William Shakespeare'den Soneler, III
 

William Shakespeare'den Soneler, III

Kategori: İngiliz Edebiyatı

31. Sone

Ölüp gitti sanarak özlediğim tüm dostlar,
Senin güzel göğsünde bir araya geldiler;
Orda hem aşk, hem aşkın varlığı hükümdar
Hem toprağa düştü sandığım sevgililer.
Yürekten inandığım sevgili, yürekten çaldı
Yalvaran yaşlarımı nice cenâzelerde
Ama bak, onlar, sende kaldılar göçseler de
Sen, gömülü sevginin yaşadığı mezarsın
Yitirdiğim dostlardan kalma andaçlar orda
Benden ne aldılarsa hep senin olsun varsın:

Artık yalnız senindir neler varsa onlarda.
Hepsi birleşmiş sende; hepten seninim bende

32. Sone

Benim ömrüm bitince, hâlâ yaşıyorsan sen;
Hoyrat ölüm, gömünce kemiklerimi yere.
Tâlihin cilvesiyle bir göz atmak istersen,
Ölmüş dostundan kalan zavallı dizelere.
Karşılaştır hepsini bugünkü yapıtlarla:
Çok gerisindedirler ustaca yazanların:
Onları şiir diye değil aşk için sakla:
Katına çıkamazlar bahtiyâr ozanların.
İçinden geliyorsa bana söyle şunları:
“Güçlenseydi dostumun Esin Perisi hele
Yaratısı aşardı aşkından doğanları.
Allı pullu yürürdü yüksek rütbelilerle.

Ama o öldü yeni ozanlar ondan üstün:
Onlarda sanat dostta aşk okuyorum bugün.”

33. Sone

Ne görkemli şafaklar görmüşümdür hükümdar
Gözleriyle dağlara koyar en şanlı süsü
Altın yüzü öptükçe yemyeşil olur kırlar
Soluk sulara yaldız kaplar kutsal büyüsü.
Ama birden bırakır gökten inmiş yüzüne
Saldırsın diye hınzır bulutların yığını
Sonra saklar yüzünü üzgün dünyadan yine
Batıya kaçıp gizler kararan varlığını;
Sevgili güneşim de doğup ruhuma doldu
Bir sabah zaferlerle görkemlerle erkenden
Ah sonra gitti ancak bir saat benim oldu
Kara bulutlar onu yine gizledi benden.

Bu yüzden ona karşı sevgim kapılmaz hınca
Yerdekiler solmaz mı gökte güneş solunca?

34. Sone

Öyle güzelim bir gün vaat edip sanki neden
Pelerin giydirmeden yola çıkarttın beni
İndi de kem bulutlar yarı yola gelmeden
Hain duman gizledi senin alıp görkemini
Bora görmüş yüzümü yağmurlar ıslatınca
Yetmez bulutu delip kurulamağa koşman:
Övgü olmaz yarayı iyi eden ilâca
Utanç denen illete olamıyorsa derman.
Senin utanman benim yüreğimi dağlamaz;
Sen pişmanlık duysan da olanlar yalnız bana;
Suçlunun üzüntüsü pek teselli sağlamaz
O suçun çarmıhını sırtında taşıyana.

Ah sevginden dökülen o inci gibi yaşlar
Onlarda şerre fidye illetlere deva var.

35. Sone

Yakınmasan da olur artık kötülüğünden:
Güllerde diken vardır gümüş çeşmede çamur;
Tutulur ay ve güneş söner bulut yüzünden;
En şirin tomurcukta iğrenç kurtlar bulunur.
Kusursuz insan olmaz bende de kabahat az mı?
Örnekler verip haklı bulmak suç işleyeni?
Bu özürler büsbütün ahlâkını bozmaz mı?
Günahlarından öte bağışlamışım seni.
Benim aklım savunur senin şehvet suçunu;
Avukatın gibiyim dâvâcın olsam bile:
Suçlu ben’im yargıca kendim söylerim bunu
İç savaşa tutuşur bende nefret sevgiyle.

Suç ortağı olmaya gösteriyorum rıza
Hiç acımadan beni soyan tatlı hırsıza.

36. Sone

İtiraf edeyim ki ikimiz apayrıyız
Birleşik olsa bile bölünmeyen sevgimiz:
Bu utanç lekeleri bende kalacak yalnız
Bana nasip olacak çile doldurmak sensiz.
Duyduğumuz sevgiler birdir bir bakıma
Yaşamımızı bölen acıklı ayrılıklar
Sevginin birliğini altüst edemez ama
Sevişmenin tadından tatlı saatler çalar.
Sevgilim olduğunu açıklamam artık ben
Yanıp yakıldığım suç lekeler diye seni
Bana iyilik edip şeref veremezsin sen
Feda etmeden kendi adının şerefini:

Sakın buna kalkışma; öyle ki sana sevgim
Benim olduğun için iyiliğin de benim.

37. Sone

Seyredip haz duyar ya çökmüş bir baba hani
Kabına sığamayan delifişek oğlandan
Ben de kaderim yaman sakat edeli beni
Huzur duyarım senin erdeminden vefandan.
Güzellikle soyluluk servet akıl hep sende
Bunlardan biri ya da hepsi ondan da fazla.
Hakçası bu: başına taç oldu onlar; ben de
Bu eşsiz hazineye katılıyorum aşkla.
Ne sakat ne zavallı ne acıklıyım artık
Bana öyle yaman güç verdikçe senin gölgen
Yeter de artar bile senden aldığım varlık:
Görkeminden bir parça alıp yaşıyorum ben.

Dilerim senin olsun en iyi ve en kutlu;
Bu dileğimle bile olurum on kat mutlu.

38. Sone

Çeker mi benim Esin Perim konu kıtlığı
Sen şiirime sebil ettikçe soluğunu
Yanında kaba kâğıt kalemin kof kaldığı
Hoş varlığın oldukça bana en tatlı konu?
Ah tüm teşekkürleri övgüyü kendine sun;
Varsa al yazdığımda değerli gördüğünü.
Sen yaratıcılığa ışıklar saçıyorsun.
Sanki kim dilsiz kalıp yazamaz ki övgünü.
Sen onuncu Peri ol kötü ozana gelen
Yaşlı dokuz Periden on kat yüksek değerin;
Gür esinlerle dolu Peridir sana gelen:
Bu günü aşan sonsuz dizeleri getirsin.

Bu deney çağına hoş gelirse Esin Perim
Üzgüsü benim olsun övgüsü senin derim.

39. Sone

O, how thy worth with manners may I sing,
When thou art all the better part of me?
What can mine own praise to mine own self bring?
And what is 't but mine own when I praise thee?
Even for this let us divided live,
And our dear love lose name of single one,
That by this separation I may give
That due to thee which thou deservest alone.
O absence, what a torment wouldst thou prove,
Were it not thy sour leisure gave sweet leave
To entertain the time with thoughts of love,
Which time and thoughts so sweetly doth deceive,

And that thou teachest how to make one twain,
By praising him here who doth hence remain! [TÜRKÇE'YE ÇEVRİLMELİ]

40. Sone

Hepsini al sevgilim ne sevgi varsa bende
Çoktan senin olmayan ne sevgi sağlarsın ki?
Gerçek der misin ona eline geçirsen de
Sevdiklerimin hepsi sende değil mi sanki?
Sevgilimi alırsan gerçek sevgim uğruna
Ses çıkarmam onunla keyif sürdüğün için;
Sevgime sırt çevirip el uzatırsan ona
Kendini aldatırsan suçun büyüğü senin.
Tatlı hırsız yine de bağışlarım suçunu
Sen varımı yoğumu alırsan bile benden;
Oysa daha acıdır sevenler bilir bunu
Sevginin haksızlığı nefretin sillesinden.

Güzel sürtük kötülük iyi görünür sende;
Biz düşman olmayalım can evimi söksen de.

41. Sone

Ben kalbinden uzakken fırsat kaçırmayarak
Yaptığın şu sefahat şu çapkınlıklar var ya:
Hepsi de güzelliğin gençliğin için bir hak
Çünkü nereye gitsen arzu koşar oraya ..
Herkes seni kazanmak ister cömertsin diye;
Sen afet bir güzelsin: sevaptır güzel sevmek.
Kadın karar vermişse ağına düşürmeye
Anasından doğmuş mu ondan kaçacak erkek?
Ah yine de kalbinden kovmazsın belki beni;
Güzelliğini hoppa gençliğini kınarsın
Onlar sefahatte de bırakmazlar peşini:
Zorlanırsın ve çifte ihanete kalkarsın

Güzelliğinle çekip aldığın kadına da
O güzellikle beni aldatarak sana da.

42. Sone

O kadın senin oldu: derdim değil yalnız bu;
Onu eşsiz bir aşkla seviyordum doğrudur;
Ama sen onun oldun yas'a boğdun rûhumu:
Sevgi yok olup gitti beni kahreden budur.
Bağışlarım çünkü aşk suça iter seveni.
Sen onu seviyorsun ben seviyorum diye;
O da benim uğruma aldatıyor ya beni
Hatırım için razı dostumdaki sevgiye.
Ben seni yitirirsem kaybım aşkımın kârı
Ve onu yitirirsem dostumun kazancı var;
İkisi birleşti de ben yitirdim onları
Gönlümü almak için bana haç çıkardılar.

Sevinçliyim yine de: dostumla tek varlığız;
Ne hoş düzen! O kadın beni seviyor yalnız.

43. Sone

Apaçık görüyorum gözlerimi yumunca.
Bütün gün gördüklerim taşımaz hiçbir değer
Ama düşlerde sen varsın uyku boyunca;
Göz karanlıkta ışır karanlıkları deler
Başka bütün gölgeler gölgende ışık bulur;
Bedeninin gölgesi mutluluğu gösterir
Işıl ışıl gündüze saçarak daha çok nur
Senin gölgen nasıl da kör gözlere fer verir.
Gözlerim kutlu olur seni seyrettikçe ben
Canlı gün aydınlanır sendeki ışıklarda
En karanlık gecede belirsiz güzel gölgen
Derin uykuda sönmüş gözlere can katar da.

Seni görmeyince benim günüm her gece;
Geceler gündüz olur düş seni gösterince.

44. Sone

Etimin bu kasvetli özü fikir olsaydı,
Yolumu zalim mesafe durduramazdı,
Değil mi ki gelirdim bakmadan mesafeye,
Uzaklardaki sınırlardan olduğun yere.
Mesele değil zaten ayaklarım dursa da
Senden en uzaktaki toprakta,
Çünkü aşardı fikrim denizi ve toprağı,
Düşünür düşünmez nerede kaldığını.
Fakat ah! Fikir olmadığım fikri kahreder beni,
Sen gittiğinde aşabilmek uzun mesafeleri,
Heyhat, karılmış hamurum toprakla ve suyla,
Zamanın keyfine uymalıyım bir yakınmayla.

Ağır maddeleri alıyorum elime, elde var sıfır,
Ama her iki derdin nişanı, gözyaşlarım, ağır mı ağır.

45. Sone

Öbür ikisi hafif hava paklayan ateş
Ben nerdeysem onlar da hep seninle beraber:
Birisi düşünceme öteki arzuma eş;
Bir vardır bir yok: böyle hızla kayıp giderler.
Bu uçucu maddeler yel yeperek yol alır.
Aşk elçileri gibi. sevecenlikle sana;
Canım dört maddedendir. o ikisiyle kalır
Üzgün yürekle düşer ecelin kucağına.
Tüm varlığım kavuşur öz yapısına derken:
O hızlı haberciler senden dönmüştür işte –
Onlar bana müjdeler getirmiştir gelirken
Senin sağ sapasağlam olduğunu görmüş de.

Duyunca mutluyumdur sonra sevincim söner;
Yine elçi yollarım hüzün kalbime döner.

<< Önceki Sayfa / Sonraki Sayfa >>






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36776402 ziyaretçi (102886066 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.