Yâsin Sûresi, Tecvitli Okunuşu ve Meâli
 

Yâsin Sûresi, Tecvitli Okunuşu ve Meâli

Okuma Kuralları

  1. â, ê, î ve û harfleri, uzatılarak okunur.
  2. [k]h, hırıltılı he demektir.
  3. Transkripsiyonda harfler olduğu gibi değil; tecvit kurallarına göre uğradığı değişime göre yazılır. Örneğin N-B > M-B, N-R > R-R, N-M >> M-M şekline dönüşmesi gibi.

Sayfa 1

Bismillâhirrahmânirrahîm.

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla...

1. Yâsîn.

Yâsîn.

2. Vel kur'ênil hakîm

O hikmet dolu Kurân'a yemîn ederim ki,

3. İnneke leminel murselîn.

Sen (Habîbim), hiç şübhesiz (Hak tarafından) gönderilen (peygamber)lerdensin.

4. Alê sırâtim-müstagîm.

Dosdoğru bir yol üzerindesin.

5. Tenzîlel azîzir-rahîm.

(Bu Kurân) yegâne gâlib, çok esirgeyici (Allah)'nin indirdiği (bir kitab)dır.

6. Litunzira gavmem-mê unzira êbêuhum fehum ğâfilûn.

(Bunun) hikmeti de (yakın) ataları azâb ile korkutulmamış, bu yüzden kendileri gaflet içinde kalmış olan bir kavmi (onunla) korkutmandır.

7. Legad haggal gavlü alê ekserihim fehum lê yu'minûn.

Andolsun ki onların çoğunun üzerine azap sözü hak olmuştur. Onlar, imana gelmezler.

8. İnnê cealnê fî ağnêgihim ağlêlen fehiye ilel ezgâni fehum mugmehûn.

Çünkü biz onların boyunlarına kelepçeler geçirmişiz. O kelepçeler çenelerine dayanmıştır da burunları yukarı, gözleri aşağı somurtmaktadırlar.

9. Vecealnê mim-beyni eydîhim seddev-vemin [k]halfihim sedden feağşeynêhum fehüm lê yubsirûn.

Biz hem önlerinden bir sed, hem arkalarından bir sed çektik. Böylece onları sarıverdik. Artık görmezler.

10. Vesevêun aleyhim eenzertehum emlem tünzirhum lê yu'minûn.

Onları korkutsan da korkutmasan da onlara göre birdir, inanmazlar.

11. İnnemê tunziru menittebeaz-zikra ve [k]haşiyer-rahmêne bil ğayb. Febeşşirhu bimağfirativ-veecrin kerîm.

Sen ancak Kur'ân'a tabi olan ve görünmediği halde Rahman olan Allah'tan korkan kimseyi sakındırırsın. İşte onu bir bağışlanma ve çok şerefli bir mükafatla müjdele.

12. İnnê nahnü nuhyil mevtê venektubu mê gaddemû ve êsêrahum. Ve külle şey'in ehsaynêhu fî imêmim-mubîn.

Onları korkutsan da korkutmasan da onlara göre birdir, inanmazlar.

Sayfa 2

13. Vadriblehüm meselen eshâbel garyeh. İz cêehel murselûn.

Sen onlara, o şehir halkını örnek ver. Hani oraya peygamberler gelmişti.

14. İz erselnê ileyhimusneyni fekezzebûhumê feazzeznê bisêlisin fegâlû innê ileyküm murselûn.

Hani biz onlara iki peygamber göndermiştik, fakat onlar ikisini de yalanlamışlardı. Biz de (onları) üçüncü bir peygamberle destekledik. Onlara: "Şüphesiz ki biz size gönderilmiş elçileriz." dediler.

15. Gâlû mê entum illê beşerum-mislunê. Vemê enzelerrahmênu min şey'. İn entum illê tekzibûn.

Onlar da: "Siz bizim gibi insandan başka birşey değilsiniz, hem Rahman olan Allah, hiçbir şey indirmedi. Siz sadece yalan söylüyorsunuz." dediler.

16. Gâlû Rabbûne yağlemu innê ileykum lemurselûn.

Peygamberler dediler ki: "Rabbimiz biliyor ki biz gerçekten size gönderilmiş elçileriz."

17. Vemê aleynê illel belêğul mubîn.

"Bize düşen de sadece apaçık tebliğdir."

18. Gâlû innê tetayyernê bikum. Leil-lem tentehû lenercumennekum veleyemessennekum minnê azêbun elîm.

Onlar dediler ki: "Herhalde biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer bu işten vazgeçmezseniz, andolsun ki, sizi hiç tınmadan taşlarız ve mutlaka bizden size pek acıklı bir azab dokunur."

19. Gâlû tâirukum meaküm. Ein zukkirtum. Bel entüm gavmum-musrifûn.

Peygamberler de şöyle cevap verdiler: "Sizin uğursuzluğunuz beraberinizdedir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Doğrusu siz israfı âdet etmiş bir kavimsiniz."

20. Vecê emin egsal medîneti raculuy-yes'â gâle yê gavmittebiul murselîn.

O sırada şehrin ta ucundan bir adam koşarak geldi ve: "Ey kavmim! Uyun o elçilere!"

21. İttebiû mel-le yes'elukum ecrav-vehum muhtedûn.

"Uyun sizden hiçbir ücret istemeyen o zatlara ki, onlar hidayete ermişlerdir."

22. Vemê liye lê ağbudullezî fetaranî veileyhi turceûn.

"Bana ne oluyor da kulluk etmeyecekmişim beni yaratana? Hep döndürülüp O'na götürüleceksiniz."

23. Eette[k]hizu min dûnihî êliheten iy-yuridnirrahmênu bidurril-lê tuğni annî şefêatuhum şey'ev-velê yungizûn.

"Hiç ben O'ndan başka ilâhlar edinir miyim? Eğer O Rahman, bana bir zarar dileyecek olsa, onların şefaati benden yana hiçbir şeye yaramaz ve onlar beni kurtaramazlar."

24. İnnî izel-lefî dalêlim-mubîn.

"Şüphesiz ki ben, o zaman apaçık bir sapıklık içinde olurum."

25. İnnî êmentu birabbikum fesmeûn.

"Şüphesiz ki ben, Rabbinize iman getirdim, gelin dinleyin beni."

26. Gîled[k]hulil cenneh. Gâle yê leyte gavmî yağlemûn.

(Sonra ona) "haydi gir cennete!" denildi. O da dedi ki: "Ne olurdu kavmim bilseydi!"

27. Bimê ğaferalî rabbî vecealenî minel mukremîn.

"Rabbimin beni bağışladığını ve beni kendilerine ikram edilen kullarından kıldığını."

Sayfa 3

28. Vemê enzelnê alê gavmihî mim-bağdihî min cundim-mines-semêi vemê künnê munzilîn.

Biz arkasından kavminin üzerine bir ordu indirmedik, indirecek de değildik.

29. İn kênet illê sayhatev-vêhideten feizêhum [k]hâmidûn.

Sadece bir gürültü oldu, onlar da hemen sönüverdiler.

30. Yê hasraten alel ibêd. Mê ye'tîkum mir-rasûlin illê kênû bihî yestehziûn.

Yazıklar olsun o kullara ki, kendilerine glen her bir peygamberle mutlaka alay ediyorlardı.

31. Elem yerav kem ehleknê gablehum minel gurûni ennehum ileyhim lê yerciûn.

Görmediler mi ki, kendilerinden önce nice kuşakları helak etmişiz. Onlar artık kendilerine dönüp gelmiyorlar.

32. Ve in küllül-lemmê cemîul-ledeynê muhdarûn.

Onların hepsi toplanıp, sadece bizim huzurumuza getirilmişlerdir.

33. Ve êyetül-lehümül erdul meyteh. Ehyaynêhê ve ek[h]racnê minhê habben feminhu ye'kulûn.

Hem bir delildir onlara ölü toprak. Biz ona hayat verdik ve ondan taneler çıkardık da ondan yiyip duruyorlar.

34. Vecealnê fîhê cennêtim-min na[k]hîliv-ve ağnêbiv-ve feccernê fîhê minel uyûn.

Biz orada hurmalıklardan, üzüm bağlarından bahçeler yaptık. İçlerinde pınarlardan sular fışkırttık.

35. Liye'kulû min semerihî vemê amilethu eydîhim. Efelê yeşkurûn.

(Bunu), Onun ürününden ve kendi elleriyle yaptıklarından yesinler diye (yaptık). Hâlâ şükretmeyecekler mi?

36. Subhânellezî [k]halegal ezvêce küllehê mimmê tünbitül erdu ve min enfusihim ve mimmê lê yağlemûn.

Yerin bitkilerinden, kendi nefislerinden ve daha bilemeyecekleri şeylerden bütün çiftleri yaratan Allah'ın şanı ne yücedir.

37. Ve êyêtül-lehumul-leyl. Nesla[k]hu minhun-nehêra feizêhüm muzlimûn.

Gece de onlara bir delildir. Biz ondan gündüzü soyar çıkarırız, bir de bakarlar ki karanlığa dalmışlar.

38. Veşşemsu tecrî limustegarril-lehê. Zêlike tagdîrul azîzil alîm.

Güneş de bir delildir ki kendi yolunda akıp gidiyor. İşte bu çok güçlü ve her şeyi bilen Allah'ın takdiridir.

39. Vel gamera gaddernêhu menê zile hattê âde kel urcûnil gadîm.

Ay'a gelince, ona menziller tayin ettik. Nihayet o eski hurma salkımının çöpü gibi (yay haline) dönmüştür.

40. Leşşemsu yembeğî lehê en tudrikel gamera velelleylu sêbigun-nehêr. Ve küllün fî felekiy-yesbahûn.

Ne güneşin aya çatması yaraşır, ne de gece gündüzü geçebilir; onların her biri kendi yörüngesinde yüzerler.

Sayfa 4

41. Veêyetül-lehüm ennê hamelnê zürriyyetehum fil fulkil meşhûn.

Onlar için bir delil de bizim, onların neslini dolu bir gemide taşımamızdır.

42. Ve [k]halagnê lehum mim-mislihî mê yerkebûn.

Yine kendileri için onun gibi binecek şeyler yaratmamızdır.

43. Vein neşe' nuğrighum felê sarî[k]ha lehum velêhum yungazûn.

Eğer dilesek onları boğarız da o zaman ne onların feryadına yetişen bulunur, ne de onlar kurtarılır.

44. İllê rahmetem-minnê ve metêan ilêhîn.

Ancak tarafımızdan bir rahmet ve bir zamana kadar yaşatmak başka. .

45. Ve izê gîlelehümüt-tegû mê beyne eydîküm vemê [k]halfeküm leallekum turhamûn.

Durum böyle iken onlara: "Önünüzdekinden ve arkanızdakinden korkun ki size rahmet edilsin" denildiği zaman,

46. Vemê te'tîhim-min êyetim-min êyêti rabbihim illê kênû anhê muğridîn.

Ve kendilerine Rablerinin âyetlerinden herhangi bir âyet geldiği zaman mutlaka ondan yüz çevirirler.

47. Ve izê gîlelehum enfigû mimmê razegakumullâhu gâlellezîne keferû lillezîne êmenû enut imu mel-lev yeşêullâhu et ameh. İn entüm illê fî dalêlim-mubîn.

Onlara: "Allah'ın size rızık olarak verdiği şeylerden hayra harcayın" dendiği zaman, o kâfirler, müminler için: "Allah'ın dileyince doyurabileceği kimseyi biz mi doyuracağız? Siz apaçık bir sapıklık içinde değil de nesiniz?" dediler.

48. Ve yegûlûne metê hêzel vağdu in küntüm sâdigîn.

Yine onlar: "Eğer doğru söylüyorsanız bu (kıyamet) vaadi ne zaman?" diyorlar.

49. Mê yenzurûne illê sayhatev-vêhideten te'[k]huzûhum vehum ye[k]hissimûn.

Onlar sadece bir tek çığlığa bakıyorlar, bir çığlık ki, onlar çekişip dururken kendilerini yakalayıverir.

50. Felê yestetîûne tavsiyetev-ve lê ilê ehlihim yerciûn.

O zaman bir vasiyette bile bulunamazlar. Ailelerine de dönemezler.

51. Venufi[k]ha fissûri feizê hüm minel ecdêsi ilê rabbihim yensilûn.

Sûr'a üfürülmüştür, bir de ne baksınlar kabirlerinden Rablerine doğru akın ediyorlar.

52. Gâlû yê veylenê mem-beasenê mim-mergadînê. Hêzê mê veader-rahmênuve sadegal murselîn.

Onlar: "Eyvah başımıza gelenlere! Mezarımızdan bizi kim kaldırdı? O Rahmân'ın vaad buyurduğu işte bu imiş. Gönderilen peygamberler de doğru söylemişler" derler.

53. İn kênet illê sayhatev-vêhideten feizê hum cemîul-ledeynê muhdarûn.

Başka değil, sadece bir tek çığlık olmuş, derhal hepsi toplanmış huzurumuza getirilmişlerdir.

54. Felyevme lê tuzlemu nefsun şey en velê tuczevne illê mê küntüm tağmelûn.

Artık bugün hiç kimseye zerre kadar zulmedilmez. Ancak yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz.

Sayfa 5

55. İnne eshâbel cennetil yevme fî şuğulin fêkihûn.

Gerçekten cennetlik olanlar bugün bir meşguliyet içinde zevk etmektedirler.

56. Vehum ezvêcuhum fî zilâlin alêl erâiki muttekiûn.

Kendileri ve eşleri, gölgelerde koltuklar üzerine kurulmuşlardır.

57. Lehum fîhê fêkifetuv-velehum mê yeddeûn.,

Onlara orada bir meyve vardır. İsteyecekleri her şey onlarındır.

58. Selâmun gavlem-mir-rabbir-rahîm.

(Onlara) Rahîm olan Rab'den "selâm" sözü vardır.

59. Vemtêzûl yevme eyyühel mucrimûn.

Ey günahkârlar! Bugün siz bir tarafa ayrılın.

60. Elem ağhed ileykum yê benî êdeme el-lê tağbuduş-şeytân. İnnehû leküm aduvvum-mubîn.

"Ey Âdemoğulları! Şeytana tapmayın, o size apaçık bir düşmandır."

61. Ve eniğbudûnî. Hêzê sırâtum-mustagîm.

"Ve bana kulluk edin, doğru yol budur, diye size and vermedim mi?" (buyurulacak)

62. Velegad edalle minküm cibillen kesîrâ. Efelem tekûnu tağgilûn.

Böyle iken o sizden birçok nesilleri yoldan çıkardı. Ya o zaman düşünmüyor muydunuz?

63. Hêzihî cehennemulletî küntüm tûadûn.

İşte bu size vaad edilen cehennemdir.

64. İslev hel yevme bimê küntüm tekfurûn.

Bugün yaslanın ona bakalım inkâr ettiğiniz için.

65. Elyevme na[k]hyimu alê efvêhihim ve tukellimunê eydîhim ve teşhedû erculuhum bimê kênû yeksibûn.

Bugün biz onların ağızlarını mühürleriz de neler kazandıklarını bize elleri söyler, ayakları da şahitlik eder.

66. Velev neşêu letamesnê alê ağyunihim festebegus-sırâta feennê yubsirûn.

Hem dileseydik gözlerini üzerinden silme kör ediverirdik de yola dökülürlerdi. Fakat nereden görecekler?

67. Velev neşêu lemasehnêhum alê mekênetihim femestetâû mudiyyev-velê yerciûn.

Yine dileseydik oldukları yerde kılıklarını değiştirirdik de ne ileri gidebilirlerdi, ne de geri dönebilirlerdi.

68. Vemen nuammirhu nunekkishu fil [k]halg. Efelê yağgilûn.

Bununla beraber kimin ömrünü uzatıyorsak, yaratılışta onu (güç ve kuvvetini alarak) tersine çeviriyoruz. Hâlâ akıllanmayacaklar mı?

69. Vemê allemnêhuş-şiğra vemê yembeğî leh. İn hüve illê zikruv-ve gur'ênum-mubîn.

Biz ona şiir öğretmedik. Bu ona yaraşmaz da... O sadece bir öğüt ve apaçık bir Kur'ân'dır.

70. Liyunzira men kêne hayyev-veyehiggal gavlu alel kêfirîn.

(Bu), diri olanları uyarmak ve kâfirlere de azab sözünün hak olması içindir.

Sayfa 6

71. Evelem yerav ennê [k]halagnê lehum mimmê amilet eydînê en âmen fehum lehê mêlikûn.

Şunu da görmediler mi: Biz onlar için kudretimizin meydana getirdiklerinden birtakım hayvanlar yaratmışız da onlara sahip bulunuyorlar.

72. Ve zellelnêhê lehum feminhê rakûbuhum ve minhê ye'kulûn.

Onları, kendilerinin hizmetine vermişiz de, hem onlardan binekleri var, hem de onlardan yiyorlar.

73. Velehum fîhê menêfiu ve meşârib. Efelê yeşkurûn.

Onlarda daha birçok menfaatleri ve türlü içecekleri de var. Hâlâ şükretmeyecekler mi?

74. Vette[k]hazû min dûnillêhi êlihetel-leallehum yunsarûn.

Onlar, Allah'tan başka birtakım ilâhlar edindiler. Güya yardım olunacaklar.

75. Lê yestetîûne nasrahum vehum lehum cundum-muhdarûn.

Onların, onlara yardıma güçleri yetmez. Kendileri ise onlar için bazı askerlerdir.

76. Felê yehzunke gavluhum. İnnê nağlemu mê yusirrûne vemê yuğlinûn.

O halde onların sözleri seni üzmesin. Biz onların içlerini de biliriz, dışlarını da.

77. Evelem yeral insênu ennê [k]halagnêhu min nutfetin feizê hüve [k]hasîmum-mubîn.

İnsan, kendisini bir damla sudan yarattığımızı görmedi mi de, şimdi apaçık bir hasım kesildi?

78. Ve darabe lenê meselev-venesiye [k]halgah. Gêle mey-yuhyil izâme vehiye ramîm.

Yaratılışını unutarak bize bir de mesel fırlattı: "Kim diriltecekmiş o çürümüş kemikleri?" dedi.

79. Gul yuhyîhellezî enşeehê evvele merrah. Ve hüve bikülli [k]halgin alîm.

De ki: "Onları ilk defa yaratan diriltecek ve o her yaratmayı bilir."

80. Ellezî ceale lekum mineş-şeceril e[k]hdari nêran feizê entüm minhu tûgidûn.

Size o yeşil ağaçtan bir ateş yapan O'dur. Şimdi siz ondan tutuşturmaktasınız.

81. Eveleysellezî [k]halagas-semêvêti vel arda bigâdirin alê en-ye[k]hluga mislehum. Bele ve hüvel [k]hallâhul alîm.

Gökleri ve yeri yaratan, onlar gibisini yaratmaya kâdir değil midir? Elbette kâdirdir. Çünkü o her şeyi yaratandır, her şeyi bilendir.

82. İnnemê emruhû izê erâde şey en ey-yegûle lehû kün feyekûn.

O'nun emri, bir şeyi dileyince ona sadece "Ol!" demektir. O da hemen oluverir.

83. Fesubhânellezî biyedihî melekûtu külli şey'iv-ve ileyhi turceûn.

O halde her şeyin mülkü ve tasarrufu (hükümranlığı) elinde bulunan Allah'ın şanı ne yücedir. Siz de yalnız O'na döndürüleceksiniz.

Ayet Ayet Yasin Suresi Öğretici Sayfa >>



Bu sayfa hakkındaki son yorum:
Yorumu gönderen: yusuf aşıkoğlu, 14.04.2016, 16:28 (UTC):
tecvidlimi bu

Yorumu gönderen: aydın denizoğlu, 08.03.2016, 15:02 (UTC):
Yasin-i şerifi arapça değil de latin harfleri ile okumaktayım bir mahzuru olur mu acaba.

Yorumu gönderen: Nedim şanlı, 16.12.2010, 12:53 (UTC):
Cenabı ALLAH tüm müslümların yardımcı olsun

Yorumu gönderen: CEMİLE, 06.12.2010, 13:16 (UTC):
ALLAH herkeze ögrenip okumayı nasip etsin.amin

Yorumu gönderen: nazım , 01.12.2010, 19:59 (UTC):
Cengiz kardeşim Annene Yuce rabbim rahmet eylesin

Yorumu gönderen: cengiz, 29.11.2010, 19:19 (UTC):
bugun ilk defa bu sureyi acarak dinledim ..annem iki gun once oldu ve ogrenmek istiyorum okumayi..annem icin okumak istiyorum..allah insallah banada nasip eder okuyup ogrenmeyi..emegi gecenlerden allah razi olsun..hakkinizi helal ediniz..

Yorumu gönderen: meliha, 14.11.2010, 06:24 (UTC):
Allah razi olsun emegi gecen erkese hakinizi hellal edemisiniz selamlar

Yorumu gönderen: nurhanb., 29.10.2010, 14:56 (UTC):
rabbim ümmeti müslümandan razı olsun!tüm mazlum ve masumları da korusun,her güzel yönden zenginlikle kuşatsın.biz O'ndan razıyız!habibinden de memnun ve razıyız!bizleri şefaatine nail,eylesin,Amin!!!!!!!!!

Yorumu gönderen: fatih, 26.10.2010, 11:26 (UTC):
alah razı olsun

Yorumu gönderen: Nermin, 20.10.2010, 22:17 (UTC):
Allah bu sayfada emeği geçenlerden razı olsun...

Yorumu gönderen: Murat, 18.10.2010, 22:32 (UTC):
Allah cümlemizin dualarını kabul etsin bizleri günahlarımızdan dolayı af etsin. Her türlü bela ve musibeti başımızdan def etsin. Lütfen mesajları okuyan herkes de birbirimizin duasına amin desin

Yorumu gönderen: Anıl, 17.10.2010, 23:19 (UTC):
Allah razı olsun

Yorumu gönderen: ömer, 11.10.2010, 03:43 (UTC):
allah razı olsun

Yorumu gönderen: yasar, 07.10.2010, 12:58 (UTC):
allah bu güzel siteyi sunan kardeslerimizden razi olsun.Ögrenebilecegin hersey bu sitede mevcud.Yeterki iste.Yüreginize saglik......

Yorumu gönderen: filiz, 17.09.2010, 19:37 (UTC):
Allah razı olsun emeği geçen herkese

Yorumu gönderen: Abdi YILMAZ, 06.09.2010, 13:33 (UTC):
Allah doğruların yolundan ayırmasın.Herkese hidayet nasip etsin.

Yorumu gönderen: aynur, 06.09.2010, 01:28 (UTC):
allah razi olsun

Yorumu gönderen: yener bay, 06.09.2010, 01:02 (UTC):
bu mubarek gecede dualarımızın kabulu ve günahlarımızın afı için mevlam tüm islam alemine şefaat eylesin
bu sitede emegi geçen herkesten ALLAH razı olsun

Yorumu gönderen: hasan, 05.09.2010, 23:19 (UTC):
selamun aleykum. abdulbasit hocam dinlenirse 3 yerde farklı yazım sözkonusu. dikkatlerinizi rica ederim

Yorumu gönderen: Rabia, 05.09.2010, 23:04 (UTC):
Allah razı olsun okuyandan da, buraya ekleyendende.Aslında hergün dinlesek kalplerimizin pası silinir. Dizileri seyredersem onların dünyası, Kuran dinlersem buranın etkisi artıyor.Bunu gerçekten dinleyipte etkilenmeyecek kimse olamaz heralde.Allah hepimize Ona layık kullar olmayı nasip etsin.İnşallah..

Yorumu gönderen: ahmet, 05.09.2010, 23:03 (UTC):
Allah razı olsun bu güzel paylaşımdan dolayı Allah hepimizi bağışlasın.Kalbimizi mühürlemesin rahmatiyle doldursun inşallah.

Yorumu gönderen: süleyman, 05.09.2010, 21:31 (UTC):
emeklerinize saglık

Yorumu gönderen: KAZIM KARAMADEN, 03.09.2010, 01:58 (UTC):
YÜREYİNİZLE ÇALIŞMIŞSINIZ RUHUNUZLA CENNETLİK OLUN

Yorumu gönderen: yusuf, 25.08.2010, 21:58 (UTC):
slm pütün kuranın kalpi yasindir okyun bütün herşeyin hikmedi burda anlıyanlara ..turkey

Yorumu gönderen: hektor, 24.08.2010, 18:05 (UTC):
Allah(c.c)razı olsun emeginize saglık

Yorumu gönderen: Hilal Kaya, 20.08.2010, 08:23 (UTC):
Tam istediğim gibi Allal(c.c)razı olsun.

Yorumu gönderen: IDRIZ CEMAL, 12.08.2010, 21:48 (UTC):
ALLAH RAZI OLSUN KARDESIM ELLERINIZE SAGLIK

Yorumu gönderen: merve, 11.08.2010, 10:11 (UTC):
gerçekten güzel bir çalışma olmuş Allah razı olsun hazırlayandan.
Allah izin verdi ve arkadaşımızın aracılıyla bizde bu siteye ulaştık.
Allah izin verirsede inşallah ezberleyeceğim...
tekrar teşekkürler

Yorumu gönderen: ferhat, 10.08.2010, 06:41 (UTC):
s.a herkeze yuce rabbım ınsalllah hepımzın cennetıne koyar ınsaalah bızıde hz.muhammedın yolundan ayırmaz(amin)

Yorumu gönderen: fatih, 30.07.2010, 14:12 (UTC):
elinize sağlık;ama bu siteyi geliştirirseniz daha da iyi olur. + bu siteyede program indir mek için link koyar mısınız?????

Yorumu gönderen: fatih gözlü, 27.07.2010, 23:08 (UTC):
allah razı olsun bu siteyı kurandan ve emeği gecenlerden hepınızden allah razı olsun

Yorumu gönderen: Jilda, 27.07.2010, 00:35 (UTC):
Allah razı olsun

Yorumu gönderen: ozz, 26.07.2010, 19:10 (UTC):
Allah razı olsun

Yorumu gönderen: mehmet demirağaç, 26.07.2010, 18:35 (UTC):
allah bu siteyi oluşturanlardan razı olsun

Yorumu gönderen: Beren Pakır, 26.07.2010, 17:06 (UTC):
Kuran-ı Kerime Lütfen Hürmet Edelim.Kuran-ı Kerim Bilmeyenler İçin Bu Siteyi Herkese Önerin Ben Ablama Önerdim Ve Şimdi Hoca Olmayı Düşünüyor Düşünün Bu Yaşında Talebe Olucak.Buarada Bilal Bey Haklı Mugmahun Olacak Allah Birdir Buna İnanın.Saygı Ve Sevgilerimle..

Yorumu gönderen: ercan aktan, 25.07.2010, 21:58 (UTC):
Allahım senden korkuyor ve senden af diliyorum günahlarımız büyük yarabbim beni,ailemi ve tüm mümin kullarının günahlarını affet Allahım bizi yolundan ayırma Allahım sen öyle yücesinki öyle büyüksünkü allahım bizleri affet yarabbim

Yorumu gönderen: yalçın, 10.07.2010, 20:23 (UTC):
ben okadar gunahkar bır ınsanımkı allahım benı ınsallah affeder bu sıte sayesınde yenı bır baslangıç yapıyorum... insallah kendımı affettırecek kadar vaktım olur.bu sıtede emegı gecen herkese tesekkur eder sız degerlı kardeslerımden benım içnde dua etmenızı nıyaz ederım saygılarımla...

Yorumu gönderen: selahattin çakır, 06.07.2010, 00:58 (UTC):
allah çümlemizi kuran yolundan ayırmasın bizleri sapmışları bu yola döndürsün allahım hidayet versin onlara

Yorumu gönderen: rukiye, 26.06.2010, 18:53 (UTC):
allah busiteyi cıkaranden allah razı olsun

Yorumu gönderen: hanife tıknas, 17.06.2010, 18:25 (UTC):
dinimizi unutmamak lazım bu kuranı kerim okunmazmı ögrenilmezmi muhammedin izinden ayrılmayalım

Yorumu gönderen: Akhenaton, 05.06.2010, 08:27 (UTC):
Düzeltme için teşekkür ederim.

Yorumu gönderen: Bilal Nadir, 05.06.2010, 08:10 (UTC):
selamun aleykum,8.ayet sonu muhtedun değil mugmahun olacak,Dikkatinize,Saygılarımla



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36627255 ziyaretçi (102622767 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.