetten de tanrısal oklar yeryüzüne iner. Vena “Put”14 diye isimlendirilen cehennemden, oğlunun sayesinde kurtulup tekrar krallığına yükselir. Denizlerin ve nehirlerin derinliklerinden mücevherler gelir. Angiraslar (Ateş), canlı-cansız bütün her şey Vena’nın oğlunun kutsama törenini yürütmek için toplanırlar. Sağ elinde Vishõu’nun diskinin izini gören Brahma, Prithu’daki tanrısal gücü anlar ve çok memnun olur. Çünkü, Vishõu’nun diskinin işaretini elinde taşıyan biri, evrenin imparatoru olmak için doğar ve onun gücü tanrılar tarafından bile yenilemez.

Böylece Vena’nın güçlü oğlu Prithu babasının yönetimi altında ezilmiş olan halkı dertlerden kurtaran dünyanın hükümdarı olarak tanınır. Halkının sevgisini kazanarak raca yani kral lakabını alır. Okyanusun bir başından bir başına geçmek istediği zaman sular donar. Dağlar ona yol açar. Sancağı ile ormanın içinden geçer. Bütün sığırlar bereketli ineklerle eşleşir. Her çiçeğin içine ballar saklanır. Bu eşsiz kahramanın doğum günü için düzenlenecek olan kurban töreni, Brahma tarafından hazırlanır. Büyük kurban töreni aynı zamanda hünerli şair Magadha’yı ve zeki Suta’yı15 da ortaya çıkarır. Kutsal azizler, bu iki insana derler ki: “Vena’nın ünlü oğlu, kral Prithu’ya dua edin; bu sizin özel görevinizdir ve burası da sizin dua etmeniz için uygundur.” Fakat onlar nezaketle Brahmanlara: “Biz, yeryüzünün yeni kralının görevlerini bilmiyoruz. Onun erdemlerini anlamıyoruz. Onun şöhreti her tarafa yayılmadı. Ona nasıl dua edeceğimiz hakkında bize bilgi verin” derler. Bunun üzerine Brahmanlar: “Görevleri yürütecek olan kahraman krala şükredin; göstereceği erdemler için ona dua edin” derler.

Brahmanların bu sözlerini duyan kral çok memnun olur. Sadece dürüst davranışlar sayesinde erdemli kişilerin böyle bir övgüyü elde edeceğini düşünür. Ozanların söylediği övgü dolu methiyeler, onun erdemli davranışı sonucunda olacaktır. Bu yüzden onların övgü dolu methiyelerini elde etmek için çaba harcaması gerektiğine karar verir. Eğer onlar hatalardan uzak durmayı ona öğretirlerse, o da ondan kaçınmaya çalışacaktır. Böylece Prithu nazikçe gelecekteki ünlü erdemlerini tatlı bir ses tonuyla öven ozanları dinler.

“Bir kral, doğru sözlü, cömert ve sözünün takipçisidir. Akıllı, yardımsever, sabırlı, cesur ve kötülerin düşmanıdır. Görevlerini bilir. Merhametli ve naziktir. Kutsal şeylere saygı duyar. Kurban töreni düzenler. Brahmanlara saygı gösterir. İyileri sever ve adaletli yönteminde dost ya da düşman ayırmaz.”

Bu değerler, Suta ve Magadha tarafından krala söylenir. Kral, ozanların söylediklerinin hepsini uygular. Bu dünyayı korumak için, bol adakların sunulduğu büyük bir kurban töreni düzenler. Erksizlik dönemi boyunca acı çeken halk, yenilebilir bitkilerin yok olduğunu, başlarına bela olan kıtlıktan çektikleri ızdırabı, kralsız kaldıkları süre içinde Yeryüzünün bütün sebze üretimlerinin durduğunu bunun sonucunda da insanların mahvolduğunu krallarına söyleyerek eklerler: “Siz! Bize geçim veren, insanları korumak için yaratıcı tarafından meydana getirildiniz; açlıktan kırılan halkınızın yaşamını desteklemek için bize sebzeleri bağışlayın” derler.

Bu sözleri işiten Prithu, tanrısal yayı Acagava’yı ve göksel oklarını alarak, büyük bir öfke içinde Yeryüzüne hücum eder. Yeryüzü, inek şekline girerek acele ile ondan kaçar. Kralın korkusuyla Brahma’nın cennetteki yerine gelir. Fakat nereye giderse gitsin, yaşamın destekleyicisi de oraya gelir. Orada silahlarını havaya kaldırmış Prithu’yu gören Yeryüzü, korku içinde titreyerek yiğitliği önlenemez Prithu’ya; “Beni usanmadan öldürmek için arayan siz, bir kadın öldürmenin günahını bilmiyorsunuz” der. Bunun üzerine prens; “birçok mutluluk kötü bir varlığın yok edilmesiyle elde edilecekse, o varlığın ölümü erdemli bir iştir” der. Bunun üzerine Yeryüzü; “fakat halkınızı yüceltmek için benim hayatıma son vererek onların desteğini nasıl kazanacaksın.” Kral; “emirlerimi dinlerler” dedikten sonra şöyle devam eder; “eğer seni yok edersem, adaklarım sayesinde halkım beni destekleyecektir.” Sonra korkudan tir tir titreyen Yeryüzü, Prithu’ya saygılarını sunarak şöyle der: “Eğer uygun araçlar çalıştırılırsa, bütün girişimler başarılır. Başarının aracını size söyleyeceğim. Bütün sebze üretimi eskimişti ve ben onları yok ettim; fakat sizin emirlerinizle sütle geliştirilmiş olarak onları onaracağım. Bu yüzden prenslerin en erdemlisi, insanoğlunun yararı için bana buzağı verin. Böylece sütümün sayesinde bitki tohumlarının bütün her yere eşit olarak dağılmasını sağlarım.”

Böylece Prithu, yüzlerce, binlerce dağı küme halinde köklerinden sökerek birbiri üzerine kümeler. Bu zamandan önce köylerin ve kasabaların belirlenmiş sınırları yoktur. Yeryüzünün üstü düzensizdir. Tarım yoktur. Otlak yoktur. Ziraat yoktur. Tüccarlar için yol yoktur. Bütün bunlar yani medeniyet Prithu’nun hükümdarlığı zamanında başlar. Prithu, düzleşmiş olan yeryüzünde barınak yapmaları için halkını teşvik eder. Yine bu zamandan önce insanların besin kaynaklarını oluşturan meyveler ve kökler büyük zorluklarla temin edilmektedir. Bütün sebzeler yok olmuştur. Böylece Svayambhuva Manu16 buzağıyı meydana getirir ve yeryüzüne süt sağar. Sütü, insanlığın yararı için kendi eliyle sunar. Böylece insanların devamlı olarak geçimini sağlayan çok çeşitli mısır ve sebzeler üretilir. Yeryüzüne yaşam verdikten sonra Prithu onun babası olur. Yeryüzüne de Prithu’nun kızı anlamında Prithivi lakabı verilir. Sonra tanrılar, azizler, Rakshasalar, Gandharbhalar, Yakşalar, Pitriler, yılanlar, dağlar ve ağaçlar uygun bir süt kabı aldılar ve yararlı sütü yeryüzüne akıttılar.

Bir anne gibi sarıp sarmalayan bu dünya, Vishõu’nun ayak tabanından meydana getirilmiştir. Böylece yeryüzünün efendisi olan Vena’nın kahraman oğlu doğmuştur. Prithu, halkı tarafından çok sevilen ve raca lakabı verilen ilk kişidir. Her kim Vena’nın kahraman oğlu Prithu’nun öyküsünü dinler ve anlatırsa bütün sıkıntılarından kurtulur. İşte Prithu’nun değerli öyküsü budur.

Sonuç:

Vishõu Puràõa’nın (I,XII ve IV,V)de yer alan Vena ve Nimi efsanelerinde dikkatimizi çeken konulardan biri lanet motifidir. Kral Nimi, aziz Vasishtha’ya verdiği sözü tutmadığı için, kral Vena ise din adamlarına adak sunmayı redettiği için, azizler tarafından lanetlenmişlerdir. Bu lanet sonucunda Nimi görünmez olmuş Vena ise hayatını kaybetmiştir. Bu oldukça ilginçtir; çünkü olay, toplumun iki önemli ve üstün sınıfı yani Brahmanlar (din adamları) ve Kşatriyalar (savaşçı) arasındaki çekişmenin bir sonucu gerçekleşmiştir. Kşatriyalar toplumun hakimi olan krallar ve prenslerden oluşan savaşçı bir topluluktur. Brahmanalar ise din adamlarından meydana gelmiştir ve bu iki topluluk karşımıza hep birlikte çalışan uyumlu bir ikili olarak çıkmaktadır. Oysa burada birbirlerine ters düşmüş ve durum Brahmanların zaferiyle sonuçlanmıştır. Bunda Vedik dönemden sonra gelen Brahmana döneminin etkisi büyüktür. Din adamlarının hakim olduğu bu dönem, kendinden sonra gelen dönemleri de etkisi altına almıştır. Efsanelerin geçtiği Epik dönemde bu dönemlerdendir. Toplumun sınıflara bölünmesi ilk olarak Rgveda’da (X, 90;12)karşımıza çıkar. Ancak buradaki bölünme mesleki sınıflamalar şeklindedir. Zamanla bu sistem değişmiştir.

Efsanelerdeki diğer bir ortak nokta da mucize konusudur. Kral Nimi’nin bedeninin çalkalanması sonucunda Mithila Krallarının soyu ortaya çıkmıştır. Bu Hintlilerin ünlü destanlarından biri olan Ramayana destanının kahramanı Rama’nın eşi Sita’nın babasının soyudur. Aynı şekilde Vena’nın oyluklarının ovulmasıyla da Nishida soyu ortaya çıkmıştır. Bu soyun krallarından Guha, üvey annesinin entrikası sonucunda sürgüne giden Rama’yı bir müddet krallığında misafir etmiştir. Hatta Rama kendisini, geri dönmesi için ikna etmeye çalışan erkek kardeşi Bharata ile Guha’nın krallığında buluşmuştur.

Vena efsanesinde azizlerin sayesinde kral Vena’nın Prithu adında, tanrısal güçlere sahip bir oğlu daha olmuştur. Bu çocuğun doğumuyla gökyüzünden Acagava yayı inmiştir. Bu yay, Mahadeva (Şiva) yani Büyük Tanrı’ya aittir. Aynı zamanda Prithu’nun sağ elinde Vishõu’nun diskinin izi vardır. Epik dönemin, tanrı Brahma’yla birlikte tanrı üçlemesini oluşturan Vishnu ve Şiva, bir çocuğun bedeninde buluşmuştur. Bunun altında da yine din adamları vardır. Çünkü Vena azizler tarafından katledilmiş kötü bir kraldır ve din adamları halkın gözünde güçlerini artırmak için tanrısal güçlere sahip bir çocuk meydana getirmişlerdir. Bu da bize gösteriyor ki Brahmanlar istediklerini rahatlıkla yapabilen güce sahip bir topluluktur.

Vishõu inanırlarının kitabı olan Vishõu Puràõa, Vishõu’yu öven efsanelerin ve öykülerin yanı sıra soy kütüklerinden, insan ırkının ilk ataları olan Manulardan, Hinduların kutsal kitapları Vedalardan, toplumu sınıflara bölen kast sisteminden, evlilik, doğum ve ölüm gibi törenlerden de bahseder. Epik dönem içinde yer alan Puràõalar, o döneme ait sosyal ve kültürel yaşam hakkında bilgiler içermesi bakımında da oldukça yararlı kaynaklardır.

Kaynaklar

Can, H.Derya., Vishõu Puràõa’da Efsaneler, Yayınlanmamış Doktora Tezi, Ankara, 2000.

Dowson, J.,A Classical Dictionary of Hindu Mythology And Religion, Geography, History and Literature, Routledge and Kegan Paul Ltd., London, 1953.

Eggeling, J., The Şatapatha Bràhmaõa, 1.cilt, Motilala Banarsidass Publishers, Delhi, 1994.

Kaya, Korhan.,Hint Mitoloji Sözlüğü, İmge Kitabevi, Ankara, 1997.

Mani, Vettam.,Puranic Encylopaedia, Motilal Banarsidass Publishers, Delhi, 1996.

Wilson, H.H., The Vishõu Puràõa, A System of Hindu Mythology And Tradition, Punti Pustak, Calcutta, 1972.

The Matsya Puràõam, Translate: A Taluqdar of Oudh, Munishiram Manoharlal Publishers, New Delhi, 1980.




Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: hamza, 21.11.2009, 10:24 (UTC):
fıstık gibi bir site ben bu sitenin üzerini göremiyom



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36685492 ziyaretçi (102724316 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.